RTÜK Hayata Bakış Açısını Yenilemeli...


Gülgün GÖKTAN

Gülgün GÖKTAN

08 Ekim 2014, 16:53

 Geçtiğimiz haftalarda 'RTÜK'ün, A9 TV'de yayınlanan "Adnan Oktar ile Sohbetler" programına ceza verdiğ' şeklindeki manşetlerden verilen bir haber, herkeste büyük bir ilgi uyandırdı. Bu haber gerçekten doğru muydu? RTÜK bu kanala bir ceza verdi mi? Ama daha da önemlisi RTÜK'ün A9 TV ile asıl alıp veremediği konu neydi?
Her ne kadar kafa yorsalar da, pek çok insan, RTÜK’ün bu garip yaklaşımındaki büyük çelişkinin mantığını kavramakta zorlandı...
İşte bu nedenle RTÜK’ün taleplerindeki tarihe geçecek büyük ayıbını, altını çizerek dile getirmek istiyorum. Ama ondan önce şunu söylemek gerekir ki, A9 TV'ye bugüne kadar RTÜK tarafından herhangi bir ceza verilmiş değil. Konu yalnızca TV kanalına gönderilen bir uyarıdan ibaret. Bu durumun asıl ilgi çekici olan kısmı ise, RTÜK'ün A9 TV, Adnan Oktar ve arkadaşlarından neler istediği ve neleri istemediğinde saklı...
Evet RTÜK acaba nelerden rahatsız? Nelerin konuşulmasını istemiyor? Ve nasıl bir dünya arayışı içerisinde?
İşte bu soruların cevapları, herkesin çok dikkatle okumasını istediğim, akıllara durgunluk veren gerçekleri ortaya koyuyor.
RTÜK'ün en rahatsız olduğu konu "Allah" dememiz, "Kuran" dememiz, "ayet okumamız" ve dini konularda sohbetler yapmamız. Yanlış duymuyorsunuz... Hepsi doğru... Lütfen bir daha okuyun...
Evet, RTÜK Allah'ın İsmini anmamızı, Allah'a olan sevgimizi dile getirmemizi, Allah'ın ayetlerini okumamızı, Kuran'dan sohbetler yapmamızı, Allah'ın muhteşem yaratma sanatından; ayetlerdeki hikmetlerden konuşmamızı, Allah'ın bildirdiği müjdeleri hatırlatmamızı istemiyor. Ve bu konuda çok kararlı. Şöyle diyor: "Eğer bir daha Allah'ı anarsanız, bir daha Kuran ayetleri okursanız, Peygamberimiz (sav)'in hadislerinden bahsederseniz, size ceza veririz, kanalınızı da kapatırız..."
21. yüzyılda, demokrasiyle yönetilen, fikir özgürlüğünün savunulduğu ve daha da önemlisi Müslümanların yaşadığı ve Müslümanlar tarafından yönetilen bir ülkede "Allah" demek, "Kuran okumak" yasaklanıyor... Sebep? İşte onu anlamak çok zor...
Her kim olursa olsun, eğer bu kişi Allah inancı olan biriyse, O en sevdiği Varlığın Adı’nın anılmasından, O'na sevgi ve muhabbet duyulmasından, O'nun o güzel İsimleri’nin yüceltilmesinden büyük mutluluk duyması ve bununla iftihar etmesi gerekir. Özellikle de İslam'dan, Kuran'dan habersiz yaşayan insanlara Allah'ın anlatılıp sevdirilmesinden sevinç duyması, hatta bunu teşvik etmesi ve desteklemesi beklenir. Fakat ilginçtir ki, RTÜK'ün başında bulunan bazı yöneticiler ve RTÜK üyeleri arasındaki bazı Müslümanlar böyle düşünmüyorlar. Neden mi? Anlatalım...
Madem ki siz bu programda bayanlar ve erkekler aynı ortamda yer alıyorsunuz, öyleyse size "Allah'ı anmak yasak" diyorlar.
Madem ki sizin programınızda müzik de çalınıyor, şarkı da söyleniyor; o zaman siz "Allah'tan bahsedemezsiniz" diyorlar.
Madem ki sizin programınızdaki bayanlar makyaj yapıyorlar, o zaman siz "Allah" diyemezsiniz, "Kuran" diyemezsiniz diyorlar.
Madem ki sizin programınızdaki bayanların başı, kıyafetleri tamamen kapalı değil, o zaman siz "Allah'ı, Kuran’ı, dinimizi anlatamazsınız” diyorlar.
Madem ki siz programınızda birbirinize iltifat ediyorsunuz, madem ki orada bulunan insanlara sevgi sözcükleri kullanıyorsunuz, o zaman siz "Allah" diyemezsiniz, "ayet okuyamazsınız" "hadis söyleyemezsiniz" diyorlar...
Özetle,  bir anlamda "Bizim amacımız "size Allah'ı andırtmamak" "Kuran'dan bahsetmenizi engellemek" demiş oluyorlar... Biz de ahir zamanın bu tarihe geçecek girişimini imanımız artarak izliyoruz...
Evet biz şimdilik A9 TV'deki bazı programlarımızda Allah'tan bahsetmiyoruz, Kuran ayetlerinden okumuyoruz, hadislere yer vermiyoruz. "Allah" yerine "Yaratıcımız", "Kuran" yerine "Kutsal Kitabımız", "İnşaAllah" yerine "kısmet olursa", "MaşaAllah" yerine ise, güzelliği, gerçek sahibi olan Allah'a atfedip, Rabbimiz'in İsmini yüceltmeden dile getiriyor ve sadece "Ne güzel" diyoruz. Adnan Oktar ile konuşurken ise, zaten hiçbir zaman bir "Hocalık" iddiası olmamış olan Adnan Oktar’a "Hocam" yerine "Adnan Bey" diyoruz. Sevdiğimiz insanlara karşı ise sevgi sözleri kullanmamaya büyük özen gösteriyoruz. Ama RTÜK’ün bu garip çıkışındaki ilginçliği de şaşkınlıkla izliyoruz...
