İktidarın yarısı, öbür yarısını yakaladı…
*
Alışmışlar başkasını yakalamaya…
İlk kez kendi kendilerini yakaladılar…
*
Okyanusun öte kıyısında ise Hoca Efendi ağladı…
Gözünü silip mendili koltuğun kenarına bıraktıktan sonra, iç çekerek, “Buyuruyor ki ey kulum, ben sana demedim mi?..” dedi ki…
Diyemedi bile…
Mendili aldı…
Demek ki durum aynı zamanda hüzünlü…
*
Bu arkadaş da Mevlana’ya gitti…
Yapacak fazla bir şeyi yoktu, Mevlana ne desin?..
O; mazlumlar, özgürlükler, ezilenler, hak ve haklılar adına sözünü 750 sene öncesinden söylemişti:
“Sanma ki yıkıldık,
Sanma ki çöktük…
Bir başka bahar için;
Sadece yaprak döktük…”
*
Mevlana’dan yüz bulamayınca, kürsüye çıkıp “Allah arkamızda” dedi…
Allah sanki amcası…
Alkışladılar…
*
“Yedirmeyiz” dediler…
*
Gemiler, filolar, villalar, AVM’ler, aynalı binalar, hastaneler, mücevherat, altın, cipler, kara para, şirketler, hisseler, yatırımlar, servetler…
Götürülen mal, aşağı yukarı 100 milyar Avro diyorlar…
“Yedirmeyiz” yani…
İşte; ayakkabı kutusundan 4.5 milyon dolar çıktı…
Gelmiş, girmiş kutuya…
Sen gözün kapıda, belediyeden makarna nohut beklerken…
Bir koşu ayakkabı kutusuna bak istersen, bir şey gelip girmiş mi?..
*
Biraz aklı olanlar şaşırdılar…
Hırsızlığa değil…
Hırsızın yakalanmasına…
*
Sen ise çık zıpla göbek…
“Yedirmeyiz” de…