Erozyonu durduramazsak Türkiye çöl olacak

TZOB Genel Başkanı Bayraktar: -“Ülkemiz topraklarının 571 bin kilometrekaresinde çok şiddetli, şiddetli ve orta derecede erozyon görülüyor”

GÜNCEL 22.11.2012, 21:48 22.11.2012, 21:48
395
Erozyonu durduramazsak Türkiye çöl olacak
banner830

 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye topraklarının 571 bin kilometrekaresinde (Fransa’nın yüzölçümü 547 bin kilometrekare) çok şiddetli, şiddetli ve orta derecede erozyon görüldüğünü bildirerek, “Yılda 1,4 milyar ton toprağımız su ve rüzgâr etkisiyle taşınıyor. Sadece tarım arazilerimizdeki toprak kaybı yıllık 500 milyon ton” dedi.


Bayraktar, Erozyonla Mücadele Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada, mineral bakımından oldukça zengin, tarıma elverişli olan alüvyal toprakların oluşumunda etken olduğu için doğal erozyonun gerekli olduğunu, fakat insanoğlunun çeşitli sebeplerle çevresine müdahale ederek hızlı erozyona yol açtığını belirtti.

Hızlı erozyonun çok uzun sürede oluşan, üretimi mümkün olmayan, değerli ve yaşam için gerekli toprakları yok eden, çağın en büyük sorunu haline geldiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Üretimini yapamadığımız, kıt bir kaynak olan toprağın; sadece 1 santimetrelik tabakasının oluşabilmesi için 100 ila 1000 yıl geçmesi gerekiyorken, bozulması ve tahrip edilmesi çok kısa bir zaman içinde olabilmektedir.

Çeşitli raporlara göre her sene dünya genelinde; 24 milyar ton toprak kaybı yaşanmaktadır. Bu kadar toprakla ABD’deki bütün ekili alanların yüzeyi kaplanabilir. Özellikle kurak, yarı kurak ve az yağış alan bölgelerde toprağın aşırı kullanımı, aşırı otlatma, hatalı sulama yöntemleri, ormanların tahribi ve ekolojik dengenin bozulmasıyla meydana gelen iklim değişiklikleri çölleşmeye neden olmaktadır. Dünya üzerinde çölleşme; toplam kara alanlarının yüzde 30’una zarar vermektedir. Erozyon ve çölleşme birbirini tetikleyen unsurlar olması sebebiyle; erozyonun meydana geldiği topraklarda çölleşme diğer adıyla toprak bozunumu da artmaktadır.”

Türkiye topraklarında da şiddetli erozyon yaşandığı bilgisini veren Bayraktar, topografya koşulları itibarıyla Türkiye topraklarının erozyona uğrama tehlikesinin üst seviyelerde olduğunu ifade etti. Toplam arazi varlığının yüzde 55’inin 1000 metreden yüksek alanlarda, yüzde 10’luk kesiminin ise 2000 metreden yüksek alanlarda bulunduğunu belirten Bayraktar,  “Ülkemizin alçak alanlarındaki arazilerde yüzeysel erozyon, rakımı yüksek alanlarda ise oluk ve oyuntu erozyonu mevcuttur. Diğer yandan iklimsel olarak; kurak ve yarı kurak rejime sahip olması, arazi kullanımında yapılan hatalar, bitki örtüsünde meydana gelen değişiklikler erozyonun başlıca nedenleri arasındadır” dedi.

 

-Fransa’dan daha büyük alan erozyon tehdidi altında-

 

Bayraktar, yapılan araştırmalara göre; Türkiye’deki erozyon rakamları üzerinde önemle düşünülmesi, bir an önce gerekli müdahalelerin yapılması ve çalışmaların sürdürülmesinin zorunluluğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

