Niğde bu yıl ortalamaların üzerinde yağış aldı. Ancak geçmiş veriler ve gelecek ile ilgili uygulamalar, veriler Niğde'nin "Olağanüstü Kuraklık" yaşayacağını gösteriyor. Bu konuda ulusalda yer almış Gözde Tüzer Korkmaz ve Özer Akdemir 'in yazısını derledik.
......
Niğde'de Onbinlerce Hektarlık Jeotermal Alan İl Özel İdarece İhale Edildi
Niğde İl Özel İdaresi, bozkırın ortasında yer alan Niğde Merkez, Bor, Altunhisar, Çamardı ve Çiftlik ilçelerini kapsayan geniş bir alanda 17 adet jeotermal kaynak ve doğal mineralli su arama sahasını ihale yoluyla satışa çıkardı.
Toplamda on binlerce hektarlık bir alanı etkileyen bu ihale süreci, 15 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilecek.
Bozkırın su dengesi bozuluyor
Niğde İl Özel İdaresi tarafından ilan edilen 17 adet jeotermal ve doğal mineralli su arama ruhsat sahası ihalesi, bölgenin giderek derinleşen su krizi ve obruk tehdidi altında gerçekleşiyor. Merkez, Bor, Altunhisar, Çamardı ve Çiftlik ilçelerini kapsayan bu devasa ruhsatlandırma süreci, Türkiye ortalamasının yaklaşık %60'ı kadar yağış alan ve "olağanüstü kurak" sınıfında bulunan bir coğrafyada on binlerce hektarlık alanı doğrudan etkileyecek. Uzmanlar, yıllık ortalama yağışın 350 mm bandında seyrettiği Niğde'de, yeraltı sularının kontrolsüz kullanımı ve iklim değişikliğiyle birleşen jeotermal faaliyetlerin bozkır ekosistemini geri dönülmez bir yıkıma sürükleyebileceği konusunda uyarıyor.
Bor ve Altunhisar’da dev çöküntüler
Özellikle ihale edilecek sahaların yoğunlaştığı bölgelerde son yıllarda yaşanan obruk oluşumları, yer altındaki yapısal dengenin ne kadar hassas olduğunu kanıtlıyor. Altunhisar ilçesine bağlı Akçaören Köyü'nün Bağlık mevkisinde 2021 yılında meydana gelen yaklaşık 10 metre çapında ve 12 metre derinliğindeki obruk, bölgedeki en somut risk göstergelerinden biri olarak kayıtlara geçmiş durumda. Benzer şekilde, 2024 yılının Eylül ayında Çiftlik ilçesinde bir çiftçinin sulama sistemini toplarken fark ettiği dev obruk, tarımsal faaliyetler sırasında hayati tehlike oluşturabilecek boyutlara ulaşırken, içinde su akıntısı gözlenen bu çöküntünün fark edilmemesi durumunda hasat döneminde iş makinelerini yutabileceği belirtiliyor.
Obruk oluşumları artıyor
Hayati su rezervlerinin bulunduğu Bor ilçesi ise bu tehdidi en ağır hisseden yerleşimlerin başında geliyor. Kaynarca Köyü'nde yeraltı su seviyesinin hızla düşmesiyle yaşanan göçükler nedeniyle köyün bir bölümü "afet bölgesi" ilan edilmiş ve birçok hane güvenli alanlara taşınmak zorunda kalmıştı. Adını doğrudan bu jeolojik oluşumdan alan Bor'un Obruk Köyü ise hem yer altındaki boşluklar hem de sismik hareketlilikle mücadele ediyor. 2020 yılında yaşanan ve birçok yapıda hasara yol açan 5,1 büyüklüğündeki depremin merkez üssü olan bu köyde uzmanlar, sismik aktivitenin zaten çökmeye hazır olan yeraltı boşluklarını tetikleyerek süreci hızlandırdığına dikkat çekiyor.
