Yâren Geleneği ve Arabaşı’na Övgü

İnsan insanın zehrini alır; Arabaşı bahane….“Kız anadan öğrenir sofra düzmeyi, oğlan babadan öğrenir yaren gezmeyi”

KÜLTÜR 29.12.2021, 23:50 30.12.2021, 00:07 Faruk
576
Yâren Geleneği ve Arabaşı’na Övgü

Geçtiğimiz haftasonu, yitik şair Mehmet Baş’ın Kemerhisar’daki bağ evine konuk olduk.

Üç beş karık üzüm çıbığının ucuna kondurulmuş fakirhanenin kuzineli odasında Emen ovasının iliklerimize işleyen ayazına inat, kalender sofrası etrafında Arabaşı çorbasıyla ikramlanırken kaybolmaya yüz tutmuş kadim yâren geleneğini de bir nebze olsun yaşatmaya çalıştık.

Karaman’ın meşhur Arabaşı içicilerinin özel yaptırdıkları kaşıklarını her dâim yanlarında taşımaları misali, tahta Konya kaşığını koynumdan çıkarıp önce hamura sonra da kâseye daldırırken bir Anadolu Türkmen lezzeti olan Arabaşı’nı ilk defa nerede ve ne zaman hüplettiğimi düşündüm.

İlkokul beşinci sınıfa başladığım sene İstanbul’a taşınmıştık. Yeni okuluma ve çevreme adapte olmaya çalışırken bir taraftan da etrafımdaki lezzetleri keşfediyordum. İstanbul kasaplarından bonfile, kontrfile, nuar gibi kelimeleri öğrenmiş; bozayı, galetayı, francalayı, ay çöreğini, pandispanyayı, mayonezi, jambonu, kalkan balığını, hamburger ve Waffle’ı, kerevizi, enginarı, taratoru, midye tavayı hatta kokoreçi ve de Arabaşı’nı ilk defa İstanbul’da tanımış ve tatmıştım.   O vakitler bunların hiçbiri Niğde’de bilinmez, bilinse de önümüze gelmezdi. Hele ki Arabaşı çorbası Niğde şehir merkezinde pek pişirilmediğinden ve de bilene denk gelmediğimizden, o güne kadar içmişliğim yoğ idi. Meğerse Bor havalisiyle, Dündarlı, Hacıbeyli, Lavsan gibi köylerde bilinir, dost meclislerinde soğuk kış gecelerinde sıkça içilirmiş.

O vakitler, örfî idareye rağmen gece gezmeleri olurdu. Aile dostumuz, Niğde’nin damadı Karamanlı Sadi Göncü, görmüş geçirmiş, gusto sahibi bir insandı. Bu zât-ı muhterem, senelerdir İstanbul piyasasında olmasına rağmen memleketini hiç unutmamış, Karaman-Türkmen kültüründen kopmamıştı.  Sadi amcanın en büyük zevklerinden birisi kendi eliyle Arabaşı pişirip misafirlerine ikram etmekti. Onun davetlerine gitmeyi heyecanla bekler, kendimi günler öncesinden hazırlardım.  O vakitler şimdiki gibi yalandan kar yağmaz, yağdı mı günlerce yerden kalkmazdı. Çat ayazda içimi ısıtan Arabaşı ziyafetlerini iple çekerdim. Sadi amcanın Arabaşı sofrası pek keyifli olur, yemek sonrasında Gufrâni ve Kenzî divânı okunur, doyumsuz Niğde-Karaman sohbetleri ardından saz çalınıp meşk edilirdi.

İlk Arabaşı deneyimim biraz acılı olmuş, çorbadan önce sofraya konan tepsi içindeki hamura da bir anlam verememiş, çaktırmadan parmaklayıp tadına bakmıştım. Muhallebi kıvamındaki hamur tatsız tuzsuz, yal gibi bir şeydi. Arabaşı kâsesi önüme geldiğinde çala kaşık içmeye kalkmış; dilimin damağımın yanması bir yana, gözlerimden yaşlar akmıştı. İşte o vakit Sadi amca, Arabaşı âdâbıyla ilgili bir nutuk atıp, nasıl içilmesi gerektiğini uygulamalı olarak gösterdi. Bu hususta maharet; kaşığa büyük parça halinde hamur alıp bunu çorba tenceresine batırırken içine düşürmemekteydi. İyi bir Arabaşı içicisi olmak için öncelikle hamuru kat’iyyen çiğnemeden  vakumlayarak mideye göndermek gerekiyordu.  

İstanbul günlerimizin Arabaşı davetlerinin birini teşrif eden, bir zamanların kudretli Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Emin Alpkaya; Sadi Göncü’nün bacanağı, İstiklâl babamın da ilkokuldan sınıf arkadaşıydı. O yaşa kadar inzibat çavuşu dışında rütbeli görmediğimden, bir Orgeneral ile aynı masada yemek yiyeceğimi öğrenince doğal olarak heyecanlandım. Elim kolum titreyerek sofraya iliştim. Ama hiç korktuğum gibi olmadı, kısa zaman içinde ortam şenlendi, Sadi Göncü’nün esprileriyle kahkahalar gırla gitmeye başladı. Nihayetinde Paşa da bizden biriydi ve o gece oldukça keyifliydi. Muhabbetin tam ortasında kahkahalar birbiri ardına patlarken, Emin Paşa, kaşığındaki hamuru “güp” diye çorba kâsesine düşürdü. Bir anda sohbet kesildi, herkes paşaya odaklandı. Paşa’nın kravatına çorba sıçramış, hindi lifleri yapışmıştı. Eski adamlar için kravat çok önemli olduğundan Göncü baba hemen kravatını çıkarıp Paşa’ya takdim etti. O vakitler yaka bağır açık gezilmez, kravat takılmasa bile gömlek düğmeleri “harpadan” iliklenirdi.

