İstinaf mahkemesinin CHP Kurultayı'na yönelik verdiği "mutlak butlan" kararının ardından ana muhalefet partisinde hareketli saatler yaşanıyor. Genel merkezde nöbet tutan partililer, Kemal Kılıçdaroğlu destekçileriyle karşı karşıya geldi. İlerleyen saatlerde Ankara Valiliği genel merkez için tahliye talimatı verdi. Bunun ardından Çevik Kuvvet ekipleri kapıyı söküp binaya girerek tahliye işlemini başlattı.
DAKİKA DAKİKA BUGÜN YAŞANANLAR
21.04 | CHP Genel Merkezi’ne yönelik müdahaleye tepki gösteren Zülfü Livaneli, “Mutlak butlan, mutlakiyete giden yoldur ama ters tepecek” dedi.
20.47 | CHP İzmir vekili Mahir Polat, “Disipline sevk edilecekler var. Kemal Bey'e 'hain' diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi.
20.20 | Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel liderliğinde CHP Genel Merkezi'nden TBMM'ye yapılan yürüyüş sırasında yaşananlara ilişkin olarak "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasına muhalefet", "görevli memura direnme" ve "kasten yaralama" suçlarından soruşturma başlattı.
20.12 | Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi’nde yaşanan polis baskınına ilişkin sessizliğini bozdu. TBMM'de CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i ziyaretinin ardından konuşan Yavaş, yaşanan olayları "hoş olmayan görüntüler" olarak nitelendirdi.
Yüz yıllık bir partinin binasına polisin bu şekilde girmesini "son derece yanlış" olarak değerlendiren Yavaş, şu ifadeleri kullandı:
"Normalde bunlar konuşulur, çözülemeyecek şeyler değildi. Yüzyıllık bir partiye bu şekilde polisin girmesi hoş olmadı. Allah korusun, başka bir şey de olmadı ama polisler de bizim canımız, ciğerimiz. İnsanları böyle karşı karşıya getirmemek lazım. Ayrıca partililerin de karşı karşıya gelmemesi lazımdı. Üzüldük, bu kadarını söyleyeyim."
Gazetecilerin, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu veya ekibiyle herhangi bir temas kurup kurmadığına yönelik sorusunu da yanıtlayan Mansur Yavaş, "Benim bir görüşmem olmadı, hayır" diyerek iddialara net bir dille noktayı koydu.
20.07 | Mansur Yavaş, TBMM'ye gelen Özgür Özel'i ziyaret etti.

18.40 | Kalabalığa seslendikten sonra bir kez daha TBMM'ye yürümeye başlayan CHP Lideri Özgür Özel, Meclis'te bir kez daha açıklamalarda bulundu.
CHP Lideri en kısa zamanda partinin kurultaya gitmesi gerektiğini vurguladı.
Gazetecilerin "Kurultay kararı alınmazsa nasıl adımlar atacaksınız" şeklindeki sorusuna ise Özel, parti tüzüğünün verdiği her yetkiyi kullanacaklarını ifade etti.
"Yani hukuktaki hiçbir hukukçu bu butlan kararını ve tedbir kararını hiçbir yere koyamasa da sonuçta yarın burada bir türbülans olmaması için zaten mevcut olan Meclis Grup Başkanlığı görevime dün de bir kez daha seçim yaparak ve oy kullanan arkadaşlarımızın bir eksiğiyle seçilerek yeniden Meclis Grup Başkanı seçildim.
Şimdi bundan sonra bu görevimi yapmaya devam edeceğim. Tabii burada şey de önemli, efendim işte CHP'de acaba kaç tanesi Özgür Özel'le birlikte sorusuna bugün de çok farklı ifadeler kullanıyordu ama çok sayıda milletvekilimizin de geçmiş dönemlerde bazı ifadeleri, bazı paylaşımları yapan ve bu yüzden bir başka tutumda oldukları ifade edilen çok sayıda milletvekili arkadaşımız bugün de partideki sorunun bir kurultay yapılması gerektiğini ifade ettiler.
