Saadet Partisi tarafından hazırlanan “Ortak Akıl, Güçlü Şehir Çalıştayı” sonuç raporunda Niğde’nin tarımdan sanayiye, su güvenliğinden tarihî mirasa, gençlerin göçünden şehir yönetimine kadar birçok sorunu ele alındı. Raporda, Niğde’nin sahip olduğu kaynakların yeterince gelire, istihdama ve sosyal refaha dönüştürülemediği vurgulanırken Bor için “Yenilenebilir Enerji ve Teknoloji Üssü” kurulması önerildi.
Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından “Yerel Sorunlara Yerinde Çözümler” anlayışıyla yürütülen Ortak Akıl, Güçlü Şehir Çalıştayları kapsamında hazırlanan Niğde Çalıştayı Sonuç Raporu, kentin bugünkü sorunları ve geleceğe yönelik beklentileri konusunda kapsamlı değerlendirmeler içeriyor.
Tarım, sanayi, enerji, eğitim, şehircilik, turizm ve toplumsal sorunların ele alındığı raporda, Niğde’nin sahip olduğu ekonomik ve kültürel potansiyelin vatandaşların refahına yeterince yansımadığı görüşü öne çıkıyor.
Raporda temel soru, “Niğde’nin sahip olduğu zenginlikler neden Niğdeli vatandaşımızın refahına yeterince dönüşmüyor?” şeklinde ortaya konuluyor.
ÇALIŞTAYIN TEMEL YAKLAŞIMI: SORUNLAR YERİNDE DİNLENMELİ
Raporda, şehirlerin sorunlarının yalnızca Ankara’dan veya masa başından değerlendirilmesinin yeterli olmadığı belirtiliyor. Yerel tecrübenin, mesleki birikimin, üreticilerin, esnafın, meslek kuruluşlarının, sivil toplum örgütlerinin ve kanaat önderlerinin çözüm süreçlerine katılması gerektiği ifade ediliyor.
Niğde Çalıştayı’nda da kentin ekonomik, sosyal, tarımsal, sanayi, şehircilik, eğitim ve toplumsal meselelerinin farklı kesimlerin değerlendirmeleri doğrultusunda ele alındığı aktarılıyor.
Raporun çıkış noktası, Niğde’nin kaynak bakımından yetersiz bir şehir olmadığı; sahip olduğu imkânları katma değere, istihdama ve toplumsal refaha dönüştürme konusunda sorunlar yaşadığı değerlendirmesi.
TARIMDA ÜRETİM VAR, ÜRETİCİNİN KAZANCI YETERSİZ
Niğde’nin Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekilen raporda, başta patates ve elma olmak üzere kentin yüksek bir üretim kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor.
Buna karşılık üretim miktarıyla çiftçinin kazancı arasında ciddi bir dengesizlik bulunduğu ifade ediliyor. Özellikle patates üreticisinin son yıllarda ürününden yeterli gelir elde edemediği ve girdi maliyetlerinin çiftçi üzerindeki yükü artırdığı değerlendirmesi yapılıyor.
Rapora göre çözüm yalnızca daha fazla üretmekten geçmiyor. Ürünlerin işlenmesi, depolanması, paketlenmesi, markalaştırılması ve pazarlanması da geliştirilmek zorunda.
Patateste kurutulmuş ürün, nişasta, patates unu, dondurulmuş ürün, cips ve tohumluk patates gibi katma değerli üretim alanlarının geliştirilmesi öneriliyor.
Elmada ise soğuk hava depolarının yanı sıra kurutulmuş ürün, meyve suyu, sirke ve konsantre üretimini kapsayan bütünleşik bir tarımsal sanayi modelinin oluşturulması gerektiği belirtiliyor.
Raporda bu yaklaşım, “Niğde üretiyorsa Niğdeli çiftçi de kazanmalıdır” ifadesiyle özetleniyor. Tarla ile market rafı arasındaki tedarik zincirinde üreticinin en az kazanan kesim olmaması gerektiği vurgulanıyor.
NİĞDE’NİN GELECEĞİNİ SU GÜVENLİĞİ BELİRLEYECEK
Raporda öne çıkan en önemli başlıklardan biri de su ve kuraklık meselesi.
Yeraltı su rezervlerinin azalması, Niğde’de kuraklık riskinin büyümesi ve bazı köylerde içme suyu kaynaklarının azalması, tarımsal geleceği tehdit eden sorunlar arasında gösteriliyor.
