Kaletepe Çağırdı !

Alper GÖNCÜ yazdı... Dr. Cengiz KAYACILAR fotoğrafladı... Su-Meru.com dan alıntıladık...

ARAŞTIRMA 04.08.2013, 02:15 09.08.2013, 00:52
1605
Kaletepe Çağırdı !
banner830

 
Alper GÖNCÜ yazdı... Dr. Cengiz KAYACILAR fotoğrafladı... Su-Meru.com dan alıntıladık...


Çocukluğumdan beri Çamardı’nın taşına toprağına sayısız anılar bırakmama rağmen her defasında Aladağlarla kucaklaştığımda buralara ilk kez geliyormuş hissine kapılır, ecdadımın yurt tuttuğu yaylalara kavuşmaya can atarım. Kış boyunca Cengiz hocamla buluşup dağlara gitmeyi konuşmuş, planlar yapmıştık. Nihayet fani dünya işlerimizden eş zamanlı bir aralık bularak kendimizi dağa atmanın fırsatını bulabildik. İşte gün bu gündü ve zirveler tüm haşmetiyle karşımızdaydı…



Memleketin yoğun gündeminden bir nebze olsun sıyrılıp Aladağlar’ın dinginliğine ve sükûnetine teslim olduğumuzda, gün akşama kavuşmak üzereydi.

Niğde’den sökün eyleyip Üç Kapılı dağ yolu üzerinden Çamardı’ya inmiş, Çukurbağ- Martı Mahallesi derken kendimizi Sarı Memedin Yurdu’nda yerli-yabancı doğa sporcularının ana kampları arasında çadırımızı kurarken bulmuştuk.  Olanca kızıllığı ile karşımıza dikilen doruklar, günün her saati farklı tona bürünen yaylalar, değişen iklim koşullarına ve insanoğluna direnen relikt Emli ormanının özgün bitki örtüsü, dağın dört bir tarafına doğru başlayan rotalar burayı Aladağların en müstesna köşelerinden biri kılıyordu.


DSC00172

Milli Park hudutlarına dâhil olan Emli bölgesinde, son yıllarda artan denetimler sayesinde kaçak avcılık ve bilinçsiz ağaç kesimi önlenmiş, daha da önemlisi,  Çukurovalı yaylacıların istilasına mahal verilmemişti. Zira Çamardı bölgesinde yüzlerce yıldır boş duran kıraç araziler ve çorak tepeler, yaylacıların herhangi bir estetik kaygı ve doğaya saygı gözetmeksizin gelişigüzel inşa ettikleri betonarme evlerle dolmuştu. Adana’nın bunaltıcı sıcağından kaçan yaylacıların serinlemesine olanak sağlayan bu gayrı nizami yapılar, pastoral dokuyu ve panoramayı bozmakla kalmıyor, çevre kirliliğine de davetiye çıkarıyordu. Yetkililer, bölgeyi, ayrık otu gibi saran kontrolsüz yapılaşmaya bir sınırlama getirmeyi artık düşünmelidirler.  


 Geyiğin peşine rehbersiz düşmek seni ancak çalılığa götürür” der Sun Tzu, “Savaş Sanatı” adlı kitabında… Bu düsturdan yola çıkarak sırtımı Cengiz hocaya dayamıştım nasıl olsa… Kendini bu coğrafyaya adayan kadim dağ dostum, tam teşekküllü bir dağ programı hazırlamış, “Tibet Öküzü” lakaplı emektar arabasını bol alternatifli malzeme ve iaşe ile yüklemişti… Aladağları gönül gözüyle gören, tabiatın düzenine farklı zaviyeden bakan, arazinin piri, gözümün nuru Cengiz Kayacılar, Niğde’li olmayıp, memleketime herkesten çok sahip çıkan, dağları tepeleri yol eylemiş, Ecemiş’in suyuyla çeliklenmiş, kayalardaki fosillerle konuşan post-modern bir bilimci olarak bana rehberlik değil dostluk edecekti elbette…

