Kurtuluş Savaşına katılan Son Niğdeli ile raportaj

   KURTULUŞ SAVAŞINA KATILAN SON NİĞDELİ ŞEHABETTİN ARSLAN Röportaj: Hayrullah Eraslan                                                               ...

27 Kasım 2010, 18:49
Kurtuluş Savaşına katılan Son Niğdeli ile raportaj
   KURTULUŞ SAVAŞINA KATILAN SON NİĞDELİ ŞEHABETTİN ARSLAN

Röportaj: Hayrullah Eraslan
                                                              
Niğde’den Kurtuluş Savaşına katılanlar arasında hayatta olan tek ismin 107 yaşındaki Şehabbettin Arslan olduğunu öğreniyoruz.
Niğde halkına, yeni nesle milli mücadele döneminin çok uzak olmadığının gösterilmesi açısından tarih şuuru ve milli kimlik bilicinin tazelenmesi için değerli Eğitimci-Yazar arkadaşım Uğur Arıbaş’la soluğu Şehabettin Arslan’ın yanında alıyoruz.
Ülkemiz açısından zorlu bir dönüm noktasını yaşamış, tarihi bir döneme şahitlik etmiş biriyle tanışacağız.
 
Bugün Niğde’de Kurtuluş Savaşı döneminden kalma tek yadigâr olduğunu da unutmayarak biz buna şahitlik edeceğiz.
 
Elbet karşımızda bir siyasetçi, bir bilim adamı ya da popüler bir sanatçı olmayacak. Çok yaşlı ve bakıma muhtaç biri.
O, bir dönemin bu şehirdeki tek sembol ismi olduğundan önem arz ediyor.
Gördüklerimiz ve dinlediklerimizden tarihe bir not düşmek bilinciyle ayrıca ‘sağken kıymet biline’ düsturunu da unutmayarak...
Onlar olmasaydı bizler olmazdık anlayışıyla…
Gelelim Şehabettin Arslan’ın Hikâyesine
Şehabettin Arslan zorlu şartlarda dört yıl askerlik yapmış. Önce Antep-Kilis-Osmaniye hattında düşmana karşı mücadele ederek cephelerde savaşmış. Bu bölgede Fransızlar püskürtüldükten sonra her asker memleketine izine gönderiliyor.
Genç Şehabettin de Niğde’de Nar Köyüne geliyor. Aradan on gün geçmeden bu sefer Batı Cephesinde durum tehlikeli bir hal aldığı için göreve çağrılıyor. Anadolu’daki her Türk genci gibi o da ‘vatan borcumuz’ diyerek batı cephesine gidiyor.
Burada Yunanlara karşı mücadele verilmesi gerekiyor.
Er Şehabettin’i de görev bölgesi olarak Marmaris civarına veriyorlar.
Onlar vatan korumasındayken bir ara Mustafa Kemal Atatürk birliklerini bizzat denetleyerek hal hatırlarını soruyor.
Burada bir süre savaştıktan sonra İstanbul’da Selimiye Kışlasına görevlendiriliyor.
Şehabbetin Arslan, Kurtuluş Savaşı dönemimde Fransızlara karşı Antep-Kilis Bölgesinde, Yunanlılara karşı Ege ve özellikle Marmaris bölgesinde, sonrasında da İstanbul’da İngilizlere karşı verilen mücadelenin içinde yer alıyor. Yani üç ayrı cephede ve üç ayrı düşmana karşı savaştığını öğreniyoruz. Dile kolay…
Şahabettin Arslan’a savaşı soruyoruz. Hemen irkiliyor, sonra da hiddetleniyor.
107 yaşında olmasına rağmen ‘ne olursa olsun düşmana bu toprakları vermedik ya bu yeter. Şimdi savaş olsa bu yaşımda gözümü kırpmadan asamla bile giderim, Yunanlılar, İngilizler ve Fransızlara yaptıklarından dolayı hala kızgınım’ diyor.  Verdikleri mücadelen gurur duyduğunu görüyoruz. Nasıl duyulmaz ki…



Askerde görevini soruyoruz ‘makinacıydım’ diyor. Ne makinası, nerede öğrendin, ne yapıyordunuz diye sorduğumuzda  ‘Ağır makinalı tüfek, 7. 09 çapında 0.8 milimetrelik kızaklıydı. Bir kulaç mermisi olurdu. Onunla düşmana ateş ederdim. Bunun için eğitimi önceki görev yerim Gaziantep’te aldım, sonra Batı Cephesine gittiğimde de komutanlarım aynı görevi verdiler, ben de canla başla cephede düşmana ateş ederdim’ diyor. Kullandığı makinenin özelliklerini hızlı hızlı ve heyecanlı şekilde sayması bizi şaşırtıyor.