Raporda Niğde’deki 275 bin 783 hektarlık tarım alanının yaklaşık yüzde 48’inin sulandığı, yüzde 52’sinde ise kuru tarım yapıldığı bilgisine yer veriliyor.
Su sorununun yalnızca çevresel bir mesele olmadığına dikkat çekilerek su kaynaklarının azalmasının tarımsal üretimi düşürebileceği, çiftçinin gelirini azaltabileceği, borçluluğu artırabileceği ve gençlerin tarımdan uzaklaşmasına yol açabileceği belirtiliyor.
Bu kapsamda Niğde Su Güvenliği ve Tarımsal Dönüşüm Programı hazırlanması öneriliyor.
Program kapsamında yeraltı su kaynaklarının korunması, kaçak kuyuların denetlenmesi, kapalı ve basınçlı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, ürün deseninin su varlığına göre planlanması, gölet yatırımları ve su hasadı uygulamalarının geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
SANAYİDE HAM MADDE SATIŞINDAN KATMA DEĞERLİ ÜRETİME GEÇİŞ
Niğde’nin yalnızca bir tarım şehri olmadığına dikkat çekilen raporda, gıda, tekstil, maden, deri ve geri dönüşüm sektörlerinde önemli bir üretim altyapısının bulunduğu belirtiliyor.
Niğde Merkez–Bor hattı da bu açıdan önemli bir sanayi potansiyeli olarak değerlendiriliyor.
Bununla birlikte organize sanayi bölgelerinde kapanan fabrikalar, finansmana erişim sorunları, nitelikli personel eksikliği, sanayi yatırımlarının yetersizliği ve tarımla sanayi arasındaki ilişkinin yeterince kurulamaması çalıştayda gündeme getirilen sorunlar arasında sıralanıyor.
Raporda sanayileşmenin temel yaklaşımının ham maddeyi olduğu gibi satmak yerine işleyerek mamul ürüne dönüştürmek olması gerektiği belirtiliyor.
Bu yaklaşımın, hem yerel istihdamın artırılması hem de Niğde’de üretilen kaynaklardan daha fazla ekonomik değer elde edilmesi açısından önem taşıdığı vurgulanıyor.
NİĞDE KALSİTİ: EKONOMİK FIRSAT VE ÇEVRESEL SORUMLULUK
Niğde’nin önemli ekonomik değerlerinden biri olan kalsit de raporda ayrı bir başlık altında ele alınıyor.
Yüksek saflığa ve beyazlığa sahip Niğde kalsitinin daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi gerektiği ifade ediliyor.
Raporda mikronize kalsitin ihracat değerinin yaklaşık ton başına 75 dolar seviyesinde olduğu; tekstil ve medikal gibi daha nitelikli kullanım alanlarında ise ton başına 200–400 dolar seviyelerine ulaşabildiği belirtiliyor.
Bu rakamlar raporda yer verilen değerlendirmeler olup, güncel piyasa fiyatları olarak ayrıca doğrulanmış değil.
Kalsit üretiminin yalnızca ekonomik boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğine de dikkat çekiliyor. Üretim faaliyetlerinin çevresel etkilerinin yeterince denetlenmediği ve ortaya çıkan ekonomik değerin Niğde halkına yeterince yansımadığı yönünde değerlendirmelere yer veriliyor.
Rapora göre hedef; yüksek katma değerli üretimi, çevresel denetimi ve yerel istihdamı birlikte ele almak olmalı.
Niğde’nin madenlerinin kentte işlenmesi, ancak üretim yapılırken toprağa, suya ve çevreye zarar verilmemesi gerektiği belirtiliyor.
BOR İÇİN YENİLENEBİLİR ENERJİ VE TEKNOLOJİ ÜSSÜ ÖNERİSİ
Raporun Bor açısından dikkat çeken başlıklarından biri yenilenebilir enerji ve teknoloji yatırımları.
Niğde’nin güneş enerjisi bakımından önemli bir potansiyele sahip olduğu belirtilirken şehirde güneş paneli üretim tesisinin bulunmaması eleştiriliyor.
Raporda Bor’da 1.000 MWe kapasite hedefli bir YEKA alanının bulunduğu bilgisine de yer veriliyor.
Ancak önerilen yaklaşım yalnızca güneş enerjisinden elektrik üretmekle sınırlı değil. Güneş panellerinin üretimi, enerji ekipmanları, araştırma-geliştirme faaliyetleri, bakım teknolojileri ve geri dönüşüm sanayisinin birlikte planlanması gerektiği ifade ediliyor.
