Geçmişte Niğde’de gazetecilik nasıl başladı? Ne tür haberler, konular, nasıl bir gündem vardı? Bunu araştırırken epey bir yeni bilgiyle ulaştım. Köşe yazısına niyetliydim, ama bir araştırma veya araştırmaya ön olabilecek veriler buldum, okudum.
Aşağıda da kaynakçaları ilettim. Yurt dışı kaynaklar, akademik araştırma kaynakları, Digital Milli Kütüphane, Tbmm kaynakları, Niğde İl Halk Kütüphanesi süreli kaynaklar bölümü.
Niğde’nin hafızası Borhaber.net arşivine dahil edelim… Kapsamlı bir araştırma yapacak olanlar için umarım fayda olur.
Şerafettin ÇOPUR
…
Niğde Basın Tarihine Bir Kayıt (1924–1931)
Niğde’de ilk matbaa 1922 yılında kurulmuş. İl İdaresine ait iş ocağında kurulmuş. Niğde’de Cumhuriyet’in ilk yıllarında ortaya çıkan yerel basın özellikle 1920’li yıllar, sadece Türkiye için değil, Niğde gibi taşra kentleri için de siyasal, toplumsal ve kültürel dönüşümün yoğun yaşandığı bir dönemdir. Yerel gazeteler bu dönüşümün hem tanığı hem de taşıyıcısı olmuştur.
1. Niğde’de Basının Doğuşu
Niğde’de basın hayatı, Cumhuriyet’in ilanından kısa süre sonra başlamıştır. İlk matbaanın 1922 yılında kurulmasıyla birlikte, şehirde süreli yayınlar çıkmaya başlamış; bu yayınlar çoğunlukla haftalık periyotlarla basılmıştır.
Bu dönem gazeteleri, modern anlamda taraflı–tarafsız habercilikten ziyade; Devletin yeni idari yapısını anlatan, Yeni kurulmuş Cumhuriyet ilkelerini halka benimsetmeyi amaçlayan, Eğitim, asayiş ve kamu düzenini önceleyen bir yayın çizgisine sahiptir.
2. Niğde’nin İlk Gazetesi: Feryad (1924)
Niğde’de bilinen ilk yerel gazete Feryad’dır. Osmanlı Türkçesi ile 1924 yılında Niğde’de yayınlanmaya başlamış.
Feryad, ismi itibarıyla daha sert ve uyarıcı bir ton taşısa da içerik bakımından Cumhuriyet idaresiyle uyumlu bir çizgi izlemiştir.
Gazetede:
Yerel idareye dair bilgiler,Resmî duyurular, Cumhuriyet yönetiminin getirdiği yenilikler ön plandadır.
Bu gazete, Niğde’de yerel basın geleneğinin başlangıç noktası kabul edilmektedir.
3. Niğde Gazetesi (1925–1926): Feryad’ın Devamı
Milli Kütüphane’den temin ettiğim bu fotoğraf ise Osmanlıca Türkçesi ile “Niğde” ismiyle Feryad Gazetesinin devamıdır.
1925 yılının sonlarına doğru Feryad gazetesi isim değiştirerek Niğde adıyla yayımlanmaya başlamıştır. İncelenen arşiv nüshaları ve akademik çalışmalar, bu değişikliğin 1926 yılı başlarında kesinleştiğini göstermektedir.
Fotoğrafta Gazetenin adı tek kelime “Niğde” İmtiyaz ve sorumlu müdürü Cemal Ebulşahap, fotoğraf belirtilen tarih ise 13 Ocak 1926 – 7. sayı
Yayın Anlayışı
Niğde Gazetesi’nde; Cumhuriyet rejimine açık destek, Devlet büyüklerine (özellikle Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya) övgü, asayiş, kanun ve idare vurgusu, belirgin şekilde görülüyor.
Gazete, haber vermekten çok rehberlik eden bir rol üstlenmiştir. Yerel basın, halk ile devlet arasında bir köprü olarak konumlanmış.
4. Aynı Dönemde Çıkan Diğer Gazeteler (1924–1931)
Araştırmalara göre Niğde’de 1924–1931 yılları arasında şu gazeteler yayımlanmıştır:
- Feryad
- Müdafaa
- Nida
- Niğde
- Tatlıdil
- Bilgi
- Resmî Niğde
Bunlara ek olarak iki dergi de yayımlanmıştır:
- Güzel Mecmua
- İlkadım
Bu yayınların ortak özellikleri:
- Kısa ömürlü olmaları. Haftalık veya düzensiz periyotlarla çıkmaları, çoğunlukla 4 sayfa ibaretler.
5. Yazı Kadroları ve İçerik Türleri
Bu dönemde Niğde’de yayınlanan gazetelerde; İmzasız başyazılar. Yerel idareciler veya öğretmenler tarafından kaleme alınan yazılar, Resmî metinlerin sadeleştirilmiş hâlleri yer almakta.