“Yapılan çalışmalarda ülkemiz topraklarının yüzde 53’ü şiddetli ve çok şiddetli derecede, yüzde 20’si orta derecede ve yüzde 14’ü ise hafif derecede erozyondan etkilenmekte, yılda 1,4 milyar ton toprağımız su ve rüzgâr etkisiyle taşınıyor. Ayrıca toprakta tutulabilecek yıllık yaklaşık 50 milyar metreküp yağış tutulmamakta ve deniz ve göllere akmaktadır. Bu rakam dünyanın en büyük barajlarından biri olan Atatürk barajında tutulan suya yaklaşmaktadır. Ülkemiz topraklarının 571 bin kilometresinde, ki Fransa’nın yüzölçümü 547 bin kilometrekaredir, çok şiddetli, şiddetli ve orta derecede erozyon görülmektedir. Erozyon dâhil hiçbir sorunu bulunmayan arazi miktarı yaklaşık 50 bin kilometrekaredir ve bu alan topraklarımızın sadece yüzde 6,5’ini oluşturmaktadır. İşlenen tarım alanlarının yüzde 59’u (164 bin kilometrekare), çayır-mera alanlarının yüzde 64’ü (128 bin kilometrekare), orman-maki alanlarının ise yüzde 54’ü (126 bin kilometrekare) çeşitli derecelerde erozyona maruz kalmaktadır. Türkiye' de akarsularla birlikte birim alandan taşınan toprak, ABD'nin 7, Avrupa'nın 17 ve Afrika'nın 22 katı daha fazla düzeydedir. Türkiye’de meydana gelen erozyonun yüzde 99’u su kaynaklı, kalan yüzde 1’lik oran ise rüzgâr etkisiyle olmaktadır. Sadece tarım arazilerimizdeki toprak kaybı yıllık 500 milyon ton civarındadır. Her yıl 500 milyon ton toprağın su ve rüzgâr erozyonu sebebiyle deniz, göl ve barajlara taşınması; işlemeli tarım yapılabilecek 20-25 santimetre kalınlığında ve 200 bin hektar alanın yok olması demektir. Erozyonla her yıl kaybedilen toprakta 600 bin ton buğday ya da 1,4 milyon ton mısır yetiştirilebilir. Kaybedilen bu toprak miktarını diğer bir şekilde ifade etmek gerekirse; toplam ekili ve dikili alanlarımızın yaklaşık olarak yüzde 1’i, aynı zamanda ekilen alanlarımızın (tahıllar ve diğer bitkisel ürünler) yüzde 1,2’si, dikili alanlarımızın (uzun ömürlü bitkiler) yüzde 6,5’ine eşittir.”

Bayraktar, erozyon sonucu taşınan verimli toprakların, tarım arazileri, çayır mera alanlarının azalması gibi nedenlerden bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretiminde kayıplar ve/veya verim azalmalarına, diğer taraftan baraj göllerini doldurarak, ekonomik ömürlerinin kısalmasına neden olduğunu belirtti.

Erozyonun, bitki örtüsünü olumsuz yönde etkileyerek, toprak kayması, çığ ve sel taşkınları gibi afetlerin çoğalmasına yol açtığını bildiren Bayraktar, “Erozyonun sürekli olduğu alanlarda gerekli önlemler bir an önce alınmadığı takdirde; verimli üst tabakanın ortadan kalkması sebebiyle özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde çöl görünümde, organik maddesi neredeyse hiç kalmamış, biyoçeşitliliği tamamen ortadan kalkmış, bitki yetiştirilmesi mümkün olmayacak alanlar oluşacaktır” dedi.

        

         -Erozyon sosyoekonomik çevreye de zarar veriyor-

 

Erozyonun fiziki ve biyolojik çevreye etkileri yanında bir de sosyoekonomik çevreye vermiş olduğu zararların bulunduğuna dikkat çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“Tarım alanlarının azalması, çayır-mera alanlarının giderek daralması ve nüfusun sürekli artması, tarımla uğraşan insanların geçim sıkıntıları çekmesi nedeniyle göç meydana gelmektedir. Ayrıca toprak verimlerinin düşmesiyle, birim alandan alınacak ürün azalmakta ve çiftçiyi daha fazla gübre kullanmak zorunda bırakmaktadır. Fazla gübreleme ve sulama hem ürün maliyetlerinin yükselmesine, hem de toprakların erken bozunmalarına neden olmaktadır. Diğer yandan çayır mera alanlarının azalması hayvansal üretimi zora sokmakta, yemlerin pahalı olması nedeniyle üretim maliyetini artırmakta, ülkemizin et ihtiyacı ithalatla karşılanmaktadır. Büyük oranda istihdam sağlayan tarımın gerilemesi, istihdamı azaltmakta, büyük kentlere göç artmaktadır. Bu durum işsizlik, geçim sıkıntısı gibi sosyal, ekonomik ve siyasal sorunlara yol açmaktadır.”

 

-Neler yapılmalı-

 

         Şemsi Bayraktar, yanlış ve amaç dışı arazi kullanımının önüne geçmenin, arazi toplulaştırmasına gereken önemi vermenin ve uygulamanın, fazla sulama ve gübreleme gibi yanlış tarımsal uygulamaları önlenmenin, çayır-mera alanlarında erken ve uzun otlatmalardan kaçınmanın, tarımsal olarak erozyonla mücadelede ilk sıralarda yer aldığı bilgisini verdi. TZOB Genel Başkanı, meyilli arazilerde eğimin dikine sürüm yapmak, nadasa bırakılan alanların uygun ürünlerle ekim nöbetine sokulması, toprak işlemede doğru zaman ve oranda yapılması gibi kültürel önlemler de alınabileceğini hatırlattı.

