22.03.2021, 00:08 826

Nevruz ve Niğde’nin Kurtları

Nevruz, demirden dağı eriten Göktürklerin Ergenekon’dan çıkmalarını, baharın gelişini, doğanın uyanışını temsil eder. Doğu Türkistan’dan Balkanlara kadar tüm Türk kavimleri tarafından her yıl 21 Mart’ta kutlanır. On iki hayvanlı takvim ve Melikşah’ın Celâli takviminde yılbaşı olarak belirlenen 21 Mart, Divân-ı Lugâti’t-Türk’te de ilkbaharın gelişi olarak kabul edilir.

Ergenekon destanının ana figürlerden birisi bir bozkurttur.Türkler bozkurtun rehberliğinde yola revan olup Ergenekon’dan çıkmışlardır. Her milletin sevdiği ve kendisi için simge olarak gördüğü hayvanlar vardır. Türkler için bu simge bağımsızlığın ve özgürlüğe düşkünlüğün sembolü olan bozkurttur. Hayvanlar aleminde kural koyucu özelliğiyle müstesna bir yeri olan kurt asla boyunduruğa gelmez, baş eğmez, köpek davranışı göstermez. Türk, Moğol ve Altay mitolojisinde kutsal kabul edilir. Göktürklerde dişi kurt ana, Uygurlar için erkek kurt atadır. Oğuz destanlarında Bozkurt, kavmin rehberi, seferleri göçleri başlatandır. Kurt metaforu günlük hayatımızda, güzel sanatlarda, sinemada  edebiyatta, folklorik unsurlarda, deyim ve atasözlerinde, hatta Mesnevi gibi klasik eserlerde, ders alınması gereken mesellerde karşımıza çıkar. 


Bir kurdun asla kurtluğundan vazgeçmediğine bizzat şahitlik ettiğimi söyleyebilirim.  Evet; gerçek bir kurtla tanışmam yıllar öncesine dayanır… Seksenlerin başında “Hoca” lakaplı akrabamız Sefa Ecemiş, kucağında bir enikle Çamardı’daki bağ evimize gelmiş,  İki-üç aylıktan fazla olmadığını tahmin ettiğim bu sevimli hayvanın bir kurt yavrusu olduğunu öğrenip hikayesini dinlediğimde heyecan ve şaşkınlığımı gizleyememiştim.

Sefa Hoca’nın tarla ortağı olan çoban emmi, Aladağların yüksek yaylalarında davar güderken bir kaya kovuğunda kurt inine tesadüf etmiş, anne kurdun her nasılsa ortalarda olmamasını fırsat bilerek yavrulardan birini yuvasından koparıp “ikrama geçer” düşüncesiyle Hoca’ya hediye etmişti. O da kurdu sahiplenip evine almış, diğer eniklerle beraber büyüyüp evcilleşebileceğini düşünerek biberonla beslemeye başlamıştı. 

Eşin dostun; “ Hocam vazgeç bu sevdadan, kurt kurtluğunu yapar, kat’iyen evcilleşmez” ikazlarına aldırmadan yavruyu ehlileştirebileceğine kendini o denli inandırmıştı ki, güz bitip kışa yaklaşırken hayvancağızı Adana’ya götürmüş; apartman balkonunda beslemeye kalkmıştı. Kış boyu iyice agresifleşen yavru kurt, mahalleyi birbirine katmış, konu komşuyu huzursuz etmişti. 

Çamardı’ya geri götürüldükten sonra boyuna bakmadan mahalle köpekleriyle dalaşan, avluyu, kümesi birbirine katıp çoluk çocuğa korkutan, Hoca’nın elini kolunu kapan kurt, kesinlikle evcilleşme emaresi göstermemiş, içgüdüsel saldırganlığı gün geçtikçe artınca Bereketli’deki evin elma ambarına kapatılmış; muhtemelen orada yediği fare zehiri yüzünden bir süre sonra telef olup gitmişti. 


Katranı Kaynatırsan olur mu Şeker….

Köpek ve kurt genomlarının günümüzde şifresi çözülse de evcilleştirme aşamalarında hala gizemini koruyan noktalar olduğu söylenir. İnsanoğlu, yerleşik düzene geçtiği Cilalı Taş Devri diye de anılan Neolitik Dönem’den beri bu işlere kafa yormaktadır. Köpeğin, on beş bin sene evvel başlayan evcilleşme süreci 200 yıl önce oluşturulmaya başlanan ırk standartlarının belirlenmesiyle devam etmekte olmasına rağmen Sefa Hoca, üç beş ay içinde kurdu köpeğe dönüştürebileceğini düşünmüştü. Bu ise zebraya palan vurup harmandan yük taşıyabileceğine inanmak kadar gerçek dışıydı.    

