CANIM ÜLKEM VATANDAŞI AKARYAKITI NEDEN “EN PAHALI” TÜKETİYOOOR!
 
 
Artık herkes dünyanın en pahalı akaryakıt tüketimini Türkiye'nin yaptığını biliyor. Ancak petrole bağımlı onlarca ülkede fiyatlar çok daha aşağı seviyelerde seyrederken, Türkiye'de neden bu kadar yüksek? Bunu da biliyor muyuz?
 
Hükümet, sorunun kendinden kaynaklı olmadığını ileri sürüyor. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, birkaç gün önce yaptığı ilginç açıklamada; akaryakıt fiyatlarının yükselmesini benzin tüketiminin azalmasına, buna bağlı olarak vergilerin yüksek olmasına bağlamıştı.
 
         Bir de Maliye Bakanı'nın bir açıklaması var bu konuda. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek; gerçeği düpedüz ters yüz ediyor. Verilere göre, son 5 yılda 1 litre benzin için ödenen vergi miktarında yüzde 50'lik artış yaşanırken, Maliye Bakanı bunun tersini söylüyor. Şimşek; Twitter'da soruları cevaplandırırken şöyle diyor: "AK Parti hükümetleri döneminde akaryakıt ürünleri üzerindeki vergi yükü artmamıştır, bilakis azalmıştır. Türkiye'de rafineri çıkış fiyatı komşu piyasalara göre daha yüksek. Akaryakıt dağıtım şirketlerinin kârı (yüzde 9-9,5 arası); Avrupa ülkelerindeki ortalamaya oranla (yüzde 6 civarında) daha yüksek". Evet,  ama bu gerçeğin sadece bir yüzü. Diğer yüzünü de biz gösterelim.
 
Pompa istasyonları vergi dairesi gibi çalışıyor!
 
          Hükümet, benzin başta gelmek üzere akaryakıt fiyatlarının yüksekliğini dağıtım tekellerine bağlasa da, benzin istasyonlarının adeta vergi dairesi gibi çalıştığı biliniyor. Örneğin kaç tüketici litresini 4 TL'ye satın aldığı akaryakıt için ödemesi gereken gerçek tutarın 1.20 TL. Olduğu ve bunun 2.80 TL'sinin vergi olduğunu biliyor. Ya da akaryakıta ödediği her 100 liranın 67 TL'sinin vergi olduğunu. Öyleyse hükümet bir an önce akaryakıttaki fahiş vergi uygulamasından vazgeçmeli ve vergileri düşürmelidir.
 
Bir başka gerçeğe daha yakından bakalım. Dünyanın neresinde o ülkenin yurttaşları vergiden vergi ödüyor? Tabi ki Türkiye’de zenginlerin adalet sistemi vergiden vergi alınmayacağını öngörmüş, fakat bu adalet anlayışı hesabına uymadığı, ters düştüğü anda kendisinin koyduğu bu temel maliye yasasını bir kenara atmakta bir kusur da görmemiş. Geçmiş hükümetlerin gelenekselleştirdikleri ve AKP hükümetinin de sıkıca sarıldığı bu düzenlemede sistem şöyle işliyor:
 
         Normal koşullarda vergi, vergisiz matrahtan kesilir. Peki, bu durum nasıl anormalleştirildi, vergiden vergi nasıl kesildi? Anlatalım. Benzinde Özel Tüketim Vergisi (ÖTV ) alındıktan sonra bu tutar KDV matrahına ekleniyor. Sonrada ÖTV eklenmiş paradan bir de KDV kesiliyor. Böylece devlet vergiden vergi keserek gerçek soygunda başı çekiyor. Üstelik bu uygulama sadece akaryakıtta değil, örneğin otomotiv sektöründe de uygulanıyor. Öyle ise hükümet vergiden vergi gaspına son vermelidir.
 
         Anayasa'nın 73. maddesi; “Herkesten gücü oranında vergi” alınmasını istiyor. Yani özü şu: Zenginden fazla, yoksuldan az, ya da lüks tüketim ürünlerine yüksek vergi temel tüketim maddelerine düşük vergi. Ancak Anayasa'nın çizdiği bu yol hükümetlerin işine gelmiyor. Anayasayı dolaylı vergi uygulayarak deliyorlar. ÖTV ile KDV de söz konusu dolaylı vergiler. Dolaylı vergi uygulaması vergi adaletsizliğinin bu kadar derinleşmesinin temel nedenidir.
 
İşte Ekonomik mucizenin sihirli formülü
 
         Şaşırtıcı bir başka durum daha var. Ham petrolün yıllık seyir grafiğine bakalım ve son 5 yıllık inişli çıkışlı grafiğin akaryakıt fiyatlarına yansımasını test edelim. Ham petrol varil fiyatı 2005 yılını 55 dolar seviyesinde kapattı. 2006 yılını 59, 2007 yılını ise 90 dolardan kapattı. 2008 yılında başlayan ekonomik krizde 140 dolara fırlayan ham petrol varil fiyatı, 2009 yılı sonunda 60 dolar seviyesine geriledi. Şu anda petrolün varil fiyatı 90 dolar civarında.
 
          Peki, varil fiyatları 140 dolar seviyesine ulaştığında sürekli zam yapılırken, 40 dolar seviyesine indiğinde tüketiciye bu yansıtıldı mı? Soruyu daha çarpıcı hale getirelim. Petrolün varili 140 dolarken benzinin litresi 2 liraya satılıyordu. Petrol fiyatları 90 dolarlara indiği bugünlerde benzinin litresi 4 liraya nasıl çıkabiliyor. Bu ekonomik mucizeyi hükümetler nasıl başarıyor?
 
Hükümetler mahkeme kararı tanımıyor!
 
          Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Başkanı Sıtkı Yılmaz, derneğin başvurusu üzerine, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun, hükümetin 4 Temmuz 2009 günü Bakanlar Kurulu kararıyla akaryakıt türevlerine yapılan ÖTV zammının yürütmesinin durdurulması kararını verdiğini kaydetti. Yılmaz, "Hükümetin ilk önce bu yargı kararını uygulayarak tüketici beklentisine cevap vermesi gerekir. Akaryakıtta bu kararla 25 kuruşluk indirim öngörülmektedir" dedi. Dedi de nemi oldu? Hiiç. Hükümetler vergi soygununa devam ediyor! Edecek.