Selim GÖKEL yazdı

Eylül ayında Niğde Barosu seçimleri oldu. Pandemiden dolayı önceki baro başkanlarına  göre daha az görevde kalan Emin Alper Öztürk’e jest olarak başka bir aday çıkmadı. Seçim oldu ancak yönetime seçilen bir kişinin tüzük gereği yeterli olmadığı anlaşıldı. Yerine seçilecek kişiyi ise hakim takdirini kullanarak gizli olarak saydı ve yönetime seçilen kişi-leri açıkladı. Hakimin avukatların önünde sayım yapması yerine gizli sayım yapmasını bazı avukatlar şaibe olarak değerlendirildi. Bunun üzerine yeni yönetime seçilen 21 avukat da istifa etti. Bu rakam yönetim kurullarının % 70’ine tekabül ediyor.

Baro yönetimi tekrar bir karar alarak 3 Aralık 2022 günü yönetim kurullarını oluşturmak için tekrar seçim yapılacağını bildirdi.

Baro başkanlığı organı ve tüm kurullar gerek hukuken gerekse teamül vasıflarını kaybettiği, alınacak kararların tartışmalı olacağını belirterek 115 imza topladılar ve Baro seçimlerinin başkan dahil bütün organları ile tekrar seçilmesini talep ettiler. 115 imza hiç azımsanmayacak bir rakam.

Avukatlık Kanunun 83. Maddesine göre toplanan imzalar yeterli ve baro seçimleri yenilenecek diye düşünüyorum.  

Niğde Barosu 1948 yılında kurulmuş. Protokol sırası Vali, Milletvekilleri, Belediye Başkanı, Cumhuriyet Başsavcısı, Rektör ve ardından Baro Başkanı geliyor. İddia, savunma ve hüküm den oluşan yargı gibi bir kavramın üç ayağından birisi.  Barolar Birliğinin faaliyetlerinden ve illerdeki baroların faaliyet ve etkilerinden önemli bir kurum olduğunu da anlıyoruz.

Başka sivil toplum kuruluşlarında olmayan şekilde Baroların toplumu birinci derece ilgilendiren birçok komisyonu var. Meslek ile ilgili komisyonların yanında, çevre, kadın, çocuk, engelli, insan ve hayvan hakları gibi komisyonları var.

Niğde Barosu geçmişte çok daha etkili bir kurumdu. Kendi içinde oluşturdukları komisyonlar çok etkili görev yaparlardı.  Toplumsal konuları irdeleyen, takip eden, yön ve ufuk açan haklı çıkışları olurdu. Hoş bu çıkışları son zamanda göremez olduk. Mesela Niğde’de yaşanan kadın cinayetleri, kadına yapılan şiddet, çocuk istismarları konusuna ilgisiz kalındığından bu olaylar gerekli adalet talebini, gerekli tepkiyi, hassasiyeti görmüyor. Bu konularda Baronun ilgili komisyonları taraf olup, basın ve kamuoyuna bilgilendirmek, hukuki anlamda gereklerini yapmak gibi bir mesleki sorumlulukları var.

Bu yazıyı yazmaktaki asıl amacıma geleyim.

Niğde Baro Başkanı bir kadın olsun.

Niğde Barosunun 74 yıllık geçmişinde hiçbir kadın baro başkanlığı yapmamış, aday dahi olmamış.

Kahraman Şehidimiz Hikmet Aslan, Son Yolculuğuna Uğurlandı Kahraman Şehidimiz Hikmet Aslan, Son Yolculuğuna Uğurlandı

1920 Yılında kadınlar avukat dahi olamıyorken. Mustafa Kemal Atatürk’ün destekleri ile Türkiye’nin ilk kadın avukatı olan Süreyya Ağaoğlu’nun avukat olabilme hikayesini Niğde Barosu avukatları biliyordur. Hatta Süreyya Ağaoğlu'nun ülkede bir kadının tek başına lokanta da yemek yiyebilme mücadelesini de…

Öğrendiğim kadarı ile 2021 rakamları ile Niğde Barosu’nda 160 erkek, 133 kadın avukat kayıtlıydı. Şuan bu sayının kadınlar lehine yükseldiğini tahmin ediyorum. Kadın avukat sayısı çok da önemli değil, önemli olan;

Son yıllarda her yönü ile  hızla grileşen Niğde’nin tekrar renklenebilmesi için,

Adaletin, hukukun eksikliğinin hoyratça değerlendirildiği! Bir dönemde insanlara güven vermesi umut olması için,

Kadınların, çocukların, insan haklarının, hayvan haklarının, çevrenin, toprağın, dağın, taşın, kuşun, mazlumun hak ve hukukunun olduğunu hatırlatmak için,

Genç kızlara örnek olmak için,

Diğer sivil toplum kuruluşlarına örnek olabilmek için.

Niğde Barosunda kadın başkana ihtiyaç var.

Baro’dan öte en çok da Niğde’nin ihtiyacı var.

Editör: TE Bilişim