Bu çok kıymetli. Yani artık Cumhuriyet Halk Partisi'nin kırk gün içinde bir kurultay yapması noktasında grupta bir mutabakat var, hem toplumda inanılmaz bir talep var. Zaten delegelere sorulacak olduğunda delegeler aynı delegeler o yarışmalı kurultaydan sonra iki sefer beni tam oyla yetkilendirdiler."
17.32 | Özgür Özel Milli Egemenlik Parkı'nda açıklamalarda bulundu.
Özel konuşmasına "Ankara'nın taşına bak, gözlerinin yaşına bak. Butlan bizi esir almış, şu feleğin işine bak." sözleri ile başladı.
"İşte bugün, işte bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nde günlerdir sabaha kadar bekleyen sizlerle; baba ocağını korumak için, baba ocağı işgal olmasın diye, baba ocağı kime emanetse; üyeden, delegeden onun dışında birinin eli değmesin diye oraya canını siper edenlere selam olsun hepinize!
Biz yıllarca seçim akşamları partinin genel merkezinin, il, ilçe binalarının erkenden ışıklarının sönmesinden razı olmayanlar... Buna katlanamayanlar... Cumhuriyet Halk Partisi'ne yenilgiyi yakıştıramayanlarız!
İşte o gün, 28 Mayıs 2023 günü o seçimi kazanamadığımızda, hepimiz artık bir şeylerin sonuna geldiğimizi dediğimizde; gözler yerdeyken, başlar öndeyken, kimse kimseyle konuşacak hâlde değilken, görev yine bize düşer dedik! Cumhuriyetin gençlerine, cumhuriyetin kadınlarına, her yaştan cumhuriyetin muhafızlarına görev düşer dedik.
Ve "İşimiz" dedik, yola çıktık. Söz verdik; "Bir daha yenilmeyeceğiz" dedik! "Kaybetmeyeceğiz" dedik!
"Işıkları erkenden kapatmayacağız" dedik!
Bu kararlılıkta millet samimiyet gördü. Millet bu samimiyete değer verdi. "Gelin" dedi, "Siz geçin partinin
başına, biz size güveniyoruz" dedi.
Öyle zor bir işi başardık ki hep beraber... Öyle zor bir işi... "Asla olmaz, Atatürk gelse bu delegeyle seçim
kazanamaz. Cumhuriyet tarihi boyunca ne bu partide ne herhangi bir partide baştaki genel başkan seçimle değişmedi, değişemez" dediler. "Sesini duyuramazsın, sen bu işi başaramazsın" dediler.
Dedim ki; bizim delegeyi; onu tıraş eden berberi, aynı apartmanda yaşayan 18 yaşındaki gencecik
komşusu, tarlayı birlikte suladığı sınır komşusu, mezun ettiği öğrencisi ikna edecek. "Ankara'ya gelirken
onlarla konuşun da gelin" dedim.
Öyle yaptılar. Geldiler, salondaki yerini aldılar. Siz, kiminiz salondaydınız, zemindeydiniz, kiminiz
tribünlerde, kiminiz kapının önünde, kiminiz de duayla ekranın başındaydınız.
O gün, o gün, o gün şuydu: 'Delege, halkın sesini dinle! Delege, sokağın sesini dinle!'"
Tüyleri diken diken oldu hepsinin. On binler, yüz binler, milyonlar 'Delege sokağın sesini dinle!' diye bağırıyordu. Ellerini vicdanlarına koydular, bir karar verdiler. Partide değişimi yaptılar.
O gün söz verdiğim gibi, söz verdiğimiz gibi; o günden sonra, dört ay sonraki ilk seçimde 47 yıllık hasreti bitirdik. 23 yıllık kibri söndürdük, yendik!
Adalet ve Kalkınma Partisi'ni ilk kez yendik. 47 yıl sonra partiyi kurulduğu günkü gibi yaptık. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'nin birinci partisidir artık.
