Hürrem bile memleketten tüydüyse!

Radikal yazarı Cüneyt Özdemir yazdı...

YORUM 26.05.2013, 14:01 29.05.2013, 18:29
497
Hürrem bile memleketten tüydüyse!
banner830
 Hürrem bile memleketten tüydüyse!

Hürrem'in bile bunalıma girdiği bir ülke olduk farkında mısınız? Hürrem'i canlandıran Meryem Uzerli'yi Türk tipi oyunculuk sistemi çarpmışa benziyor.
Hürrem bile memleketten tüydüyse!

* Bir bebekten bir katil yaratmak! İngiltere’de çok tanıdık bir tartışma yaşanıyor. Nasıl olur da İngiltere’de doğan, büyüyen, okullarında okuyan hatta Hıristiyan olarak hayatlarına başlayan iki genç din değiştirip, Müslüman olup, köktendinci bir militana dönüşüp Londra’nın ortasında mesleği trampetçi olan bir askeri öldürebiliyor? Daha doğrusunu yazayım, henüz sıra bunu tartışmaya gelmedi. “Gizli servisler neden bu iki genci yeterince takip etmedi, öldürülen genç asker kimdi, bu ikiliye karşı oluşan İngiliz faşistlerinin tepkilerini nasıl kontrol edeceğiz?” düzeyinde sıcak bir tartışma seyrediyor. Oysa asıl sorulması gereken tam da Rakel Dink’in sevgili Hrant Dink’in cenazesinde dile getirdiği bir sosyal gerçeklikte yatıyor. Rakel Dink Hrant’a adadığı konuşmasında; “Yaşı kaç olursa olsun; 17 veya 27, katil kim olursa olsun, bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılmaz kardeşlerim” diyordu. Bugün İngiltere’de ortaya çıkan manzaraya baktığımızda İngiliz okullarında okumuş, Harry Porter seven iki kişinin birkaç yıl içinde davasının ne olduğu tam da anlaşılamayan birer ektrimiste dönüştüğünü görüyoruz. Sahi o arada ne oldu? Bu insanların hayatındaki hangi boşluklar kimler tarafından böylesine vahşice dolduruldu? Bunu İngiltere’de son yıllarda çok tartışılan mülteci gerçeğinin karanlığında aramak gerekiyor. Aynalara bakmanın zor olduğu anlar bunlar… 

* Hürrem’in bile bunalıma girdiği bir ülke olduk farkında mısınız? İşin şakası bir yana Hürrem’i canlandıran Meryem Uzerli’yi Türk tipi oyunculuk sistemi çarpmışa benziyor. Geçen hafta oyuncular sendikası bir oyuncunun fazla mesai üzerine işi bırakması nedeniyle kazandıkları davayı medyada anlatmaya çabalıyorlardı. Pek çok oyuncu ekmek parası nedeniyle susuyor ancak haftada 100 dakikalık mini filmlerin çekildiği bir sistem sürdürülebilir bir durum değil. Hürrem bile sürdüremiyorsa vay haline gariban figüranın, ışıkçının, kameramanın… 

* Mesele alkollü içki satışlarının saat kaçta başlayıp kaçta biteceği meselesi değil ya da bir neslin gece-gündüz kafası kıyak dolaşıp dolaşmaması da değil. Asıl mesele alkollü içkilerle ilgili düzenlemelerin birer ‘yasak’ olarak algılanıyor olması. Tıpkı İstanbul’da şehrin orta yerine yapılacak kışlanın bir ‘emrivaki’ olarak algılanması gibi ya da kadınların kendi kararı olması gereken kürtaj tartışmasının bir ‘dayatma’ olarak algılanması gibi… Bu tür örnekler o kadar çok ve çoğalıyor ki say say bitmiyor. 

