06.01.2022, 00:42

“Namusluymuş namussuz!”

Yazının başlığını usta aktör Şener Şen’in başrolünde oynadığı bir filmden aldım. Film, özel bir şirkette mutemet olarak çalışan son derece namuslu bir memurun, gelişen olaylar sonucunda nasıl bir namussuza dönüştüğünü anlatıyor. Filmi biraz hatırlayalım:

Mutemet, oldukça yüklü bir parayı şirket hesabına bankaya yatırmak için her zamanki gibi yola çıkar ancak saldırıya uğrar. Silahını çekmeye fırsat bulamadan soyulur. Arbede anında silahla yaralanır ve üstüne bir güzel de dövülür. Yardım çığlıklarını kimse duymaz. Üstü başı yırtılmış, ağzı burnu kan içinde kalmış, yaralı bir halde çalıştığı firmaya gider ve genel müdüre durumu anlatır. Hemen polis çağrılır. Genel müdür, mutemedin uzun yıllardır şirkette çalıştığını, çok dürüst bir memur olduğunu, parayı kendisinin çalmasının mümkün olmadığını söyleyerek, mutemede sahip çıkar.

Mutemedin şüpheli sıfatı düşer. Ancak, genel müdürün, mutemede sahip çıkmasının arkasındaki gerçek farklıdır. O, parayı çalanın mutemet olduğunu düşünmektedir. Olay şirket çalışanlarına da inandırıcı gelmemiştir. Onlar da tıpkı genel müdür gibi, mutemedin parayı kendisinin çaldığı, olaya “soyulmuş süsü” verdiği inancındadırlar.

Olay basın yoluyla duyulur. Mahalle esnafının da haberi olur. O güne kadar yüzüne bakmayan esnaf, mutemedin karşısında yaranma sırasına girer. Evine zorla gıda malzemesi gönderir. Hatta renkli televizyon veren bile olur. Mutemet, ne yapıyorsunuz, ben sipariş vermedim, bunları ödeyemem, dese de esnaf “Bunlar bizden, merak etme. Senden para isteyen mi var! Elin bollanınca ödersin.” diyerek manalı manalı sırıtır ve mutemedin sırtını sıvazlar. Bakkal o kadar ileriye gider ki veresiye defterini yırtar. Neredeyse yirmi dört saat beyninde boza pişiren nemrut kayınvalide bile birdenbire melek kesilir; zırnık koklatmadığı parasını koynundan çıkarıp “Kefen param diyerek” damadına verir. Kaynı “enişte, enişte” diyerek etrafında fır dönmektedir. Tembel oğlu, tabi annesinin de iteklemesiyle birdenbire sürekli ders çalışan bir öğrenciye dönüşür.

Zavallı mutemede karısı ve çocukları da inanmamıştır. En hazini ise, memur maaşıyla ve de namusuyla evini geçindirmeye çalışırken, “Herkes akıllı. Köşeyi dönüyor, sen beceriksizsin!” diyerek eşine sürekli dırdır eden ve kadınlık görevini bile yerine getirmeyen karısı, birdenbire yumuşak ve seksi bir eşe dönüşür; tabi kayınvalidenin de teşvikiyle…

Zavallı mutemet olan bitenden hâlâ bir şey anlamış değildir. Derken işyerindeki arkadaşları cebine para koymaya başlarlar. Aldıkları rüşvetlerden mutemede de bir pay ayırmaya başlamışlardır. Daktilo kızlar koynuna girmek için birbiriyle yarışır. Çaycı bile ikide bir çay- kahve getirmekte, sonra ödersin diyerek çıkıp gitmektedir.

Bir gün genel müdür odasına çağırıp zorla para verir. “Aman efendim!” demesine fırsat kalmadan müdür “Sen şimdi serisi bilinen paraları harcayamazsın, biraz zaman geçsin. O güne kadar sıkıntı çekme. Ne ihtiyacın varsa biz karşılarız. Sonra parayı ortaya çıkardığında hesaplaşırız.” der. Mutemet en sonunda durumu anlamıştır. Bütün bu olanlar “kaz gelecek yerden tavuk esirgememe” manevralarıdır. Herkes onun hırsız olduğunu zannetmekte ve bu durum hem itibar görmesine hem de cebinin parayla dolmasına neden olmaktadır.

Zavallı mutemet ne yapsa ne etse, dinletemez. “Ben çalmadım, hırsız değilim. Benim gibi bir adamın bunu yapabileceğine nasıl inanırsınız!” diye feryat etse de kimseye dinletemez. O güne kadar yüzüne bakmayan insanlar, genel müdüründen çaycısına, bakkalından, kasabından, manavından, eşya satan mağazacısına kadar herkes mutemedin karşısında ceket iliklemekte, el etek öpmeye çalışmaktadır.