İşte bizim hikayemiz böyle. Bizim hikayemiz böyle; bir umutsuzluktan umuda, umuttan zafere, zaferden de zulme dönüştü. Niye zulüm görüyoruz? Niye zulüm görüyoruz? Kazandığımız için! Onu yendiğimiz için!
Onu yeneceğimiz için! Onu indireceğimiz için görüyoruz zulmü!
En iyisini siz biliyorsunuz, en iyisini siz biliyorsunuz. Türkiye biliyor ki ne 31 Mart zaferi ne de gelecek seçimde saraydakinin aşağıya inmesi tek başına Cumhuriyet Halk Partisi'nin gücüyle olacak şey değil. İşte bu yüzden; birbirini seven, ülkesini seven, farklı siyasi partilerde de olsa kurtuluşu birliktelikte gören, tam bağımsızlıkta gören, bayrağını seven, Atatürk'ü seven milyonlar kurtaracak.
Ve zulüm o gün başladı dedim ya... İttifak ittifak, bir ittifak da sonradan şekillendi, karşımıza dikildi. İki mağlubiyeti hazmedemeyenler... Birincisi; 31 Mart seçiminde partilerinin kurulduğu günden beri ilk yenilgiyi ve bundan sonra onları yenme ihtimalimizi hazmedemeyen sarayın ittifakıyla...
Türkiye'de ilk kez bir siyasi partide genel başkanın değişmesini; 48 yaşında, 49 yaşında bir bahçıvanın torununun, bir emekli öğretmen çocuğunun Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olmasını hazmedemeyenlerin ittifakı dizildi karşımıza. AK Parti'nin militan kolları kol kola karşımızdadır, kol kola karşımızdadır.
"Ve buradan bugüne kadar hep sustum. Ve hep sustum. Ben 10 yaşında, 10 yaşında lastik ayakkabıyla yatılı okula giden Özgür... Büyüğünü sayan Özgür... Kendisine dün koluna girdiğine kötülük düşünmeyen, dün 'abi' dediğine bugün 'bey' söylemeyen Özgür. Sıktım dişimi sustum, sıktım dişimi sustum.
Ama, ama yeter. Kendime acımıyorum. Kendime acımıyorum ama her seçim akşamı başına tülbentini silkeleyip bağlayan, haftalarca başı ağrıyan kadın kollarına, babasının yüzüne bakamayan gençlik kollarına acıyorum.
Kendime acımıyorum. Bir seçim kaybetmeden, bir seçim kazanmadan onu göndermeden gidersem diye gözü açık giderim diyen partililerimizin cenazesine katılmaktan nefret ediyorum.
O yüzden size söz veriyorum. Beni acıyla, zulümle, baskıyla terbiye edemezler. Gazla sindiremezler.
Dayaktan yılmam ama asla bir daha ben mağlubiyete alışmam, kaybetmeye tahammül edemem.
19 Mart darbesi bu ülkedeki en son darbedir. En yeni nesil darbedir. En uyanıkça darbedir. 19 Mart darbesi bu Cumhurbaşkanı'nın kendisinden sonraki Cumhurbaşkanı'na, Ekrem İmamoğlu'na yaptığı darbedir.
19 Mart darbesinden sonra verilen mücadele hesapları bozmuştur. Birileri bu partinin evlatlarına hırsız demiştir, yolsuz demiştir. Bu ülkenin bu partinin evlatlarına hırsız demiştir, yolsuz demiştir, casus demiştir, vatan haini demiştir. Ama, ama bu parti evladını da bilir, iftiracıları da bilir. Yolumuz birdir, biz kimseyi satmayız, kimseyi satmayız."
"Hangi suçlu tipi varsa onları arkalarına alarak bu partiye saldırdılar, gençlere saldırdılar, gençlik kollarına saldırdılar." diyen Özel, ifadelerini şöyle sürdürdü:
"Partiyi, Genel Merkez'i hep beraber koruduk. Hiç utanmadan, çekinmeden, sıkılmadan; İstanbul'da yaptıkları gibi bu kez de Türk polisini, şerefli Türk polisini kirli emellerine alet ederek Genel Merkezimize girdiler. Kapıları, camları indirdiler, gaz sıktılar, işgal ettiler!
