2010 Yılının Ekonomik değerlendirilmesi!

Eğitim Sen Niğde İl Temsilcisi Göksel Rıza Özkan 2010 yılının ekonomisini değerlendirirken, 2011 yılı için öngörülerde bulundu.

SİYASET 01.01.2011, 20:10 01.01.2011, 20:10
936
2010 Yılının Ekonomik değerlendirilmesi!
banner830
        Küresel kriz!
        Sıcak para girişi!
        Krize rağmen büyüme!
        Ama cari açık,  hala çift haneli işsizlik!
        Artan dolaylı vergiler. Bütçe açığı!
        Ve 2011 yılı bütçesi!
 
İşte Emekçinin Bakış Açısından Ekonominin 2010 yılı.
        Kriz 4.Yılına Girerken!
        Küresel kriz, 2010 ile birlikte 3 yılını geride bıraktı. Başlangıçta ABD ile ilgili geçici bir finans krizi olarak algılanan sarsıntının dalga boyunun, daha büyük olduğu, bütün dünyaya yayılması ile anlaşıldı. Kriz, ülkeden ülkeye farklı yaşandı ve yaşanacak gibi. Türkiye’nin de dâhil olduğu bazı 'yükselen çevre ülkeler', krizi bir finans krizi olarak yaşamadılar ama merkez ülkelere sanayi ürünü ihracatçısı rolleri, sermaye girişleri ve beklentiler üstünden krizden etkilendiler. Yine de kriz, başka alanlarda tahribat daha yüksek olduğu için, özellikle sıcak para akışı nedeniyle, Türkiye dâhil bazı çevre ülkelerde 'V' biçiminde yaşandı. Yeniden büyüme patikasına girildi.
        Ülkemiz Üçlü Etkilendi!
        Küresel kriz, Türkiye ekonomisini dış ticaret, finansman ve beklentiler olmak üzere üç kanaldan etkiledi. 2008 yılının ikinci çeyreğinden itibaren daralmaya başlayan Türkiye ekonomisi, yurtiçi talep ve üretimi artırmaya yönelik alınan önlemler sonucunda, 2009 yılının ikinci çeyreğinden itibaren canlanma eğilimine girdi. 2010’un ilk 3 çeyreğinde GSYİH, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9’a yakın büyüdü. Büyümede, çeşitli politikalarla uyandırılan iç talep belirleyici oldu.
         Para, Para İlle de Sıcak Para
         Özellikle son 15-20 yıllık deneyim gösteriyor ki, Türkiye ekonomisi dış kaynak girişi ile büyüyor, dış kaynak çekilince küçülüyor. Küresel kriz ile geri çekilen sıcak para, kur şokunu ve beraberinde daralmayı getirmişti. 2009’un ikinci yarısından itibaren dönüş yapan sıcak para 2010’a da damgasını bastı. Ekonomi toparlanırken, hızlanan ithalat ve canlandırılan iç talep ile birlikte dolaylı vergiler de arttı ve bütçe açığı öngörülenin altında kaldı. Kamu borçlanmasının maliyeti de yine sıcak para ilgisi ile düştü. Bu durum, göreli iyileşmiş bir bütçe fotoğrafı verdi.
         Cari Açığı Görmezden Gelmek!
         2010'da madalyonun bir yüzünde büyümenin, diğer yüzünde büyüyen cari açığın ağırlığı hissedildi. Sıcak para, iyi getiri sağlayan Türkiye'ye akışını aksatmadı, ama bu akış, içeride hızla kurların düşmesini getirdi ve ithalatı patlattı. Yılsonunda cari açığın, yani döviz açığının 47 milyar dolara, açığın milli gelire oranının da yüzde 6 gibi tehlikeli bir boyuta varmış olduğu pek muhtemel. Yılın sonlarına doğru Merkez Bankası’nın faiz düşürerek sıcak paranın iştahını kesmeye çalışması ise yetersiz bir çaba olarak görünüyor.
          İş Alanı yaratmadan Büyüme! (İstihdamsız Büyüme)
         Yeniden büyüme, beklendiği ölçüde istihdam da yaratmadı. Krizde işini kaybedenler, özellikle sanayidekilerin bir kısmı, işine yeniden dönemedi. Alttan gelen yeni işsizlere ise iş bulunamadı ve işsiz sayısı 3 milyonu bulurken işsizlik oranı da yüzde 12’lerde basamak yaptı. Büyüme, bölüşümü de iyileştirmedi. Özellikle sanayi işçilerinin reel ücretleri yüzde 10’un üstünde azaldı. 2010’da aşılmış görünen krizin gerçek kurbanları ise işsizler ve reel ücretleri geriletilen ücretliler oldu.
 