Öne çıkan isimlerden biri Cemal Ebulşahap’tır. Kendisi yalnızca bir gazete sahibi değil, aynı zamanda dönemin Niğde’sinde fikir üretici bir basın aktörüdür.
6. İlginç ve Dikkat Çekici Konular
1920’li yılların Niğde gazetelerinde dikkat çeken bazı temalar şunlardır:
- Asayiş endişesi: Kanunlara uyum sıkça vurgulanır.
- Eğitim seferberliği: Cehaletle mücadele temel hedeftir.
- Memur ahlakı: Devlet görevinin bir hizmet olduğu sık sık hatırlatılır.
- Eski–yeni karşıtlığı: Osmanlı dönemi alışkanlıkları ile Cumhuriyet düzeni karşılaştırılır.
1925’den sonra ise, Yerel ekonomi, tarım, hayvancılık, ticaret, ilçe ve kasaba haberleri verilmeye başlanmış.
Gazetenin bazı yazarlarının isimleri
Rıza Ratıb (Ratıbzade Ali Rıza), gazetenin 2. sayısının dördüncü sayfasında yer alan Muhterem Halkımıza (Feryad, II, 1340: 4) başlıklı yazısında isminin Niğde İş Ocağı Müdür-i Mesul olarak yazıldığı görülmektedir.
Doktor Yaşar İsmail, Ahmet Münir (Niğde İmdad-ı Sıhhı Hastanesi Ser Müfettişi), Ali Rıza (Diş Tabibi) Sağlık yazıları yazmış.
Veli Tevfik, gazetenin 5. sayısının birinci sayfasında yer alan Feyizli Bir Menba’ başlıklı bir yazısı bulunmaktadır.
Nohutcuoğlu, gazetenin 5. sayısının ikinci sayfasında yer alan Medeni Hacı Olalım başlıklı bir yazısı bulunmaktadır.
Muallim Cenab Cevad, Ali Tevfik, Edip Ali (Bakı) gazete için şiirler yazmakta.
Hazarzade Hasan Sabri, gazetenin 18. sayısında Karilerimizin (okuyucularımızın) Şikâyetleri başlıklı bir yazısı bulunmaktadır. Kendisi Kemerhisarlı.
Bozalp, gazetenin 18. sayısında Ziya Gökalp Kimdir? Başlıklı biz yazısı bulunmaktadır.
Hazarzade Hasan Sabri, gazetenin 18. sayısında Karilerimizin (okuyucularımızın) Şikâyetleri başlıklı bir yazısı bulunmaktadır
Kemal (Kiper), (Orta Mektep Terbiye-i Medeniye Muallimi), gazetenin 24. sayısında 3 sayfasında iki yazısı yer almaktadır. Bunlarda biri Niğde’de Spor Hayatı, diğeri ise Niğde’de ilk Maç ve Neticesi başlığını taşımaktadır (
Yahya Beyzade Muallim Emin, gazetenin 25. sayısında Zirai Sütun: Ziraat Seferberliği başlıklı bir yazısı bulunmaktadır
Ali Saib (Ziraat Müdürü), gazetenin 24. sayısında Fenni Sütun: Tırtıl ve Mazarratları başlıklı bir yazısı bulunmaktadır .
Abonelik Bedeli
Gazetenin mevcut tüm sayılarında yıllık abone bedeli 250, altı aylık abone bedeli 150, günlük ise 5 kuruş olduğu bilgisi vardır. Günü geçmiş nüshaların ise 10 kuruş olduğu belirtilmektedir
Gazetenin mevcut tüm sayılarında haftalık ve 4 sayfa şeklinde neşredilmektedir.
Yerel Haberlerden Bazılarını Derledik
Niğde Belediye seçimleri hakkında yer alan bir haberde Muhiddin Efendizade Mustafa Efendi 922 oyla başkan seçildiği bilgisi yer almaktadır
Bozuk yolların tamir ve inşasının 86 bin lira karşılığında müteahhitlere ihale edildiğini; ancak bu yolları denetleyecek yeterli mühendisin olmadığını, bu sebepten yapılan veya yapıldığı iddia edilen arabanın bile geçemeyeceği haberi yer almaktadır (Feryad, II, 1340: 2).
Yokluk içinde bir mevcudiyeti memleket hastanesi isimli yazı da memlekette kıymeti ve önemi bilinmeyen konulardan birinin de sağlık olduğu; iki yüz bine yakın nüfuslu Niğde’de alet ve edevat bakımında cerrahisi eksik bir hastaneye sahip olunduğu belirtilmiştir. Frengi ve sıtma hastalıklarının yaygın olduğunu buna rağmen dispanserin açılmadığını; ancak Doktor Said Hikmet Bey’in hastanenin eksiklerini gidermek için yapmış olduğu kişisel çabaların takdiri şayan olduğu ifade edilmiştir.
Geçen seneye göre bu sene (1924) hububat üretiminin yüzde yirmi oranında arttığı, bu durumun memnuniyet yarattığı, çiftçilerin vilayet dışında hububat ihracatında bulunabilecekleri, ancak elma senesi olmamasına rağmen şekerpare ve Darende kayısılarının bol olduğu haber edilmiştir (Feryad, II, 1340: 4).
Islah ve Teksir-i Hayvanat başlıklı yazıda ise Niğde’nin iklimi ziraatı nasıl olursa olsun mutlaka her kasabanın damı altında bir ineği ya da bir eşeğinin olduğu belirtilmiştir. Hayvanların halkımızın ailesi derecesinde önemli olduğu ancak bu hayvanların ıslahı ve çoğalması için gereken önemin verilmediği bu nedenle de nesillerinde sıkıntıların yaşanmaya başlanacağı belirtilmiştir. Halkımızın başlıca geçim kaynaklarından olan hayvancılığa gerekli önem verilip halkın bu konuda ihtiyacı olan alet edevat temin edilerek bu problemlerin çözülmesi gerektiğine dair haber yer almaktadır (Feryad, V, 1340).
Vilayet Baytar Müdürü Mehmet Tevfik’in Deri ve Yapağının Piyasa da Kıymetleri başlıklı yazısın da deri ve yapağın nasıl elde edildiği bu işlemlerin uzun ve zahmetli olduğu, Avrupa da bu işin iyi bir piyasasının olduğunu ancak Türk derisi ve yapağının birinci kalite de olsa bile yine de rağbet edemediği çünkü Türkiye derileri sakatlı olur şeklinde kötü bir şekilde adın çıktığını bu durumu iyileştirmek için hayvan derilerini yüzerken ve kırpılırken dikkatli olunmasını işin erbabına bırakılmasını ve bu gibi önlemler alınarak çalışmalar yapılması ile ilgili bilgiler yer almaktadır (Feryad, XVIII, 1340).
Merkez vilayette inşa edilmekte olan büyük bir okulun inşaatında kullanılmak üzere Ulukışla’ya celp olunan kerestelerin uzun müddetten beri Ulukışla istasyonunda beklediğini ve bunların çoğunun çalındığını belirterek bu konu ile ilgili makama dair yazılan bir haber bulunmaktadır (Feryad, II, 1340).
Niğde’ye mahsus bir saltanattan yani Mirav Saltanatı7 isimli yazı da Mirav’ın bağ ve bahçelerde sulama işine nezaret eden kişi olduğunu yalnız bu saltanatın bekasının elzem olduğunu, bunun işin önemini ancak bütün bunlara rağmen son zamanlarda bağ ve bahçe sahiplerinin mirav saltanatından vazgeçtiklerini belirtmiştir (Feryad, II, 1340: 3).
Birkaç gün evvel Dokuzoğlu Yusuf Ağazade Mithat efendinin sarhoş olarak kasabadan berber İbrahim Ağa oğulları ile kahveye akşam saat on iki yarım raddelerinde gelerek içeriye girdikleri; burada çıkan tartışma da birkaç kişinin yaralandığı ve hastane de tedavi edildikleri haber edilmiştir.
Çeşitli nedenlerden dolayı vilayet hapishanesinde kalan kişilerin sayısına dair yazı da hapishanenin öncelikle ehemmiyetli olduğunu buradaki kalabalığı görünce üzülmenin mümkün olmayacağını belirterek verileri yazmışlardır. Buna göre 103’ü mahkûm 165’i mevkuf olmak üzere 268 mahpus bulunduğunu; ayrıca Bor Kazası hapishanesindeki kişiler 31, Ulukışla Kazası’nda 13 mahpus, Nevşehir mahkemesinde de 312 şahsa ait muamele bulunduğu Niğde deki hapishanede on iki odanın olduğunu ve yirmi altı kişinin bulunduğu ifade edilmiştir
Gazetenin ikinci sayfasında nüfus ile ilgili bir haber yer almaktadır. Niğde’nin merkez kazasında 34.466 erkek 31.459 kadın; Bor Kazası’nda 12.530 erkek 13.241 kadın; Nevşehir Kazası’nda 25.301 erkek 25.636 kadın; Ürgüp Kazası’nda 12.801 erkek 15.885 kadın; Ulukışla Kazası’nda 5.189 erkek 6.121 kadın olmak üzere toplam nüfusun 162.834 olduğu belirtilmiştir. Merkez kazanın dışında diğer kazalarda nüfusa baktığımızda kadınların erkeklerden daha fazladır. 10.000 gelmiş bulunan 25.000 kişilik muhacir kitlesini de dâhil ettiğimizde 237.834 kişidir. Yazıda (Zirai?) kilometre başına düşen sayı verildiğinde Niğde’de nüfusun az olduğu ortaya çıkmaktadır.
Vilayetin Jandarma kumandanı Zühdü Bey’in dört aydan beri eşkıya takibi hususunda başarı göstererek vilayete geldiği ve yaptıklarından dolayı kaymakamlığa terfi ettiği belirtilmiştir
Yine Su Derdi başlıklı yazıda çeşme sularına dair durumu meclise iletmekten duyduklarına dair sevinci belirttikten sonra suyun hayati bir değer taşıdığını ve bu problemin çok uzun yıllardır devam ettiği söylenmiştir. Yaz kış demeden bitmeyen bir dert olarak görülen su meselesinin birçok hastalığa sebebiyet verdiği de ifade edilmiştir. Çoğu mahalle de çeşme dahi olmadığını ve insanların sağlıksız sulara muhtaç kaldığı Bor ve Nevşehir’in sıhhi ve fenni girişimlerde bulunduğunu, Niğde’nin de derhal bu tarz bir girişimde bulunmaları gerektiği belirtilmiştir
Medeni Hacı Olalım başlıklı yazı da Peygamber Efendimizi ziyaret etmeyi İslam ve garp siyaseti olarak görmüş ve Hicaz bölgesine gidilmesinin o bölgeyi zenginleştirdiğini bunu da yapanların çoğunun Türkler olduğu belirtmiştir. İslamiyet’e bağlı kalmamız gerektiğini ancak İngiliz sömürgesinde olan Hicaza para bağlamanın doğru olmadığı ifade edilmiştir. Medeni hacı olmak gerektiği belirtilen yazıda her Türkün mutlaka Avrupa’ya gitmesi gerektiği, oradaki medeniyeti, sanayii, zirai, ticari görmesinin lüzumuna değinilmiştir (Feryad, V, 1340).
Niğdeli Lord Osman’nın Bedestenin orta kapısı civarındaki dükkânda kuyumculuk, dökmecilik, ince marangoz, demircilik, kahve değirmeni, tüfenk, dikiş makinası ve lüküs lambası tamiratının müşteri memnuniyeti olacağı kaydıyla yapıldığına dair ilan
Bu sene (1924) gerek memlekette ve gerek civar köylerden orta mektebin tali birinci sınıfına çocukların akın ettiğini, bunun memnuniyet verici olduğunu, adı geçen sınıfta öğrenci sayısının çok olduğundan yeni bir şube açılması gerektiği haber edilmiştir (Feryad, XVIII, 1340).
Soğukların başlaması ile kömür ve odun ihtiyacı gündeme getirilen bir yazıda kömür fiyatındaki artışın sıkıntı yarattığını, kömürün temin işin de bazı sıkıntılı durumlar gözlemlendiğini, bu konuya derhal müdahale edilmesi gerektiği belirtilmiştir
Nevşehir gibi büyük kasaba da olan halkın ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir eczahanesinin olmadığını ne belediyenin ne de başka makamların bu müesseseye sahip çıkmayarak gereken özeni göstermediklerini, böyle devam ederse ufak bir hastalığa yakalananlar bile bir Niğde’ye tedaviye gelmek zorunda kalacaklarını belirtmiştir (Feryad, XVIII, 1340).
Pek Önemli Bir Karar başlıklı yazı da muhacir iskânlarının lüzumu kadar memuru ile beraber vilayet makamına devir ve teslimi hakkındaki kararın önemli olduğunu bu muhacirlerin tespitinin uzun zaman alıp şu an için mümkün olmayacağından yerli ahali ile müşterek olarak ziraatta başlamaları ve bu konunun dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir
İlkbahardan beri feyz ve bereketini takdirle sayıp bitiremediğimiz memleketimizde bu son günlerde kıtlık tehlikesinin başladığını, halkın bu durumu düşünüp durduğunu bu olaya sebebiyetin de tüccarların hem malı depolamış hem de ellerindeki malı piyasaya vermedikleri hususu ifade edilmiştir (Feryad, XVIII, 1340).
...
KAYNAKÇA
1-http://www.cahij.com/
2-Literature and History of Turkish or Turkic, Cilt 8, Sayı 5.
3-International Periodical for the Languages
4-Cappadocia Journal Of History And Social Sciences Vol. 13-october 2019
Topal, Nevzat.
Niğde Basın Tarihinden Bir Kesit (1924–1931).
Erken Cumhuriyet Döneminde Taşra Basını ve Yerel Kimlik.
Niğde İl Halk Kütüphanesi – Süreli Yayınlar Bölümü
Milli Kütüphane (Ankara) – Yerel Basın Koleksiyonları
Niğde Matbaası Dış Görünüş (1938 Yılı) (Niğde, 1938: 78)