Biz, işte biz; ben, sen, hepimiz hep beraber son ana kadar direndik. Sonra yollara döküldük geldik. Yolda yağmur yağdı üstümüze, dolu yağdı üstümüze. Hani diyor ya birileri 'arının' diye; onların sıktırdığı biber gazından, yağan yağmurun altında biz arındık. Biz o biber gazından arındık!
Bu partinin iktidarın biber gazından gayrı, dost bildiğimizin ihanetinden gayrı arınacak hiçbir şeyi yoktur!
Burası Milli Egemenlik Parkı. Altı barikat aştık geldik, TOMAları aştık geldik. Hep birlikte Meclis'in önüne,
Milli Egemenlik Parkı'na geldik.
Niye? Şunun için: Bu parti kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Bu parti Sivas Kongresi'nde, sonra
Anadolu yaylalarında, Anadolu topraklarında, sonra harp sırasında çadırlarda kuruldu. Bu partinin, bu partinin ilk genel merkezi Birinci Meclis'teki bir odaydı sadece!
Cumhuriyet Halk Partisi'ne, başarılı olmak için... Burası Milli Egemenlik Parkı, burası Meclis'in bahçesi.
Buraya gelmeyelim diye altı barikat kurdular, en son TOMAları koydular ama hep beraber aştık geldik.
Niye Meclis'teyiz? Çünkü Genel Merkezimize yapılanı biliyorsunuz. Ama Cumhuriyet Halk Partisi kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Parti Sivas Kongresi'nde, devamında Anadolu'da Milli Mücadele'de asker çadırlarında kuruldu. Karargâh çadırlarında kuruldu. Ardından 23 Nisan 1920'de Meclis açıldı.
Resmen 9 Eylül 1923'te dilekçe verildi, o gün de bir genel merkezi yoktu. Genel Merkez, Birinci Meclis'te bir odaydı.
Bizi genel merkezimizi elimizden alarak, baba ocağına sokmayarak CHP'yi elimizden alacaklarını sananlara söylüyoruz: Biz o binadan çıktık, meraklısına bıraktık, sonuna kadar mücadele ettik. Ve şimdi, bundan sonraki genel merkezimiz Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndedir!
Partinin ilk genel merkezi Meclis'teydi. Bu mücadele sırasında parti işgalden kurtulana kadar şu anki genel merkezimiz TBMM'deki CHP grubudur.
Teslim olmuyoruz, boyun eğmiyoruz, geri çekilmiyoruz! Sadece ve sadece kazanmak için, başarmak için kararlılıkla yürüyoruz. Sizinle birlikte yürüyoruz.
Bu meydanın, bu meydanın özelliği şudur: Biz birbirini sevenleriz, biz ülkesini sevenleriz, biz Cumhuriyet'i sevenleriz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız!
Ayrıntılar geliyor...
17.23 | Özgür Özel Meclis'e yürümeye devam ediyor.
17.00 | Özgür Özel, Meclis'e yürüyüşü sırasında yol ortasında bulunan bir TOMA'ya çıktı.
15.50 | Genel Merkez önünde konuşmasını tamamlayan Özgür Özel, Meclis'e yürüme kararı aldı.
15.38 | Özgür Özel'den ilk açıklama:
"Herkes kendine yakışanı yapıyor"
"Devletin polisini, milleti evlatlarını baba ocağına yığanlara, baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktırıp cop vurduranlara yazıklar olsun."
"Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır, iktidara yürümektedir"
15.20 | Tahliye tebligatını yırtan Özel, yırttığı tebligatı Kemal Kılıçdaroğlu'nun gelince okuması için makam masasına bıraktırdı.
