Post-Modern Putçuluk Çağında İnsan

Şair Yazar Mehmet BAŞ yazdı...

YORUM 10.09.2021, 00:17 Faruk
213
Post-Modern Putçuluk Çağında İnsan

Mevcut dünya düzeni aç gözlü bir canavar gibi ağzını açmış önüne ne gelirse midesine basıyor. İnsani değerleri buharlaştırıp insanın yerine makineyi ve yapay zekayı koymaya hazırlanan yeni zamanlarda eskiye dair ne varsa birer müze malzemesi olarak kenara itiliyor.

Molokprestliğin yani mülkü ilah edinmenin en yoğun olduğu çağda yaşıyoruz. İnsanlarının yeni tanrıları haline gelen ev, araba, yazlık, pahalı eşyalar yeni bir politeizm çağına girdiğimizi işaret etmektedir.

Evet; bir savrulma bir köksüzleşme ve bir inkâr ve asimilasyon süreci ile karşı karşıyayız. Bu durumda kimsenin kimseye söyleyecek bir sözünün olduğunu düşünmüyorum.

Büyük ve güçlü görünenlerin ayakları altında ezilen milyarlarca insan ilerde büyük ve güçlü olup başkalarını ezmenin hayali ile yaşıyor. Ezilenlerin bile başkalarını ezmeyi kendine düstur edindiği şu kirli ve bozuk dünyada yaşamak birazcık vicdanı ve kalbi olanlar için bir cehennem azabından farksız hale gelmiştir.

İnsanın maddi ve manevi birikimini bir anda budayan dijitalleşme sürecinde yepyeni bir insan türüyle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Bilmediği halde her şeyi bildiğini zanneden, kaybolduğu halde bulunmak istemeyen, öldüğü halde yaşadığını sanan bu insan türü insan olma onurunu ve şerefini taşımaktan aciz bir konuma gelmiştir. Bu tür eşref-i mahlukat olan insanın yerine inşa edilen ve her türlü esfel-i safilinliği baş köşesine yerleştiren bir insan modeli olarak tarih sahnesindeki yerini almıştır.

Yaşanan bu süreç içinde insana en çok şaşkınlık veren durum, bencilliğin tavan yaptığı bu dünyada bencillik adına yola çıkanların orijinal bir benlik adına ortaya koyacakları bir şahsiyetlerinin henüz oluşmaması durumudur. İnsanların çoğu şişirilmiş egolarında Freud’un cinsellik ve saldırganlık diye adlandırdığı ve “id” diye ifade ettiği bir dünyanın dışına çıkamamaktadırlar. Anonim şahsiyetlerin sıradan fakat sıra dışı görünme tutkuları kapitalizmin en büyük pazarı haline gelmiştir. Marka fetişizmi ve eşyanın totemleşmesi süreci alışveriş ayinleriyle günlük bir rutin haline gelmiştir.

Psikolojik yıkımların birer enkaz haline getirdiği toplumlar artık birere toplum değil birer yığın olarak adlandırılabilir. Yığınların sloganlarla güdüldüğü, görünmenin olmanın ötesine geçtiği bir kâinat tablosunda vicdanlı olmak zayıflığın bir işareti gibi konumlandırılmaktadır.

Zihinsel ve ruhsal manipülasyonlarla bir deney hayvanı gibi durmadan şekilden şekle sokulan insanın kendi kalesine gol atan bir futbolcudan farkı kalmamıştır. İnsan kendini yine kendi bitip tükenmeyen hırsına karşı müdafaa etmek zorundadır. Esas düşman insanın içinde konumlanmış ve insanın kontrolünü ele geçirmiştir. Nefs-i emmarenin bu şiddetli taarruzları karşısında sabır ve şükür silahına sarılmayan ruhlar manevi bir azabın pençesinde boğuşup durmaktadırlar.

Güçlünün her zaman haklı ve dokunulmaz, zayıfın ise günah keçisi ilan edildiği bu dünya her şeyiyle o büyük hesap gününün gelmesini beklemektedir. İnsan bir köpük gibi bir an parlamakta ve sonrasında sönüp gitmektedir. Henüz insan dünyaya gelişinin şaşkınlığını üstünden atamadan kendini yerleşik bir düzenin koynuna atmakta sanki ezelden beridir dünyada yaşıyormuş gibi bir hisse kapılmaktadır. Zaman karşısında güneşin altında eriyen bir buz gibi günden güne eriyen insan kendine çeşitli oyun ve eğlenceler uydurarak bu faniliğini unutmaya çalışmaktadır.

Dünya denilen bu tiyatroda başrol oyuncusu olması gereken duygu ve düşüncelere figüranlık verilirken figüran olması gereken hissiyatlara başrol oyunculuğu verilmektedir.  Bu tepe takla oluş bu rol karmaşası kabuğu öz, özü ise bir kabuk haline getirmekte toplumları boş ve gereksiz şeylerin peşinde yıllar boyunca koşturmaktadır.