 
          Kim Ne Derse Desin 2011’i Ülkemizde Seçim Sandığı Şekillendirecek!
          Yurt ve dünya, 2011’e bir dizi bilinmezlikle giriyor. ABD’nin durgunluğu aşması için sisteme enjekte edeceği likiditenin, başta enflasyon olmak üzere birçok soruna yol açacağı biliniyor. Diğer ülkeler bu hamleye, karşı önlemler geliştirecekler. AB’nin kamu maliyesi krizi yaşayan ülkeleri, Avro’nun geleceğini sorgulanır hale sokarken Almanya’nın krizden hegemonik güç olarak çıkma ihtimali, Fransa ve İngiltere’yi tedirgin ediyor. AB’nin blok olarak geleceği tartışılır hale geldi. Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya, hatta G.Kore’nin, merkez ülkelerin ayağa kalkmasına pek yardımcı olmamaları, ticaret savaşlarını, daha ileri gidelim, bölgesel sıcak savaşları gündeme getirebilir.
           Ülkemizde ise 2011’i seçim sandığı şekillendirecek. AKP iktidarının 12 Haziran seçimlerine dönük bir iktisat siyaseti izlediği bugünden görülüyor. Hükümetin bütçe açığı ve kamu borç stoku rasyonalitesi, AB ortalamaları ile kıyaslandığında, “seçim hovardalığı” yapmaya müsait görünüyor. AKP bu seçimleri alırsa, yılın ikinci yarısında daha kemer sıkıcı bir ekonomi siyaseti izler. Tabi ki, daha faşizan, otoriter bir anayasa hazırlığı ile beraber.  Ancak, kırılganlığı artan cari açık, yüksek işsizlik, gıda enflasyonu, enerji bağımlılığı gibi ekonomik sorunlar, AKP’yi 2011’de zorlayacak. Bunun yanında çözüm üretilemeyen Kürt sorunu, AKP’nin daha çok baskıcı ve muhafazakâr yaşam tarzını topluma empoze etme çabaları, ayyuka çıkan yolsuzluk şikâyetleri, 2011’de ciddi bir reaksiyon görebilir ve 12 Haziran seçim sandığından umulmadık sonuçlar da çıkabilir.
                                                                                               
Yorumlar (0)
Son Yorumlar
10 temmuzda lunapark kokart salonunda pilakasiz motorlarla gelenler bıçaklarla bizi yaraldilar onlari niiye bulamıyorlar acaba.....................
ya iş istenir ya tayin gerisi yok
Mahmut Polat'ın Türk Ocağına yaptığı fedakarlığı anlayamadım.Bunu şöyle desek daha doğru olurdu'Mahmut Üniversite hocalarının hastanedeki işlerini torpilli bir şekilde takip eder'....
arkadaşlar merhaba sizin yayın kurulunuzun ne bağlantısı varda bu türk ocağının her şeyi haber oluyor memleketin bütün sorunları haber yapılacak o kadar şey varken neden türk ocağı haberi her gün burda bir. iki bu türk ocağındaki insanlar nasıl bir oluşum bunlar kimler acaba.
Madem o paylaşmıyor engin tecrübelerini, o zaman sen paylaş bakalım. Bizde bilgilenelim.
28°
parçalı az bulutlu
24_09_2013_02 Image Banner 142 x 60 24_09_2013_02 Image Banner 142 x 60
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 11 Ağustos 2020
İmsak 04:14
Güneş 05:46
Öğle 12:52
İkindi 16:38
Akşam 19:47
Yatsı 21:13
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Ankara Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25

Gelişmelerden Haberdar Olun

@