Şehrengizlerin pîri Kâmil Uğurlu üstadımız; “Arabaşı kendine özgü deyimleri şakaları, hikmetleriyle bir kültür şubesi oluşturmuştur. Yemek sınıfının özel bir şubesidir ve adı da Arap aşı değildir” dedikten sonra şöyle devam ediyor:

“Sıra âdeti bir Ahi geleneği olup Anadolu’da Türkmen kültürünü koruyan birçok yörede bilinir.  Bazı bölgelerde bu “sıra” “ara” şeklini almış, akşam oturmalarına “ara oturmaları” denmiştir. İşte bu “ara” oturması o hafta kimde yapılacaksa o kişi “ara”nın başı kabul edilir ve ona “ Ara başı sensin bu hafta” diyerek görevi tebliğ edilir.

 

Yemeğin tam adı “Ara başının çorbası” adı olup zamanla bu deyim, Arabaşı’na evrilmiştir. Ara başının çorbası tam çorba değildir, yemek de değildir, yiyeni sıkmaz, bolca içilebilir. Bir nev’i ara öğündür. Uzun kış gecelerinde arkadaş grupları veya horanta bir araya geldiğinde makbul bir ziyafet olur.”

Arabaşı’nın lezzeti, en başta yapılan “meyane” den gelir. Bir miktar un, tereyağında yavaş yavaş kavrulur. Bu işlem çorbaya kıvam verir. Kaynar vaziyette sofraya gelen çorbayı kepekli undan yapılmış soğuk hamurla, yer sofrasında tahta kaşıkla yutmak hele bir de acısı yerindeyse her derde devadır.

Arabaşı geleneğini Hacıbeyli ekolünden Fatih Kızılkaya ise şöyle anlatır:

Arabaşı sohbetleri yıllar öncesine dayanan bir gelenektir. Bizim köyde Arabaşı, kanatlı av hayvanlarından yapılır. Ördek, karatavuk, keklik, yelve, sığırcık gibi kuş türleri yolunup ütüldükten ve etleri didildikten sonra tencereye doldurularak iyice kaynatılır. Gecenin ilerleyen vakitlerinde içilen Arabaşı’nın bol acılı ve kaynama sıcaklığında olması önemlidir. Erkekler kahveden saat 22.00 gibi gelirler. O zemheride elleri ayakları donmuştur. Evin köşesinde yanan kuzineli sobanın üzerinde güğüm ve çaydanlık  zaten hazırdır.

Yer sofrası serilir, dışarıda karın üzerinde bekleyen bakır sinideki Arabaşı hamuru sofranın ortasına konur. Misafirler önce baklava dilimi şeklinde kesilen hamura hamle yapar, sonra da ellerindeki tahta kaşığı tencereye daldırırlar.  Çorba acı ve sıcaktır. Misafirler “çok acı olmuş” deyip burunlarını çeker, amma velâkin yemekten de geri kalmazlar. Muhabbet eşliğinde çorba sürekli höpürdetilir. Hamuru tencereye düşüren, ceza olarak bir sonraki daveti tertipler.

Memleketimizde hiçbir çorba, hiçbir yemek, Arabaşı kadar ritüeli içinde barındırmaz

Zengini de fakiri de bunu içer. Zengin keklik koyar, fakir cülük koyar.

Soframız bereketli muhabbetimiz bol olsun.

Son söz :  Kafalarımızı akıllı telefonlardan kaldırıp birbirimize bakalım, konuşalım, anlatalım, dinleyelim, sohbet edelim, yaren geleneğini yaşatalım. İnsan insanın zehrini alır; Arabaşı bahane….“Kız anadan öğrenir sofra düzmeyi, oğlan babadan öğrenir yaren gezmeyi”

Kaynak: TİYO AJANS
Son Yorumlar
Kanal çalmıyor
Vali Şimşek gerçekten son zamanlarda özlemini duyduğumuz 'Devletin Valisi'olma özelliklerini yaşatıyor.Yolu açık olsun.İnşAllah çok daha büyük illerde Türk Milletine hizmet etme imkanı verilir.Yolu açık olsun.
Bir rektör gelsin kapatsın diğeri gelsin açsın.Eğitim sistemimizin durumunu varın siz değerlendirin.Artema musluğu sanki aç kapa değiştir.Sonuç belli.
Tanrı rahmet eylesin. Zor günler yaşıyor insanlar. Üzüldüm
Yogun Kar yağışı, buzlanma ve soğuk havanın neden olduğu olumsuz hava koşulları niğde ömer halisdemir üniversitesi personelini etkilemiyor mu onlara mevsim yaz mı
banner832
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 28 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11

Gelişmelerden Haberdar Olun

@