Niğde'nin son 30 yılda verdiği şehit sanırım 200 e yaklaştı.
Bugün bir şehit haberi daha aldık. Çamardı Sulucaova'lı Teğmen Alim Keskin şehit oldu.
Bugün duyduk, sosyal medyadan özellikle Niğdeliler "Şehidimiz Var" şeklinde paylaşım yapıyorlar. Yarın da cezane töreni paylaşımları...
Ondan sonra Teğmen Alim Keskin'de diğer şehitlerimiz gibi unutulur gider.
Bu durumu anlatan güzel bir video yayınlandı. Yasin Yurtmen ve Enes Can Özmen "İki Deli" isimli You Tube kanalı açtılar ve Niğde'de ilginç söyleşiler yapıyorlar.
Bu ikili (deli), bir kaç gün önce Niğdelilere mikrofon uzatarak sanatçıları sordular, Niğdeli ünlü kişileri sordular, aynı kişilere Niğdeli şehit isimlerini söyleyerek tanıyıp tanımadıklarını sordular. Sanatçıları tanıyanlar ne yazık ki Niğdeli şehitlerimizi tanımıyordu. Bunu mikrofona konuşanlarda itiraf ediyor. Özetle "bizi böyle yaptılar, bu hale getirdiler" diyorlardı.
Gerçekten bizi böyle yaptılar. Sanatçıların isimlerini ezberlettiler ama varlık sebeplerimizinden birisi olan şehitlerimizi hatırlatmadılar.
Niğde'de Şehit Aileleri Derneği var. Gazilerimizin Derneği var. Devletimiz de bu derneklerin bir dediklerini iki etmediklerini de biliyoruz.
Protokol bayramlarda şehitlik ziyareti yapar... Polis Gününde Polis Şehitlerin evleri ziyaret edilir. Valilik Devlet Nişanı verir, haber olur.
Niğde'de otobüslerin arkasında şehitlerimizin fotoğrafları ve isimleri yazılıydı. Güzel bir uygulamaydı ama Faruk Akdoğan ayrıldıktan sonra bu uygulama da kaldırıldı. Bir kaç otobüs haricinde kaldırılmış.
Sadece bu kadar.
Bu dernekler şehitlerimizin belgesellerini yapıyorlar mı? Onları anlatan, yakınlarının ağzından, sevdiklerinin ağzından, silah arkadaşlarının ağzından belgeselerlerini oluşturmak için çaba sarf ediyorlar mı? Oysa ne acı hikayeler çıkar...
Mesela şehitlerimizi anlatan bir kitap neden yazılmaz, yazdırılmaz...
Yarışmalar yapılmaz...
Bir şehidimizi en iyi anlatan öğrenci ödüllendirilmez...
Bor Caddesindeki Kemal Aydoğan İlkokulunun önündeki üst geçidinin her iki yönüne " Şehit Alim Keskin Üst Geçidi" ismi verilip yazdırılmaz, ardından Bor daki iki köprünün birine aynı şekilde "Şehit Yılmaz Gökçen" ismi neden verilmez yazdırılmaz...
Video da şehitlerimizin ismini söyleyemeyenleri gayet normal görüyorum. Haklılar...
Şehit Dernekleri yöneticilerinin şehitlerimizin ailelerine parasal konular için yol ve yöntem göstermek haricinde... Protokolde yer almak haricinde görevlerinin olduğunu düşünüyorum.
Videoyu izleyin düşündürücü biraz da bu boyuta kafa yormak lazım.
*****
Önceki video ise aşağıda... Abone olmayı da unutmayın..