Buna benzer girişimlerin önlenmesi adına belki de hayırlı olan bu vaka, üzerinden kırk yıl geçmesine rağmen belleğimde tazeliğini korurken, tavuk-cülük sahibi konu komşu ile hısım akrabadan bazıları, kurdun gelişi ve yok oluşunu net olarak hatırlamaktadırlar.


Orta Asya step hayatında insanoğluyla eşit şartlarda yaşayan kurtlar birçoğumuzun düşündüğü derecede yabani değildir aslında... İlmi, fenni araştırmalar adına kurtlar arasında günlerce yaşayıp çiğ etle beslenen adeta kurt adama dönüşen bilim insanlarının vardığı sonuç;  kurdun insanoğluna düşman olmadığı yönündedir.  Ancak yiyecek bulma dürtüsü, kurtları insanların yakınına kadar getirir, insan da korkup buna karşı koyunca kurtlar vahşi yüzlerini gösterirler.

“Kurt Kışı Geçirir Ama Yediği Ayazı Unutmaz”

Bunca yıldır dağda bayırda ovada kırda dolaşır yerel halkla sohbet ederim. Aladağlar’daki faaliyetlerimiz yaz aylarında olduğundan kurda hiç denk gelmedim ama bu konuda nice çoban hikayesi dinledim. Sürüyü sinsice takip edip kuzuları kapan, çoban köpekleriyle ölümüne dövüşen, Sarıkeçili aşiretinin kervanını yeden eşeği bile yiyip yutan kurtların insana doğrudan hücum ettiğine dair bir kurt vakası hiç duymadım.  

“İnsan Acıkınca Dağa Çıkar, Kurt Acıkınca Şehre İner”

Ailesine en bağlı hayvanların başında gelen kurtlar, enerjilerinin büyük bir kısmını yavrularını beslemekle geçirirler. Kış aylarında ise avladıkları hayvanlar ortadan kaybolduğunda ya köy sınırına doğru harekete geçer ya da yaban keçisi peşinde sarp kayalara tırmanırlar. Ibex( Yaban keçisi) bölgesine girdiklerinde işbirlikçi Dağ Kargaları gaklayıp erken uyarı vermeleri sayesinde tabanları yağlayan keçiler, kurdun işini iyice zorlaştırır. Kaçan sürünün peşine düşüp çetin koşullarda karlara bata çıka iki sıska çebiçe talim etmektense, mezralara köylere inip semiz hayvanlara dadanmayı yeğ tutan kurtların buradan ekmek çıkarabilmeleri için sürü oluşturmaları gerekir. Soğuk kış gecelerinin ıssızlığında evlerin avlularına ve ahırlara kadar girme cür’etini gösterip sıpa veya taylardan gözlerine kestirdiklerini mideye indirdiklerinde büyük bir zafer kazanmış olurlar.

1922 yılında Niğde Sıhhiye Müdürü Dr. Mehmet Hayri tarafından hazırlanmış olan Türkiye’nin Sıhhi ve İçtimai Coğrafyası-Niğde Sancağı  adlı eserinin Hayvanat-ı Ehliye ve Vahşiye bölümünde, Niğde bölgesindeki kurtlar  şöyle anlatılır: “Kurt ağnam sahiplerini oldukça mutazarrır eder. Kışın şiddetli ve boralı zamanlarında kuraya ve hatta kasabat içerilerine girdikleri vaki olur”.


 
Kurdun Boynu Kalındır, Kendi İşini Kendi Görür
 
Günümüzde insan davranışları nasıl değiştiyse yaban hayvanlarının içgüdüsel davranışları da büyük ölçüde dumura uğradı. Küresel ısınma nedeniyle oluşan mevsim değişiklikleri domuz ve tilkileri adeta evcilleşip insan elinden beslenir hale getirdi. Büyük kentlerin, metropollerin caddelerinde dolaşmaya başlayan zavallı hayvanlar gazetelere televizyonlara haber oldular. Ama kurt, şartlar ne olursa olsun insana minnet etmez, es-kaza şehre inse bile sıvışmanın bir yolunu bulur, ne yapar eder karnını doyurur, hayatta kalmayı başarır. 

