02.09.2013, 16:55 138

Kutuplaştırmanın milli güvenlik üzerindeki öngörülmez etkileri

 Türkiye’yi 10 yıldır germe ve kutuplaştırma siyasetini çok başarı ile kullanan bir lider yönetiyor.Başbakan Erdoğan bu siyasetin sonucunda oylarını % 50 bandına yaklaştırdı. Tabii ki, kutuplaştırma ve germe siyasetinin seçmene yönelik çok boyutlu ayni ve ekonomik yardımlar ile, çok akıllıca düzenlemiş sosyal haklar politikaları ile desteklendiği unutulmamalıdır. Evde yatalak hastaya bakan kadına ödenen paradan, bir çok insanı iş bulsa da çalışmaktan vazgeçirecek kadar kapsamlı bir “sosyal” politikası, AKP’nin son on yıldaki başarısının temel anahtarlarıdır. Ancak bu politikalar ile AKP büyümesinin sonuna gelirken, son 10 yılda bu ekonomik yardımların gerçekleştirilmesini mümkün kılan küresel finans piyasaları da artık başka bir eğilim içine girmişlerdir. Nitekim bu yıl AKP Hükümetinin gerçekleştirdiği ekonomik yardımların sayısında azalma olmuştur.
Bu 10 yılda ekonomik yardımlar ile desteklenen gerilim ve kutuplaştırma siyasetinin bir parçası olan otoriter ve müdahaleci politikalar Gezi olayları sırasında bir toplumsal patlama ile tepki görmüştür.Başbakan Erdoğan, Gezi olaylarına kendisinin daha önce başarıya götüren germe ve toplumsal kutuplaştırma ile karşılık vermiştir. Türkiye artık parti siyasetinde günlük kazanımlar için gerçekleştirilen kutuplaştırma siyasetini taşımakta zorlanmaktadır. Bu siyaset, Türkiye’nin milli birliği ve bütünlüğü için tehdit oluşturmaya başlamıştır. Milli birlik inancımız üzerinde oluşan fay hatlarını şu şekilde özetleyebiliriz.
Son 10 yıldır Türk Milleti birliğini temsil eden Başbakan Erdoğan’ın ağzından sürekli kendisini“Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Boşnak” diye parçalara ayrılmış olmasının, Reyhanlı’da “Sunni şehitlerden” bahsedilmesinin bir sonucu olarak bilinç altında “milli birlik yıpranmışlığına”uğramış bir halktır. Yine Başbakan Erdoğan’ın ve yakın kadrosunun söylemleri PKK’nın gerçekleştirmiş olduğu terör eylemlerinin “terörle mücadele edilerek aşılamayacağı” inancını bir kısım vatandaşımızda uyandırmıştır. Ancak başta bu vatandaşlarımız olmak üzere önemli bir kısım insanımız PKK’nın şartlarını kabul ederek PKK’ya müzakereler ile teslim olmaktan ise “verelim gitsin-inceldiği yerden kopsun” çizgisine gelmişlerdir. Öte yandan müzakereler PKK zemininde Türkiye’nin yenildiği, daha fazla taviz koparılabileceği inancını ortaya çıkarırken, kendilerini devlete bağlı hisseden Kürt kökenli yurttaşlarımız da “madem devlet PKK ile anlaşıyor, biz neden anlaşmayalım” düşüncesine kaymaya başlamışlardır.
Dış politikada izlenen Sünnici çizginin, Reyhanlı’da “Sünni şehitler” ifadesinin sonucu, Hatay’daki Alevi-Nusayri çizgisi ile inanç zemininde hiçbir alakası olmayan Anadolu Aleviliğinin politik zeminde artık kendisini Alevi-Nusayri çizgisine daha yakın hissetmesi olmuştur. Gezi Parkı olaylarında Erdoğan’ın göstermiş olduğu sert, dışlayıcı, şeytanlaştırıcı ve kutuplaştırıcı tavır ve polis şiddeti milyonlarca insanı daha da yabancılaştırmıştır. Bugün bu kitleler sussa da yarın bu kadar yabancılaşmış kitleler ülkeyi yönetilmez hale rahatlıkla getirebilirler. Ankara’da Kızılay meydanında İstanbul’da Taksim’de her iki kişiden birisinin polis olması, köşe başlarındaki TOMA’lar ülkenin yönetilebilir olması sonucunu getirmeyecektir.
