banner765
banner689

İhsanoğlu; Filistin’deki hizmetlerim ile iftihar ediyor

banner663

Bursa’yı ziyaret eden Türkiye’nin Cumhurbaşkanı adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun eleştirilerine yanıt verdi: “Bosna’daki, Filistin’deki hizmetlerimle iftihar ediyorum”

İhsanoğlu; Filistin’deki hizmetlerim ile iftihar ediyor

banner211
 Cumhurbaşkanı adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, seçim çalışmaları kapsamında Bursa’yı ziyaret ediyor.

 

Sabah saatlerinde Temenyeri’ndeki Hünkâr Köşkü’nü ziyaret eden Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, daha sonra Orhangazi’deki Koza Han’da bir basın toplantısı düzenleyerek cumhurbaşkanlığı seçim gündemini değerlendirdi.

 

Basın mensuplarının karşısına çıkan İhsanoğlu, Türkiye’nin parlamenter sisteme sahip çıkması gerektiğini yineledi ve “Bir parti değil, bir hükümet değil bir cumhurbaşkanı seçilecek. Hem başbakan, hem cumhurbaşkanı hem de parti lideri olunmaz. Dünya böyle konuları geride bıraktı” dedi.

 

Oy isterken parti ayrımı yapmadıklarını hatırlatan İhsanoğlu “Tepeden bakan anlayışa karşıyız. AK Partili seçmenlerimiz de, CHP’li seçmenlerimiz de, MHP’liler de, HDP’liler de bizim kardeşimizdir. Ben herkesin cumhurbaşkanı olmak için herkesin oyuna talibim” ifadelerini kullandı.

 

Türkiye’de büyük bir uzlaşmanın başladığını söyleyen İhsanoğlu, şunları söyledi: “Bize gösterilen teveccüh günden güne artıyor. 2 parti ile başladık 6 parti oldu. Orta Anadolu’da, Karadeniz’de, Ege’de, Doğu Anadolu’da nereye gitsem karşılaştığım tüm vatandaşlardan aynı ilgiyi görüyoruz.”

 

Ziyaretlerinden birinde orta yaşlı bir kadının kendisine “Biz korku içerisinde yaşıyoruz” dediğini anlatan Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, “Ben bu bacımıza sandığa gittiğinizde ne oluyor diye sordum. Her şeyi söyleyemem üzerimde baskı var yanıtını verdi. Neden bu baskı var? Neden sandık başında kendisi ile baş başa kalan vatandaşımız 3 adaydan birine gönlünce oy atamasın?  Demokrasi yalnızca sizin lehinize işlediğinde demokrasi değildir, aleyhinize görüşler olduğunda millete korku salmaya hakkınız yoktur. Türkiye bu baskıları yarım asırdan fazla süredir arkasında bırakmış olmalıdır” dedi.

 

Seçim çalışmalarındaki adaletsizliklere de vurgu yapan İhsanoğlu, “Bir adayımız tüm devlet imkânlarını kullanarak kampanya yürütüyor. Özel ve kamu kanallarında saatler boyunca icraatın içinden programları yapılıyor. Diğer adaylara ise yalnızca 2-3 dakika süre veriliyor. Bu adaletsizliktir” dedi.

 

Seçim yasasına da değinen Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, adayların Haziran ortasında açıklanmaya başlandığını, 10 Temmuz’da resmi liste ile ilan edildiğini, seçimin yapılacağı 10 Ağustos’a kadar yalnızca 2 aylık süre bulunduğunu söyledi.

 

“Bu kanunu yapanlar neden seçimi 2 aya sıkıştırmış? Böyle çelişki olur mu? Bu biçilmiş kaftandan başka bir şey değildir” diyen İhsanoğlu Türk halkının bu süreci gördüğünü ve sağduyusuyla, vicdanıyla layık gördüğü adayı seçerek Çankaya’ya göndereceğini belirtti.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisiyle ilgili eleştirilerine de değinen İhsanoğlu “Seçim yarışı başlamadan önce medeni, çelebice, centilmence bir yarış olmasını diledim. Türkiye’nin en yüce makamına kem sözle çıkılmaz. Kem sözlerin hiçbirine yanıt vermiyorum, vermeyeceğim de. Sevgi ile saygı ile yaklaşmalıyız. Ben sevgiyi ekmek, saygıyı ekmek için geliyorum” ifadelerini kullandı.

 

İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları hakkında konuşan Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, bu yönde kendisine yöneltilen eleştirilere de yanıt verdi. “Filistin için iftihar ettiğim hizmetlerde bulundum” diyen İhsanoğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri olduğu dönemde İsrail ile Filistin arasında yaşanan çatışmalarda ateşkesten barınma ve altyapı sorunlarına kadar tüm konularda çözüm ürettiğinin altını çizdi. İhsanoğlu “Cenab-ı Allah bana Mescid-i Aksa’da, Kubbet-üs-Sahra’da namaz kılmayı nasip etti. Allah herkese bunu nasip etsin” dedi.

