,
Niğde’mizin yöresel lezzetlerini tanıtmak amacıyla yola çıkılan ve zamanla gördüğü ilgi ve katılımla tam bir festivale dönüşen ‘Gastronomi Festivali’ 2-11 Ekim tarihleri arasında Niğdelilerle buluşuyor.
Niğde de gelenek haline gelen ve altıncısı düzenlenen festival, sadece Niğde’ye değil ülkenin geniş bir kesimine hitap eden tat ve eğlence dolu içeriğiyle;
Ülkenin tümüne hitap ediyor,
Gelenleri ağırlıyor,
Klasikleşen yapısıyla kent içinde ciddi bir değer oluşturuyor.
Yani anlayacağınız festivalin aynı zamanda sloganı da olan “Niğde’nin En Lezzetli ve En Eğlenceli 10 Günü” artık başlıyor.
Paneller, yemek yarışmaları, yöresel lezzetlerin tanıtımı ve atölyelerden oluşan etkinlikler,
Ülkenin dört bir yanından gelen misafirler ile kentin sahibi olan hemşerilerimizle buluşacak.
Buraya ait gastronomi zenginliği,
Hem damaklarda tat,
Hem de zihinlerde güzel anılar olarak kalacak.
Başlangıçta kentin patates ve elma gibi temel tarım ürünlerini tanıtmak amacıyla yola çıkılan festivalde,
Günümüzde bütün yöresel ürünlerin tek çatı altında tanıtımına yönelik bir gastronomi şenliği haline getirilmesi ve sonuç alınması,
Niğde adına ayrı bir güzellik olarak karşımıza çıkıyor.
Bereketli toprakların bütünleştiği binlerce yıllık tarih ve onun gelenekleri, köklü bir mutfak kültürünün oluşumuna ön ayak olurken, bu durum şimdilerin gastronomi festivali olarak şekilleniyor ve yurdun dört bir yanına yayılacak geleneksel festivali geniş katılımlı hale getiriyordu.
Elbette Niğde’nin farklı medeniyetlere ev sahipliği yapması mutfak zenginliğine de yansıyordu.
Nitekim Tabal Gastronomi Evi’nin, dünyanın gastronomi alanındaki en iyi derecelendirme kuruluşlarından olan ve en iyi restoranları değerlendiren Michelin Guide tarafından değerlendirilerek listeye alınması,
Niğde Mutfak kültürü kadar,
Bunun sunumu ve tanıtımı noktasında hak edene,
Hakkının verilmesi olarak göze çarpıyordu.
Tarımın stratejik hale geldiği zamanımızda; domates, elma, lahana ve patateste başı çektiğimiz bir yer olduğumuzu unutmadan,
Tarımsal ürünlerimizi katma değere çevirme açısından;
Çiftçimizin, kadın üreticilerimizin ve esnafımızın,
Bu festival aracılığıyla doğrudan tüketici ve işin erbabı firmalarla buluşmasının bir şans olduğu gerçeğini,
Yine bu gerçeklikle değerlendirmek gerekiyor.
Festival kapsamında Niğde’mizde konuk olacak olan;
Niğde tava ve tahinlisini fazla kaçıran Kıraç’a,
Kelle söğüşü gömüp, darboğaz kirazını avuçlayan Murat Kekili’ye,
Bor söğürmesinin dibini sıyıran Sefo’ya,
Niğde sarım burması ve geven balını şekerinin yükselmesi pahasını yutan Ömer Faruk Bostan’a,
Onlarla beraber olan onca sanatçı, şef ve misafire…
Zıkkım olsun diyecek halimiz yok herhalde.
Bu festival ve misafirperverlik minvalinde;
Başta Niğde halkına eğlence ve aktivite olacağının bilinciyle,
Kentin marka değeri,
Turizmin canlanan ve aktif hali,
Yerel kalkınma ve tanıtım hususunda getirecekleri heyecanla,
Tüm misafir ve katılımcılara,
Şimdiden afiyet,
Niğde’mize de bereket olsun,
Diyorum…