Türkiye’nin geldiği nokta bu kadar parçalanmış bir toplumun daha fazla kutuplaştırma siyasetine sosyal bünyesinin dayanmasının zor olduğudur. Diğer bir ifade ile, kutuplaştırma öyle düşmanlıklar doğurmaktadır ki, diğer kutuptakiler dışarıdan gelecek bir düşmana karşı hükümetin yanında yer almayabilecek noktaya gelmişlerdir. Türkiye’nin herhangi bir alanda zafer kazanması örneğin 2020 Olimpiyatlarının Türkiye’de yapılması gibi, eğer Erdoğan’a başarı getirecek ise Türkiye’nin yenilmesini tercih eden çok önemli bir kitle ortaya çıkmıştır. Çünkü bu kitle kendisinin Türkiye’nin sınırına kadar itildiğini-diğer kutup haline getirildiğini hissetmektedir. Böyle bir ülke milli güvenliğini sağlayamaz. Böyle düşünen insanlara da “Vay vatan hainleri” diyerek, konuyu halledemezsiniz.
Yapılması gereken, kutuplaştırma siyasetinin terk edilmesidir.
Demokrasiler çoğunlukların yönettiği rejimler değildir. Demokrasiler azınlıkların çoğunluğun yönetmesinin meşru olduğunu kabul ettikleri rejimlerdir. Eğer azınlıklar, sandıktan bir çoğunluk veya en büyük azınlık çıksa da, onun meşruluğunu kabul etmezler ise %50’yi arkasına alan bir iktidar diğer direnen bir % 50’yi yönetemez. Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin milli güvenliği, milli birliği ve bütünlüğü için artık kutuplaştırma siyasetini terk etmelidir. Kutuplaşmış bir Türkiye’de % 50’ye dayanmaktansa, kutuplaşmamış bir Türkiye’de % 35’e dayanmak daha önemli bir güce dayanmak anlamına gelir.
Yorumlar (0)
Son Yorumlar
Kılıçdaroğluna yalan fonu kurup 5 bin TL yatıracağınıza ölen sağlıkçılarımızın ailelerine fon oluştursanız ya işinize gelmiyor değilmi
NORMAL OLAB BU DEĞİL Mİ HERKES İŞİNİ YAPMALI
ilgilenmiyorum artık kendiniz çalın kendiniz oynayın
Doğuşta beklenen yaşam süresi en yüksek il 80,7 yıl ile Tunceli olarak kayıtlara geçerken 90 yaş üstü aşılama yapmak nedendir sizce? Siz eğer birini ölümden kurtaracak olsanız 60 yaşındaki birini mi yoksa 90 yaşındaki birini mi seçerdiniz? Hangisinin (Allah'ın verdiği ömüre tabiki yıl biçilmez) mantıken yaşayacağı yıl daha fazladır? Öyle bir algı yaratılıyor ki 'SIRADAN HALK AŞILANMAYA BAŞLANDI' Hangi halk? 90 yaş üstü halk, peki... 15 Şubatta Okullar açılmaya başlanacak,öyle tasavvur ediliyor, okulların havalandırma sistemleri hakkında bilginiz var mı? İş güvenliği gereği yüksek katlarda camların çok az açılabildiğini biliyor musunuz? 30dk ders 10 dk ara olduğunda KIŞ GÜNÜ çocuklar dışarı çıkacaklar mı aceba? 10 DK havalandırma yetecek mi? Virüs kol gezecek... Öğretmenler, öğrenciler okula girip çıkan herkes evine virüs taşıyacak, ama eğer 90 yaşında ve aşılandıysanız sorun yok :) Allah sağlıkçılarımızdan razı olsun, Rabbim onları darda koymasın ; Haklarınız ödenmez.
Helal olsun hocam.harika tespit zaten bu ülkede kooperatif birlik ancak üreticiye haciz bildirimi yapar destekkkk mi o bi masalll :)
-0°
açık
24_09_2013_02 Image Banner 142 x 60 24_09_2013_02 Image Banner 142 x 60
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 24 Ocak 2021
İmsak 06:20
Güneş 07:45
Öğle 12:58
İkindi 15:39
Akşam 18:02
Yatsı 19:21
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Galatasaray 20 39
3. Fenerbahçe 19 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Trabzonspor 20 33
6. Hatayspor 20 32
7. Alanyaspor 19 31
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 20 23
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. Samsunspor 18 36
3. İstanbulspor 17 34
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Akhisar Bld.Spor 18 16
15. Menemen Belediyespor 17 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Celta de Vigo 20 24
10. Cádiz 20 24
11. Levante 19 23
12. Getafe 18 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13

Gelişmelerden Haberdar Olun

@