SİYASET

Seçimin sonucunu merak ediyorsanız, buyrun!

İki sorun var. Sandıklara sahip çıkmak. Bir de cehaletin boyutunu tahmin edemiyorum.

Abone Ol

Selim GÖKEL derledi

Bu seçim seviyesiz, kirli, nefret dili ile devam ediyor. Sosyal medyadaki, yalan, yanlış, belaltı paylaşımlara hayret ediyorum. Artık çok da ilgimi çekmiyor.

Sizlere  seçim sonucunu tahmin etmeniz için veriler ışığında bilgiler vereceğim. Kısmen yorumladım ama asıl yorum size ait. 

Yıl 2017 Başkanlık Sistemine geçmek için yapılan Anayasa değişikliği referandumunda;

Hayır : % 48,59 Evet : % 51.41

Yıl 2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminde;

Muhalefet : % 47.41 Recep Tayyip Erdoğan: % 52.59 (bütün seçimlerin en yüksek sonucu)

Yıl 2019 Yerel Seçim de ;

Muhalefet % 48.46 İktidar tarafı : % 51.64

Yıl yine 2019 ikinci kez yapılan İstanbul seçimleri ile muhalefet % 54.22 ulaştı. Yerel seçimlerde muhalefet 13 Büyükşehir ve 8 İl Belediyesini aldı.

AKP ve MHP yönetimindeki Ankara, İstanbul, Antalya, Adana, Mersin Büyükşehir Belediyeleri muhalefete geçti. Bu illerin ülkenin toplam nüfusa oranı % 48,67 dir. Buralardaki seçmenin toplam seçmene oranı % 49.60 dır. 2020 itibarıyla Gayri Safi Yurtiçi Hasıladaki payı % 61.50 dir. AKP ve MHP büyükşehirlerdeki maddi ve manevi operasyonel güçlerini yitirdi.

Bu süreç sonrasında AKP’den iki ayrı parti çıktı.

2019 Yılı Aralık Ayında AKP’nin 2. Genel Başkanı ve 26. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Ahmet Davutoğlu AKP’den ayrıldı ve Gelecek Partisini kurdu.

Yine AKP’nin, sırasıyla; Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği ile müzakerelerde Başmüzakerecilik, son olarak da Başbakan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Ali Babacan 9 Mart 2020 tarihinde DEVA - Demokrasi ve Atılım Partisi’ni kurdu.

Bu gelişmeler, AKP’de kavramsal olarak önemli bir gedik açtı.

Bu arada 2017 yılında referandum oylamasında  İyi Parti yoktu. 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise  İyi Parti 8 aylık bir parti idi. Şimdi ise bütün anketlerde % 10 – 18 bandında.

Bütün bunlara rağmen Erdoğan en yüksek  % 52.59’a ulaşabildi.

Bu süreçte, sistem karşıtlığı %60'ın üzerine,

Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı da %55-60'lara çıktı.

2019'dan sonra 5 milyon genç seçmen listesine eklenirken, önceki listedeki gençlerle birlikte çoğunluğu muhalif.

Bunların haricinde yılda 400 bin civarı yani 1.6 milyon seçmen, yaşlılık ve pandemi nedeniyle ölümlerle seçmen listesinden eksildi, Allah rahmet eylesin.

Yaşlı nüfusta AKP - Erdoğan  ağırlıkta. Bunların üzerine, ekonomik kriz sonucu özellikle orta kesim konforunu kaybetti. Ev, araba almayı bırakın, günlük yaşamını normal bir şekilde devam ettirememe kaygısı yaşıyor. 

Deprem, ekonomik kriz, adaletsizlik, yolsuzluklar, liyakatsiz, hak yeme...  derken mutsuz ve umutsuz kitle çok arttı.

Mültecilerin oyu konuşuluyor, büyük oranda olmadığını düşünüyorum kaldı ki mültecilerin getirdiği oy ile varlıkları nedeniyle götürdüğü oy daha fazladır.

Yeni başkanlık sisteminde iktidar demek Cumhurbaşkanlığı demek olduğu için, seçimi cumhurbaşkanlığı üzerinden değerlendirecek olursak;

Yukarıdaki veriler ışığında Erdoğan'ın kazanması mümkün değildir. Seçimin ilk turda bitmesi her geçen gün Cumhur ittifakı ile özdeşleşen ve popülerliği düşen Muharrem İnce'nin ve Sinan Oğan’ın alacağı oya bağlı olmakla birlikte, seçmen ilk turda bitirme iradesi gösterecek.

İki sorun var.

Sandıklara sahip çıkmak. Bir de cehaletin boyutunu tahmin edemiyorum.

Seçim sonrası için dillendirilen komplo teorilerine itibar etmeyin. Millete rağmen hiç kimse duramaz, kalamaz, direnemez. Telaş ise suçluluk hezeyanıdır, hoş!... görmek lazım.