29.07.2019, 11:52 216

Turan ve Turancılık

"Turan, Türklerin yaşadığı bütün topraklardır."[1]
Hüseyin Nihal Atsız
 
TURAN VE TURANCILIK
 
 
İran kaynaklarınca bütün Türklere, Turani kavim denildiği ve Türklerin yaşadığı Türkistan topraklarına da Türk Yurdu anlamına gelen Turan ifadesinin kullanıldığı bilinmektedir. Turan, sözcük olarak değişik kaynaklarda yer almış ve genel olarak Türk soylu topluluklara yönelik kullanılmıştır.
                Ancak “Dilde fikirde, işte birlik” ifadesi Turan kavramını en iyi anlatan bir söz olsa gerek.
Nitekim, Rusların, Türklere karşı uyguladığı asimilasyon politikalarına karşı Rusya’da yaşayan Türk aydınlarının başlattığı Cedit Hareketi, Türkçülük Turancılık fikrini de besleyen ana kaynaklar arasında yer alır.  Gaspralı İsmail’in bütün Türkistan coğrafyasını gezerek gazete, dergi, okul faaliyetleri ile Türkçülük- Turancılık fikri zemin bulmuş ve milli ülküye dönüşmüştür.
Turancılık fikrinin doğuşu ile ilgili yerli ve yabancı kaynakları taradığımızda şu yaklaşımları görürüz. Turancılığın batıcılığa bir tepki olarak doğduğu yaklaşımı dillendirilse de çok da gerçekçi değildir. Çünkü Türkçülük-Turancılık fikri, başlangıcından itibaren özellikle 1900’lü yıllardaki milliyetperver münevverlerin bir ilim, fikir, edebiyat ve sanat hareketi olarak gelişme gösterdiği vakıadır. Siyasi yaklaşımlar ve siyasetle birlikte diğer faaliyetler zamanla yer bulmuştur.
Türkçülük-Turancılık hareketinin Panislavizm'e bir tepki olarak doğduğu görüşü, daha gerçekçi durmaktadır. Çünkü Türklüğün büyük bir bölümü 18. Yüzyıldan itibaren Rus çarlığının hegemonyasındaydı. Türklerin bağımsızlık mücadelesi milli bir ülküyü, Turan idealini de beslemiştir.
Çünkü Türklüğünü zulmü altına almış olan Panslavizm’in Batı'da da en büyük hedefi Osmanlı Devletini çökertmekti. Balkan isyanlarında da Rus politikalarının etkisi vardı.
Batı Türkleri arasında milli şuurun gelişmesinde Rus savaşlarının doğurduğu acıların, bu savaşlarda gösterilen kahramanlıkların, çekilen ıstırapların, ağır toprak kayıplarının büyük rolü vardır. Bütün bunlar o yüzyıl içinde Türkçülük ve akabinde Turancılık fikrini ortaya çıkaran, besleyen asli unsurlar arasında yer alır.
                Osmanlı Türkleri için Türkçülük-Turancılık akımının kendi iç şartlarımızdan doğan ve dış şartlarla birleşen başka sebepleri de vardı. En temel gerekçe, her yıl biraz daha çöküntüye ve yok olmaya doğru giden Devlet-i Aliye için kurtarıcı formüller aranıyordu. 
Yusuf Akçura’nın yazdığı makalede de gördüğümüz gibi Devlet-i Aliye’yi kurtarmak için üç temel fikri akım gelişmişti.
                Tanzimat'tan sonra ileri sürülen başlıca görüş, Osmanlıcılık idi. Her şeyden evvel devletin o günkü sınırlarını korumak ve devam ettirmek arzusundan doğan bu görüşün esası, devlet birliği fikri çevresinde bütün Osmanlı tebaasını birleştirmekti. Devletin kurucusu ve sahibi olarak bu görüşü, herkesten önce ve büyük bir samimiyetle Türkler benimsedi. Bu tabii idi, ancak başka da kimse benimsemedi. Dolayısı ile pratik hiçbir sonuç doğuramadan yok oldu, gitti. 
1908 yılından itibaren yine devletin kurtulması için ortaya atılan bir diğer siyasi görüş İslamcılık yani İslam Birliği anlayışı oldu. Bu yaklaşım da, Müslüman Osmanlı tebaasının birliğini korumaktı. Ancak göz ardı edilen bir husus vardı ki ayrılıkçı hareketler sadece Hıristiyan tebaadan değil sair ırklardan oluşan Müslümanlardan da yaygın bir şekilde teberrüz ediyordu. Nitekim bu görüş de, umulan sonucu vermeyecekti.
Devrin aydınları bu ahval içinde devletin kurtuluşunun, kendi tarihi çizgisini hatırlayan, milletler içerisindeki varlığını fark eden bir görüş ile mümkün olacağı bu görüşün de Türkçülük ve onun o zamanki siyasi ülküsü olan Turancılık ile gerçekleşeceği üzerinde temel yaklaşımlar ortaya koydular.
Aynı dil ile konuşup, aynı kültürle yoğrulmuş ve dünyanın değişik yerlerinde hüküm sürmüş bütün Türkler Turan’ın bir parçasıdır.
Türkistan coğrafyasının her karışında, Balkanların pek çok alnında, İran içinde, Irak, Suriye ve Afganistan’ın kuzeyinde- ki doğru ifade Güney Türkistan olmalı- Avrupa’nın değişik yerlerinde yaşayan her Türk Turan idealinin bir ferdidir.
Esas itibariyle, bütün Türklerin coğrafya birliği ülküsüne Turancılık denilmiştir ki, Ziya GÖKALP bunu Türkçülüğün Esasları isimli kitabında, Türkçülüğün uzak ideali şeklinde belirtir.
Uzak idealler için gerçekleşip gerçekleşmeme şartının aranmayacağını, onun “ruhlardaki vecdi sonsuz bir dereceye yükseltmek için ulaşılmak istenilen çok cazibeli bir hayal”[2] olduğunu söyleyen Gökalp, bu cazibeyi Türkçülük anlayışının da gereği olarak görür. Nitekim, Türkçülük ideali bütün Türkleri kapsayan bir mefkure olduğuna göre Turancılığın da ilk merhalesidir diyebiliriz.
Turancılık ideali Türkçülüğün de ivme kazanmasını sağlamıştır. Aynı şekilde Türkçülük anlayışı nihai hedef olarak Turan idealini benimsemiş olması aradaki bağı kuvvetlendirmiş, yakın ve uzak hedefler netleşmiştir.
                Gökalp de Turancılığın, Türkçülüğe kattığı şevkten bahseder. “Turan mefkuresi olmasaydı, Türkçülük bu kadar süratte yayılmayacaktı. Bununla beraber, kim bilir, belki gelecekte Turan mefkuresinin gerçekleşmesi de mümkün olacaktır. Mefkure geleceğin yaratıcısıdır.
Dün Türkler için hayali bir mefkure halinde bulunan millî devlet, bugün Türkiye'de gerçek halini almıştır.”[3] Ziya Gökalp bu eserinde Türkçülüğün uzak hedefi olarak belirttiği Turan için Türklerin dilde, edebiyatta, kültürde birleştirmek, şeklinde ifade eder. Turan için bu tespitlerin vazgeçilmez olduğu aşikardır.
Bugün, üç yüz milyonluk Türk dünyasının ortak bir dil, ortak bir tarih ve elbette bunların bileşenleri ile kuvvet kazanacak olan ortak bir kültür temelli yapılanma oluşturması Turanın da belli oranda gerçekleşmesi demek olacaktır.
 