14.58 | Mahkeme kararıyla CHP il başkanlığı görevinden alınan Özgür Çelik, İstanbul'un üç farklı noktasında toplanma çağrısı yaptı. Çelik'in paylaşımında yer alan buluşma noktaları ve saati şu şekilde:
- 1. Bölge: Boğa Heykeli / Kadıköy
- 2. Bölge: Şişhane Metrosu / Beyoğlu
- 3. Bölge: CHP İlçe Başkanlığı / Bahçelievler
24 Mayıs 2026, Pazar | 19.00
14.51 | Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen Oğuz Kaan Salıcı:
"Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne kolluk gücünün girmesi ölçüsüzlüktür, akıl tutulmasıdır, tarihi bir lekedir, kabul edilemez"
"Yargı mutlak butlan kararı verirse saygı duyulmalıdır" sözleri sonrası disipline sevk edilen CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen:
Genel Merkezimizin önünde yaşananlar; hiçbir partilinin, hiçbir demokratın ve bu ülkenin hukuki vicdanına sahip hiç kimsenin kabul edemeyeceği ağır bir tablodur.
Cumhuriyet Halk Partililerin karşı karşıya getirilmesi; parti hukukunu da vicdanını da kamu vicdanını da derinden yaralıyor.
Bu kırılmanın ve ayrışmanın daha fazla derinleşmemesi için yapılması gereken bellidir. Akıl, sağduyu ve hukuk vakit kaybetmeden çalıştırılmalı; iradenin yeniden örgüte teslim edileceği kurultay süreci işletilmelidir.
Kılıçdaroğlu'na yakın diğer isimler olan Engin Altay, Ali Öztunç ve Gürsel Erol da polis müdahalesini doğru bulmadığını belirtmişti.
KILIÇDAROĞLU'NUN AVUKATI BİNAYA GİRDİ
14.40 | Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik, genel merkeze girdi.
14.31 | CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu:
"Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz! Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız."
"Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz."
"AYAĞA KALKIN! Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin! Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim."
14.26 | Özgür Özel:
"Ne kadar dayanabiliriz bilmiyorum ama buradan çıkmayacağız. Sonuçta devletin polisine el kaldıracak hâlimiz yok."
14.24 | Ankara Valiliğinin tahliye talimatından saatler sonra polis müdahalesi başladı.
14.10 | İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'yle görüşen CHP Grup Başkanvekili Murat Emir:
"Bizim için yararlı bir görüşme oldu"
"Bize bazı arkadaşlarımız 'İçişleri Bakanlığına niye gidiyorlar? Biz zaten iletişime açığız, gelsinler bizimle iletişim kursunlar' sözlerini duydum. İki yönden son derece sakat bir yaklaşım bu. Bir defa, İçişleri Bakanlığına önce giden biz değiliz başkaları. İçişleri Bakanlığına gittiler ve bir an evvel kesinleşmemiş olan bir butlan kararını telafisi imkansız sonuçlar doğuracak olmasına rağmen uygulamaya kalktılar. İçişleri Bakanı'na ilk giden bu arkadaşlarımızdır."
"Buradan bir kere daha ifade ediyorum ki; eğer kurultay tarihini konuşmak üzere bir iletişimleri varsa telefonlarımız açıktır. Diledikleri yerde, diledikleri saatte görüşürüz"
13.39 | CHP İl Belediye Başkanlarından ortak açıklama:
"İl Belediye Başkanları olarak, seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in verdiği mücadelenin yanındayız. Parti içi demokrasiye olan inancımızla 45 gün içerisinde yapılacak olağanüstü kurultay ile iktidar yürüyüşümüz hız kesmeden yoluna devam edecektir"
13.25 | Özgür Özel başkanlığında il başkanları toplantısı yapılıyor.
13.20 | CHP Grup Başkanvekili Murat Emir: "İçişleri Bakanı'ndan randevu aldık. Görüşlerimizi arz edeceğiz"
13.05 | Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanlığını yapan Atakan Sönmez:
"Kemal Bey yargı kararına uyulması; hukukun üstünlüğü ilkesiyle davranılması ve tutum alınması gerektiğini söyledi. Çünkü Kemal Bey kapının bu tarafının da diğer tarafının da Genel Başkanı; böyle bir görüntünün olmasından en çok Kemal Bey rahatsız oldu."
