Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gözetimi altında, Diyarbakır’da yüz binlerce kişiye, güya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını çeken terör örgütü başının mesajı okunurken, Nevruz da etnik bir bayrama dönüştürüldü. Bu girişim, daha bir başlangıç..
İlginçtir Abdullah Öcalan, Abdullah Gül gibi 1924 anayasasına razı olduğunu açıkladı. Fakat işin başından beri Türklere, Türklükten vazgeçmeleri için dayatmada bulunuluyor. Oysa Türkiye ahalisinin tamamı, şeref ve namusunu, Türklükte birleşerek bugüne kadar korumuştur. Türklükten vazgeçmek, şerefinden ve namusundan vazgeçmektir. Üstelik bu coğrafyayı Türklere çok görenler, Kürtlere de bırakma niyetinde değildir. Kürtleri, Türk egemenliğine son vermenin aracı olarak kullanmak istiyorlar.. Peki asıl proje nedir o halde?
***
Asıl projenin ne olduğu konusunda ipucunu, Tayyip Erdoğan, 2009’un Mayıs ayında, Suriye sınırındaki mayınların bir İsrail firması tarafından temizlenmesi ile ilgili yasa tasarısı hakkında konuşurken “Farklı etnik kimlikte olanlar ülkemizden kovuldu. Bu aslında faşizan bir yaklaşımın neticesiydi” sözleriyle vermişti..
Farklı etnik kimlikte olanlar Ermeniler ve Rumlardı. Ermeniler tehcirle, Rumlar mübadele ile gönderilmişti. Yahudiler ise yeni kurulan İsrail’e güç katmak için gitmişti. Ermenileri tehcir eden Enver, Talat ve Cemal Paşa, Rumların mübadelesine evet diyen ise Mustafa Kemal Paşa idi. Erdoğan bu dört devlet adamına “faşist” diyordu! Yunan basını, Erdoğan’ın sözlerini, “Tarihi itiraf” diye yayınlamıştı.
***
Fener Rum Patriği Bartholomeos da 7 Mayıs 2000 günü, Orta Anadolu’da bir eski kilisede düzenlediği ayinden sonra, “Türkiye’nin AB’ye üyeliği, Anadolu’da önceden var olmuş Hıristiyan toplumların yaşadığı bölgelerde yeniden Hıristiyanların yaşamasına izin vermelidir. Hıristiyanlar yaşadıkları bölgelere tekrar yerleşirse, o bölgelerde bulunan kiliselerin yeniden ayine açılmasını düşünebiliriz” demişti..
Emekli Büyükelçi Volkan Vural, 2008’in Eylül ayında, Neşe Düzel’e “Devlet, Ermenilerden özür dilemeli, Ermeni ve Rumlar tekrar eski topraklarına dönsün, tekrar vatandaş olsun” diye açıklamalar yapmıştı!
TÜSİAD üyesi olan Volkan Vural, bu defa Bugün gazetesine açıklama yaparak, 2015’te Ermenilerden özür dilenmesini ve sınırın açılmasını önerdi. Vural, “Ölen ve tehcire uğrayan insanların torunlarına bir çağrı da yapılabilir. ‘Burası sizin de topraklarınız, gelirseniz size de yer var’ denilebilir. Gelenlere vatandaşlık da verilebilir” dedi..
Zaten çıkarılan vatandaşlık yasası ile yıllardan beri Türkiye’de bulunan 60-70 bin Ermenistan vatandaşına ve burada doğan çocuklarına, ayrıca Akdeniz sahillerinde yerleşen diğer yabancılara ve son olarak sığınmacı Suriyelilere Türkiye vatandaşı olmak imkânı getirilmiştir..
***
Yunanistan istihbaratı, uzun yıllardır gönderdiği turistler vasıtasıyla, bütün Anadolu’da Eski Rum mallarının envanterini kaydediyor!
Tarih Vakfı da Rockefeller Vakfı’nın para yardımı ile Türkiye’nin 10 pilot bölgesinde “Yerel Tarih Grupları” kurarak, Hıristiyanlara ait eski gayrimenkul tapularını ve eski azınlık mezarlıklarını araştırmıştı.
Sonuç olarak; AKP’nin Kültür Bakanı Ömer Çelik, Moskova’dan çağrıyı yaptı ve “Geçmişte yapılan bazı yanlışlıklar yüzünden ülkemizi terk etmiş Hıristiyan ve Yahudiler var. Hepsine ’Ülkenize geri dönebilirsiniz’diyoruz” dedi.
Anlaşılıyor ki AKP, bu “tarihi proje” için kurulmuş bir partidir. Erdoğan kinden de bahsediyor ya,“ayaklar altına alacak” kadar Türk Milliyetçiliğine kin duymasının sebebi, farklı etnik kimlikte olanların Türkiye’den kovulmuş olması mıdır? Toplamda, “Karşıma Türklükle, Kürtlükle gelmeyin ama Ermenilikle, Rumlukla, Yahudilikle gelebilirsiniz” demiş olmuyor mu?