Niğde’nin Denizi: Gebere Barajı – I

Niğde İl Kültür ve Turizm Müdürü Alper GÖNCÜ Gebere barajını ve piknik kültürünü yazdı.

YORUM 21.11.2021, 22:02 22.11.2021, 00:48 Faruk
Niğde’nin Denizi: Gebere Barajı – I

Gebere Barajı’na gitmeyeli yıllar olmuştu… Melendiz yaylalarında gerçekleştirdiğimiz bir keşif gezisi dönüşü, direksiyonu baraj yoluna kırıp mesire alanına ulaştıktan sonra hafif bir yayla rüzgârı ve mangal dumanı eşliğinde baraj gölüne çıktık. Güneşin batmadan önceki kızıllığı, sararmış yapraklar ile sonbahar dallarına vuruyordu. Adeta bir hayâl aleminde güz manzarasını seyre dalmış, barajdaki su seviyesinin kritik eşiğin çok altında olduğu gerçeğini unutmuş, baraj gölünü hep ağzına kadar dolu görmeye alışık olduğumuzdan bu durumu kabullenmekte zorlanmıştık. Neredeyse baraj dibindeki balçık açığa çıkmış, kuyruklu yassı su kaplumbağalarının sırtları görünmeye başlamıştı. İçimizden yağmur duaları ederek düzgün kesilmiş taş dolguların üzerinde yürürken, gurub manzarasını seyredeceği yerde ha bire odun kıran, mangal hazırlayan akşamcıların arabalarından yayılan baygın nâğmeleri dinleyip akşamı ettik.        

Gebere Barajı, yetmiş ve seksenlerde Köşk mesiresi ile birlikte sıkça gittiğimiz yerlerdendi. Niğde’ye pek de yakın olmamasına rağmen aileler ve arkadaş grupları hafta sonları nevâleyi, sepeti, bohçayı hazırlayıp buraya akın ederlerdi. Baraj çevresi vakt-i zamanında ağaçlandırılmıştı. Suyun serinliği ve akasya gölgeleri sayesinde rahat bir piknik ortamı oluşur, her kesimden insan yer içer, bunalınca baraj gölüne girerlerdi. Yasağa aldırmayan piknikçiler suda gönüllerince eğlenir, hatta şişme bot getiren bazı Almancılar “sandal sefası” yaparlardı. Karın, yağmurun bolca yağdığı, betin bereketin olduğu senelerdi.  Her mevsim barajdaki su miktarı ideal seviyedeydi. Kayardı vadisinde henüz hiç kimse bağına bağçesine sondaj attırmamış, kadarak, mirav, pırasıt kelimeleri unutulmamıştı. Kadim baraj, tüm vadiyi suyla buluşturduğu gibi Sarıköprü, Zemerdin, Ahmetpınarı hatta Bucakçayırı’na kadar olan bölge de ziyadesiyle sudan nasibini alır, ağaçlar suya doyar, çayır çimen hep yeşil kalırdı.

O vakitler mangal kültürü günümüzdeki kadar yaygın değildi. Ateş ile alâkalı bir faaliyet yapılacağı zaman diğer insanlar da düşünülürdü. Yazılı olmayan kuralları olan bir piknik adabı vardı. Baraj etrafındaki çayırlık alana doluşan Niğdeli piknikçiler ile Çukurova’nın sarı sıcağından kaçan yaylacılar, uluorta mangal yelleyip ortalığı dumana boğmaz, et ekmek kokusu yaymazlardı. Böyle şeyler ayıp addedilir, “et alan var alamayan var” diye düşünülürdü. İlle de et yenecekse, kıyıda köşede yakılan cılız çıtırgı alevlerinin üzerine konan teneke üzerinde köfte veya pirzola bişirilirdi. Öyle piknik tarzı semaverler, lüks mangal kömürleri, açılır kapanır yönetmen koltukları falan hak getireydi. Nargile sadece oryantalist ressamların Harem tasviri yaptıkları tablolarda görülebilirdi. Çay, çalı çırpı ateşinde kara çaydanlıkta demlenir, sahra usulü içilirdi. Kağıt bardak, kağıt tabak, plastik çatal-kaşık ve ıslak mendilin icad edilmesine daha yıllar vardı… Toplumun her kesiminden piknikçinin nevâlesi hemen hemen aynıydı: kuru köfte, piyaz, patates salatası, taze nane takviyeli söğüş domates, mercimek köftesi ve top yumurta en çok tercih edilen yiyeceklerdi. Lavaş kelimesi henüz dilimize yerleşmemiş, tavuk kanat çılgınlığı başlamamıştı. Tavuğun en makbul yeri derisiyle gerisiydi. Zaten o seneler bu denli tavuk yenmez, ara sıra pişirilenler ise şimdiki gibi saman tadında olmazdı.  Yer sofralarında şepe, yufka ekmek veya bolca küncülü pide olurdu. Yerli undan yapılan yufka ekmeğin arasına küp peyniri, soğan- kıyma veya hakırdak dürülür, çoban azığı kıvamında pratik olarak afiyetle yenirdi. Yemeğin ardından erkekler çoğunlukla şekerleme yaparken, hanımlar sofrayı kaldırdıktan sonra örgü örerek sohbete dalarlardı. Çoluk çocuk ise ya top peşinde koşar ya da salıncakta sallanır, sıkılınca da tahliye kanallarındaki kurbağa larvalarının birbirleriyle yarışını seyrederlerdi.

Baraj mesiresinde, akasya gölgelerine postu seren ailelerin yanı sıra, kıyıda köşede demciler de olur, ağaç budaklarına astıkları pilli radyoların orta dalgasından ince saz dinler, kendi âlemlerine dalarak, muhabbetin belini kırarlardı. Çay bardağıyla usulünce fondip yapar, kimseye karışmaz, lâf atıp kavga çıkarmazlardı. Ara sıra sofralarının ortasına düşüp, peyniri kavunu hoplatan plastik toplara bile ses çıkarmaz, bunu espri konusu yaparlardı. Bu demciler, tenekeyle içip olay çıkaran birkaç kendini bilmez serhoşun yüzünden yıllar içinde tedricen ortalıktan çekilip; Tepe Bağlarının, Ferteğin, Kayardı’nın kuzineli taş evlerinin ıssızlığına kapandılar.

İnşâsı otuzlu yılların ikinci yarısında başlayıp 1941 yılında biten Gebere Barajı, hacmi, mimarisi ve kesme taş dolgusuyla Anadolu su kültürünün müstesna örneklerinden birini teşkil eder. Erken Cumhuriyet döneminde Çubuk Barajından sonra inşâ edilen ikinci baraj olma özelliğine sahip olan Gebere Barajının yapım hikâyesini ise ikinci bölümde bulacaksınız…  

Devamı haftaya…           

Kaynak: TİYO AJANS
banner697
Yorumlar (1)
OKUYUCU 6 ay önce
Ne güzel anlatıyorsunuz eskileri. Bilgilendirmeleriniz için teşekkür ederiz. Eğer imkan olursa yazılarınıza bir kaç tane de daha fotoğraf ekleyin lütfen.
21
az bulutlu
banner696
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 18 Mayıs 2022
İmsak 03:43
Güneş 05:22
Öğle 12:43
İkindi 16:34
Akşam 19:54
Yatsı 21:26
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@