HEYETLER GÖRÜŞECEK
12.09 | Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel'in heyetleri 14.00'da görüşeceği; Kılıçdaroğlu'nun heyetinde Mahir Polat ve Orhan Sarıbal, Özel'in heyetinde ise Murat Emir ve Suat Özçağdaş bulunduğu iddia edildi. Ancak Halk TV'ye koşan Murat Emir, iddiayı yalanladı.
'BUTLANCI' VEKİLLER BÖLÜNDÜ
11.37 | CHP'nin mevcut yönetimine muhalif kimlikleri ile bilinen İstanbul Milletvekili Engin Altay, Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç ve Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, partiye polisle girme kararını eleştirerek en kısa zamanda kurultay yapılması yönünde açıklama yaptı.
11.20 | Tahliye talimatının ardından CHP Genel Merkezi'nin önünde Çevik Kuvvet bekliyor. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, bahçe hortumuyla giriş kapısına çekilen parti otobüsünün üstüne çıktı.

11.16 | ANKA'nın haberine göre, tahliye talebinin yerine getirilmesine yönelik Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'ne verilen dilekçeden saatler önce Kılıçdaroğlu ekibi, genel merkez personelini arayarak, "Genel merkezde olursanız sözleşmeniz feshedilecek, binayı terk edin" dedi.
ÇEVİK KUVVET KAPIDA
10.55 | Çevik Kuvvet ekipleri, tahliye talimatının ardından genel merkezin önüne konuşlandı.

TAHLİYE TALİMATI
10.50 | Ankara Valiliği, Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik'in verdiği dilekçenin ardından bir açıklama yayımladı. Açıklamada, genel merkezin tahliyesi için talimat verildiği duyuruldu:
"Avukat Celal Çelik, CHP Genel Merkezi'nin mahkeme kararına dayalı olarak yetkililere teslim edilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmiştir. Mahkeme kararının yerine getirilmesi konusunda Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne talimat verilmiştir"
10.40 | Ankara Valisi Yakup Conbolat, Aydın'dan olay yerine geldi. Polis genel merkez kapısında beklerken Bülent Tezcan ile Conbolat'ın uzlaşmaya çalıştığı öğrenildi.
KEMAL KILIÇDAROĞLU'NDAN AÇIKLAMA
10.35 | Kemal Kılıçdaroğlu:
"Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm örgütlerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen karar uyarınca işlem yapmaya çalışan yargı görevlileri emniyet personeli ve tüm kamu görevlilerine ve mahkeme kararının gereklerine uymasını rica ederim Ayrıca örgüt kültürüne ve disiplinine aykırı hiçbir eylem ve davranışta bulunmamasını da rica ederim. Talimata aykırı hareket edenlerle ilgili gerekli tedbirler alınacaktır"
ÖZGÜR ÖZEL'DEN AÇIKLAMA
10.05 | Sözcü'ye konuşan Özgür Özel, saat 14.00'da iki tarafın buluşup müzakere edeceğini ancak sabah saatlerinde bu durumun yaşandığını söyledi:
"Kemal Bey akşam aradı, konuştuk. Ben kendisine 'Parti Meclisi üyelerimizle ve milletvekillerimizle durum değerlendirmesi yaptıktan sonra kendisini arayacağımı' söyledim ve ortaya çıkan tabloya göre bir çalışma yapıldı.
Kemal Bey ile yapılan görüşmede ikişer isim görüşmeye katılsın diye kararlaştırdık. Biz Suat Özçağdaş ve Murat Emir'i temsilci olarak seçtik, Kemal Bey grubu adına da Mahir Polat ile Orhan Sarıbal bugün saat 14.00'de bir araya geleceklerdi ve neler yapılabileceğini, partinin ne zaman kurultaya götürülebileceğini görüşmek için toplanacaklardı.
