22.03.2021, 00:08 819

Nevruz ve Niğde’nin Kurtları

Nevruz, demirden dağı eriten Göktürklerin Ergenekon’dan çıkmalarını, baharın gelişini, doğanın uyanışını temsil eder. Doğu Türkistan’dan Balkanlara kadar tüm Türk kavimleri tarafından her yıl 21 Mart’ta kutlanır. On iki hayvanlı takvim ve Melikşah’ın Celâli takviminde yılbaşı olarak belirlenen 21 Mart, Divân-ı Lugâti’t-Türk’te de ilkbaharın gelişi olarak kabul edilir.

Ergenekon destanının ana figürlerden birisi bir bozkurttur.Türkler bozkurtun rehberliğinde yola revan olup Ergenekon’dan çıkmışlardır. Her milletin sevdiği ve kendisi için simge olarak gördüğü hayvanlar vardır. Türkler için bu simge bağımsızlığın ve özgürlüğe düşkünlüğün sembolü olan bozkurttur. Hayvanlar aleminde kural koyucu özelliğiyle müstesna bir yeri olan kurt asla boyunduruğa gelmez, baş eğmez, köpek davranışı göstermez. Türk, Moğol ve Altay mitolojisinde kutsal kabul edilir. Göktürklerde dişi kurt ana, Uygurlar için erkek kurt atadır. Oğuz destanlarında Bozkurt, kavmin rehberi, seferleri göçleri başlatandır. Kurt metaforu günlük hayatımızda, güzel sanatlarda, sinemada  edebiyatta, folklorik unsurlarda, deyim ve atasözlerinde, hatta Mesnevi gibi klasik eserlerde, ders alınması gereken mesellerde karşımıza çıkar. 


Bir kurdun asla kurtluğundan vazgeçmediğine bizzat şahitlik ettiğimi söyleyebilirim.  Evet; gerçek bir kurtla tanışmam yıllar öncesine dayanır… Seksenlerin başında “Hoca” lakaplı akrabamız Sefa Ecemiş, kucağında bir enikle Çamardı’daki bağ evimize gelmiş,  İki-üç aylıktan fazla olmadığını tahmin ettiğim bu sevimli hayvanın bir kurt yavrusu olduğunu öğrenip hikayesini dinlediğimde heyecan ve şaşkınlığımı gizleyememiştim.

Sefa Hoca’nın tarla ortağı olan çoban emmi, Aladağların yüksek yaylalarında davar güderken bir kaya kovuğunda kurt inine tesadüf etmiş, anne kurdun her nasılsa ortalarda olmamasını fırsat bilerek yavrulardan birini yuvasından koparıp “ikrama geçer” düşüncesiyle Hoca’ya hediye etmişti. O da kurdu sahiplenip evine almış, diğer eniklerle beraber büyüyüp evcilleşebileceğini düşünerek biberonla beslemeye başlamıştı. 

Eşin dostun; “ Hocam vazgeç bu sevdadan, kurt kurtluğunu yapar, kat’iyen evcilleşmez” ikazlarına aldırmadan yavruyu ehlileştirebileceğine kendini o denli inandırmıştı ki, güz bitip kışa yaklaşırken hayvancağızı Adana’ya götürmüş; apartman balkonunda beslemeye kalkmıştı. Kış boyu iyice agresifleşen yavru kurt, mahalleyi birbirine katmış, konu komşuyu huzursuz etmişti. 

Çamardı’ya geri götürüldükten sonra boyuna bakmadan mahalle köpekleriyle dalaşan, avluyu, kümesi birbirine katıp çoluk çocuğa korkutan, Hoca’nın elini kolunu kapan kurt, kesinlikle evcilleşme emaresi göstermemiş, içgüdüsel saldırganlığı gün geçtikçe artınca Bereketli’deki evin elma ambarına kapatılmış; muhtemelen orada yediği fare zehiri yüzünden bir süre sonra telef olup gitmişti. 


Katranı Kaynatırsan olur mu Şeker….

Köpek ve kurt genomlarının günümüzde şifresi çözülse de evcilleştirme aşamalarında hala gizemini koruyan noktalar olduğu söylenir. İnsanoğlu, yerleşik düzene geçtiği Cilalı Taş Devri diye de anılan Neolitik Dönem’den beri bu işlere kafa yormaktadır. Köpeğin, on beş bin sene evvel başlayan evcilleşme süreci 200 yıl önce oluşturulmaya başlanan ırk standartlarının belirlenmesiyle devam etmekte olmasına rağmen Sefa Hoca, üç beş ay içinde kurdu köpeğe dönüştürebileceğini düşünmüştü. Bu ise zebraya palan vurup harmandan yük taşıyabileceğine inanmak kadar gerçek dışıydı.    

Buna benzer girişimlerin önlenmesi adına belki de hayırlı olan bu vaka, üzerinden kırk yıl geçmesine rağmen belleğimde tazeliğini korurken, tavuk-cülük sahibi konu komşu ile hısım akrabadan bazıları, kurdun gelişi ve yok oluşunu net olarak hatırlamaktadırlar.


Orta Asya step hayatında insanoğluyla eşit şartlarda yaşayan kurtlar birçoğumuzun düşündüğü derecede yabani değildir aslında... İlmi, fenni araştırmalar adına kurtlar arasında günlerce yaşayıp çiğ etle beslenen adeta kurt adama dönüşen bilim insanlarının vardığı sonuç;  kurdun insanoğluna düşman olmadığı yönündedir.  Ancak yiyecek bulma dürtüsü, kurtları insanların yakınına kadar getirir, insan da korkup buna karşı koyunca kurtlar vahşi yüzlerini gösterirler.

“Kurt Kışı Geçirir Ama Yediği Ayazı Unutmaz”

Bunca yıldır dağda bayırda ovada kırda dolaşır yerel halkla sohbet ederim. Aladağlar’daki faaliyetlerimiz yaz aylarında olduğundan kurda hiç denk gelmedim ama bu konuda nice çoban hikayesi dinledim. Sürüyü sinsice takip edip kuzuları kapan, çoban köpekleriyle ölümüne dövüşen, Sarıkeçili aşiretinin kervanını yeden eşeği bile yiyip yutan kurtların insana doğrudan hücum ettiğine dair bir kurt vakası hiç duymadım.  

“İnsan Acıkınca Dağa Çıkar, Kurt Acıkınca Şehre İner”

Ailesine en bağlı hayvanların başında gelen kurtlar, enerjilerinin büyük bir kısmını yavrularını beslemekle geçirirler. Kış aylarında ise avladıkları hayvanlar ortadan kaybolduğunda ya köy sınırına doğru harekete geçer ya da yaban keçisi peşinde sarp kayalara tırmanırlar. Ibex( Yaban keçisi) bölgesine girdiklerinde işbirlikçi Dağ Kargaları gaklayıp erken uyarı vermeleri sayesinde tabanları yağlayan keçiler, kurdun işini iyice zorlaştırır. Kaçan sürünün peşine düşüp çetin koşullarda karlara bata çıka iki sıska çebiçe talim etmektense, mezralara köylere inip semiz hayvanlara dadanmayı yeğ tutan kurtların buradan ekmek çıkarabilmeleri için sürü oluşturmaları gerekir. Soğuk kış gecelerinin ıssızlığında evlerin avlularına ve ahırlara kadar girme cür’etini gösterip sıpa veya taylardan gözlerine kestirdiklerini mideye indirdiklerinde büyük bir zafer kazanmış olurlar.

1922 yılında Niğde Sıhhiye Müdürü Dr. Mehmet Hayri tarafından hazırlanmış olan Türkiye’nin Sıhhi ve İçtimai Coğrafyası-Niğde Sancağı  adlı eserinin Hayvanat-ı Ehliye ve Vahşiye bölümünde, Niğde bölgesindeki kurtlar  şöyle anlatılır: “Kurt ağnam sahiplerini oldukça mutazarrır eder. Kışın şiddetli ve boralı zamanlarında kuraya ve hatta kasabat içerilerine girdikleri vaki olur”.


