26.03.2021, 22:18

Televizyon dizilerinde ahlak tatile çıkmış…

Bir televizyon dizisinde iki kadın bir erkeğin karşısına geçmiş, birisi diyor ki ben hamileyim, öteki diyor ki ben de hamileyim… Kadınlardan birisi adamın karısı, diğeri de eski sevgilisi. Üstelik de adam eski sevgilisiyle, nikâhından önceki gece halvet olmuş… Şu işe bakın ki adamın ilk karısından da bir kızı var. Dikkat edilirse, dizilerde genellikle iki kadın var. Biri resmi nikâhlı eş, diğeri sevgili. Hatta bir dizide, evlenmeden önce birlikte olduğu sevgilisinin hamile olduğunu öğrenen erkek, kadını eve getiriyor ve “çocuğuma sahip çıkacağım,” diyor! Yani, dizilerde “modern kumalık” işleniyor… Er kişilerin “hamilelik ve çocuk” konusunda gösterdikleri “saflık” da cabası!

TRT dizilerinde de eşinden boşanan kadınların ne hikmetse (!) hep üç çocuğu var. Anlaşılan o ki “tavsiye” ye uymuşlar.

Bir başka dizide, yıllar, yıllar sonra bir kadın çıkıyor ve zengin bir adama, aslında kazık kadar bir evladının olduğunu söylüyor. Yıllar sonra neden söylüyor; senaryo hep aynı; çünkü kadın ölmek üzere…

Bir yerde çok zengin bir yaşam, diğer yanda çok fakir insanlar. Mankenlere taş çıkartan kadınlar, göz alıcı elbiseler, derin dekolteler, milyarlık takılar; bir anda el değiştiren milyar dolarlık holding hisseleri… Hele bir dizi var ki, inanılmaz! Bir holdingin sahibini, aynı zamanda da yönetim kurulu başkanını en yakın adamı dolandırıyor. Öyle bir dolandırma ki; imzasını filan taklit ederek holdingin içini boşaltmış, adamcağız arabada dürüm satıyor. Hani iş dünyasını bilmesem, yiyeceğim ama olmuyor işte…

Bizim dizilerde kötülerin yaptıkları -âdeta mevcut sistemi yansıtır gibi- yanlarına kâr kalıyor. Kimse ceza almıyor. İki cinayet işleyen kadın sonraki yıllarda yardımsever bir melek olarak karşımıza çıkıyor. Konağı benzinle yakan kadın yakalanmak şöyle dursun, yaktığı konağın sahibinin oğluyla evleniyor yani ödüllendiriliyor! Hani istediği zaman uçan kuşu yakalayan Türk polisini bilmesek… Neyse…

Hastaneler de dizilerden nasibini alıyor. Her dizide mutlaka bir hastane sahnesi oluyor ve şu DNA raporları! Sahteleri o kadar kolay düzenleniyor ki… Tahlil sonuçları, bebeklerin ultrason fotoğrafları, aklınıza ne gelirse hepsinin sahteleri düzenlenebiliyor. Hem hastanelerin hem de doktorların saygınlığı bizim televizyon dizilerinde yerlerde geziyor…

Adam, çok âşık olarak evlendiği karısını genç bir kızla aldatıyor. Genç kız hamile… Adamın karısı ki -çok saygın bir mesleği var- bu olayı öğreniyor. O da gidiyor, ailece görüştükleri yakın arkadaşının kocasıyla birlikte oluyor. Sonra mı? Arkadaşı eşinden boşanıyor ama en yakın arkadaşıyla aldattığı için değil, barda içki servisi yapan bir kadın ile aldattığı için… Eee, daha sonra? İki kadın daha da yakın arkadaş oluyorlar; birbirlerinin zor günlerinde sırt sırta olacak kadar…

Dizilerde öylesine nefret duyguları işleniyor ki! Örneğin birinde, çok zengin bir aileye gelin gitmiş bir kızı, kayınvalide istemiyor ve paralı adamına diyor ki “Al bunu götür, tenha bir yerde kafasına sık!” Ne ilginç, değil mi? Toplumda bir yandan kadın cinayetleri olmasın, kadın ölmesin diye uğraş verilirken, diğer yandan dizilerdeki kadın, başka bir kadın için “Kafasına sık!” emrini veriyor. Sanki markete sipariş veriyor. Ya, can bu can! O kadar kolay mı? Bizim dizilerde kolay… Belki de dizilerde kolay olduğu için hayatın içinde de “kolay” oluyor!