Bu kapsamda uzun vadeli hedef olarak “Bor Yenilenebilir Enerji ve Teknoloji Üssü” öneriliyor.
Böyle bir yaklaşımın hayata geçirilmesi durumunda Bor’un yalnızca enerji üretim alanı olarak değil, üretim teknolojileri, sanayi, araştırma-geliştirme ve istihdam bakımından da değerlendirilmesi hedefleniyor.
Raporda yer alan bu başlık bir öneri niteliğinde. Projenin hayata geçirilmesine ilişkin kesinleşmiş bir yatırım kararı veya uygulama takvimi ise sonuç raporunda belirtilmiyor.
EĞİTİM, ÜNİVERSİTE VE SANAYİ ARASINDA İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI
Çalıştayda dikkat çekilen sorunlardan biri de eğitim ile üretim hayatı arasındaki kopukluk.
Katılımcıların değerlendirmelerine göre çok sayıda üniversite veya bölüm açılması tek başına kalkınma sağlamıyor. Sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli personelin yetiştirilmesinde sorunlar yaşanıyor.
Bu nedenle meslek liseleri, üniversite ve sanayi arasında güçlü bir iş birliği kurulması öneriliyor.
Raporda hedeflenen model; meslek lisesinden üniversiteye, oradan sanayiye, araştırma-geliştirmeye ve istihdama uzanan bir zincir oluşturulması.
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesinin yalnızca diploma veren bir kurum olarak kalmaması; şehrin tarımına, sanayisine, enerji teknolojilerine ve sosyal meselelerine çözüm üreten bir bilim ve araştırma-geliştirme merkezi hâline gelmesi gerektiği ifade ediliyor.
GENÇLER NEDEN NİĞDE’DE KALMAK İSTEMİYOR?
Raporda gençlerin Niğde’den göçü de kentin geleceğini ilgilendiren yapısal sorunlardan biri olarak ele alınıyor.
Gençlerin şehirden ayrılmasının yalnızca işsizlik üzerinden açıklanamayacağı belirtiliyor. Eğitim, sağlık, sosyal hayat, kültür, konut ve gelecek beklentilerinin de gençlerin yaşadıkları şehirle ilişkilerini belirlediği ifade ediliyor.
Bu çerçevede raporda şu soru öne çıkarılıyor:
“Niğdeli genç neden Niğde’de kalmak istemiyor?”
Gençlerin kentte kalabilmesi için yalnızca iş imkânı oluşturmanın yeterli olmayacağı; aynı zamanda bir gelecek perspektifi sunulması gerektiği vurgulanıyor.
ŞEHİRCİLİK, ALTYAPI VE TARİHÎ KİMLİK
Çalıştayda eleştirilerin yoğunlaştığı alanlardan biri de şehircilik.
İmar planları, plansız altyapı çalışmaları, içme suyu altyapısı, mahalle yolları, kaldırımlar, otoparklar, yeşil alan eksikliği ve şehir estetiği konularındaki sorunlara dikkat çekiliyor.
Niğde’nin geleneksel bağ dokusunun ve sivil mimarisinin önemli ölçüde kaybedildiği yönündeki değerlendirmelere de raporda yer veriliyor.
Niğde evleri, Kale çevresi ve geleneksel şehir dokusunun korunması; tarihî alanların yalnızca restore edilmekle kalmayıp yeniden şehir hayatının bir parçası hâline getirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Raporda şehircilik anlayışının yalnızca binalar ve yollardan ibaret olmaması gerektiği vurgulanıyor.
İnsanların yürüyebildiği, çocukların oynayabildiği, yaşlıların dinlenebildiği, engellilerin rahat hareket edebildiği ve tarihî kimliğin korunduğu bir şehir anlayışı öneriliyor.
NİĞDE’NİN BİNLERCE YILLIK TARİHİ TURİZME KAZANDIRILMALI
Niğde’nin turizm potansiyeli de raporda geniş yer tutuyor.
Köşk Höyük, Tepecik Höyük, Kınık Höyük, Porsuk Höyük, Tyana, Göllüdağ, Niğde Kalesi, Alaeddin Camii, Sungur Bey Camii, Gümüşler Manastırı, Andaval, Ak Medrese ve geleneksel Niğde evleri, kentin önemli tarihî ve kültürel değerleri arasında sıralanıyor.
Buna rağmen söz konusu değerlerin bütünleşmiş bir turizm ürününe dönüştürülemediği değerlendirmesi yapılıyor.