Aradan günler geçer. Derdini anlatamayacağını anlayan mutemet bir gün zıvanadan çıkar ve madem çalmadığıma inanmıyorsunuz o zaman size bir oyun oynayayım da görün diyerek bir plan hazırlar. Kayınbiraderi de dâhil olmak üzere kendisine “hırsız” muamelesi yaparak cebine para doldurmaya çalışanları dolandırır ve gemiyle yurtdışına kaçar. Tesadüf bu ya, bir gün önce asıl hırsızlar yakalanmış, olay gazetelere intikal etmiştir. Hırsızların yakalandığını, mutemedin parayı çalmadığını anlayan bilumum zevat telaşla mutemedin peşine düşer. Eşi ve çocukları da olaydan habersizdir. Gemiyle kaçacağını anlarlar ve tam gemi hareket ederken yetişirler.

Mutemet üstünde tatil kıyafeti ile geminin halatına yapışanlara alaylı bir şekilde sırıtır. Geminin gitmesine engel olmak için halata sarılanlar denize dökülürler ve gemi limandan ayrılırken bağırırlar; “Namusluymuş, namussuz!”

Bunu niye anlattım.

Türkiye’de yolsuzluk, hırsızlık vakaları karşısında sessiz kalan, kendisini bir gecede soyanlara alkış tutup, halay çeken yurdum insanı açısından durum tam da bu filmde geçen olay gibidir.

Hırsıza alkış tutmak… Namussuzu baş tâcı yapmak…

Bu durum dün de böyleydi, bugün de…

Kendi şirketine devletin kasasını peşkeş çekenleri, belediyeleri soyanları, adları uyuşturucu ticaretiyle anılanları, pudra şekeri koklayanları, ayakkabı kutularında para saklayanları, evlerinde para sayma makineleriyle para sayanları, paraları sıfırlayanları, çikolata kutularında rüşvet alanları, lüks otellerde mafya tarafından ağırlananları, mafya babalarının özel uçaklarında gezenleri, sofralarında yer edinenleri ağırlar, besler, paye verir, baş tacı yapar hatta oy verip Meclis’te kendisine vekil tayin eder; bakan yapar, büyük elçi yapar; güzel yurdumun güzel insanları… Sonra da dönüp önünde ceket ilikler. “Çalıyor ama çalışıyor!” diyerek iltifat eder. Öte yandan namuslu insanları, siyasetçileri, bürokratları elinin tersiyle iter, beceriksiz konumuna düşürür.

“Benim memurum işini bilir” diyenlere anıt mezar layık görülür de bu ülkede, geçinmek için evindeki halısını satanlara bir mezar yeri bile çok görülür…

Eski Türk filmlerine bakın, özellikle Kemal Sunal filmleri hep bu konuları işler.

Hilekâr iş adamları, siyasiler, şarlatan reklam şirketleri, üçkâğıtçı esnaf, namussuz müteahhitler, fırıldak ev sahipleri ve benzeri karakterlerin karşısında güce boyun eğen çoğunluk ve tek başına karşı duran saf bir vatandaş.

Allah ile aldatmanın en güzel örneklerini de sergiler bu filmler. Tartıda hile yapan, alavere dalavere ile vatandaşın malına çökenler dikkat edin hep “hacı” karakteridir… Beş vakit namazındadır. Abdestsiz gezmez… (burada namuslu hacıları ve vatandaşları tenzih ediyorum)

Bu ülke bugünlere yeni gelmedi. Namussuzlar dün de alkışlandı bugün de alkışlanıyor. Ancak “namus” kavramı hiç bu kadar ucuzlatılmamıştı. Hiç böylesine ayaklar altına alınmamıştı. Namussuzlar hiç değişmedi, sayıları ve hacimleri daha da arttı… Vatandaş aynı saf vatandaş diyeceğim ama dilim varmıyor. Çünkü bu iletişim çağında, ülkemizde ve dünyada gelişen en ufak bir olaydan anında haberdar olunan günümüzde, vatandaş olarak “bilmiyorduk, aldatıldık” deme şansına sahip değildir, yurdum insanı.

Tek yapılması gereken İsmet İnönü’nün dediği gibi, namussuzlar kadar namusluların da cesur olmasıdır.

“…Gerçek şu ki Allah, bir toplumun maruz kaldığı şeyleri, onlar, birey olarak içlerindekini/birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmez…” (Ra’d Suresi, 11)

Toplum olarak kendimizi değiştirmenin, namussuzları değil, namusluları alkışlamanın zamanı gelmedi mi?

Namussuzları alkışlamak yerine cesurca karşılarına dikilip hesap sormak her namuslu vatandaşın insanî görevidir…

Tülay Hergünlü

İstanbul, 3 Ocak 2022

Yorumlar (0)
16
açık
banner832
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 21 Mayıs 2022
İmsak 03:39
Güneş 05:20
Öğle 12:43
İkindi 16:34
Akşam 19:56
Yatsı 21:30
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 70
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Antalyaspor 38 59
7. Beşiktaş 38 58
8. Karagümrük 37 57
9. Sivasspor 38 54
10. Kasımpaşa 38 53
11. Adana Demirspor 37 52
12. Galatasaray 38 52
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 37 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Bursaspor 36 44
17. Kocaelispor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 37 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 37 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@