YORUM

İmamlar Cumhuriyeti siz kurdunuz onu yıkacak olanlar da sizlersiniz!

İşte size, dindar ve kindar (dininin ve kininin davacısı) nesillerin yetiştirileceği İmam-Hatip Liselerinden mezun olanların kurmuş oldukları Derneğin (en azından bugünkü yöneticilerinin) kafasındaki Anayasa,

Abone Ol
 İmamlar Cumhuriyeti siz kurdunuz onu yıkacak olanlar da sizlersiniz!


Haberiniz.com internet sitesi yazarlarından Neval Kavcar, Abant toplantılarını konu etmiş olduğu “‘Türkiye’yi Türkler Kurdu’ Demek ‘Deli Gömleği Giymek’miş” başlıklı yazısında Abant Platformu tarafından göl manzaralı otellerde yapılan gerçekleştirilen toplantıları “Yazısında belirttiğine göre; bu toplantı esnasında Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. 
2-Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir. 
3-Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.

Aslında çok istedikleri ve zaman içinde daha gür bir sesle dile getirecekleri başka konular da var akıllarında. Örneğin Aslında bilinçaltında gizledikleri başka bir şey daha vardır bunların. O da başkentin tekrar İstanbul’a taşınmasıdır. Çünkü onların gözünde Ankara, Anayasa yapılması işe artık iyiden iyiye ayağa düşürülmüş bulunmaktadır. Berberler ve Kuaförler Derneği ile Fırıncılar Odası teklif sundular mı bilmiyorum ama STK adıyla Anayasa teklifinde bulunmayan hiçbir örgüt kalmadı bildiğim kadarıyla. Kısa adı “ÖNDER” olan Bakınız Diyarbakır’da yapmış oldukları toplantıdan sonra(3) hazırlayıp başkanları Hüseyin Korkut vasıtasıyla TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e sundukları sözüm ona Anayasa Raporu’nda neler teklif etmiş bizim (önderci) imamlar:

- Vatandaşlık tanımı, objektif kriterlere bağlanmalı, etnik kimlik vurgusu yapılmamalı.
- Anayasanın başlangıcının yazımında inançlara saygı vurgulanmalı.
- Türkiye’de çoğulcu demokratik toplumun oluşmasını engelleyen milliyetçilik ve laiklik ilkeleri, Cumhuriyet’in nitelikleri arasından çıkarılmalı.
- Eğitimin her aşamasında isteğe bağlı olarak ve yeterli talebin olması şartıyla ana dilde eğitim imkanı tanınmalı.
- Din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri, eğitimin her kademesinden, zorunlu dersler arasında yer almalıdır. Belli bir din ve inanca dayalı din dersleri seçmeli ders haline getirilmeli.
- Din ve inanca dayalı kılık kıyafet her bakımdan bir hak olarak tanınmalı ve serbest olmalı. Kamusal alanda türban serbest bırakılmalı.
- Cumhurbaşkanı ve milletvekilleri için isteklerine bağlı olarak dini yemin tanınmalı. Zorunlu ilk ve orta öğretim kesintili olmalı(4).



İşte size, dindar ve kindar (dininin ve kininin davacısı) nesillerin yetiştirileceği İmam-Hatip Liselerinden mezun olanların kurmuş oldukları Derneğin (en azından bugünkü yöneticilerinin) kafasındaki Anayasa, daha doğrusu Devlet şekli. Böyle bir devlete bugünkü anlamda “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” denilebilir mi, onu da okuyucularımın yüksek idrak, iz’an ve vicdanlarına havale ediyorum. Ancak şu kadarını söyleyelim ki; Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda Mustafa Kemal ve arkadaşlarına en büyük desteği verenler, başta müftüler olmak üzere din adamları olmuşlardır. Anlaşılan o din adamlarının torunları, bugün gelinen noktada, kurulmasına yardımcı oldukları bir devleti yıkmaya niyetli olanların yakmış oldukları ateşe odun taşımakla meşgul oluyorlar. Yazık, hem de çok yazık…

Ömer Sağlam yazdı 
{ "vars": { "account": "UA-18872786-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }