Pandeminin yükü kadın sağlık emekçilerinin omuzundadır!

SES Niğde İl Temsilciliği Kadın Sekreterliği 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeni ile kadın sağlık emekçilerinin sorunlarını ve çözümlerini içeren bir basın açıklaması yaptı.

GÜNCEL 08.03.2021, 00:30 08.03.2021, 00:35 Faruk
56
Pandeminin yükü kadın sağlık emekçilerinin omuzundadır!
banner830

SES Niğde İl Temsilciliği Kadın Sekreterliği 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeni ile kadın sağlık emekçilerinin sorunlarını ve çözümlerini  içeren bir basın açıklaması yaptı.

SES Niğde İl Temsilciliği Kadın Sekreterliğinden yapılan açıklamada;

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınının bir yılı geride kalırken,  tüm krizlerde olduğu gibi patriyarkal kapitalist sistem,  pandemiyi de kadınların emeği ve bedeni üzerinden fırsata çevirmektedir.

Pandemi öncesi dünyanın eşitsizlikleri, salgının getirdiği yeni koşullarla birlikte giderek daha da büyümektedir.  Pandemi süreci, sermayenin ve egemenlerin çıkarlarını koruyacak şekilde yönetilirken, emek sömürüsü ve yoksulluk hızla artmaktadır.  Günümüz dünyasında,  erkek egemenliğine dayanan cinsiyet eşitsizliği, ayrımcılık içeren politikalar ve söylemler ise kadınların görünen ve görünmeyen emekleri üzerindeki sömürüyü, kadın bedeni üzerindeki denetimi ve kadına yönelik şiddeti arttırmaya devam etmektedir.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sağlık çalışanlarının büyük çoğunlunu oluşturan biz sağlık ve sosyal hizmet emekçisi kadınlar, her gün emeğimizin değersizleştirilmesine, el konulmasına, haklarımızın gasp edilmesine tanık olurken, pandemi krizinin tam göbeğinde de tüm bu eşitsizlikleri her yönüyle yaşadık, yaşamaya da devam etmekteyiz.

Kadın sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak yaptığımız işler kadına yüklenen bakım verme rolleriyle bağdaştırıldığı için doğal bir görevmiş gibi görülmekte, bununla bağlantılı olarak da değersizleştirilmektedir.  Özellikle pandemi sürecinde Covid -19 hastalarının tıbbi tedavi ve bakımını yaparken bu bakım verme rolü biz kadın sağlıkçılar üzerinde ayrı bir duygusal emek yükü oluşturmaktadır.

KADIN SAĞLIK ÇALIŞANLARI; PANDEMİDE GEREKTİĞİ GİBİ KORUNAMAMAKTA, YETERLİ VE UYGUN EKİPMANA ULAŞAMAMAKTADIR!

Pandemiye karşı gerçekçi koruyucu önlemler alınmaması nedeniyle giderek artan iş yükü, sağlık çalışanlarının; en çok da biz kadın sağlık çalışanlarının omuzlarına yıkılmıştır ve yıkılmaya da devam etmektedir.  Pandemide bir yılı geride bırakmamıza rağmen, hala sağlık emekçileri nitelikli kişisel koruyucu ekipmana erişimde güçlük yaşamaktadır.  Kadınlar hala standart erkek bedenine göre yapılan koruyucu ekipman nedeniyle çok daha zor, ergonomik olmayan koşullarda, uzun saatler çalışmak zorunda bırakılmaktadır.

KADIN EMEĞİNİN PANDEMİDE DE HER TÜRLÜ SÖMÜMÜRÜSÜ DEVAM ETMEKTE, KADIN EMEĞİ GÖRMEZDEN GELİNMEKTEDİR!

Pandeminin sağlık alanında da tüm yükünü kadın sağlık ve sosyal hizmet çalışanları üstlenirken emeğimiz değersizleştirilmeye, görünmez kılınmaya devam ediliyor. Bakanlığın üst düzeyinden, en küçük birimine kadar tüm yönetim düzeylerinde, hatta sağlık emek ve meslek örgütlerinin karar mekanizmalarında, erkeklerin emek ve kararları sahnede başrollere konulurak kadınların emeği görünmez kılınıyor.