Fakat bugün sabah 07.00'den itibaren bir baktık ki Genel Merkez'imizin önüne bir takım silahlı ve bıçaklı olduğunu tahmin ettiğimiz CHP'li olmayan insanlar gelmeye başladı. Arkadaşlarımız da elbette bu duruma karşı koymaya başladı."
10.00 | Genel merkezin önüne gelen gruptan bir şahsın AKP'yi desteklediğine işaret eden paylaşımları ortaya çıktı.
Şahıs, saatler önce "En kötü gün bugünse, bugün de Recep Tayyip Erdoğan" paylaşımı yaptı; saatler sonra ise genel merkeze yürüdü.

09.10 | CHP Genel Merkezi'nde kalan partililerin "Direniş" isimli çadırlar kurduğu ve etrafına "Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz", "Geldikleri Gibi Gideler" ifadelerinin yer aldığı tabelalar astığı görüldü.
'ÇEKİLİYORUZ'
08.54 | Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden Müslim Sarı, konuşmak için geldiklerini ancak "uygun görülmediği" için çekilme kararı aldıklarını buyurdu. Sarı, "Diyalog zemini oluşmadı. Artık çekiliyoruz. Biz çekiliyoruz, çok üzgünüz. Milletvekili arkadaşlarımızla girelim, konuşalım diye uğraştık ama olmadı. Biz şimdilik geri çekileceğiz elimizden geleni yaptık. Şimdilik çekiliyoruz" dedi.
08.50 | Kılıçdaroğlu destekçilerinden CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat:
"Sayın Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi en kısa süre içerisinde kurultayımızı yapacağız. Fakat arkadaşlarımız anlayamadığımız bir inatla, partinin üyelerini ve milletvekillerini alıp, genel başkanımızın, parti meclisimizin ve MYK'mizin odalarını boşaltmamakta ısrar ediyorlar."
08.15 | CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, tartışmalar esnasında yaşananları kayda aldı. Videoyu sosyal medya hesaplarından paylaşan Tanal, "Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne mafya bozuntuları saldırıda bulunuyor. Kardeşi kardeşe kırdırtmaya çalışıyorlar. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na sesleniyorum. Genel merkeze gönderdiğiniz mafya bozuntularınızı geri çekiniz" ifadelerine yer verdi.
08.10 | CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut:
"Biraz önce partimizin önünden mafya kılıklı insanlar gövde gösterisi yaparak geçti, başka zaman olsa her yer polis olur, TOMA gelir ama şimdi bir tane polis yok. Mafya kılıklı insanlar parti basıyor. Burası çete devleti mi oldu?"
08.05 | Olayın ardından konuşan CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır:
"Görüyorsunuz yaşananları. Buraya mafya tipli insanlarla birkaç milletvekili gelmiş, partiyi basmaya çalışıyor. Sabahın erken saatlerinde planlı bir şekilde gelmişler. Herkesi genel merkeze sahip çıkmaya davet ediyoruz"
08.00 | Genel merkezde nöbet tutan partililer ile Kılıçdaroğlu'nu destekleyen grup arasında arbede çıktı.
Yükselen fiziki tansiyon ve çıkan kavga üzerine CHPli siyasetçiler devreye girdi. Suat Özçağdaş, Seyit Torun ve Aylin Nazlıaka gibi partinin önde gelen isimleri araya girerek tarafları sakinleştirdi ve gerginliğin daha fazla büyümesini engelledi. Milletvekillerinin müdahalesinin ardından dışarıdaki partililere sağduyu çağrısı yapılarak içeri girmeleri istendi.
07.45 | Kılıçdaroğlu destekçileri, önlerinde bazı milletvekilleri ve Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik ile birlikte Genel Merkez'e yürüdü Medyascope'un aktardığına göre milletvekillerinden bazılarının isimleri şöyle: Mahir Polat, Hüseyin Yıldız, Orhan Sarıbal, Barış Bektaş, Hasan Öztürkmen.
Odatv.com
Ekrem İmamoğlu: Ayağa kalkın





