Memur-Sen'den Toplu Sözleşme Basın Açıklaması

Memur-Sen Niğde Temsilciliği Toplu Sözleşme hakkında basın açıklaması yaptı.

EKONOMİ 17.08.2019, 21:43 tiyo
296
Memur-Sen'den Toplu Sözleşme Basın Açıklaması
banner830

Memur-Sen Niğde Temsilciğinden yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi.

“Hepinizin yakından takip ettiği ve bildiği gibi

5. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri,

1 Ağustos günü gerçekleştirilen ilk oturumla başladı.

16 Ağustos’ta yani dün itibariyle de Kamu İşveren Heyeti, masaya ilk teklifini sundu.

Kamu İşvereni, görüşmelerin 16 gününde,

bizim tekliflerimizin kendisine iletilmesinden

tam 22 gün sonra masaya teklif sundu.

Kamu İşverenin toplu sözleşme masasına sunduğu ve kamuoyuna duyurduğu teklif;

gecikmeyi unutturacak kadar vahim bir içeriğe ve eksikliklere sahip.

Kamu İşvereninin teklifi;

“teklif gecikti” siteminin ve tepkisinin ötesinde

“teklif geçiştirildi”,

“masa önemsizleştirildi” ve

“alın terimiz değersizleştirildi” tespitlerini

ifade etmeyi ve buna dayalı tepkileri hayata geçirmeyi

hem gerekli hem de haklı hale getirmiştir.

Toplu sözleşme sürecine dair sitem ve tepki cümlelerinin sayısının ve dozunun yükselmesi;

Kamu İşvereninin

masaya geç teklif sunma gayretinin ve

sunduğu teklifin garabetinin semeresi olarak görülmelidir.

Kamu İşveren Heyetinin

geç kalmış ve geçiştirmeye odaklanmış

teklifinin içeriğinde;

bize teklif edilmesi bir tarafa

masanın çevresinde dahi terennüm edilmemesi gereken oranlar ve rakamlar yer alıyor.

Hükümetin masaya sunduğu ilk teklif;

“Güçlü Türkiye imkansız,

“Büyük Türkiye anlamsız” ve

“Yeni Türkiye gereksiz”

fikri sabitinde debelenenler dışında

hiç kimsenin aklına yatmaz, gönlünü rahatlatmaz.

Hükümet; bu teklifin,

Yeni, Büyük ve Güçlü Türkiye

hedeflerini ve gerçeklerini

yok sayanlara can suyu vermek,

kamu görevlilerini

enflasyona ezdirmeme kararından da açıkça vazgeçmek olduğunu görmelidir,

Daha da önemlisi Hükümet,

kalkınmayı önemsediğine,

adaleti öncelediğine dair

ispatı ve icraatı,

toplu sözleşme masasına sunduğu yeni teklifle

hem teyit hem de tescil etmelidir.

Değerli Basın Mensupları,

Çok kıymetli yol arkadaşlarım,

Memur-Sen Konfederasyonunun ve

yetkili sendikalarımızın toplu sözleşme teklifleri;

teşkilatımız, üyelerimiz ve kamu görevlilerimiz tarafından duruma uygun,

çözüme matuf,

içeriği makbul,

maliyeti ve mahiyeti

makul teklifler olarak kabul gördü.

Bu kabule rağmen,

Kamu İşvereninin 24 Temmuz’da

sanki kendisine hiç teklif sunulmamış,

kamu görevlilerinin

mali ve sosyal haklarına,

demokratik ve sendikal haklarına,

özlük hakları ve çalışma şartlarına dair

tekliflerinden bihaber kalmış bir profil çizmesini

ne kabul edilir ne de anlaşılır bir tutumdur.

Hükümetin masaya sunduğu 2020 ve 2021 yıllarında maaş ve ücretlere yansıtılacak artışlara ilişkin teklifini hatırlayalım; 2020 için % 3,5 + %3 ve 2021 için %3 + % 2,5…

Bu oranlar;

Hükümetin açıkladığı ekonomik hedeflerle uyumlu değil.

Bu oranlar, Hükümet tarafından deklare edilen enflasyon tahminleri ve beklentilerine uygun değil.

