Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesinde Bilgi Güvenliği ve Siber Güvenlik Farkındalık Eğitimi Gerçekleştirildi Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesinde Bilgi Güvenliği ve Siber Güvenlik Farkındalık Eğitimi Gerçekleştirildi

İl Binasında düzenlenen basın açıklamasında Çalışırken elde edilen gelirin ve verilen hizmetin karşılığı olarak; emeklilik sürecinde insan onuruna yakışır ücret verilmesi ise sosyal devletin bir gereğidir diyen Çiftçibaşı açılmaları şu şekilde devam etti; “  Kamu görevlisi emeklisi demek; milletine ve devletine yıllarca hizmet eden, hayatının geri kalanında geçim derdi yaşamadan hürmet görmeyi hak eden demektir.  Emeklilik sadece devlete yük, sosyal güvenliğe maliyet, hazineye gider değil; yıllarca emek verilmiş, katkı sunulmuş, alın teri akıtılmış, vergisini eksiksiz yatırmış bir sürecin kazanımıdır. Çalışırken elde edilen gelirin ve verilen hizmetin karşılığı olarak; emeklilik sürecinde insan onuruna yakışır ücret verilmesi ise sosyal devletin bir gereğidir. Ülkemiz; medeniyet değerlerimizi esas alarak, insanı önceleyen ve önemseyen görüş ve uygulamalarıyla her zaman sosyal devlet ilkesinin gereğini eksiksiz yerine getirmiştir. Devletimiz; her sözünü fiili uygulamaya dökerek hiçbir sözün havada kalmasına müsaade etmemiş ve dayatılmak istenen ekonomik krizleri, bölgesel baskıları reddederek; çalışanı, emeği, alın terini ve emeklileri korumaya yönelik düzenlemeleri hayata geçirmiştir. Bütün bu süreçlerde; Emeklilikte Yaşa Takılanların sorununun çözümü, en düşük emekli aylığının artırılması ve enflasyon üzerinde verilen artış oranlarıyla; insana, emeğine ve onuruna dair bütün herkes tarafından takdir edilen düzenlemeler gerçekleştirilmiştir.  Bu düzenlemelerin bir yenisi de; Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından verilen “En düşük memur maaşı da 22 bin lirayı bulacak. Memur maaşlarındaki bu artışlar otomatik olarak emeklilerine yansıyacak” sözüdür” dedi.
Haziran ayı enflasyon rakamının açıklanmasıyla birlikte emekli aylıklarındaki artış bütün emekliler tarafından merakla beklendiğini belirten Çiftçibaşı; “ En düşük kamu görevlisi maaşını 22 Bin TL’ye yükseltecek düzenleme gereği, Mayıs ayından bu zamana kadar kamu görevlisi emeklileri de benzer artış ve kıyaslanabilir rakamlar üzerinden hesap makinelerinin bütün fonksiyonlarını çalıştırdı. Fakat hiçbir emekli tarafından kabul edilebilir, anlaşılabilir, anlatılabilir ya da aktarılabilir bir artış oranı Kararı çıkmadı. Hiçbir emekli tarafından hesap edilmeyen, edilmesine imkân dahi verilmeyen bu artış oranı; ne mali disiplinle, ne sıkılaşma politikasıyla ne de Büyük Türkiye vizyonuyla maalesef uyuşmamaktadır. 
Emekli olup geçim derdi yaşamayı mı yoksa kamu personel sistemini ve personel istihdamını olumsuz etkileyecek şekilde zorunlu emekliliğe kadar çalışmayı mı tercih edeceğimizi bilemediğimiz bir sistem dayatılıyor.  Emekli kamu görevlileri bu artışlardan sonra; göreve geri dönmeyi istiyor, düşük emekli aylıkları altında ezilmek istemiyor. Emekli kamu görevlilerinin maaş artışları masada belirleniyor, emeklileri temsil edecek sendikaya izin verilmiyor. Yasal mevzuat sizi ilgilendiriyor fakat sizi masadan uzak tutmak için yasanın değiştirilmesine direniliyor. Memur-Sen olmasa emeklilerin sesi bile duyulmuyor. 
Emekliler, torununa harçlık verirken, markette alışveriş yaparken ve hayatının diğer alanlarında gelir düşüklüğünü ve geçim sıkıntısını hissetmek istemiyor.  Derdimiz, kıymeti mazide kalan anlayışını ortadan kaldırarak; tarihe yön vermiş, ülkemizin birikimini artırmış kamu görevlisi emeklilerini; adil ve hakkı olana kavuşturmaktır.  Biz farklı olanı, ayrı olanı ya da hakkımız olmayanı istemiyoruz. Ülkesi için emek verenlere ve devletine gönül verenlere hesap makinesinin küçük rakamlarıyla hesap yapmayacak kadar büyük bir devlettir Türkiye. Büyük ve Güçlü Türkiye vizyonuna yakışan, 100. Yılında emeklisini mağdur etmeyecek düzenlemeleri hayata geçirmektir” dedi.