Yazının başlığı KESK-DİSK-TTB çağrıcısı olduğu 13 Aralık Ankara mitingi afişinden alınma olup, geniş emekçi yığınların 2015 bütçesinden hak ettikleri payı talep etmesini en anlaşılır biçimde ifade ettiği için alınmıştır. Kamu emekçileri içerisinde beğenelim yâda beğenmeyelim. KESK üye sayısıyla örgütlü duruşuyla en ileri Konfederasyon olarak varlığını dosta düşmana kabul ettirmiş bir emek örgütüdür. Topları, gösteri yürüyüşleri ve mitinglerin kısıtlanmasına yönelik yasal düzenlemelerin meclis genel kuruluna sevk edilmesi gibi gelişmelerin yaşandığı ve 2015 bütçesinin görüşüldüğü bir zamanda planlanan merkezi miting umar ve ümit ederim ki katılımıyla görselliğiyle öncellerinin çok ama çok üzerinde olur.
 
       Bu merkezi miting öncesi hazırlıklar ne aşamada? Nasıl katkı sunabiliriz? Sorularına yanıt aramak için 12 Aralık Cuma günü Aile Hekimlerinin zorunlu fazla mesai dayatmasına yönelik “1 günlük iş bırakma eylemine” destek olma amacıyla KESK bağlı SES Niğde temsilciliğine bir grup arkadaşla ziyarette bulunduk. Niğde SES baş temsilcisi Yılmaz Yıldız yakın zamanda geçirdiği sağ dizkapağı menüsküs ve çapraz bağ operasyonuna rağmen sendika binasında yönetici arkadaşlarıyla bileri karşılayıp, 12 Aralık iş bırakma eylemi ve 13 Aralık mitingi hakkında detaylı bilgi verdi.
 
        Demokratik Türkiye mücadelesinin en önemli saç ayaklarından birini oluşturan sendikaların (elbette emekçilerin haklarını savunan siyasal iktidarların ve egemenlerin arka bahçesini oluşturanların değil) sendikal hak ve özgürlükler mücadelesinde yanında olmak, onların taleplerini demokrasi mücadelesi içerisinde büyütüp geliştirmek her sorumlu yurttaşın görevi olmalıdır.
 
        Kendilerine sarayları layık görenlerin insanca yaşanacak ücreti bırakın açlık sınırının altında ücretlerle madenlerde ölüm pahasına çalışma koşullarıyla, halklarımıza delik ayakkabılı yaşamı reva görmelerine karşın demokratik mücadele yöntemlerinden biri olan tepki mitingi düzenlemenin yetmeyeceğini, daha ileri demokratik tepkiler örülmesi gerekliliğine rağmen 13 aralık mitinginin bu sessizlik içerisinde anlamı olduğunu siyasal iktidarın zaptı rap altına alma iradesini kırmak için küçükte olsa ileri bir adım olduğunu belirterek destek olduğumuzu, kamu emekçilerinin haklı mücadelesinin yanında olduğumuz belirterek iş bırakma eylemlerini selamlayıp, yollarının açık olması dileklerimizi ileterek yanlarından ayrıldık.
 
         Evet, en son Ermenek'te yaşanan iş cinayeti sonucu kaybettiğimiz işçi kardeşimizin babası Recep amcanın delikli ayakkabısı hepimizin gerçekliğidir. İşçi sağlığı ve güvenliğini maliyet olarak gören, taşeronlaştırma ve sendikasızlaştırmayla işçileri ölüme terk eden bu düzen işçilerin yoksulluğundan, işlerin kanından beslenmektedir. Zonguldaklı bir maden işçisinin sözleriyle;“Yukarıda açlıkla ölümü aşağıda çalışma koşullarıyla ölümü dayatmakta bu sistem.”
 
         Yıllardır halkın ödediği her kuruş vergi bir yandan egemenin, rantçıların, yandaşların cebine aktarılırken, diğer bir yandan demokratik hakları ve özgürlükleri için mücadele edenler, kendilerinden alınan vergilerin tazyikli su, TOMA, biber gazı, cop, gözaltı, tutuklama ve zam olarak kendilerine geri döndüğüne şahit olmaktadır.
 
        Savunma ve güvenlik bütçesindeki artışın yarısından fazlasının tek başına Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesinde yapılmış olması, Türkiye'nin bir süredir gerek yasal düzenlemelerle, gerekse pratik olarak “polis devleti” olma yolunda hızla ilerlediğinin kanıtıdır.
 
        Ortadoğu coğrafyasında savaş siyaseti için harcadığı paralar ile Kürt sorununda gelinen aşamada güvenlikçi politikaları gölgede bırakan harcamaları 2015 bütçesine alması, kalekol yapımlarını durduracağı yerde artırması, toplumsal barış sürecine aktarılacak maddi kaynakların savaş politikaları için planlanması, 2015 bütçesinin halk için değil egemen için düzenlendiğinin en somut kanıtıdır.
 
        Eğitim ve sağlık başta olmak üzere enerji, ulaşım, haberleşme, yerel hizmetler gibi kamusal üretimle gerçekleşmesi gereken hizmetlerin sermayeye peşkeş çekilmesine, ancak parası olanın bu hizmetlere erişebilmesine neden olan uygulamalar ve dolaylı dolaysız vergiler 2015 yılı bütçesinin ana gelir kalemlerini oluşturmaktadır.
 
        Bu bağlamda “Emekten Yana Halk İçin Bir Bütçe!”  talebini Ankara’da mitingle duyuracak olan emekten yana sendikalar ve meslek odalarının  bu haklı talebini en geniş emekçi kesimleriyle, toplumun tüm ezilen kesimleriyle ortaklaştırarak 13 Aralık'ta Ankara'da gerçekleştirecek olması önemlidir. Amasız, fakatsız desteklenerek 13 Aralık da Ankara da olunmalıdır.