Hükümetin teklifi,

faiz oranlarındaki düşmeyi,

kurdaki aşağı yönlü hareketi,

elektrik, doğalgaz ve diğer bazı temel ürünlerin fiyatlarındaki yukarıya yükselişi

doğrulamıyor ve aksine yok sayıyor.

5. Dönem Toplu Sözleşme masasına dün itibariyle

sunulan Kamu İşvereni teklifi;

“kamu görevlilerine büyümeden pay vermeme haksızlığı” sona ermesi gerekirken aksine

“kamu görevlilerine bütçeden pay vermeme hastalığı” eklenme çabası olarak da görülebilir.

Siyasi irade,

toplu pazarlık masasına,

kamu görevlilerini refaha kavuşturma değil

cefayla buluşturma teklifi sunduğu görmeli,

teklifin eksiklerini ve hatalarını da bir an önce gidermelidir.

Emek kesimi için toplu pazarlık masasının anlamı;

evdeki bulguru kaybetme kaygısı olmaksızın

Dimyata pirince gitmektir.

Kamu İşvereni,

hem Dimyata pirince gitmemize engel olmak

hem de evdeki bulgurun değerini azaltmak gayretindedir.

Buna seyirci olmamız da kayıtsız kalmamız da beklenmesin!

5. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde

Kamu İşvereninden gelen ilk teklifin anlamı;

2020 için yıllık toplamda %6.60,

2021 için yıllık toplamda %5.57 oranın da zam yapılması,

iki yıllık toplamda ise %12,54 oranında maaş ve ücretlere artış yansıtılmasını teklif etmektir.

Bu durumda kamu görevlilerine ve

onların yetkili temsilcisi konumunda

konfederasyona ve sendikalara şu denilmektedir;

”2020’de maaş ve ücretlerinize enflasyon beklentisinden daha düşük oranda zam yapılmasını kabul edin.

Şekere, elektriğe, doğalgaza tek seferde %15 zam yapıldı fakat maaş ve ücretlerinize dört seferde %12’nin biraz üzerinde zam yapılmasını

normal kabul edin.

Yetmez, “gecikme zammı aylık %2,5,

yıllık %30 iken maaş zammınızın

yıllık %6’lar ve iki yıllık toplamda %12’ler seviyesinde olmasına aldırış etmeyin” deniyor.

Merkez Bankasının 2020 ve 2021 için enflasyon hedefi %5,

aynı yıllara ait enflasyon tahminleri ise %9,5 ve %5,9 iken

aynı yıllara ait beklenti anketlerinin sonucu ise

sırasıyla %13,9 ve %11,5 olarak kayıt altına alınmış.

Bu rakamların yanına da son 10 yıllık süreçte

enflasyon hedef ve tahminleri ile gerçekleşen enflasyon arasında zaman zaman

2 kata kadar farklılıklar oluştuğu bilgisini de paylaşmak gerekiyor.

Diğer taraftan

2019 yılında uygulanan yeniden değerleme oranının %23’ün üzerinde olduğunu ve

mevcuttaki tutumu devam ederse

2020 yılında uygulanacak yeniden değerleme oranının da %27-%30 bandında olacağı gerçekleri de gün gibi ortadır.

Bir başka ifadeyle, kamu tarafı bazı harçlara ve ücretlere gelecek yıl yaklaşık %27 oranında zam yapılacaktır.

Ayrıca,

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte

Hükümetin bütçe teklifinin

Meclis tarafından kabul edilmemesi halinde

“bir önceki yılın bütçesinin ilgili yıldaki yeniden değerleme oranı kadar artırılması” uygulamasına geçilmiştir.

Buna bağlı olarak,

2020 yılı bütçe teklifi Meclis tarafından kabul edilmemesi halinde

2019 bütçesinin 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı kadar artırılması söz konusu olacak.

Böyle bir durum gerçekleşirse;

2020 yılında Hükümetin bütçesine yaklaşık

%27 civarında zam yapılırken

kamu görevlilerinin maaşlarına ise

%3,5+%3 zam yapılması gibi bir garabet ortaya çıkacaktır.

Bütün bu veriler üzerinden şunu söylemek gerekir ki;

“Memuru enflasyona ezdirmeyiz” vaadi Hükümet tarafından öncelikle

teklif bandında korunması gerekir.

