22 Mayıs 2012 Salı

Kara bir günsün 26 Şubat

19 Şubat 2012, 17:53
Kara bir günsün 26 Şubat
 Soykırım. Bu kelimeyi, bir insan topluluğunu ulusal, dinsel vb. sebeplerle yok etme, jenosit, genosit, pogrom ifadesi ile tanımlıyor Türk Dil Kurumu sözlüğümüzde. Dünyada 1944'ten itibaren yer edinen, insanlık adına utanç verici bir mefhum.

 
    Katliam ise savunma gücünden yoksun insan topluluğunun ortadan kaldırılması ile ilgili faaliyetleri içine alan bir kavramdır. Bu faaliyet ise bulunduğu bir yöredeki ırkı ve ulusu ortadan kaldırma yönünde olursa soykırım olarak adlandırılabilir.

 
    Yirmi yıl önceydi. Aylardan Şubat. 25’i 26 Şubat’a bağlayan gece. Yer Azerbaycan’ın Hocalı kenti. Robert Koçaryan ve Serj Sarkisyan önderliğindeki Ermeni birlikleri her türlü savunma gücünden yoksun Türkler üzerinde bir vahşet uygulamışlardır.

 
    Resmi rakamlara göre 56’sı hamile olan 106 kadın, 83’ü çocuk, 613 sivil katledilmiş, 487 kişi ağır yaralı, 1245 kişi esir alınmıştır. Katledilmiş olarak resmi kayıtlara alınan 613 kardeşlerimizin uğradıkları katliam ise insanın kanını donduracak niteliktedir. Ermenilerin bu katliam sırasında Türklerin gözlerini oymuş, kafataslarını parçalamış, organlarını kesmiş, derilerini yüzmüştür. Ermeniler yine bu katliam esnasında, hamile kadınların karınlarını deşerek karnındaki çocuğun kız mı erkek mi olduğuna dair kendi aralarında bahis konusu yapacak kadar aşağılık bir tavır sergilemişlerdir. Ermeniler bu katliamda öyle  sistemli hareket etmişler ki Rus Motorize Alayı desteğindeki Ermenistan ordusu kentin bütün giriş ve çıkışlarını kapatmış, havaalanını bombalamış, kentin dış dünya ile bağlantısını keserek hain emelleri için gerekli ortamı sağlamışlardır.

 
    Hocalı katliamı esnasında olaylara tanık olan Fransız gazetecinin “Pek çok savaş hikâyesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim ama Hocalı’daki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz" sözleri ortadaki vahşetin derinliğini gözler önüne sermektedir.

 
 
    Bu katliama tanık olan Ermeni gazeteci Daud Kheyriyan, For the Sake of Cross’ (Haçın Hatırı İçin) adlı kitabında bu vahşet anında bir tabloyu bize şöyle anlatmaktadır:
'Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı’nın bir kilometre batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hala yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu. Ben Şuşa’ya döndüm. Onlar Haç’ın hatırı için savaşa devam ettiler.”
 
 
    Şimdi bu tablolardan daha vahim bir durum var ki bir Türk olarak bunun üzerinde düşünmek gerekir. Dün katliamdan öte bir soykırımı yapan Ermenilerin lideri olan Robert Koçeryan ve Serj Sarkisyan. Kendi ülkelerinde başbakan ve cumhurbaşkanı sıfatı ile bulunmaktadır. Tarihlerinde bulunan birçok katliam ve soykırım lekelerine rağmen utanmadan Türkiye Cumhuriyetini uluslar arası arenada sözde soykırım yalanlarıyla köşeye sıkıştırma gayretindeler.

 
   Bundan daha vahim bir durum da bu katliamın mümessili kişilerin bizim devlet ricali tarafından algılanış biçimleri. Komşularımızla sıfır sorun adı altında uzatılan elin, izlenen maçın ardından karşı tarafın çözüm noktasındaki tavırların yorumlanış biçimi. Sinsi bir oyunun farkına varılamayış. Karşı tarafın dostane bir tutum içerisinde olduğu görüşünden hareketle çözümsüzlüğün bu devletten değil de Ermeni Diasporasından kaynaklandığı görüşünün hakim olduğu kanaat.


 
    Birileri incinecek diye kardeş ülkemizin bayrağının stadlara sokulmaması emrinin verilmesi. Eurovision Şarkı Yarışmasında ilgili ülkeye verilen ve karşılığında alınan puanın.

 
    Dün meydanlarda “Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz” sloganları ile yürüyen kalabalıklara birkaç soru sormak gerekir?
 

    Ermenistan bayrağındaki Ağrı dağının ne anlama geldiğinin farkında mısınız?

    Ermenistan Anayasası’nda konu olan büyük Ermenistan için Türkiye’den gösterilen toprakların nereler olduğunu biliyor musunuz?

   
    Kafalarını kuma gömmüş bu kalabalıktan bunların farkına varmalarını veya bu sorulara cavap beklemenin delaf-ı güzaf olduğunu biliyorum vesselam.

 
    Siz hümanistlik, evrensel değerler, demokrasi, insan hakları çığırtkanlığı yapa durun, ben inadına Hocalıyı unutmayacağım. Tarihimizde sadık kavim olarak nitelendirilen Ermenilerin yalan yanlış tarihi idealarının farkında Boğazlayan Kaymakamı merhum Kemal Bey’in hatırasını, mücadelesini, idealini yüreğimde taşıyacağım. Ermeni Terör örgütü Asala’nın şehit ettiği diplomatlarımızın acısını her daim taze tutacağım.

 
     Ellerinizdeki Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz”  dövizleri ile milliyetsiz bir duruşunuzun aksine 26 Şubat Pazar günü saat 13.00’te bütün gönlümle gardaşlarımın uğradığı katliamı daha doğrusu soykırımı anmak için toplanan gönüldaşlarımla Taksim’de olacağım.



 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Yerel Haberleri Nereden Takip Ediyorsunuz?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    e-gazete

    KARİKATÜR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV