.
Eğitimci Yazar Gazi KARABULUT yazdı
Okulların kapanmasına yakın öğrendik “Yaz Gelişim Programı” adıyla planlanan Türk Eğitim Sen Akademisi etkinliğini.
Akademinin daha önce de konser, şiir, panel gibi topluma açık faaliyetlerini görmüştük.
Programı incelediğimizde; yaz tatillerinde belediyelerin, sivil toplum teşkilatlarının uyguladığı etkinlikleri andırıyordu.
Dersler, akıl ve zekâ oyunları, spor faaliyetleri, doğa yürüyüşleri, yapay zekâ uygulamaları gibi bir dizi etkinliğe yer veriliyordu. Ama bazı farklılıklar da göze çarpıyordu. Mesela 100 kadar kayıtlı öğrenci için 50 kadar da eğitimci ismi geçiyordu. Üstelik eğitim verecekler arasında dekanlar, bölüm başkanları gibi üniversite hocaları; Türkiye ve Dünya Şampiyonu sporcular, yazarlar, öğretmenler ve bazı meslek erbaplarının isimleri bulunuyordu.
İster istemez teori ve pratik arasında bir kopukluk olup olmayacağını merak ettiren yoğunluk dikkat çekiyordu.
Velilere gönderilen oldukça samimi bir mektup ile başlayan program beklentileri de yükseltiyordu.
“Acaba,” dedirten böylesine kapsamlı bir Akademi elbette ilgiyle bekleniyordu.
Akademi ile ilgili her husus o kadar titizlikle planlanmış ki akademinin uygulandığı mekân her tür etkinliğe imkân veriyordu. Akademi müdürü, nöbetçi öğretmenler, zaman planlamaları, ilk dersin coşkusu ve sonrası…
Bir akademiden daha fazlasıyla karşılaşıyorsunuz. Ders ve etkinliklerdeki etkileşimin yüksekliği, gezi veya uygulamalı derslerdeki profesyonel yaklaşımlar, çalışmalar için ihtiyaç duyulan malzemelerin hızla temini gibi konular akademide ders vereni de ders alanı da mutlu ediyordu.
İlginç bir durum da ilkokul birinci sınıftan lise son sınıfa kadar her kademede öğrencinin aynı çatı altında ama her birinin kendi seviyesinde eğlenerek öğrendiği bir ortam Akademiyi sürekli diri tutuyordu.
Her günün sonunda “Akademide Bugün” başlığı altında yapılan çalışmaların velilere ulaştırılması, organizasyonu yapan yönetim kadrosunun her gün bir öncekinden daha kaliteli bir planlama yapması, “Öğrenen Organizasyon” uygulamasının öğrencilerle birlikte yürütülmesi alışılmış yaz kamplarının ötesinde bir bakışı ortaya koyuyordu.
Nitekim verilen derslerin farklılığı ve farklı sunumu da öğrencilerin aktif katılımını sağlarken akademi adeta bir “Rol Model” eğitim-öğretim sistemini hayata geçiriyordu.
Böylesine yoğun bir program ve kaliteli eğitimci kadroyla gerçekleştirilen akademi 1 Temmuz’da başlayıp 31 Temmuz’da bitti. İlk dersten son derse kadar takip ettiğim Türk Eğitim-Sen Akademisi “Yaz Gelişim Programı” Millî Eğitimimiz açısından da bazı hususları gün yüzüne çıkardı.
Mesela öğretmen inanırsa/inandırılırsa pek çok başarıya imza atabileceği görüldü.
Mesela birlikte karar alınırsa olumlu sonuçların hiç de zor olmadığı görüldü.
Mesela veli-öğretmen-öğrenci işbirliği için samimiyetle atılan adımların ciddi bir karşılığının olduğu görüldü.
Mesela öğrencilerin aslında okulları seveceği görüldü.
Mesela öğrenmek için birlikte üretmek gerektiği görüldü.
Mesela ekran bağımlılığını ortadan kaldırmanın mümkün olduğu görüldü.
Kısacası Türk Eğitim-Sen Akademisi hem gönüllere hem de öğrenmeye doğru bir dokunuş yaptı.
Yürekten teşekkürler Niğde Türk Eğitim-Sen Ailesi!