Düşman Anadolu’dan püskürtüldükten sonra bu sefer de İstanbul’da Selimiye Kışlasında görev yapıyor. Burada Mustafa Kemal Atatürk’ün seyisliğini yapıyor ve Atatürk’le yakından tanışmış da oluyor. Atatürk’ün güzel bir atı olduğunu ve ona çok iyi baktığını anlatıyor. ‘Her gün sabahtan akşama kadar bu atlarla ilgilendirdim. Ayrıca İsmet İnönü, Fevzi Çakmak ve Ali İhsan Paşa’nın atlarına da bakardım’ diyor.
“Mustafa Kemal Atatürk beni gördüğü zaman halimi hatırımı sorardı. ‘Yemen içmen nasıl, memnun musun?’ diye sorduğunda ‘Çok memnunum komutanım’ derdim” diye ifade ediyor o günleri.

‘Cephede nasıldınız?’ şeklindeki sorumuza karşılık. ‘Düşmanla savaşırdık. Fırsat bulduğumuzda yemeğimizi yerdik. Biraz yavan ekmek bezen de sulu çorba haricinde bir şey görmedik. Onunla karnımızı doyurur Allah’ımıza şükrederdik. Düşmanla vuruşma haricinde namazımı hiç kaçırmazdık. Başımızdaki komutanlarımız da namaz kılardı. Fevzi Çakmak bazen cepheye geldiğinde namazı kendisi kıldırırdı. Açık alanda toprak üzerinde cemaat oluşturur orada toplu namaz kılardık. Bundan dolayı askerler Fevzi Çakmak’ı ayrıca severlerdi. Ben Fevzi Çakmak’la çok namaz kıldım’ diyerek sevincini ve gururunu gizlemiyor.

Batı Cephesinde savaştığı sırada Niğdeli 4-5 kişiyle daha karşılaşmış. Ayrıca Kuşadası’nda kendi köylüsü (Nar Köy) Ahmet Çavuş (Bilici) varmış. Onunla hep memleketinin, köyünün güzelliğini anlatarak özlem giderirliğini naklediyor.


Şehabettin Arslan, Nar Köyünde yaşarken 4 yıl önce Niğde’de Nar Mahallesine torunun yanına yerleşmiş. Eşini 22 yıl önce kaybetmiş İki oğlu bir kızı varken kızı da eşinden sonra vefat etmiş. 10 torunu ve torunlarının da 22 çocuğu var. 40 yaşına kadar çocuğu olmamış bugün en büyük çocuğunun 67 yaşında olduğunu öğreniyoruz.

Şehabettin Arslan’ın sülalesinin de ilginç hikayesi var!
Babası Çanakkale Savaşına katılmış. Amcası Sarıkamış’ta donarak şehit olmuş. Diğer amcası da Ruslara esir düşmüş, sonra kaçmış, çetin yol şartlarında parmakları donmuş, daha sonra da kesilmiş. Ardından köyüne yerleştiğini öğreniyoruz.

Nar Mahallesi’nde evinde kaldığı torunu Mustafa Arslan anlatıyor: 
“Dedemin sağlığı yerinde, hiç ilaç kullanmıyor. Her namaz vakti evimizin yanındaki camiye tek başına gider ve tek başına gelir. Yemek ayırmaksızın her yemeği yiyor” diyor.

 
Şehabbetin Arslan’a yeni nesli soruyoruz: “Bunlar yokluk görmemişler, hep hazırcılar, şükür nedir bilmezler” diyor. Vatanın kıymetini bilmemiz gerektiğini bizler dahil camiinin önünde toplanan cemaat mensuplarına sıkı sıkıya tembihliyor. 

Son olarak en büyük hayalini soruyoruz:
“Dünya gözüyle Selimiye Kışlasını bir daha görebilmek’ diyor. 
Evet… Kurtuluş savaşını iliklerine kadar yaşamış bizim bildiğimiz tek Niğdeli olarak ayakta kalan ve yaşamının son döneminde olan Şehabbetin Arslan ile söyleşi yaptık. Anlattıklarıyla, heyecanıyla inanmışlığı ile adeta bizi o döneme götürdü.
Komşuları ondan çok memnun, mahalle de çocuklar onu çok seviyor.
Namazı hep camide kılıyor.
Camiye giderken çocuklar kollarından tutuyor o da cebinden çıkardığı şeker ile çocukları sevindiriyor. 
Bugüne kadar resmi kurumlardaki idarecilerimiz onunla hiç tanışmamışlar. Gerçi o bunu dert etmiyor ama Niğde’mizde Kurtuluş Savaşı’na katılmış hayattaki son kişi olan bu güzide insana yaşarken hak ettiği değerin verilmesini çok görmemek lazım diye düşünüyorum.

