banner765
banner689

Niğde Derbent Mezarlığının düşündürdükleri

banner663

Dörtayak Cami’sinin olduğu yerden çekilmiş eski bir Niğde fotoğrafı görmüştüm. Konyalı Solakyan kardeşler tarafından çekilmiş bu resimde eski Niğde mezarlığını gösteriyordu.

Niğde Derbent Mezarlığının düşündürdükleri

banner211
Dörtayak Cami’sinin olduğu yerden çekilmiş eski bir Niğde fotoğrafı görmüştüm. Konyalı Solakyan kardeşler tarafından çekilmiş bu resimde eski Niğde mezarlığını gösteriyordu. Şimdiki Hüdavend Hatun türbesinden başlayıp eski hastane, jandarma, Niğde lisesi’nin olduğu yerler resimde hep mezarlık olarak görünüyordu. Yani şimdiki şehir merkezinin olduğu yerlerin çoğu eskiden mezarlıktı. Düşündüm de belli bir zaman sonra bizimde üzerimize evler yollar binalar yapılacak ve bir mezar taşımız bile kalmayacaktı. Bu resim ibret alanlar için neler anlatmıyordu ki.
 
Çoğu zaman Niğde Belediyesi’nin mezarlık sitesine bakarım. O gün Niğde’de vefat edenlerin isimleri buradan paylaşılmakta.  Eğer vefat eden tanıdığımsa ve zamanım uygunsa cenaze namazını kılmak için Dışarı Cami’ne giderim. Çoğu zaman uzaktan bir Fatiha hediye eder rahmet dilerim. Bunun dışında evim mezarlığın yakınında olduğu için buradan gelip geçtikçe bir Fatiha okurum. Bunun dışında eğer araçta müzik çalıyorsa buradan geçerken müziği kapatırım. Mezarlıklar ve ölüm gerçeği benim dünyamda çok etkilidir. Hatta şiirlerimi okuyan bir dostum şiirlerde ki ölüm temasının fazlalığından bahsetmişti.
 
İnsanın ölüm gerçeğini görmezden gelebileceğini zannetmiyorum. Ölümü unutmak aslında hayatı unutmaktır. Hayat ölümle kıymet kazanır. Ölüm gerçeği başımızda “demoklesin kılıcı” gibi asılı olmasaydı insanın azgınlığını ve şımarıklığını ne engelleyebilirdi. Vicdanına susturucu takmış bir cemiyette yalan ve haksızlığı zulümle birleştiren megaloman ruhlar ölümün kapısından geçerken bir bit gibi küçülerek geçmeyeceklerini mi zannediyorlar. Herkesin susuzluktan dillerinin çatladığı meydanda ecel şerbetini içmeyeceklerini mi zannediyorlar.
 
Ne yazık ki günümüzde ölümü hayattan dışlayan bir algı ile karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Ben buna algıda körelme diyorum. Akşama kadar Derbent Mezarlığı’nın yanından geçtiği halde aklına ölüm gelmeyen insanlarla beraber yaşıyoruz.
Peki, ölümü unutmanın neresi kötü. Bir insan ağzının tadını kaçıran ölümü düşünmese ne olur sanki. Herkes ölümü düşünmek zorunda mı?
 
Ölüm arabanın freni gibi bir şey. Nasıl freni tutmayan bir araba gider bir yere çarparsa ölüm düşüncesini unutmuş bir insanda şehvetin şöhretin şiddetin duvarlarına çarpmaktan kendini kurtaramaz. Aslında hayat dediğimiz şey yavaş yavaş ölmenin değişik bir adı. Ölmemek için yemek yiyor ölmemek için barınacak yer arıyor ölmemek için iğneye ilaca sarılıyoruz.
 
Bence ölümü unutan insan dünyayı daha çok sever ve daha çok hırslanır. Hiç ölmeyecekmiş gibi kalp kırar insanları rencide eder. Kalbi kararır her şeyi anlık zevkler penceresinden seyretmeye başlar. Ölümden ve ölenlerden ibret almayanlara şaşmamak mümkün değildir. Mezarlıkları kimsenin görmediği yerlere atarak ölümü hatırlatan her şeyi hayatımızdan silerek sadece dünya hayatını ana gündeme oturtmak modern çağın bize yaptığı en büyük zulümlerden birisi olmuştur.
 
Niğde’nin ortasında Derbent diye bir mezarlık var. Bu mezarda kimimizin annesi kimimizin babası yatıyor. Ve bir gün hepimiz asıl olan o âleme gideceğiz. Bunun için ölümü hayattan dışlamak yerine kalbimizin yaralarına bir ilaç olarak görmeliyiz.  Allah cümlemizin geçmişlerine merhamet etsin. Kabirleri cennet bahçesinden bir bahçe olsun.

 
Mehmet BAŞ
 

Kaynak: TİYO AJANS
banner697

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yavuzer - 10 ay önce
Tebrikler; Güzel yazı
Avatar
ysrttş - 10 ay önce
Böyle insanı duygulandıran, alıp başka alemlere götüren, tarihimizi ve ecdadımızı anlatan yazıyı ancak köylüm mehmet baş yazar. Hep seni okuyor takip ediyoruz. Teşekkürler...
Avatar
M.Emir Çay - 10 ay önce
Doğma büyüme İstanbul da yaşıyorum ancak Niğde de üniversite öğrenimi vasıtası ile bulunuyorum. Bu yazıyı yazan Mehmet Bas beyefendiye burdan teşekkür ediyorum. İstanbul da ölümü hatırlatacak bir çok eski yapı mezar bulunmakta özellikle imparatorluğumuza başkentlik yapmasından kaynaklı eski yapı bir çok mezar ve mezar taşı bulunmakta ve aslında görmek isteyen insanın görebileceği kadar çok. Ancak insanlar görmemek için ısrarla günlük yaşantının zevkinden dalmış gidiyorlar. Niğde Derbent mezarlığı ele alarak yazılan bu yazıyı öğrenci arkadaşların okumasını tavsiye eder, yazara selamlarımı iletirim. Hayırlı geceler
Avatar
Uğur - 9 ay önce
Amin. Ağzınıza sağlık. Kabir ziyaretleri bize faniliğimizi hatırlatır. Unutmamak lazım.
Avatar
Handan - 9 ay önce
Doğmak yaşamak ölmek insanın elinde değildir merhamet vicdan Allah korkusu bunlar ötelerden gelir insanlarda eğer yoksa zorla yaptıramazsınız yazınız çok güzel bir konuyu ele almış ölümden kaçış yok böyle yazılar bekliyoruz çünkü bizim ahiretine bakan bir yanımız olmalı