Raporda “10 Bin Yıllık Niğde” markasının oluşturulması öneriliyor.
Bu marka altında Tyana, Gümüşler, Niğde tarihî merkezi, Aladağlar ve Çiftehan’ı bir araya getiren bir turizm koridoru oluşturulması gündeme getiriliyor.
Kültür turizminin gastronomi, yöresel ürünler, butik konaklama, doğa yürüyüşleri, dağcılık ve termal turizmle bütünleştirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Raporda Niğde’nin Kapadokya bağlantısı, tarihî mirası, Aladağlar’ı ve termal kaynaklarının ortak bir turizm vizyonuyla değerlendirilmesi gerektiği savunuluyor.
Bu yaklaşım, Niğde’nin sahip olduğu kültürel ve doğal değerlerin yalnızca tek tek tanıtılması yerine, ziyaretçilere bütünlüklü bir gezi ve deneyim sunulmasını amaçlıyor.
ULAŞIM VE LOJİSTİKTE DEMİRYOLU VURGUSU
Niğde’nin Ankara–Niğde Otoyolu ve mevcut demiryolu bağlantısı önemli avantajlar olarak değerlendiriliyor.
Bununla birlikte sanayi ile demiryolu entegrasyonunun geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Organize sanayi bölgelerinin demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesi ve yükleme-boşaltma kapasitesinin artırılması öneriliyor. Bu yatırımların kalsit, maden, tarım ve sanayi ürünlerinin Mersin Limanı’na ve diğer pazarlara ulaştırılması açısından önemli olduğu belirtiliyor.
Çalıştayda hızlı tren ve havaalanı taleplerinin de dile getirildiği, havaalanı konusunda ise katılımcılar arasında farklı görüşler bulunduğu aktarılıyor.
Bu taleplerin fizibilite, maliyet ve bölgesel ulaşım ağı dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
AİLE, GENÇLİK VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA
Rapor, Niğde’nin sorunlarını yalnızca ekonomi ve yatırımlarla sınırlı tutmuyor.
Uyuşturucu kullanımının yaygınlaşması, boşanmaların artması, aile kurumunun zayıflaması, toplumsal bağların azalması, çocukların sosyal medyanın olumsuz etkilerine maruz kalması, ahlaki değerlerde aşınma ve iş-ticaret ahlakındaki zayıflama, katılımcıların dile getirdiği endişeler arasında sıralanıyor.
Uyuşturucu meselesinin farklı katılımcılar tarafından tekrar tekrar gündeme getirilmesi özellikle dikkat çekici bir unsur olarak belirtiliyor.
Raporda bu sorunlarla mücadele için Aile, Gençlik ve Sosyal Dayanışma Programı hazırlanması öneriliyor.
Uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca güvenlik politikası olarak görülmemesi; aile, okul, mahalle, spor, gençlik faaliyetleri, rehberlik ve rehabilitasyon süreçlerinin birlikte ele alınması gerektiği ifade ediliyor.
ORTAK AKIL, LİYAKAT VE KATILIMCI YÖNETİM
Çalıştayın temel mesajlarından biri de şehrin yönetim anlayışına ilişkin.
Raporda yerel siyasetçilerin birlikte hareket edememesi, sivil toplum kuruluşlarının yeterince dinlenmemesi, karar süreçlerine katılım eksikliği, liyakat ve denetim sorunları gündeme getiriliyor.
“Kimse bize fikir sormuyor” ve “Yönetimde ortak akıl yok” şeklindeki değerlendirmelerin, çalıştayın neden gerekli görüldüğünü de ortaya koyduğu belirtiliyor.
Bununla birlikte şehirde yaşanan sorunların sorumluluğunun yalnızca kamu kurumlarına yüklenmemesi gerektiği ifade ediliyor. Sivil toplum kuruluşlarının da kentin meseleleriyle daha fazla ilgilenmesi ve çözümün bir parçası olması gerektiği vurgulanıyor.
Rapora göre Niğde’nin geleceğine ilişkin kararlar alınırken çiftçinin, esnafın, sanayicinin, meslek odalarının, üniversitenin, gençlerin, kadınların, muhtarların, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların görüşleri karar mekanizmalarına taşınmalı.