Ve RTÜK'e şunları soruyoruz: Bütün TV kanallarında hemen her gün erkeklerin ve bayanların bir arada oturduğu programlar yayınlanmıyor mu?
Hemen her TV kanalında, özellikle de sabah programlarında, bir yandan din hocaları, İlahiyat profesörleri davet edilip, onlarla dini konularda sohbet edilirken, bir yandan da aynı ortamda birlikte şarkılar türküler çalınıp söylenip eğlenilip dans edilmiyor mu?
Bu programların sunucuları olan ünlü sanatçılarımız söz konusu ilahiyat profesörleri ya da din alimleri ya da hocalarla süper dekolteli sahne kıyafetleri içerisinde sohbet etmiyorlar mı?
RTÜK bunları görmüyor mu yoksa görmezden mi geliyor?
RTÜK'e sorulması gereken bir başka ve çok önemli bir soru daha var... Televizyonlardan istedikleri gibi saatlerce yayın yapan porno kanallarına, yüklü paralar karşılığında lisans veren de yine aynı RTÜK değil mi? Bu kanallarda gece boyunca, sabaha kadar en açık şekliyle cinsel ilişkiye yer verilirken, RTÜK zina yapılan ve teşvik edilen bu kanallardan para alarak, onlara lisans vererek kendi ilkelerine olabilecek en dehşet verici şekilde ihanet etmiş olmuyor mu? Bir salonda kadın erkek bir arada otururken, bayanlar tesettürlü değilken, zaman zaman müzik dinlendiği, dans edildiği için, aynı ortamda Allah’ın adının anılmasını, dini sohbetler yapılmasını sözde "milli-manevi duygulara" aykırı bulan RTÜK, porno kanallarında cinsel ilişkinin her türlüsüne para karşılığında izin verip legal karşılarken, ortaya koyduğu bu çelişkisinin mantığını tüm kamuoyuna açıklamakla sorumlu değil midir?
Biz şunu söyleyelim: Müzik ve dans ile dini konuların aynı programda yer almasının ya da bu programlara dekolte giyimli hanımların izleyici veya konuk olarak katılmasının milli manevi değerleri ihlal eden bir yönü yoktur.
Ve bu tarzda programlar hemen hemen tüm ulusal kanallarda ve diğer türlü yayın yapan kanallarda mevcuttur. Ve bu konuda da hiçbirinin uyarı alması söz konusu olmamıştır.
RTÜK bu kararıyla hem ifade özgürlüğüne, hem de inanç özgürlüğüne büyük bir darbe vurmuştur. İfade özgürlüğü demokratik bir toplum düzeninin ayrılmaz parçası ve aynı zamanda kişi hak ve özgürlüklerini düzenleyen tüm uluslararası metinlerin en önemli ayağıdır. Bu hak, herkesçe genel kabul görmeyen, sarsıcı görüşleri ifade etmeyi ve savunmayı da kapsar. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde, Avrupa İnsan Hakları Beyannamesi’nde ve Anayasamızın 26. maddesinde de yer alan bu evrensel özgürlüğün sınırları ve kapsamının, belirsiz “milli ve manevi değerler’’ kavramı kullanılarak sınırlandırılması hukuka aykırıdır."
Bunun yanı sıra, RTÜK’ün nasıl bir dünya anlayışı ve nasıl bir toplum düzeni arzuladığının da çok iyi sorgulanması gerekir. İnsanların inançlarını, giyim tarzlarını, eğlencelerini, fikir özgürlüklerini, neşelerini, sohbetlerini, sevgilerini, muhabbetlerini kısıtlamayı erdem bilmek, övünülecek bir girişim değildir. Hayatın doğal akışını suç haline getirmeye çalışmanın, ne İslam ahlakında ne evrensel hukukta ne de ülkemizin kanunlarında hiçbir şekilde yeri yoktur. Türkiye gibi ilerleyen önü açık bir ülkede böyle bir baskı oluşturmaya çalışmak, insanları eğlenmekten, gülmekten, kahkaha atmaktan, istediği gibi giyinmekten çekinir hale getirmek bu ülkeye ancak zarar verir.
Kimse şunu asla unutmasın, bu Dünya’nın en çok sevgiye, aşka, muhabbete ihtiyacı var. Sevginin, muhabbetin önünü kesmeye çalışmak, karanlığın önünü daha da açmaktan başka işe yaramayacaktır... Bu nedenle tüm Türkiye'nin RTÜK'ten beklentisi, bunun tam tersini yapıp her türlü fikir ve inanç özgürlüklerinin önünü alabildiğine açmasıdır...
 
 
 
 
 
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.