Var olan sermaye birikiminin ve zenginliğin adaletli bir şekilde pay edilmemesinden dolayı birileri ihtiyacından fazla bir servete sahip olmakta başka insanlar ise hayatını sürdürecek bir imkândan mahrum hale gelmektedirler. Bu durum insanların birbirlerine karşı ne kadar acımasız ve tahammülsüz olduklarının bir işaretidir. Dünya üzerinde insan kadar kan döken ve kıyıcı olan başka bir canlı türü yoktur.

İnsanın en büyük hileyi kendisine yapmakta ömür sermayesini beyhude işler peşinde har vurup harman savurmaktadır. İnsanın hayali ve arzuları ile elinde bulunan imkanları arasında büyük bir uçurum göze çarpmaktadır. Bu büyük uçurumu doldurmak için aklını iptal edip kalbini sürgüne gönderen insan bir yerde kendini gönüllü olarak süflileştirmektedir. Aziz ve yüksek duygular için varlık alemine getirilen insanın esas hüsranı bu büyük sermayeyi çok küçük şeyler uğruna harcayıp gitmesidir.

Mevcut durumla ilgili bir örnek verirsek; ortada milyonlarca kapı ve milyonlarca anahtar vardır ve hiçbir anahtar doğru kapının üzerinde takılı değildir. Her kalp bir kapı ve her duygu bir anahtardır. İnsanlar gönül kapılarını sevgi anahtarı ile açmak yerine başka anahtarla açmaya çalışmakta ve kapıyı açamadıkları zamanda kapıyı kırıp içeri girmeyi düşünmektedirler. Ortalıkta bu kadar kırık kalple dolaşan insanın olması başka nasıl ifade edilebilir.

Kaynak: TİYO AJANS
Yorumlar (0)
Son Yorumlar
Zihniyet belli.Benim hırsızım iyidir.
Tabikide herkesin hakkı aday olmak BOR HABER ama şuanki aktif başkandan herkes memnun Kani Demirbilek Başkan iyi bir insan sanmıyorum kötü diyecek çıkmaz o yüzden yol yordam bilen kişi daha hayırlı olur Kani başkanımla yola devam başarılarını temenliği ediyorum
arkadaşlar fedarasyonun bıle ne olduğunu bılmeyen arkadaşlar bıle bakıyorum yorum atıyor kanı başkan yıllardır hem kişiliyle hem duruşuyla ve tecrubesıyle bu görevı layıkıyla yapıyor bırde ankarada niğdeyı temsıl edıyor soruyorum size niğdede 30 a yakın oda başkanından hangısı ankaraya fedarasyona secıldı eğerkı bız milliyetcıysek ankaraya secılen bır hemşerımızı desteklememiz gerekır.
4-5yabancı transferle, iyi yerlere gelinebilir.
Yıllarca oda başkanlığı yapmış başkan vekilliği yapmış federasyona bile secılmış tecrubesıyle kanı başkan bu, secimi alır
banner696
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 17 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 50
2. Konyaspor 20 39
3. Hatayspor 21 35
4. Başakşehir 20 34
5. Adana Demirspor 21 34
6. Fenerbahçe 21 33
7. Beşiktaş 21 32
8. Alanyaspor 21 32
9. Gaziantep FK 21 31
10. Sivasspor 21 30
11. Karagümrük 21 30
12. Kayserispor 21 28
13. Galatasaray 21 27
14. Giresunspor 21 25
15. Antalyaspor 21 23
16. Göztepe 21 21
17. Kasımpaşa 21 21
18. Altay 21 18
19. Rizespor 21 18
20. Ö.K Yeni Malatya 21 15
Takımlar O P
1. Ümraniye 20 42
2. Ankaragücü 20 42
3. Erzurumspor 20 38
4. Eyüpspor 20 36
5. Bandırmaspor 20 33
6. İstanbulspor 20 33
7. Samsunspor 19 30
8. Adanaspor 19 29
9. Tuzlaspor 20 27
10. Gençlerbirliği 19 26
11. Manisa Futbol Kulübü 20 25
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 20 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 20 23
16. Altınordu 20 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 20 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 22 56
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 22 43
4. West Ham United 22 37
5. Arsenal 20 35
6. Tottenham 18 33
7. M. United 20 32
8. Wolverhampton Wanderers 20 31
9. Brighton 20 28
10. Leicester City 18 25
11. Crystal Palace 21 24
12. Southampton 21 24
13. Aston Villa 20 23
14. Brentford 21 23
15. Leeds United 20 22
16. Everton 19 19
17. Watford 19 14
18. Norwich City 21 13
19. Newcastle 20 12
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 20 44
3. Real Betis 20 34
4. Atletico Madrid 20 33
5. Real Sociedad 20 33
6. Barcelona 20 32
7. Rayo Vallecano 20 31
8. Villarreal 21 29
9. Athletic Bilbao 21 28
10. Valencia 20 28
11. Espanyol 20 26
12. Osasuna 20 25
13. Granada 20 24
14. Celta Vigo 20 23
15. Elche 21 22
16. Mallorca 20 20
17. Getafe 20 18
18. Deportivo Alaves 20 17
19. Cadiz 20 14
20. Levante 20 11

Gelişmelerden Haberdar Olun

@