Bir başka anlatımla

Hükümetin ilk teklifinin 2020 ve 2021 için sırasıyla

Merkez Bankasının beklenti anketindeki

%13,9 ve %9,5 oranları dikkate alınarak şekillendirilmesi ve masaya getirilmesi gerekirdi.

Diğer taraftan,

toplu pazarlık masası sadece maaş ve ücret zamlarıyla sınırlı bir pazarlık masası değil.

Masada, haklar, sosyal hak ve yardımlar, özlük hakları ve çalışma şartları da

pazarlığın kapsamında değerlendiriliyor.

Hükümetin masaya sunduğu ilk teklifte

  • ek göstergeden,
  • kademe derece sınırlamasının kaldırılmasına,
  • teklifimizde yer alan taban aylığa seyyanen zamdan,
  • refah payına
  • sözleşmeli personelin kadroya geçmesinden,
  • kılık-kıyafet yasağının kaldırılmasına,
  • gelir vergisi mağduriyetinin son bulmasından
  • dayanışma aidatı ve toplu sözleşme ikramiyesine,
  • yerel yönetim seçimleri sonrası iş güvencesine ve sendikal haklara yönelik saldırılardan
  • keyfi ve eziyet edici geçici görevlendirmeye
  • genel toplu sözleşme kapsamındaki bir çok konu başlığı

hiçbir şekilde dikkate alınmamış ve

bunlarla ilgili teklif içeriğine yer verilmemiştir.

Benzer şekilde

hizmet kollarındaki yetkili sendikalar tarafından sunulan teklif metinleri üzerinden

bir değerlendirme yapılarak hizmet kollarına yönelik

bir teklif içeriği de oluşturulmamıştır.

Bu bakımdan Kamu İşvereninin teklifi sonrasında

“ne makul ne de makbul bir teklif var

sadece malul bir teklif var” dedik.

Zira bu teklif içerdiği oranlar boyutuyla yetersizlikle ve adaletsizlikle maluldür.

Bu teklif,

Yeni Türkiye’yi görme, Büyük Türkiye’yi yansıtma,

Güçlü Türkiye’yi yaşatma noktasında maluldür.

Bu teklif, refahı tabana yayma, gelir dağılımında adaleti sağlama açısından maluldür.

Bu teklif,

“Türkiye’nin kamu görevlilerinin beklentilerini karşılayacak cüssesi, alın terinin hakkını teslim edecek bütçesi yok” cümlesine inanmamızı beklemek nedeniyle

fikren, ilmen, ahlaken maluldür.

Bizler, kamu görevlilerinin standardını yükseltecek, dertlerini küçültüp bitirecek teklif beklerken karşımıza çıkan teklif

“vaat ettiği standart düşük, ürettiği skandal büyük” niteliktedir.

Biz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin

ilk toplu sözleşmesinin, imzaya çağıran bir içerikle yürütülmesini beklerken,

nizaya ve sahaya çağıran bir teklifle karşılaştık.

Bu teklifin tamamlanmaya,

ilavelerle zenginleştirilmeye ihtiyacı var.

İşveren ve emek kesimini birbirinden uzaklaştıracak

bu teklifi bir kenara koyup uzlaşmayı sağlayacak

yeni bir teklif için yeterli zaman,

bu teklifin maliyetini karşılayacak bütçede imkan var olduğuna inanıyoruz.

Biz, eski Türkiye’nin vehimlerinden beslenen değil

Yeni Türkiye’nin güvenine yaslanan bir teklif istiyoruz.

Türkiye’nin gücüne bizim kadar inanılırsa,

Türkiye’nin büyüklüğüne bizim kadar itibar edilirse,

Türkiye’nin yeni paradigmal çerçevesi bizim gibi anlaşılırsa;

anlaşmamızda, adil paylaşmamızda,

birlikte ve huzur içerisinde yaşamamızda çok daha kolay karşılanacaktır.

Biz, örgütlü gücümüzü yetersiz tekliflere tepki vermekten kaçınmayız.

Fakat biz örgütlü gücümüzü için değil

hak ettiğimizi bize teslim edecek teklifleri

takdir etmek için kullanmak istiyoruz.

Yeni bir teklif ve yeni bir eşik bekliyoruz.

Türkiye’ye inanıyor ve Türkiye’nin gücüne itibar ediyoruz.