Çadırımızı kurduktan sonra, çaylarımızı yudumlarken hava iyice kararmıştı. Çay keyfi sırasında ertesi günün rotasını belirlemek üzere bir değerlendirme yaptık. Hedefimiz, daha önce kararlaştırdığımız Eznevit Yaylası idi, ancak küçük de olsa bir zirve keyfi yapalım düşüncesiyle, Sarı Memedin Yurdu’na hakim Kaletepe’ye çıkmaya karar verdik. Emli Vadisi ile B. Mangırcı Vadisi’nin çatağında yükselen Kaletepe,orman üst sınırının hemen üzerinde oldukça mütevazı ve iddiasız bir zirveydi ama daha önce buraya herhangi bir tırmanış yapmadığımdan, cazibesine kapılmıştım. Evet, Kaletepe adeta bizi çağırıyordu…

Aladağlar’ın kızıllığı, yerini zifiri karanlığa bıraktığında, kafamızı kaldırıp Samanyolu ve yıldızların seyrine daldık. Metafizik ve Ezoterik bir sohbete dalarak, evrenin sonsuzluğundan, varoluşun amacından konuştuk.  Ara sıra gökyüzünde seyreden ve bazen flaş ışığı gibi çakan hareketli cisimlere dikkatle baktık ve bunların peyk (uydu) olduğunu anladık. Sohbetimiz koyu, çayımız demliydi. Laf lafı açmış, saat gece yarısını çoktan geçmişti.  Uzak kayalara tünemiş puhuların ötüşü, Sobek kampındaki gençlerin şamatasına karışırken serinleyen havanın verdiği bir ürpertiyle çadırımıza çekildik ve derin bir uykuya daldık.

DSC00044

DSC00051

Sabahın seherinde keklik sesleriyle uyanıp helva- ekmek takviyeli sağlam bir kahvaltının ardından ana kamptan hareket ettik. B. Mangırcı Vadisi boyunca orman içi patikada, etrafımızda oynaşan dağ tavşanları eşliğinde (uzun yıllardır avcılık yasak olduğundan insana iyice alışmışlar) yavaşça yükselmeye başladık. Ökse otu ve bir tür ağaç kurdu yüzünden yer yer kuruyan Göknar ağaçlarının etrafında genç fidanların bol miktarda sürgün vermesi sevindiriciydi. Rastladığımız endemik dağ çiçeklerinin fotoğraflarını çeke çeke belli bir tempoda yükselmeye devam ettik. Orman sınırının üzerine çıktığımızda, Ortaburun-Alaca ve Kaletepe rotalarının ayrıldığı kavşak noktasındaki kaya seddinin üzerine serilerek ilk molamızı verdik. Fırsattan istifade; Yaban Keçisi görürüm umuduyla karşımıza dikilen tepeleri dürbünle taradım ama Dağ Kargası,  Kaya Güvercini ve birkaç Orman Serçesi dışında herhangi bir mahlûkata rast gelemedim.

DSC00062

DSC00053

Saat 11.30 ‘da zirve sırtına çıktık ve aksi istikametteki muhteşem Emli Vadisi manzarasıyla karşılaştık. Cengiz hocam, önümüzde duran zirve külahında çoban korunağı sandığım yığma taşların, muhtemelenKilikya Krallığı döneminden kalan kale kalıntıları olduğunu söylediğinde buraya Kaletepe denmesinin ardında yatan gerçeği öğrenmiş oldum. Zirve külahındaki kaya basamaklarını dikkatlice çıkarak nihayet zirveye vardık. Köroğlu diyarını konu alan bir Yeşilçam filmi platosunu andıran Kaletepe, dağ geçitlerinin kontrol edilebileceği bir müstahkem mevkii konumundaydı. Tepemizden süzülen Delice Doğan ve tam karşımızdaki Eznevit yaylasından yankılanan düve böğürmesi dışında etraf sessiz ve alabildiğince ıssızdı. Derken cep telefonuma gelen mesaj sesiyle irkildim. Zirvede, Turkcell’in çekim gücüne hayran kaldım.