       Düzenleme Selim Gökel - Kamera Çekim: Taha Acar -  İzinli Alıntı:http://www.defterk.com 
 
Not: Bu makale Niğde Belediyesinin Çıkardığı ‘ Dört Mevsim Niğde’ Dergisinin son sayısında( Sonbahar, Kasım-2010) yayınlanmıştır. 
Yorumlar (3)
fulya şahan 9 yıl önce
Böyle bir çalışma yaptığınız için gerçekten sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Sayenizde bizde öğrenmiş olduk Niğdemizde yaşayan bir efsane olduğunu. 107 yıl. hala inanasım gelmiyor. Maşallah o kadar genç duruyor ki. Allahım sağlık sıhhat versin. Gençler hakkındaki yorumunu haddim olmasa da o kadar beğendim ki. Dillerine sağlık dedecim. Ellerinden hürmetle öperim. Sizlere de tekrar tekrar teşekkürlerimi iletiyorum.
elanur 7 yıl önce
ropartaj diyoruz ya
ahmet ünal 7 yıl önce
aynen ya
Son Yorumlar
Güzel ilçemiz çiftlikte bunu yapan birkaç ahlaksız yüzünden su heba oluyor.Dünya bir damla su için belki savaşacak.Hocalarımızın bu cuma ve gelecek cuma namazlarında hutbede bu konuya değinmelerini öneriyorum.Ahlaksızlara inat suyumuzu dikatli kullanalım.su hayattır.
sanki kemerhisarda bundan önce yüzlerce vaka çıkmış gibi haber yapıyorsunuz YALAN HABERİ BIRAKIN İDDANIZI İSPATLAMAKLA SORUMLUSUNUZ.
yapılan işin kötüsü olmaz elinize sağlık ama sıfır asfalt atıyorsunuz yolların ortası hep logar kapağı ya çukur yada tümsek gibi, mutlaka lastiğin biri denk geliyor.
Ateşteyim ateşte aklım gitti bir nefeste Ateşteyim ateşte....ne anlatmak istediğinizi anlıyamadım...
Çok gizemli bir yazı olmuş. Örnekleme yapılabilirdi.
29°
az bulutlu
banner696
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 04 Temmuz 2020
İmsak 03:30
Güneş 05:17
Öğle 12:51
İkindi 16:44
Akşam 20:14
Yatsı 21:54
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 29 60
2. Trabzonspor 29 58
3. Sivasspor 29 53
4. Galatasaray 29 52
5. Beşiktaş 29 50
6. Fenerbahçe 29 46
7. Alanyaspor 29 45
8. Göztepe 29 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 29 37
11. Kasımpaşa 29 35
12. Denizlispor 30 32
13. Gençlerbirliği 29 31
14. Çaykur Rizespor 29 29
15. Malatyaspor 29 28
16. Kayserispor 29 28
17. Konyaspor 29 27
18. Ankaragücü 29 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 31 57
2. Adana Demirspor 31 54
3. Erzurum BB 31 53
4. Bursaspor 31 52
5. Akhisar Bld.Spor 31 51
6. Fatih Karagümrük 31 50
7. Altay 31 50
8. Ümraniye 31 44
9. Keçiörengücü 31 44
10. Giresunspor 31 44
11. Menemen Belediyespor 31 39
12. Balıkesirspor 31 35
13. İstanbulspor 31 34
14. Altınordu 31 33
15. Boluspor 31 30
16. Osmanlıspor 31 24
17. Adanaspor 31 21
18. Eskişehirspor 31 12
Takımlar O P
1. Liverpool 32 86
2. Man City 32 66
3. Leicester City 32 55
4. Chelsea 32 54
5. M. United 32 52
6. Wolverhampton 32 52
7. Sheffield United 32 47
8. Arsenal 32 46
9. Tottenham 32 45
10. Burnley 32 45
11. Everton 32 44
12. Crystal Palace 32 42
13. Newcastle 32 42
14. Southampton 32 40
15. Brighton 32 33
16. West Ham 32 30
17. Watford 32 28
18. Aston Villa 32 27
19. Bournemouth 32 27
20. Norwich City 32 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 33 74
2. Barcelona 33 70
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 33 54
6. Getafe 33 52
7. Real Sociedad 33 50
8. Athletic Bilbao 33 48
9. Granada 33 46
10. Valencia 33 46
11. Osasuna 33 44
12. Levante 33 42
13. Real Betis 33 37
14. Real Valladolid 33 36
15. Deportivo Alaves 33 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 33 34
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 33 25
20. Espanyol 33 24

Gelişmelerden Haberdar Olun

@