 

Kendisine yönelik “paralel yapı”, “dış mihrakların adayı” şeklindeki ithamlara da değinen Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu “Bu iftiraları atanlar Allah’tan korkmuyor, halktan korkmuyor” dedi.

 

Orta Anadolu insanlarının içlerindeki zenginliği terbiyeleri gereği dışına vurmadığını ve kendilerini övmeyi sevmediklerini anlatan İhsanoğlu, yapılan ithamların gereği olarak daha önce anlatmadığı hizmetlerini anlatmak durumunda kaldığını söyledi.

 

“Bu iftiraları din adına, İslam adına yapıyorlar” diyen İhsanoğlu “İslam’da haddini bilmek şarttır. Ahlaka riayet etmeyenler, yalan söyleyenler, iftira atanlar bunu İslam’a nasıl sığdırıyorlar? Hazreti Peygamberimiz ne diyor? ‘Ben ahlakın güzelliklerini tamamlamak için gönderildim’ diyor. Milletimiz bunlara kulak asmasın. Bursa’mız ve bu bölge demokrasi tarihinde önemli örnekler vermiştir. 10 Ağustos’ta da Bursalılar ve tüm milletimiz demokrasinin en güzel örneğini vereceklerdir” ifadelerini kullandı.

 

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun yönelttiği eleştirilere de yanıt veren Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, konuşmasının Srebrenitsa Katliamı’nı andığı bölümünde şunları söyledi: “20. yüzyılın en vahşi, en gaddar katliamlarından birisi 19 sene önce Srebrenitsa’da gerçekleşmiştir. Kaybettiğimiz tüm canları saygı ve rahmetle anıyorum. Dış politikadaki başarılarımı örtmek isteyenlere ise hatırlatmak isterim ki, Bosna savaşı esnasında dönemin Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç, dışişleri bakanları, liderler ve halkla birlikte yardımlar organize ettik. Uluslararası diplomatik çevrelerde Bosna davasının tartışılmasını sağladım. Saraybosna’ya giderek kardeşlerimizle dayanışma içerisinde bulundum. İslam dünyasına açılan kapıları açtım.  Gazi Hüsrev’deki Osmanlıca yazmaların, kültür hazinelerinin korunmasında rol oynadım. Her taraftan uzmanla 10 yıl boyunca çalıştım. Köprüleri, camileri kurtardık. Tüm bunları sessizce yaptım. Övünmek terbiyeme uymaz ve adetim değildir. Bu hizmetleri ilk defa anlatıyorum, anlatmak durumunda kalıyorum.”

 

Soru cevap bölümünde Başbakan Erdoğan’ın tüm Türkiye’nin başbakanı olmayı ne derecede başardığı sorusunu yanıtlayan İhsanoğlu “Sayın Erdoğan başbakanımızdır. TBMM’de güvenoyu almış hükümetin başıdır. Bunun tartışılacak bir tarafı yoktur. Halk 10 Ağustos günü 3 aday arasında kararını tebliğ edecektir” dedi.

 

Aya Sofya’nın ibadete açılması konusundaki görüşleri sorulan Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, “Bu konu çok hassas bir konudur, tarihi bir konudur. Halkımızın bu konudaki taleplerini biliyorum. 1980 senesinde ibadete açıldığında orada ibadet etme imkânı bulan insanlardan biriyim. Hükümetin alacağı kararı doğrusu bilmiyorum. Sayın Başbakan’ın ‘Önce Sultanahmet’i doldurun, sonra bakarız’ dediğini hatırlıyorum” ifadelerini kullandı.

 

IŞİD hakkındaki görüşleri de sorulan Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, IŞİD’in katı, merhametsiz, İslamiyet’e en büyük zararı veren, merhametsizce katleden bir tedhiş ve terör hareketi olduğunu söyledi.

 

“Bu alanda iki tespit yapmamız gerekir” diyen İhsanoğlu, örgütün Allah rızası için fetih, devlet kurma iddialarının kategorik olarak reddedilmesi gerektiğinin altını çizerken, IŞİD’in İslam’la alakası olmayan bir çete olduğunu ve buna göre muamele görmesi gerektiğini vurguladı.

 

“İkinci tespit ise bu hareketlerin uzun soluklu olamayacağıdır” diyen İhsanoğlu, “Bu olayın askeri, dini, siyasi, psikolojik, uluslararası parametrelerini iyi bilirseniz bu sorunla baş edebilirsiniz. Taktik olarak belli bir yola kadar beraber gidip sonra safları ayıralım derseniz büyük sıkıntıya uğrarsınız. Zira parmağı kaptırırsanız, kolunuzu da kaptırırsınız. Dış politika belirli ölçüde ketumiyet, soğukkanlılık ve sakin bir üslupla yürütülmelidir” ifadelerini kullandı.

 

 


Kaynak: Sitemizden haber fotoğraf alınması kesinlikle yasaktır... Hukuki işlem yapılır...
banner697

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mustafa 42 - 4 yıl önce
sayın ekmelettin bey sallama filistin için ne yaptın söylede anlayalım yoksa sendemi van minüt dedinde bizimmi haberimiz olmadı