NİĞDE İÇİN ALTI STRATEJİK PROJE ÖNERİSİ
Çalıştay ve ön araştırmalar birlikte değerlendirildiğinde raporda Niğde için altı stratejik çalışma alanı öne çıkarılıyor:
1. Niğde Su Güvenliği ve Tarımsal Dönüşüm Programı: Yeraltı su kaynakları, sulama sistemleri, ürün deseni, su kayıp-kaçakları, göletler ve su hasadı yatırımlarının birlikte ele alınması.
2. Niğde Tarımsal Sanayi ve Markalaşma Programı: Başta patates ve elma olmak üzere Niğde ürünlerinin işlenmesi, depolanması, paketlenmesi, markalaştırılması ve ihracatının desteklenmesi.
3. Niğde Kalsit-Maden-Geri Dönüşüm Sanayi Kümelenmesi: Ham madde satışından yüksek katma değerli ve çevreye duyarlı üretime geçilmesi.
4. Bor Yenilenebilir Enerji ve Teknoloji Üssü: Güneş enerjisi üretiminin panel, ekipman, araştırma-geliştirme ve geri dönüşüm sanayisiyle bütünleştirilmesi.
5. “10 Bin Yıllık Niğde” Turizm Koridoru: Niğde’nin tarihî mirasının, Kapadokya bağlantısının, Aladağlar’ın ve termal kaynaklarının ortak bir turizm markası altında buluşturulması.
6. Niğde Aile, Gençlik ve Sosyal Dayanışma Programı: Uyuşturucu, aile yapısındaki zayıflama, gençlerin sosyal ve kültürel ihtiyaçları ile toplumsal dayanışma konularının bütüncül bir sosyal politika çerçevesinde ele alınması.
Raporda bu altı başlığın, Niğde’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasına yönelik öncelikli çalışma alanları olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
SAADET PARTİSİ’NİN NİĞDE VİZYONU
Raporun Saadet Partisi’nin Niğde vizyonunu ortaya koyan bölümünde kalkınmanın yalnızca ekonomik büyüme rakamlarından ibaret olmadığı belirtiliyor.
Çiftçinin kazanması, esnafın ayakta kalması, işçinin emeğinin karşılığını alması, gencin memleketini terk etmek zorunda kalmaması, ailenin korunması, yaşlıların huzur içinde yaşaması ve engellilerin şehir hayatına eksiksiz katılabilmesi, bu anlayışın temel unsurları arasında sıralanıyor.
Şehir planlamasında rant yerine insanın merkeze alınması gerektiği savunulurken Niğde’nin toprağının, suyunun, madenlerinin ve doğal kaynaklarının korunması gereken değerler olduğu vurgulanıyor.
Raporda bu kaynaklardan elde edilen zenginliğin birkaç kişiye değil, bütün Niğde’ye ulaşması gerektiği ifade ediliyor.
SONUÇ: NİĞDE’NİN KAYNAKLARI VAR, ÖNEMLİ OLAN BUNLARI REFAHA DÖNÜŞTÜRMEK
Niğde Ortak Akıl, Güçlü Şehir Çalıştayı Sonuç Raporu’nun temel değerlendirmesi, kentin kaynak yetersizliğinden çok mevcut kaynaklarını Niğdelilerin refahına dönüştürme sorunu yaşadığı yönünde.
Raporda şehrin geleceğine ilişkin ekonomik denklem; su, tarım, katma değerli üretim, sanayi, ihracat, istihdam ve gençlerin Niğde’de kalması şeklinde kuruluyor.
Aile, gençlik, eğitim, ahlak ve dayanışma ise sosyal kalkınmanın temel unsurları olarak gösteriliyor.
Bütün bu alanları birbirine bağlayacak temel unsurun ortak akıl olduğu belirtiliyor.
Raporun sonuç bölümünde güçlü şehir anlayışı; yalnızca zenginlikle değil, üretmekle, paylaşmakla, değerlerini korumakla, gençlerine gelecek sunmakla ve ortak akılla yönetilmekle ilişkilendiriliyor.
Borhaber.net açısından raporun dikkat çeken yönü ise Niğde’nin geleceğine ilişkin önerilerin yalnızca merkez ilçeyle sınırlı kalmaması; Bor’un sanayi, maden, yenilenebilir enerji ve teknoloji alanlarında üstlenebileceği rolün de açık biçimde gündeme getirilmesi.
Bu önerilerin hangilerinin somut projelere dönüşeceği, hangi kurumların sorumluluk üstleneceği ve uygulama için nasıl bir takvim belirleneceği ise önümüzdeki süreçte yanıt bekleyen sorular arasında yer alıyor.