Bütün bu algıların birikimi sonrasında iki ayrı manzara ortaya çıkıyor. İlki içeride oluşan bu ‘baskıcı’ havanın hemen her yere nüfuz ettiğini görüyoruz. Mahkemelerden bürokrasiye, polisin sıradan vatandaşa müdahalesinden vergi memurunun sıradan bir işlemine kadar devletin bireyin üzerindeki baskısına dönüşüyor. Oluşan bu ‘algı’ya bir de görev addedilen bir işgüzarlık eklenince devlet bireyin üzerine abanıyor. Son zamanlarda 7’den 70’e herkesin biber gazını tatması da bunun sonucu, yüzlerce öğrencinin nedensiz yere aylarca cezaevine tıkılması da basın özgürlüğünün tek tek ve birbirinden apayrı davalarda rafa kaldırılıp bunca gazetecinin hapse atılması da… Yaratılan bu atmosfer, normal şartlarda kendilerinden hiç hazzetmeyen pek çok kşinin gözünde bile Sevan Nişanyan ile Fazıl Say’ı aynı anda mazlumlaştırabiliyor! 

Bu atmosferde oluşan ikinci manzara ise uluslararası algıda karşımıza çıkıyor. 

Evet belki dışarıdan bakıldığında Türkiye’nin ekonomisi iyi gözüküyor ancak inanın bireysel özgürlüklerinin böylesine engellendiği bir ülke imajı ekonominin yarattığı olumlu havanın üzerine kalın bir gölge olarak düşüyor. Türkiye’yi gücü olan ancak saygınlığı olmayan bir ülkeye dönüştürüyor. Kimi zaman bunu ‘eğlencesini yitiren bir ülke’ olarak tanımlıyorlar, kiminde ‘güvenilmez’ çoğunda ise ‘Bir 3. dünya ülkesi…’ 

İşte bu iki manzara anayasa değişikliği veya yargı paketleriyle düzelecek gibi de gözükmüyor. Basit bir sorunun cevabını vermenin zamanı geliyor. Gelecekte nasıl bir Türkiye’de yaşayacağız? Özgürlüklerin temel alındığı bir Türkiye mi, yasakların gölgesinde nefes almaya çalışan bir Türkiye mi?

Yasaklar, hapis cezaları, baskılar arttıkça düdüklü tencere demokrasimizin düdüğü bir kez daha acı acı ötüyor!

*) Türkiye’de bir Silikon Vadisi olur mu? Bir süredir bu soruyu yurtdışında yaşayan Türkiye’yi yakından takip eden teknoloji dünyasının önde gelen şirketlerinin yöneticileri ile tartışıyorum. Mesela şöyle Gebze’de güzel güzel binalar yapılsa, geniş imkânlar sunulsa gerçekten bir Silikon Vadisi’ne sahip olabilir miyiz? Ne yazık ki çok zor gözüküyor. Zira dünya teknolojisine yön veren Silikon Vadisi’nin temellerinde binalar değil özgür düşüncenin ve hür teşebbüsün desteklenmesi yatıyor. Hay Allah bakın döndük dolaştık yine geldik dayandık bizim demokrasinin düdüklü tencere meselesine!
 






Yorumlar (0)
Son Yorumlar
aynı maske dagıtmayı beceremedikleri gibi aşıyıda beceremediler 7-8 gündür saglıkçıları biremediler. günde 100 bin aşı yapılıyor bu aşı yapma başarısı ile nufus= 80.000.000/100.000= 800 günde 1. aşı bitecek bana sıra 50 yaş üzeri 2023 yıllı 10. ay seçimde sandıkda gürüşürüz.. yapılanları tüm halk biliyor görüyor hebabını sandıkda soracak
YA0ILAN GÖLET SU TURMAZ AMA.BUNLARIN KAZANI SU TUTAR. CUNKU KAZANLARINDA HERSEY KAYNADIGI İÇİN SU KAÇIRMAZ BAKIMINI YAPARLAR....
Bor ada dağıtım yapılacak mı
Bor ada gönderilecek mi
Bor ada gönderilecek mi
-2°
açık
banner832
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 23 Ocak 2021
İmsak 06:21
Güneş 07:45
Öğle 12:58
İkindi 15:38
Akşam 18:01
Yatsı 19:20
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Alanyaspor 19 31
6. Hatayspor 19 31
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Sivasspor 19 24
13. Rizespor 19 24
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Burnley 18 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Levante 19 23
11. Getafe 18 23
12. Celta de Vigo 19 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Real Valladolid 20 20
16. Eibar 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 19 12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@