KOP İdaresi, “Güneş Pillerinin Ülkemizde Üretilebilmesine Yönelik Etüt Çalışmaları Projesi”nin sonuçlarını düzenlenen bir panelle kamuoyuna açıkladı.
 
Kalkınma Bakanlığına bağlı KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından desteklenen, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezince (MAM) yürütülen ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ile Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nin katkılarıyla sürdürülen “Güneş Pillerinin Ülkemizde Üretilebilmesine Yönelik Etüt Çalışmaları Projesi”nin sonuçları Konya’da düzenlenen panelle açıklandı.
 
Konya Dedeman Otel’de gerçekleştirilen panele; Konya Vali Yardımcısı Mehmet Kamil Sağlam, KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhsin Kar, ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Oral, TÜBİTAK MAM Başkan Yardımcısı Dr. İbrahim Bekar ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, UNİKOP Üniversiteleri temsilcileriyle Konya, Karaman, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Yozgat, Kırıkkale, Kırşehir illerinden gelen kaymakamlar, belediye başkanları, kamu kurumlarının il müdürleri, akademik personel, sivil toplum kuruluşları ile özel sektör temsilcileri katıldı.
 
“KOP Bölgesi yakın gelecekte enerji üssüne dönüşecek”
Panelin açılış konuşmasını yapan KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, kalkınmanın ve büyümenin  lokomotifi konumundaki enerjinin çeşitliliği, güvenliği ve enerji kaynaklarına makul fiyatlarla erişimin her ülke için stratejik bir zorunluluk haline geldiğini belirterek sadece ihtiyaç olmaktan çıkan enerjinin uluslararası barış, güvenlik ve toplumsal refahın da devamlılığının en önemli kaynağı haline dönüştüğünü söyledi.
 
Ülkemizde yeterli miktarda ve düşük maliyetle yerli ve milli imkanlarla elektrik üretimine yönelik çalışmaların 2000’li yılların başında 38 bin MW’lardan Ağustos 2017 itibariyle 80 bin 500 MW’a ulaştığını ifade eden Başkan Bostancı, 2023 hedefine hızla ilerleyen ülkemizin hedef üretim miktarının ise 125 bin megavat olarak benimsendiğini vurguladı.
 
Son 14 yıldır, dünya ortalamasının üzerinde bir büyüme performansına sahip Türkiye’de enerji talebinin de yıllık yüzde 7 ortalamasına sahip bir artışı beraberinde getirdiğini ifade eden Bostancı şunları söyledi: “Güneş insanoğlunun ilk enerji kaynağıdır. Dünyanın güneşten aldığı enerji toplamı ise yılda 1,5 katrilyon megawatt/saattir.  Bu enerji miktarı, dünyada insanların 1 yılda tükettiği enerjinin 28 bin katı kadardır. Başka bir değişle yeryüzüne her 90 dakikada ulaşan güneş ışığı, tüm dünyanın bir yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak miktardadır. Uluslararası Enerji Ajansı, 2050 yılında küresel elektrik enerjisi üretiminin yüzde 11 gibi önemli bir oranının güneş enerjisinden sağlanacağını öngörmektedir. Yine Uluslararası Enerji Ajansı tarafından açıklanan raporda, 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kaynaklarının yıllık yüzde 7,6 payı ile dünyada en hızlı büyüyecek enerji kaynağı olacağı belirtilmekte. Malumunuz Türkiye bu konuda önemli ve ayrıcalıklı bir konuma sahip. KOP Bölgesi ise Güneş Enerjisi potansiyeli açısından Türkiye içinde hatırı sayılır bir konumda. Konya/Karapınar Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi, Niğde/Bor Enerji İhtisas Bölgesi ve Karaman Enerji İhtisas Endüstri Bölgesinin toplamda en az 6 bin MW’lık kapasitesinin olması bölgemizin bu potansiyelini gözler önüne sermektedir. Yine ülkemizdeki lisanssız güneş enerjisi kurulumlarında bölge illeri ön plana çıkmaktadır. Diğer taraftan KOP Bölgesi güneş enerjisi dışında Karapınar-Ayrancı’daki 1,8 milyar tonluk kömür rezervi, Karaman ile Kırıkkale’deki 2.180 MW’lık doğalgaz kombine çevrim santralleri ve Ermenek ile Hirfanlı Hidroelektirik santralleriyle toplamda 7 bin MW’a ulaşan bir potansiyele sahip olup bu büyük potansiyelden yararlanılmasıyla inanıyorum ki KOP Bölgesi yakın gelecekte bir enerji üssü haline de gelecektir. Proje çalışmalarına başlanıldıktan 4 ay gibi bir süre sonra Karapınar-1 olarak isimlendirilen Enerji İhtisas Endüstri Bölgesinin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının sorumluluğuna devredilmesi ve anılan bölgenin kısaca YEKA olarak adlandırılan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı şeklinde tanımlanması bizlere bu projenin önemini bir kez daha göstererek projeye olan heyecanımızı artırdı. Özellikle yapılan ihalenin 1.000 megavatlık yekpare kapasitesiyle dünyadaki en büyük fotovoltaik güneş tarlalarından birisi olması konuyu kamuoyunun ilgi odağı haline getirdi. Yerli üretimi sağlamak amacıyla kurulması gereken ingot, cell ve panel üretim fabrikalarının YEKA sahalarının yakınlarında kurulması hem sektör açısından lojistik kaynaklı kazanımları sağlarken, hem de Bölgenin tarım ağırlıklı ekonomisini, enerji alanına da bir nebze olsun kaydırarak KOP Bölgesinin sanayi alanındaki mevcut atılımını desteklenmiş olacaktır. Kısacası bu alanda yapılacak yatırımların KOP Bölgesi içerisindeki YEKA sahalarında yapılması hem idare olarak arzumuz hem de yatırımcılarımızın kazancına olacaktır. Bu kapsamda başta Kalkınma Bakanlığımız olmak üzere projeyi yürüten TÜBİTAK MAM’a, işbirlikleri için ODTÜ, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitelerimize teşekkür ediyor, sonuçların bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
 
