Niğde’de demircilik yapan Adnan ve Harun Ulaşer kardeşler, 70 yıl boyunca at arabası ustalığı yapan merhum babalarının mesleğini minyatür at arabalarıyla yaşatıyor. Piyasadan çekilen at arabalarını yeniden yorumlayan kardeşler, tamamen el emeğiyle yaptıkları minyatür araçlarla mekânlara nostaljik bir görünüm kazandırıyor.
Niğde Merkez Hıdırlık Sanayi Sitesi’nde demircilik yapan Adnan ve Harun Ulaşer kardeşler, babalarından öğrendikleri mesleği yaşatmak için çalışmalarını sürdürüyor. Yaklaşık 70 yıl at arabası ustalığı yapan ve 6 yıl önce hayatını kaybeden babaları Salih Ulaşer’in mesleğini devam ettiren kardeşler, gelen talepler üzerine minyatür at arabaları üretmeye başladı.
1932 yılında Bosna Hersek’ten Niğde’ye göç eden ailenin meslek geleneği, Adnan ve Harun Ulaşer kardeşlerle yeni bir boyut kazandı.
At arabaları artık dekorasyon ürünü
Bir dönem şehir içi ve şehirler arası taşımacılığın önemli araçları arasında yer alan at arabaları, motorlu taşıtların yaygınlaşmasıyla birlikte günlük yaşamdan çekildi. Geçmişte yük ve eşya taşımacılığında kullanılan at arabaları, günümüzde ise özellikle restoran, kafe, iş yeri ve farklı yaşam alanlarında dekoratif ürün olarak değerlendiriliyor.
Babalarının yıllarca yaptığı at arabalarını bu kez daha küçük ölçülerde imal eden Ulaşer kardeşler, hem geçmişin izlerini yaşatıyor hem de müşterilerden gelen talepleri karşılıyor.
“Tamamen el emeğiyle yapıyoruz”
Minyatür at arabalarının yapımında herhangi bir hazır şablon kullanmadıklarını belirten Adnan ve Harun Ulaşer kardeşler, tüm çalışmaların kendi el işçilikleriyle ortaya çıktığını söyledi.
Ulaşer kardeşler, “At arabaları piyasadan çekilince insanlar bunları dekoratif amaçlı kullanmaya başladı. Biz de hem talepleri karşılamak hem de babamızın mesleğini sürdürmek için bu ürünleri yapmaya gayret ediyoruz. Önceden bunların büyüklerini yapıyorduk. Bu arabalar piyasadan çekilince insanlar dekoratif amaçlı maketlerini yapmaya yöneldiler. Taleplerde bulunuyorlar, bizler de zaman zaman yapmaya çalışıyoruz” dedi.
Minyatür at arabalarının üzerindeki çizim ve süslemelerin de tamamen el emeği olduğunu ifade eden kardeşler, “At arabasının üzerinde yaptığımız resimlerin veya çizimlerin herhangi bir şablonu yok. Tamamen el emeği olarak yapıyoruz. Elimizden çıkan bir uygulamadır. Kendi emeğimizle çizimini yapıyoruz. Sipariş ve talepler üzerine yapıyoruz. İstenilen ölçü ve boyutta, biraz küçüğü veya biraz büyüğü yapılabilir” diye konuştu.
Baba mesleği yeni nesle taşınıyor
Ulaşer kardeşler, bir dönem Niğde’nin günlük yaşamında önemli bir yere sahip olan at arabası kültürünü, yaptıkları minyatürlerle geleceğe taşımayı hedefliyor.
Demir ustaları, hem babaları Salih Ulaşer’den miras kalan mesleği yaşatmanın hem de unutulmaya yüz tutan at arabası kültürünü farklı bir şekilde gelecek kuşaklara aktarmanın mutluluğunu yaşıyor.