Tarımsal üretime ağır metal gölgesi: Patates ve elma bahçeleri tehdit altında
Bu kritik tabloda, 15 Nisan 2026 tarihinde yapılacak ihale ile açılacak olan jeotermal arama sahaları, tarımsal üretimin kalbi olan Bor ve Altunhisar ovalarında yeni bir endişe kaynağı yaratıyor. Yeraltı su seviyesinin yılda ortalama 3 metre düştüğü bölgede, jeotermal akışkanların çıkarılması ve reenjeksiyon süreçlerindeki olası aksaklıkların hem mevcut su kaynaklarını ağır metallerle kirletmesinden hem de toprak çöküntülerini tetiklemesinden korkuluyor. Niğde'nin patates ve elma üretimi gibi stratejik tarım faaliyetleri, bu projelerin yaratacağı ekolojik baskı ve su stresiyle birlikte büyük bir belirsizliğe sürükleniyor.
Olağanüstü kuraklık, Niğde alarm veriyor
Niğde'nin yıllık ortalama yağış miktarı yaklaşık 330-350 mm civarında iken Türkiye'nin yıllık yağış ortalaması yaklaşık 574 mm civarında. Bu duruma göre Niğde, Türkiye ortalamasının yaklaşık %60'ı kadar yağış almakta. Yine Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Niğde, 2025 yılı sonu itibarıyla "olağanüstü kurak" bölgeler arasında sınıflandırılıyor. Bölgedeki yağışlarda normal dönemlere göre %35'e varan azalmalar kaydedilmiş.
Su seviyesi her yıl 3 metre daha derine iniyor
Niğde'de yeraltı suları hem tarımsal sulama hem de içme suyu için yaşamsal önem taşırken, mevcut durum sürdürülebilirlik sınırlarını zorlamakta. Yetersiz yağış ve aşırı kullanım nedeniyle yeraltı su seviyelerinin hızla düştüğü kentte, bölgedeki barajların (Akkaya, Gebere, Murtaza) doluluk oranları ise %3 ile %10 seviyelerine gerilemiş durumda. Bu oranlar barajların yeraltı besleme kaynaklarının da kesildiğini göstermekte. İç Anadolu genelinde görülen yeraltı suyu çekilmesine bağlı obruk oluşumları, Niğde ve çevresinde de ciddi bir jeolojik risk haline gelmiş durumda.
Jeotermal arama faaliyetleri sırasında yeraltı su katmanlarının birbirine karışması, bölgenin kısıtlı ve değerli yeraltı sularının kirlenme (arsenik, bor ve tuzluluk artışı) riskini doğurmakta.
900 bin TL – 3 Milyon TL arası ihale bedeli
İhale edilecek alanın büyüklüğü ise 65 bin hektardan fazla. Yani 91 bin 276 futbol sahası büyüklüğünde. Şu anda tarım ve hayvancılık alanları olarak kullanılan bölgeler ihaleye çıkarılacak. Açık teklif usulü ile ihaleye çıkarılan alanlar için belirlenen bedeller ise 900 bin TL ve 3 Milyon TL arasında değişiyor.
Niğde’de hali hazırda 20’den fazla jeotermal arama ve işletme ruhsat sahası bulunuyor. Çevre örgütleri ve halk ise tarım ve hayvancılık alanlarının şirketlere verildiğini ve doğaya zarar verdiğini söyleyerek tepki gösteriyor. Örneğin Mart 2024’te CHP Tarım ve Orman Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, Niğde’de yaklaşık 850 dönümlük bir araziyi JES projesi içine alıp mera kapsamı dışına çıkarıldığına dikkat çekerek Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya seslenmiş ve “Bu uygulamadan derhal vazgeçin, meralardan elinizi çekin” demişti.
Gözde Tüzer Korkmaz ve Özer Akdemir haberi.
Kaynak: Evrensel.net