“Kurdun izi sürülmez” derler. Adeta uçan kuşun izini sürerek dolaşan kurtlar, Ortalıkta pek gözükmeseler de hep vardırlar. Kendi bölgelerini işaretleyip hakimiyet kurduktan sonra Alfa erkeği sürünün lideri olur. Bahar ve yaz aylarında tek dolaşır;  hava koşullarının değişmesiyle ortalama 6-7 bireylik sürüler oluştururlar.


Mahalli ağızla; böcü-canavar denilen kurtlar her mevsimde avlanabilen zararlı hayvan sınıfına sokulmuştur. 90’lı yılların başında hangi akla hizmetse, Aladağlar Bölgesinde kurt inleri bulunup adeta bir katliam yapılmış olduğunu Cengiz Kayacılar anlatmıştı.  Bunu duyduğumda muhteşem bir yapım olan belgesel kıvamındaki WOLF TOTEM filmini hatırladım. Türklerin kurtları neden simgeleştirdiğine dair anlatımlar da ihtiva eden film, “Doğanın düzeni bozulursa doğa senin de düzenini bozar” temasını fevkalade işlemiş olup Orta Asya step hayatını ve kadim Türk boylarının doğaya yaklaşımlarını yansıtması açısından seyredilmesi gereken filmler arasında ön sıralarda yer almalıdır.   

Anadolu kırsalında yol kenarlarında görmeye başladığımız “domuz çıkabilir” tabelaları, yabandomuzlarının ne denli çoğaldığının apaçık bir göstergesidir. Çamardı bölgesinde de son yıllarda kurtlar azalınca bölgede daha önce pek görülmeyen yabandomuzlarının çoğalıp tarlayı tapanı talan eder hale gelmesi, çiftçinin köylünün onca sıkıntısının üzerine tüy dikmişe benziyor. Kurt olmazsa domuzlar ürüyor, popülasyon artınca doğal denge bozulup beslenme sıkıntısı baş gösteriyor, Kurt izi, it izine karışıyor…  

  

Son Yorumlar
Bu suça herkes ortak. CHPyi kastetmiyorum. Toplum olarak o botokslu yalama geldiğinde herkes gitti onu karşılamaya. Şimdi ise CHP harici kimsenin yüzü yok yalanlamaya. O zaman akpnin ekmeğine yağ sürüyordu bu botokslu. O zaman bizim oğlandı onlar için. ne zaman suriyede petrolden silahtan çıkar çatışması çıktı kötü oldu bu. Yarın birileri çıkar kandırıldık Allah affetsin der, o zaman bu botokslu mafyayı karşılamaya gidenler de vicdan rahatlatır alkışlar onu söyleyenleri. Balık baştan değil sondan koktu malesef
başkanım Doğu Türkistan zülümlerine ses çıkarılmıyor akdeniz geriliminde bizi ilk satan filistindir. One mınute "Yerli Tohumu" yasaklayıp ekene hapis cezası veren; "İsrail Tohumuna" teşvik veren kim? biri filistin bekası için 5000 bin türkücü ile biri de perde dantel kefenlileri alıp filistinlilere katılıp şavaşsınlar
Mantıksız HABER Maliyet 2450 taban fiat 2500 OLSUN bence çoook mantıksız Çiftçi ne kazanacak
Ellerine kalemine yüreğine sağlık.Nede güzel tasvir etmişsin Kemerhisar ımızın içler acısı halini.Ben doğma büyüme Kemerhisarlıyım şu anda 72 yaşındayım. Aksaray da ikamet etmekteyim ama yazları 4 ay Kemerhisarda kalmaktayım. Obakir güzel Kemerhisardan hiç bir güzellik kalmadı.Şimdide inşaatçılar 6 katlı 7 katlı binalar yapmaya başladılar .Hasılı elbirliğiyle Kemerhisarı mahvettik.Çook üzgünüm.
Vay zavallılar vay. Mafya dan ne umuyorlar sa. Zihniyet farklı yapacak bir şey yok.
24°
açık
banner832
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 13 Mayıs 2021
İmsak 03:49
Güneş 05:26
Öğle 12:43
İkindi 16:33
Akşam 19:49
Yatsı 21:20
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 35 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 35 64
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 35 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 36 76
3. Real Madrid 35 75
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 35 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 35 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 35 29

Gelişmelerden Haberdar Olun

@