DSC00101

Kaletepe’nin zirve manzarası gerçekten muhteşem… Emli Vadisi, B. Mangırcı Vadisi, Eznevit Yaylası, Oluksekisi Yaylası, Sarı Memedin Yurdu ve dağın dışındaki Çamardı ilçe merkezi ile Çukurbağın Martı Mahallesini kuş bakışı seyretmeniz mümkün… Kampa dönüş için fazlasıyla vaktimiz kaldığından zirvede bol bol oyalanmayı tercih ettik. Azığımızı tükettikten sonra Cengiz hocamın dağcı ocağında demlediği çay günün sürpriziydi… Çay keyfinin üzerine, zirvedeki tek gölgelik yer olan bir kayanın dibine postu serip hafiften kestirirken, hoca da etrafta doğaya ait ne kadar detay varsa fotoğraflama operasyonuna girişti.

DSC00143

DSC00159

İnişe geçtiğimizde saatimiz 14.00 olmuştu. Demek ki iki saat kadar oyalanmıştık. Dönüş rotamız, Kaletepe’nin Emli ormanına inen diğer yamacıydı. Orman içi meyilli patika olduğundan elimizdeki batonların azami faydasını görmekteydik. Gevşek zemin, her an ayağımızın altından kayıyor, adımımızı dikkatli atmamız gerekiyordu. Hasarsız bir inişin ardından ana kampa döndük.

Terra Anatolia firmasının görevlisi, kampa yaklaştığımızı görüp, çayı demlemişti. İniş ritüelinin bir parçası olan lokum, bisküvi ve çay ikramından sonra aşçı ve rehber arkadaşlarla sohbete daldık. Kaçak avcılık, küresel ısınmanın flora ve faunaya etkisi, dağ turizminin geldiği nokta ve gidişatı hakkındaki bilgileri birinci ağızdan dinledik.

Doksanlı yılların başıydı… Dağ, doğa ve av  turizmi ülkemizde yeni yeni gelişiyordu. Yurdumun potansiyelini fark eden girişimciler birbiri ardına turizm firması kurup pastadan pay kapma yarışına başlamıştı. O dönemde Aladağlar bölgesinde hakim olan tek firma Trek Travel idi. Ancak, birkaç yıl sonra faaliyete geçen Niğde merkezli Sobek Travel, dağların tozunu atmaya başlamış, özellikle Fransa’dan ciddi sayıda doğaseveri ve dağcıyı bölgeye çekmeyi başarmıştı. Aladağların cazibesini fark eden yerel girişimciler, hatta katırcılar; birbiri ardına Turizm acentaları vücuda getirip bölgeye turist getirmeye başlamışlardı.  Her yıl Haziran ayı ortalarına doğru, karlar erimeye başladığında bu firmaların görevlileri, kamp yeri kapma kavgasına tutuşurlar;  kürek sapı, dirgen, hortum, beygir kolanı, ne bulurlarsa birbirlerinin üzerine yürürlerdi.   Altına hücum döneminde yerleşime açılan Vahşi Batıya ilerleyen göçmenler misali, bu iki firmanın cengâver ruhlu katırcı ve aşçıları Sokulupınar, Yedigöller veSarı Memedin Yurdu’nun müstesna köşelerinde kamp yeri kapmaya çalışırlardı. Bu paylaşım savaşı yıllar boyu devam etti.

DSC00112

Milli Parklar’ın olaya el koymasıyla kamp alanlarına kalıcı bir düzen getirilip bugünkü manzaranın oluşması sağlandı. Artık kamp yerleri sabitlenmiş, taş duvarlar örülerek sınırlar çizilmiş, bayraklar dikilmişti. Üstelik bir de vitrifiye helâ inşa edilmişti. Dağ başındaki bu imkânlardan herkes memnun görünüyordu. Günlük yürüyüşlerinden dönen yabancı gruplara mükemmel bir konaklama imkânı sunulmuştu. Rahatça def-i hacet eden, duşunu alan turist, kıl çadıra geçip, çayını çorbasını içiyordu.  Sobek Travel firmasının kampı, söğüt gölgesi avantajıyla diğerlerinden bir adım öndeydi. Ne de olsa öncü firmaydı… Diğer kamp alanlarında da yeni dikilen fidanlar gördük. Birkaç sene sonra Sarı Memedin Yurdu’nda ağaç gölgesine çadır kurmak mümkün olacak…

Önceki dönemlerde kanlı bıçaklı olan kamp görevlileri, Ramazan ayının da etkisiyle dostane bir muhabbet içindeydiler. Hep beraber iftar yapıyor, eksik malzemelerini birbirlerinden tedarik ediyorlardı. Sistem, yirmi yıl içinde, tüm unsurlarıyla oturmuş, dağlar taşlar, kurtlar kuşlar turizmin hizmetine sunulmuştu.