Turancılığı, Türkçülüğün siyasi amacı olarak gösteren Hüseyin Nihal Atsız, “Yeryüzündeki bütün Türklerin geçmişte olduğu gibi, tek devlet altında birleşmesidir.”[4], der.
23 Haziran 1934 yılında Orhun Dergisinin 8. Sayısında Türk Birliğinden detaylı bir şekilde bahseden Atsız, bunun milli bir ülkü olduğunu söyler.
Alparslan Türkeş ise tıpkı Hüseyin Nihal Atsız gibi 3 Mayıs 1944’te yargılandığı Irkçılık Turancılık davasından yargılanmış ve ceza almış bir Türk birliği taraftarı olarak önce “turan” kavramını izah edip Türk Birliği üzerinde durur. “Kırım'da İsmail Gaspıralı, Kazan'da Başkurt memleketinde, Azerbaycan'da Türkistan'da başkaları... Yer yer orada bulunan Türk toplumları da kendilerini yabancı boyunduruğundan kurtarmak için birbirlerinin aynı olan, başka başka parçalar halinde bulunan toplumlar birbirleriyle kültür bağları kurmuşlardır. Bunun neticesi olarak da o günlerde memleketimizde bir Pantürkizm siyasi fikir cereyanı yayılmış ve devlet adamlarına kadar Türkizm siyasi fikir ulaşmıştır.[5]
Türkizm olarak ifade edilen ideolojik tutum zamanla Turancılık şeklini almıştır. Başlangıçta hürriyetin ateşleyici unsuru olarak görülen Türkçülük, beraberinde dünya üzerindeki Türklerle kurulan bağlarla Turancılığı şekillendirmiştir. Türkeş, “Turancılık fikri ise, daha geniş bir saha bulmuştur.”[6] diyerek fikrin, dünya üzerindeki bütün Türkleri kapsadığını belirtmiştir.
 
