Şaban'laşmaktan Recep İvedik'leşmeye Türk Gençliği

Abone Ol

Kemal Sunal filmleri sayesinde meşhur olan bir isimdir Şaban. Esas anlamından çıkmış bu filmlerle birlikte farklı bir anlamda anılmaya başlamıştır.

Bizde çoğu ahlaki bozulma ve kültürel erozyon sinema ve televizyon aracılığıyla başlamıştır.  
Hababam Sınıfı'nın  zihinlere ektiği şer tohumu öğrenci zorbalığını ve edepsizliğini nesillerin bilinç altına işlemiştir.  Bugün her ne kadar sayısız güzelleme yapılsada bu filmlerde çizilen rol modelin bizim maarif anlayışımızla uzaktan  yakından bir alakası yoktur. 


Geleneksel Türk mizah anlayışıyla uyuşmayan insanların zeka seviyeleriyle alay eden bir mizah anlayışı Kemal Sunal tarzı filmlerle hayatımıza girmiştir. Bu filmlerin ilk dönemleri olan cilalı ibo tarzı filmler daha seviyelidir. İnek şaban figürü üzerinden inşa edilen karekter modeli günümüzde Recep İvedik'le taçlanmış  ve stand up'cuların bir yılan gibi zehirli olan espiri anlayışıyla soslanarak şimdiki ucuz tik tokcu nesli meydana getirmiştir.

Aynı durum sadece sinemada değil müzik sektöründede yaşanmıştır.


Hacı Arif Bey'den Aleyna Tilki'ye uzanan müzik zevkimiz nasıl bir irtifa kaybı içinde olduğumuzu anlatmaya yeter herhalde.

Televizyon ve sinama kültürü kendi kutsallarını yaratmış şu anda bazı isimler ve yaptıkları eleştirilemez hale getirilmiştir. Milletin duygu ve düşüncelerini hamur gibi yoğuran sektörler yeni bir insan modeli yaratmışlardır. Kavuklu ve Pişekar'dan, Karagöz ve Hacivat'tan gelip bu stand up'cuların vicdansız ve sırf zeka boşluklarına saldıran ve karşısındaki insanı rencide etmeyi komedi zanneden anlayışına toplum evrilmiştir. 


Şu anda insanların çoğu içine düştüğü durumun farkında bile değildir. Hastadır fakat hastalığı henüz teşhis bile edilmemiştir.

Bizim medeniyetimizde insan saygıdeğer bir varlıktır ve hiçbir kusuru eğlence aracı yapılmazken bu komedi türünde insanlık onuru bir kahkaha ve anlık heyecanlar uğruna çok çabuk harcanmaktadır. 

Dünün bikini ve sahil muhabiri bugünün iş adamı olan Acun tarzı tipler ise Türk gençliğinin yeni fenomeni olarak piyasaya sunulmuştur.  Futbolcu şarkıcı ve yuotuberlerın kazançları dudak ucuklatırken Anadolunun gariban çocukları paralı asker olup ekmeğini kurtarmanın peşine düşmüşlerdir.

Gayri milli medyanın milletin beynine duvara çivi çakar gibi çaktıkları tiplere bakarsak çoğunluğunun uç noktalarda yaşayan madde bağımlısı ve eşcinsel tiplerden oluştuğunu görebiliriz.Bu tipler insanımızın ahlaki yapısını bozup aile kavramını dönüştürme noktasında çok büyük yıkımlara yol açmışlardır.

Zamane gençliğinin  kullandığı kavramlar ise bu içler acısı durumu ortaya koymaktadır.  Ortada havalı arabalara binip gecelere akmak isteyen, bütün dünyası tensel bir dünyadan oluşmuş ruhsuz bir  gençlik vardır. Bunlar hız ve haz peşinde koşmayı marifet zannetmekte narsizmin koynunda can vermektedirler. Tek derdi ve hayali para ezmek olan önüne gelen herkese çomar ve kezban diyen tipler kaplamıştır ortalığı.


Yaptıkları her kötülüğün kılıfı olarak dillerinde " bir daha mı geleceğiz dünyaya" sözü vardır. Hedefleri manita yapmak. Kankaları ile trip atıp şekil yapmaktır. Üç kelimelerinden biri aynen ve olay kelimeleridir.

Tabi bunların dışında gerçekten ahlaklı ve karakterli ve çalışkan bir nesilde vardır. Bu insanlar bu eleştirimizin dışındadırlar. Zaten bu kaliteli insanların sayesinde ayak durduğumuzu söyleyebiliriz.

Son tahlilde kendi kişilik yapımıza uygun milli mizacımızla çarpışmayan insana saygılı ve cinsellikle beslenmeyen yeni bir mizah ve sinema anlayışına ihtiyacımız var.  Yoksa yanlış rol modeller bize ait olanları bir bir elimizden çalmaya devam edeceklerdir.