“Ülkemizde güneş enerjisi konusunda çok ciddi bir atılım var”
Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Oral, ODTÜ olarak yenilenebilir enerjiler konusunda 10 yıldır çeşitli çalışmalar yürüttüklerini belirterek bu çalışmaların bir meyvesi olarak Rüzgâr Enerjisi Geliştirme Merkezi (RÜZGAM) ve Güneş Enerjisi Geliştirme Merkezinin (GÜNAM) 8 yıl önce kurulduğunu söyledi.
 
GÜNAM’ın endüstriyel bazda, yerli imkânlarla üretim yaptığını ve teknolojik bilimsel altyapısını oluşturduğunu söyleyen Oral; “Görüyoruz ki devletimizin koyduğu 6 Gigabyte kapasitesindeki hedefin altıda biri olan 1 Gigabyte Konya’da yakında hayata geçecek. Ülkemizde güneş enerjisi konusunda çok ciddi bir atılım var. Karapınar’a kurulacak santralin kapasitesi tek başına bu oranı iki katına çıkaracak. Hedef rakama ulaşıldığında Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzde 3’ünü yani her 30 fabrikadan birini güneş enerjisi ile kullanılır hale getirmiş olacağız. Komşu ülkelerimizde bu oran her 12 evden birine denk geliyor. Bundan dolayıdır ki bu projeye üniversitemiz adına destek vermekten ve Türkiye’nin yenilenebilir enerjisine katkı sunmaktan dolayı gurur duyuyoruz.” diye konuştu.
 
“Yenilenebilir enerji dünyaya damgasını vuracak”
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhsin Kar ise enerjinin iktisadi yönünü masaya yatırdı. İktisatçıların, cari açığın sürdürülebilirliğini konuşurken enerji baz aldığına değinen Rektör Muhsin Kar, enerji maliyetinin dışarıda bırakılması durumunda Türkiye’nin cari açığının sürdürülebilir olduğunun gözlendiğini söyleyerek; “Cari açığa en büyük baskı enerji maliyetlerinden geliyor. Bu enerjide dışa bağımlı olmamızdan kaynaklanan bir durumdur. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının da Türkiye’nin notunu düşürmesinde bu konuyu etkin olarak kullanıyorlar. Yenilenebilir enerji dünyaya damgasını vuracak. Temiz enerji yarışında olan ülkeler önümüzdeki dönemde dünya siyasetinde söz sahibi olan ülkeler olacak. Ülkemiz açısından baktığımızda temiz enerjide ciddi bir potansiyelimiz olduğu çok açıktır. Yapılan bu çalışma ile KOP Bölgesinin enerji potansiyelinin açığa çıkması, güneş enerjisi değer zinciri içinde yer alan elemanların ülkemizde üretilebilmesi için işletme fizibilitesi çalışmalarına önem veriyoruz. Hem bölgemizin potansiyelini açığa çıkarma hem de ülkemizde ileri teknoloji ile yerli üretimi teşvik etmek adına gelecek her türlü projeyi desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.
 
Konuşmaların ardından projenin çıktıları olan; “Dünya ve Türkiye fotovoltaik sektörünün durumu ve eğilimleri”, “KOP Bölgesindeki EİEB/YEKA arazileri ve özellikleri”, “KOP Bölgesinin fotovoltaik potansiyel analizi”, “Fotovoltaik güneş enerjisi değer zinciri yatırım ve üretim fizibilitesi”, “YEKA arazileri için uygun fotovoltaik panel teknolojisinin belirlenmesi” ve “Büyük ölçekli GES yatırımları ile Geri Dönüş Süreleri” konu başlıklarında katılımcılara bilgiler verildi. 
 
Editör: TE Bilişim