Alparslan Türkeş Türk birliği ülküsünün bir hayal gibi görülmemesi gerektiğini belirttikten sonra  mesele ile ilgili temennisini “… Türk Birliği ülküsü, yer yüzündeki bütün Türklerin bir millet ve devlet halinde, bir bayrak altında toplanması ülküsüdür. Bunun tahakkuku, bazı kimselere ilk bakışta imkânsız gibi görünebilir…” [7] şeklinde açıklar.
Elbette Turan idealine ulaşabilmek öncelikle Türk milliyetçilerinin her birinin yaşadıkları Türk topraklarının maddi ve manevi yükselmesi, yücelmesi ülküsünü gerçekleştirme mecburiyeti vardır.
Her Türk devleti, kendi ayakları üzerinde durmanın ötesinde bulunduğu coğrafyada denge unsuru olacak bir güce kavuşması temin edilmelidir.
Günümüze baktığımızda, bağımsız yedi Türk devleti Özerk Türk toplulukları ele alındığında Türklerin yaşadığı coğrafyayı üç başlıkta ele alabiliriz.
1. Türkistan coğrafyasında yaşayan Türkler,
2. Türkiye Türkleri,
3. Avrupa’da yaşayan Türkler.
                Tabi bu coğrafi sahanın içinde Türk Medeniyetinin etkili olduğu bütün kadim topraklar ve Türk nüfusun bulunduğu her yer bulunmaktadır.
                O zaman Turancılığın içine her Türk topluluğun yaşadığı yerde hür, egemen ve insan hakları esası içinde yaşamlarını sürdürmesi ilk madde olarak girmelidir.
Ardından da bütün Türklerin ortak dil, ortak, edebiyat, ortak tarih, ortak bilişim, ortak ekonomi, ortak savunma gibi birlikteliklere kavuşması için çalışmak Turancılığın hedefleri olarak belirlenmesi uygun olacaktır.
                Uzun yıllarca, bütün Türklerin bir bayrak altında toplanması olarak anlata geldiğimiz Turancılığı, yeryüzündeki bütün Türklerin, dil, tarih, ekonomik, kültürel, siyasi, askeri birlikteliği şeklinde ifade etmek daha gerçekçidir.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
[1] Hüseyin Nihal Atsız, Makaleler- ııı, syf 60, Baysan yayınları, 1992, İstanbul
[2]Ziya GÖKALP, Türkçülüğün Esasları, syf, 25, Varlık Yayınları, mayıs 1968, İstanbul
[3] Ziya GÖKALP, Türkçülüğün Esasları, syf27, MEB, 2016, İstanbul  (Mehmet Kaplan- Türk Klasikleri)
[4] Hüseyin Nihal Atsız, Makaleler- ııı, syf 57, Baysan yayınları, 1992, İstanbul
[5] Alparslan TÜRKEŞ, Millî Doktrin Dokuz Işık, s. 155, Kamer Yayınları, İstanbul 1978
[6] Alparslan TÜRKEŞ, Millî Doktrin Dokuz Işık, s. 156, Kamer Yayınları, İstanbul 1978
[7] Alparslan TÜRKEŞ, Millî Doktrin Dokuz Işık, s. 156, Kamer Yayınları, İstanbul 1978
Yorumlar (0)
Son Yorumlar
ALLAH Katili Cehennem ateşlerinde yaksın soyu kurusun
Para nın ne önemi var başkan; Önemli olan BEKA meselesi.
O KADAR ŞEHİR TAKIMI 2. LİGE ÇIKMAK İÇİN YILLARCA MÜCADELE EDERKEN BİZ ŞEHRİN TAKIMINA SAHİP ÇIKAMADIK İZMİRLİYE NERDEYSE DAVUL ZURNA EŞLİĞİNDE SATTIK. BU TAKIMI NE YÖNETİM NEDE FUTBOLCULAR SEVDİ. BU TAKIMIDA ŞEHİR SEVMEDİ.BİRAZ İLGİ VE İYİ TRANSFERLERLE TAKIM TARAFTAR BÜTNLEŞİP BAŞARI GELEBİLRDİ.ŞİMDİ ONLARDA BAŞLARINDAN ATMAK İSTİYORLAR. HAZIR STADIDA YIKTILAR BU TAKIM İLİGDEN DEĞİL DÜNYADAN ÇEKSELER KİMSE FARK ETMEYECK ARTIK . YAZIK OLDU BURALARA KOLAY GELİNMEDİ ....
LAFI ÇOĞALTMA.GECİŞ YAPMIŞINDIR. HEMEN ÖDE.
Cehapeden des yok yuh size
14°
açık
24_09_2013_02 Image Banner 142 x 60 24_09_2013_02 Image Banner 142 x 60
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 28 Temmuz 2021
İmsak 03:54
Güneş 05:33
Öğle 12:53
İkindi 16:43
Akşam 20:03
Yatsı 21:34
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30

Gelişmelerden Haberdar Olun

@