DSC00074

DSC00088

Zirve dönüşü çöken tatlı yorgunluğun ardından, kampta bir gece daha kalmayı çok istedik ancak, Niğde’de yarım kalan işlerimi acilen halledip İzmir’e dönmem gerekiyordu. Kampımızı toplayıp Tibet Öküzü’ne yükledikten sonra, bize dağ başında ikram izzette kusur etmeyen kamp görevlilerine teşekkürle veda edip Alabalık tesislerinin yolunu tuttuk. Buralara kadar gelip Ecemiş alabalık tesislerinin Tarım Bakanlığı’ndan ödüllü alabalıklarını tatmadan olmazdı… Akşam yemeğinden sonra yine Çamardı-Üçkapılı-Niğde dağ yolundan batan güneşin kızıllığına karşı teker döndürerek şehre geri döndük.

Geleneksel Su-Meru etkinliğimiz sona ermişti. Kısa da olsa dağların kucağında bir gece konaklayıp zirve yapmak ilaç gibi gelmişti.  Sonbaharda yeni rotalarda buluşmak üzere Cengiz Hocama veda edip İzmir’e döndüm. Dağların çağrısı yüreğimde, yorgunluğu dizlerimdeydi.

DSC00050


Yazı : Alper GÖNCÜ  - Fotoğraflar : Dr. Cengiz KAYACILAR  - 
http://www.su-meru.com


Yorumlar (0)
Son Yorumlar
Bu suça herkes ortak. CHPyi kastetmiyorum. Toplum olarak o botokslu yalama geldiğinde herkes gitti onu karşılamaya. Şimdi ise CHP harici kimsenin yüzü yok yalanlamaya. O zaman akpnin ekmeğine yağ sürüyordu bu botokslu. O zaman bizim oğlandı onlar için. ne zaman suriyede petrolden silahtan çıkar çatışması çıktı kötü oldu bu. Yarın birileri çıkar kandırıldık Allah affetsin der, o zaman bu botokslu mafyayı karşılamaya gidenler de vicdan rahatlatır alkışlar onu söyleyenleri. Balık baştan değil sondan koktu malesef
başkanım Doğu Türkistan zülümlerine ses çıkarılmıyor akdeniz geriliminde bizi ilk satan filistindir. One mınute "Yerli Tohumu" yasaklayıp ekene hapis cezası veren; "İsrail Tohumuna" teşvik veren kim? biri filistin bekası için 5000 bin türkücü ile biri de perde dantel kefenlileri alıp filistinlilere katılıp şavaşsınlar
Mantıksız HABER Maliyet 2450 taban fiat 2500 OLSUN bence çoook mantıksız Çiftçi ne kazanacak
Ellerine kalemine yüreğine sağlık.Nede güzel tasvir etmişsin Kemerhisar ımızın içler acısı halini.Ben doğma büyüme Kemerhisarlıyım şu anda 72 yaşındayım. Aksaray da ikamet etmekteyim ama yazları 4 ay Kemerhisarda kalmaktayım. Obakir güzel Kemerhisardan hiç bir güzellik kalmadı.Şimdide inşaatçılar 6 katlı 7 katlı binalar yapmaya başladılar .Hasılı elbirliğiyle Kemerhisarı mahvettik.Çook üzgünüm.
Vay zavallılar vay. Mafya dan ne umuyorlar sa. Zihniyet farklı yapacak bir şey yok.
15°
az bulutlu
banner696
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 16 Mayıs 2021
İmsak 03:45
Güneş 05:23
Öğle 12:43
İkindi 16:33
Akşam 19:52
Yatsı 21:24
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 36 59
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 35 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Southampton 36 43
14. Crystal Palace 35 41
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30

Gelişmelerden Haberdar Olun

@