Anaya babaya çemkiren çocuklar, birbirlerine sevgisi ve saygısı kalmamış eşler…

*
Bir ikisi hariç dizilerin hepsinde tema aynı; aldatan ya da aldatılan kadın ve erkekler, saplantılı aşklar, çocuğu olduğunu bilmeyen babalar, bazı durumlarda anneler; babaların haberi olmadan büyütülen çocuklar, başkalarına anne-baba diyen çocuklar; entrikalar, yalanlar, dolanlar; elde-belde silah, cinayet, kan, gözyaşı tekmili birden, bizim televizyon dizilerinde…

Topluma hiçbir olumlu katkısı olmayan diziler; bir Yaprak Dökümü, bir Çalıkuşu değil hiçbiri!

İster istemez eski dizileri hasretle anar olduk. Neydi bu diziler; Bizimkiler, Perihan Abla, Ferhunde Hanımlar, Kuruntu Ailesi, 7 Numara, son yılların 80’ler’i ve şu anda aklıma gelmeyen diğerleri; hepsi de sıcacık, sevgi dolu, insani duygulara, dostluğa, kardeşliğe, komşuluğa, aile bağlarına, vefaya vurgu yapan dizilerdi. Keza yabancı dizilerden, Küçük Ev ve Beyaz Gölge, yaşı yarım asrı geçenlerin çok iyi hatırlayacağı sosyal içerikli dizilerdi. Küçük Ev’in küçük ailesine ve küçük kasabasındaki komşularına olan sevgi dolu bağlılığını hemen her bölümde gözlerimiz yaşararak izler, kendimize ders çıkarırdık. Beyaz Gölge sayesinde Türkiye’de basketbola olan ilgide âdeta patlama yaşanmıştı. Ne yazık ki günümüzde böyle diziler çevrilmiyor; çevrilmediği gibi biri diğerinin taklidi olarak kendine yer bulmaya çalışıyor!

Bir toplumu temelinden yıkan tek eksiklik, ahlak eksikliğidir. Ahlakın buharlaştığı, görünmez olduğu toplumlar çöker…

Allah’ın yapılmasını istemediği her şey “ahlaksızlık kavramı” nın içindedir; hırsızlık, yalan söylemek, dedikodu yapmak, arkadan çekiştirmek, adaletsizlik, kul hakkı yemek, tüm canlıların yaşam haklarına kastetmek, anaya babaya hürmet etmemek, yetimi, yoksulu doyurmamak ve benzeri her şey “ahlaksızlık kavramı” nın içindedir. Hal böyle iken televizyon dizilerinde tüm bu olumsuzlukların sanki hayatın normallerindenmiş gibi işlenmesi bu topluma yapılan en büyük kötülüktür.

“Gerçek şu ki Allah, bir toplumun maruz kaldığı şeyleri, onlar, birey olarak içlerindekini/birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmez. Allah bir topluma bir perişanlık dileyince de artık onu geri çevirecek bir güç yoktur. Ve onlar için Allah’ın berisinden koruyucu bir dost da olamaz.” (Ra’d, 11)

Televizyon dizilerinin bir an evvel denetime alınarak toplum yapısına uygun hale getirilmeleri hem ülkemizin hem de gençlerimizin geleceği açısından hayati bir öneme sahiptir. Aksi takdirde “kaybedenlerden” olacağız.

Tülay Hergünlü

İstanbul, 22 Mart 2021

Yorumlar (0)
12
açık
banner696
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 03 Temmuz 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@