Biyografi

Biyografi / Öne Çıkanlar

Biyografi / Yeni Eklenenler

Halil ATAMAN
Halil ATAMAN
1888 yılında Bor’da doğdu.
İlk öğrenimi ve Rüştiye’yi Bor’da tamamlamıştır.Yüksek eğitim için gittiği İstanbul’dan sonra, Gönen’de iken gönüllü yazıldığı 1. Dünya Savaşı dönemini ve bu süreci ‘Esaret Yılları’ kitabında anlatmıştır.
Daha sonra Almanya’ya gitmiş ve Dabaklık konusunda edindiği bilgileri Bor’a taşımış ve Dabaklık yapmıştır.
Bor Tarihi konusunda çalışmalar ve önemli incelemelerde bulunur. Bor’daki yerel gazetelerde derlediklerinin yanında yaşadıklarını da yazmıştır.
Halil Ataman 1993 yılında vefat etti.
 
Emin Atlı : Gönül Dostum Halil Ataman
Bor'umuzun büyüğü, arkadaşımız, gönül dostumuz, canlı tarihimiz, medar-ı iftiharımız Halil Ataman'ı, Hak'kın rahmetine Miraç Kandili'nde tevdi ettik. Son birkaç ay öncesine kadar aklî ve bedeni zindeliğini muhafaza edebilmişti. Kolay değil yüzü çoktan geçmiş 105 yaşına ayakbasmış bulunuyordu.
Arkadaşlık aynı yaşlarda olan insanlar arasında olduğu gibi bir de yaşları ne olursa olsun kafa yapıları benzer, gönül telleri aynı titreşimi yapanlar arasında oluyor. Benim Halil Ataman’la dostluk ve arkadaşlığım işte böyle idi. Yıllar önce bir gün 400 senelik lime lime olmuş, arkasına yeşil bez yapıştırılmış bir vesika elime geçmişti. Eski harflerle yazılmış, üstelik Arapça olduğu için okuyup anlayamadım.
Günlerce bu işi çözecek birini aradım durdum. Neticede Halil Ataman’ı salık verdiler. Vakit geçirmeden Halil Ataman’ın dükkanına gittim.
Selâm verdim, “Buyur evlât” dedi. Hal hatır sorduktan sonra meselemi anlattım. Elimdeki, benim için hazine olan, vesikamı verdim. Şöyle bir göz attıktan sonra kendine has gülüşü ile güldü.
- Seyyitlik vesikasıdır. Seyyitlik  Peygamber sülalesine mensubiyet demektir. Bu konu çok istismar edilmiştir. Çünkü seyyitler, askere gitmez, vergi vermezlerdi. Böyle olunca da çok sayıda sahte vesikalara rastlanmaktadır. Mühim bir belge değildir.
Görüşmemiz tarih ve bilhassa Bor tarihi konusuna intikal ederek devam etti. Daha önce meslekdaşım, üstadım Sabri Cığızoğlu’ndan Ataman’ın Bor tarihi hakkında vesika topladığını duymuştum. Elime geçen böyle bir fırsatı değerlendirmenin idraki içindeydim. Halil Amca dedim, sizin Bor tarihi için çalışma yaptığınızı biliyorum. Bu fikir nereden aklınıza geldi?
Gülümsedi.
- 1930 lu yıllarda Niğde millet vekilliğine tayin edilen Abravaya Marmaralı isminde bir Yahudi "Niğde Tarihi" diye bir kitap yazmıştı. Milletvekilliğine tayin diyorum, gerçekten o devir öyleydi. Kitabı okudum. Bir yahudinin sırf şükran borcunu ödemek için bu kitabı yazdığını düşündüm. Ne yalan söyleyeyim biraz da kendimden utandım. Ben Borlu olarak neden aynı işi yapmamalıydım? O günden itibaren vesika toplamaya başladım.
Şimdi cepheden hücuma geçerek ve hedefe ulaşma heyecanı içinde, Allah gecinden versin
hepimiz yaşlanıyoruz, bir emr-i Hakk vaki olursa bu çalışmalarınızın kaybolup gitmesini ister misiniz, arzu ederseniz ve yardımımı kabul buyurursanız bu çalışmaları birlikte gün ışığına çıkaramaz mıyız?
- Evlât, meslektaşın Sabri Bey de bu teklifi yapmıştı. Belki şimdi vakti saati gelmiştir.
Konuşmamız bu şekilde son buldu. Fakat sıcak bir dostluğun başladığını hissettim. Veda edip ayrıldım. Aradan bir hafta kadar geçti. Bir gün elinde siyah çantası ile eczaneye çıkageldi.
- Haydi ağa ben geldim. Ne yapacaksak yapalım.
Halil amcayı karşımda görünce sanki dünyalar benim olmuştu. Derhal masaya oturup çantadaki sermayeyi gözden geçirdikten sonra yazmaya başladık. Artık çalışmalarımızı kâh masa başında, kâh dolaşarak sürdürüyorduk. Gayemiz tarih yazmaktan ziyade istikbalin tarihçisine sağlam malzeme ve bilgi temin etmekti. Çalışmalarımız aralıklarla bir kaç ay sürdü. Bu arada ender bulunan korkunç bir hafızaya, geniş Osmanlı kültürüne sahip dostu, sık sık sorguya çekerek hayat hikâyesini öğrenme fırsatını elde ettim. Hayatı bir roman, bir filim senaryosu kadar renkli idi. Hele askerlik serüvenine ve tuttuğu hatırata hayran olmamak mümkün değildi. Notlarını alıp okudum. Heyecanım sonsuzdu. Kaybolur endişesinden kurtulmak için kendi sesinden hatıratını teybe aldım. Bunun mutlaka bastırılmasını istiyordum. Nihayet hayallerim “Esaret Yıllarım” ismiyle muhterem damatları Ferhat Ecer Bey tarafından neşredilerek gerçekleşti. Kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır. Kitap bir roman hafifliğinde iki gecede okunabilecek akıcılıkta.
Kahramanımız Istanbul Dar-ül-fünun’unda (üniversite) talebeyken Birinci Cihan Harbi patlar.
 