         Yamaç alanlarda, sekileme, teraslama, örme çitler gibi yapılarla erozyonun önüne geçilebileceğini belirten Bayraktar, şunlar kaydetti:

“Tahrip edilmiş ormanlık ve çalılıkların bir an önce yeniden ağaçlandırılması ve bitki örtüsüne kavuşturulması, meraların ıslahı için gerekli çalışmaların yapılması gereklidir.

Ülkemizdeki her birey; toprak erozyonunun ciddi derecede ilerlediğini kabul etmeli, erozyonun ne kadar önemli bir çevre sorunu olduğunu ve önlemlerin alınmadığında ne gibi sonuçlar doğuracağının bilincinde olmalıdır. Erozyonun sadece kırsal kesimde yaşayan insanların sorunu olmadığını, toplum ve geleceğini için hassas bir denge oluşturduğu bilinmelidir. İnsanın gelecek kuşaklara bırakacağı en büyük miras; yaşanabilir bir çevredir. Erozyon ve çölleşmeyi mücadele ile ilgili yapılan çalışmalara bireysel ya da sivil toplum kuruluşları çatısı altında destek vermelidir. Unutulmalıdır ki; insan çevresini değiştirmeye kendinden başlamalıdır.”

 

-Ziraat Odaları hatıra ormanları kurulacak-

 

Erozyonu engelleyen en önemli unsurun ağaçlandırma olduğunu vurgulayan Bayraktar, ağaçlandırmaya çok önem verdikleri, bu çerçevede,  14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile  “Ağaçlandırma Seferberliği Kapsamında Yapılacak Ortak Çalışmalara İlişkin” protokol imzaladıklarını hatırlattı.

Ağaçlandırma seferberliği kapsamında 81 ilin tamamında Ziraat Odaları marifetiyle ‘Ziraat Odaları Hatıra Ormanları’ kuracaklarını bildiren Bayraktar, şu bilgiyi verdi:

“5 milyon çiftçimizin ağaç dikmesini sağlayacağız. Tarım arazilerinde yol kenarı ağaçlandırmaları, zararlılarla biyolojik mücadele, rüzgar perdeleri oluşturma, erozyonu önleme ile ağaç ve orman sevgisi konusunda çiftçilerin bilinçlendirmesi amacıyla eğitim programları düzenleyeceğiz. Her bir hatıra ormanına asgari dikilecek 2 bin adet fidanın bedelini ziraat odalarımız ödeyecek. Bakanlık da, isteyen çiftçiye, Ziraat Odaları aracılığıyla ücretsiz fidan verecek.”

 

Yorumlar (0)
Son Yorumlar
Sanayi manayi hikaye AVM isyiyorz sayin baskan. Millet AVM istiyor. Kapat eski sanayiyi. Eski sanayi mi olur. Açın Türkiye'nin önünü
çok pahalı olan otoban gidiş geliş 50 tl olmalı.. o zaman o otoban canlanır 10 kat fazla araç geçer, devletin ödeyeceği garanti para da çok çok azalır..mantık bu yani ama ordaki müteahhidin insafına bırakıldık böyle olmaz.. hem vatandaş hem devlet zararda. şirket için değişen bişey yok günü gelince yatıyor parası
başarılı olmanızı dilerim. kimsenin hakkını yemeyeceğinize inancımız tamdır.. daha önce aday çıkartmayıp şimdi çıkaranlara pek güvenemiyorum. hayırlısı olsun bakalım..
Yeşilburç vadisi görselliği, yürüyüş rotası, konaklama yerleri, suyu, doğa güzelliği ve seyir terasıyla mükemmeldir. Yeşilburç kentsel sit alanına güzel mastır imar planı uygulanması gerekir. Ayrıca kentsel sit alandaki konaklar tescilli olmasından yıkılıyor. Bu konaklar butik otel olarak turizme kazandırmamız gerekir.
Sanayinin merkezden kalkmasını hızlandırmamız gerekir.
18°
açık
24_09_2013_02 Image Banner 142 x 60 24_09_2013_02 Image Banner 142 x 60
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 15 Haziran 2021
İmsak 03:23
Güneş 05:11
Öğle 12:47
İkindi 16:40
Akşam 20:12
Yatsı 21:53
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30

Gelişmelerden Haberdar Olun

@