  1. …. İl temsilciliği olarak

ilimizdeki Memur-Sen teşkilatlarıyla birlikte toplu sözleşme sürecini

yakından takip etmeye,

bizleri memnun edecek her konuda

destek, üzecek ve gerecek her konuda tepki vermeye hazır olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.

Diğer taraftan ilimizdeki parti yöneticilerinin, belediye başkanlarının özellikle iktidar partisine mensup milletvekillerinin toplu sözleşme noktasında sorumluluk almalarını Hükümet kanadına yönelik baskı ve beklenti iradesi oluşturmak noktasında bizlerle birlikte hareket etmeleri çağrısında bulunuyoruz.

Emeğin hakkının verilmesi noktasındaki

niyet ve gayretlerimizde

bereket, irade ve çalışmalarımızda

örgütlü güçten neşet eden kudret temenni ediyoruz.

Kaynak: TİYO AJANS
banner697
Yorumlar (0)
Son Yorumlar
Bırdahakı secımde gule gule akp buyuklenme de nedır sen susacaksın halk konusacak ılk defe bır baskan vatandasa bagırıyo azar vuruyo olacak sey deıl
Vatandası haklıdır arkadas yapılmasına karsıysa vatandas ne derse o dogrudur nıgdeye layık bır baskan gelmelı vatandası dusunen vatandasın fıkırlerını alan saygılı sevgılı bır baskan akp donemı bıtmıstır.
Kim bu pislik gazeteciler Fatih Altaylı gazetecilik adı altında para kazananların afişe edilmesini gerektiğini söyledi. 101 Shares facebook sharing button 16twitter sharing button 45whatsapp sharing buttonmessenger sharing buttonflipboard sharing buttonsharethis sharing button 13.06.2021 14:16 Habertürk yazarı Fatih Altaylı bugünkü yazısında "Hadi herkes konuşsun" başlıklı yazısında dikkat çeken ifadelerde bulundu. Gazetecilik mesleğinin düşürüldüğü durumu ibretle ve çok üzülerek izlediğini kaydeden Altaylı, "Gazetecilerin, gazetecilik yaparak, farklı mecralarda yer alarak para kazanmaları ayıp değildir. Ama gazeteci adı altında gazetecilik dışı faaliyetlerden para kazanmaları, para kazanmaya çalışmaları ayıptır. Ayıptan öte ahlaksızlıktır." dedi. Gazetecilik kullanılarak iş takibi, şantaj gibi yöntemlerle kazanç elde etmenin, mesleği lobicilik için kullanmanın, kendini birilerine kullandırarak zengin olmanın özürünün olamayacağını kaydeden Altaylı şunları yazdı: "Bu gazeteci kılıklı sahtekarların ortaya çıkmasını, çıkarılmasını istiyorum. İster Sezgin Baran Korkmaz olsun, ister Sedat Peker, ister siyasetçi ister iş adamı, ister sanatçı, ister ünlü, ister ünsüz, herkes ama herkes bu şerefsizleri afişe etmeli. Danışmanlık adı altında parayı götürenleri, sözde konferanslarla malı indirenleri, avanta karşılığı yazılarında sürekli markaları kullananları dahil. Herkesi. Temiz toplum temiz toplum diye bağıranlar. Hadi. Biliyorum anlatmayacaksınız. Pislik gazetecilerle yaptığınız işbirliklerini saklayacaksınız. Ama çocuklarınızı düşünüyorsanız anlatırsınız. Sedat Peker kadar bile mi olamıyorsunuz! Anlatın. Düşsün maskeler."
Valla helal olsun başkana 2 kişinin menfaati için alttan almamış tren geldiği zaman uzayan araç kuyruğunu hepimiz görüyoruz hemde ordaki dünkanlar pis bir görüntü 2 kişinin menfaati için koca Niğdeyi cezalandırmak olurdu bu proje yapılmasaydı
Vatandaşta ne yapacağını bilemedi. https://www.psikolog06.com/ankara-umitkoy-psikolog/
23°
orta şiddetli yağmur
banner696
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 14 Haziran 2021
İmsak 03:23
Güneş 05:11
Öğle 12:47
İkindi 16:40
Akşam 20:12
Yatsı 21:52
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30

Gelişmelerden Haberdar Olun

@