Gönüllü olarak Kafkas cephesine gider.Ihtiyat zabitidir. Esaret Yılları’nda tüyler ürpertici Kafkas harekatının gerçek veçhesini anlatır, daha sonra Sibirya’da geçen esaret yılları başlar.
Sibirya’da geçen bir hadiseye burada temas etmek istiyorum. Esirler arasında Türkler’den başka Almanlar, Avusturyalılar da var. Bunlar birer ikişer Rus ailelere dağıtılır. Ancak Halil Ataman ve arkadaşını Müslüman oldukları için kimse kabul etmek istemez. Neticede bir kadına zorla verirler. Kadın son derece kızgın ve üzgün. Halil Bey vaziyeti kurtarmak durumunda:
- Sen bizim anamız olacaksın, bizden hiç bir zarar gelmiyecektir. Size teminat veriyorum.
Bu sözleri duyan kadın rahatlar, eski hali kalmaz. Gece olur yatarlar. Biraz sonra gürültüyle uyanırlar. Meğer ailenin Olga isminde bir kızı varmış. Korkudan tavan arasına çıkıp saklanmış.
Beklenmeyen misafirlerden zarar gelmeyeceğini anlayınca ortaya çıkmış. Kahramanımız, Olga’yı kardeş kabul edeceklerini söyler. Gerçekten de öyle kalırlar.
Ayrılık günü gelip çattığında ev sahibesi ve bizimkiler mateme bürünürler. Çünkü gerçek bir aile gibi birbirleriyle kaynaşmışlardır artık. Esaret hayatı Sibirya’nın Viladivostok limanında bin küsur Türk esiri ile Japon gemisine bindikleri zaman sona ermiş gibi görünür. Gemi, Çin, Hint Denizi, Kızıl Deniz, Süveyş Kanalı yolu ile Akdenize çıkar.Yıl 1921, Türk- Yunan harbi bütün şiddetiyle devam etmektedir. Rodos açıklarına geldikleri zaman bir Yunan torpidosu bizim zavallı esirleri taşıyan gemiyi çevirir, Pire Limanı’na götürür. Deniz üzerinde altı ay kalırlar.
Buradan İtalya’nın Azinera adasına giderler, onları ancak kürek ve idam mahkumlarının yaşadığı ve yılanların ıslık çaldığı bu adaya çıkarılırlar. Acıklı macera İsveçli Kızıl Haç’a mensup bir subayın delaletiyle noktalanır. Nihayet ver elini İstanbul, esaret yılları böylece sona erer.
 
Halil Ataman Bor'a dönüşünde baba mesleği olan dabaklığa başlar..
Emin Atlı - Yeşil Bor, 7 Şubat 1993
 
Son Yorumlar
Cahil ve yobaz gençler bu memlekette olmamalı. Her yerde var bu serserilerden. Vatana hayrı olmaz.
Niğde'de ne bir yemek kültürü ne bir futbol kültürü var.. Memleketin varlığından bile haberi olmayan insanlar var bu ülkede.
Allah mesut etsin
nİĞDE NİN MATEMATİKSEL OLARAK KALMA ŞANSI VARDI.AMA BÜTÜN MAÇLARI KAZNACAK ETİMESGUTTA BÜTÜN MAÇLARI KAYBEDECEKTİ. BÖYLE BİR DÜNYA YOK ADAMALAR SALAK DEĞİLLER HERHALDE 6 HAFTADA 3-5 PUAN ALIRLARDI.DÜŞME İHTİMALİMİZ % 99.9 DU. HA ÜZÜLDÜKMÜ HAYIR AMA BURUK SEVİNDİK KALMAYI HAKETMEDİĞİMİZ BİR LİGDE KALDIK.KALMAK İÇİN ALTINORDU HİÇ ÇABA GÖSTERMEDİ BİLDİĞİ YOLDAN GİTTİLER BU ŞEHRE KARŞI SORUMLULUKLARI OLDUĞUNU HİÇ FARKETMEDİLER. BU KADAR GENÇ VE TECRÜBESİZ BİR KADRO DEĞİL 2. LİG 3. LİGİ DAHAİ GÖTÜREMEZDİ. MADEN KIYAK OLACAKTI KİMSEYİ DÜŞÜRMESELERDİ BİR TEK ŞANLIURFA VE KARABÜKÜMÜ İDARE EDEMEDİLER.
Türkiye ne uzar ne kısalır abuk subuk konular la insanımız meşgul olmaya devam eder... Nıgde ye gelince de kısalmaya devam
28°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 16 Temmuz 2020
İmsak 03:41
Güneş 05:25
Öğle 12:52
İkindi 16:44
Akşam 20:10
Yatsı 21:46
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 32 66
2. Trabzonspor 32 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 32 56
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 32 42
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 32 39
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Denizlispor 32 35
14. Konyaspor 32 33
15. Malatyaspor 32 32
16. Çaykur Rizespor 32 32
17. Kayserispor 32 32
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 36 57
6. Getafe 36 54
7. Real Sociedad 36 54
8. Athletic Bilbao 36 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 36 36
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24

Gelişmelerden Haberdar Olun

@