 
Kurdun Boynu Kalındır, Kendi İşini Kendi Görür
 
Günümüzde insan davranışları nasıl değiştiyse yaban hayvanlarının içgüdüsel davranışları da büyük ölçüde dumura uğradı. Küresel ısınma nedeniyle oluşan mevsim değişiklikleri domuz ve tilkileri adeta evcilleşip insan elinden beslenir hale getirdi. Büyük kentlerin, metropollerin caddelerinde dolaşmaya başlayan zavallı hayvanlar gazetelere televizyonlara haber oldular. Ama kurt, şartlar ne olursa olsun insana minnet etmez, es-kaza şehre inse bile sıvışmanın bir yolunu bulur, ne yapar eder karnını doyurur, hayatta kalmayı başarır. 

“Kurdun izi sürülmez” derler. Adeta uçan kuşun izini sürerek dolaşan kurtlar, Ortalıkta pek gözükmeseler de hep vardırlar. Kendi bölgelerini işaretleyip hakimiyet kurduktan sonra Alfa erkeği sürünün lideri olur. Bahar ve yaz aylarında tek dolaşır;  hava koşullarının değişmesiyle ortalama 6-7 bireylik sürüler oluştururlar.


Mahalli ağızla; böcü-canavar denilen kurtlar her mevsimde avlanabilen zararlı hayvan sınıfına sokulmuştur. 90’lı yılların başında hangi akla hizmetse, Aladağlar Bölgesinde kurt inleri bulunup adeta bir katliam yapılmış olduğunu Cengiz Kayacılar anlatmıştı.  Bunu duyduğumda muhteşem bir yapım olan belgesel kıvamındaki WOLF TOTEM filmini hatırladım. Türklerin kurtları neden simgeleştirdiğine dair anlatımlar da ihtiva eden film, “Doğanın düzeni bozulursa doğa senin de düzenini bozar” temasını fevkalade işlemiş olup Orta Asya step hayatını ve kadim Türk boylarının doğaya yaklaşımlarını yansıtması açısından seyredilmesi gereken filmler arasında ön sıralarda yer almalıdır.   

Anadolu kırsalında yol kenarlarında görmeye başladığımız “domuz çıkabilir” tabelaları, yabandomuzlarının ne denli çoğaldığının apaçık bir göstergesidir. Çamardı bölgesinde de son yıllarda kurtlar azalınca bölgede daha önce pek görülmeyen yabandomuzlarının çoğalıp tarlayı tapanı talan eder hale gelmesi, çiftçinin köylünün onca sıkıntısının üzerine tüy dikmişe benziyor. Kurt olmazsa domuzlar ürüyor, popülasyon artınca doğal denge bozulup beslenme sıkıntısı baş gösteriyor, Kurt izi, it izine karışıyor…  

  

Son Yorumlar
ak parti gibi dinci değilsiniz enazından
ömer feti iki aydan bu yana söylüyor ancak duydu sağırlar lakin patates ineklere yem oldu hem yeşillendi pişirirken dikkat etmek lazım
zaten böyle olmasını istiyorlar paranın dini imanı yok diyorlarya kendilerinin var sanki
Köy garajı ve Adliye Sarayının altından Ditaş altı üst geçit arasına 60 metrelik geniş düz bir bulvar yapılırsa şehrimizin iki yakasını birleştirir. Bu aradaki derenin yapılmayan kısmını da ıslah edersek iyi olur. Bu kısmın planlanması çok geri kaldı.
Değerli kardeşimiz hayırlı uğurlu olsun. Yolun ve bahtın açık olsun.
-0°
açık
banner832
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 13 Nisan 2021
İmsak 04:36
Güneş 06:02
Öğle 12:47
İkindi 16:27
Akşam 19:22
Yatsı 20:42
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 29 60
2. Samsunspor 29 57
3. Adana Demirspor 29 55
4. Altay 29 53
5. Altınordu 29 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 29 49
8. Ümraniye 29 41
9. Tuzlaspor 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 29 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 29 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 29 47
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Burnley 31 33
16. Brighton 30 32
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23

Gelişmelerden Haberdar Olun

@