Sermaye sahipleri kar etmeye devam edebilsin diye sağlık çalışanları olarak yoğun ve tüketici koşullarda yakınlarına hastalık taşıma endişesiyle çalışmaya devam etmekte, hastalanmakta  ve ölmekteyiz. Pandemi  tüm can yakıcılığı ile devam etmesine rağmen, sağlık kurumlarında  müşteri mantığıyla covid dışı hasta sayısını arttırmaya yönelik çalışma düzeni yeniden kurulmakta, sağlık emekçileri,  performans baskısıyla, gerekli önlemler alınmadan ve pandemiye uygun fiziki koşullar oluşturulmadan çalıştırılmaya zorlanmaktadır.

Tüm bu zorlu koşullarda kadın sağlık ve sosyal emekçilerinin mesaileri iş yeriyle sınırlı kalmamakta, pandemide "evde kal" çağrılarıyla;  okula gidemeyen, kreşe gönderilemeyen çocuğun, sokağa çıkamayan hane halkının artan bakım, temizlik ve hijyen ihtiyacını karşılama görevi gibi kadına yüklenen roller daha da pekişmektedir. Bu süreçte erkek yargı da pandeminin faturasını kadına yüklemiş,  boşanan sağlık emekçisi bir kadın üzerinden kadınları, işleri ile çocukları arasında seçim yapmaya zorlayarak, çocuğun velayetini babaya vermiştir. Kadınların güçlü dayanışması ve mücadelesi sonucunda bu yanlış karardan dönülmüştür.

KADINA ŞİDDET, YİNE ŞİDDET,  HEP ŞİDDET!

Pandemiyle mücadelede şeffaf ve gerçekçi olunmaması nedeniyle sağlık kurumlarında yaşanan tüm sorunların kaynağı sağlık emekçileri olarak görülmekte ve bu durum sağlıkta şiddeti arttırmaktadır. Sağlıkta şiddet,  kadın sağlık çalışanlarına toplumsal cinsiyet rollerinin yansıması olarak da yönelmekte, kadın sağlık ve sosyal hizmet çalışanları, sadece kadın oldukları için, psikolojik ve  fiziksel şiddetin  yanı sıra meslektaşları ve  amirleri olan erkekler tarafından da mobbinge maruz kalmaktadır.

PATRİYARKAL KAPİTALİZMİN TÜM SALDIRILARINA RAĞMEN YAŞAM HAKKIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ!

Krizi fırsata çevirenler karşısında kadınlar yaşamlarından hiç vazgeçmemiş,  baskının ve sömürünün olduğu yerde kadınlar yaşamı yeniden kurma güçleriyle birlikte, mücadeleyi hep var etmişlerdir. Kadınların dünyanın dört bir yanında emekleri, bedenleri, kimlikleri üzerindeki baskı ve sömürüyü kırmak adına verdikleri mücadele, böylesi zorlu bir dönemde bile iktidarlara geri adım attırabilmekte, toplumsal mücadelenin en ileri unsuru olarak da yol gösterici olmaktadır.

Hane içi şiddet başta olmak üzere;  kadına yönelik her türlü şiddet artarken, kadın katillerine cezasızlık,  özsavunma hakkını kullanan kadınlara ise adaletsizlik uygulanmaktadır.  İktidar kadınların güvencesi olan İstanbul Sözleşmesi'nden imza çekmeye ve 6284 sayılı yasayı iptal etmeye hazırlandığında da, yaşam hakkımızdan vazgeçmedik, vazgeçmiyoruz.

Dayanışmayı bırakmamaya,  şiddete, tacize, tecavüze karşı birlikte ses çıkarmaya, birbirimizin sesi olmaya,  erkeklerin "güç" ve konumlarını kullanarak kadınlara uyguladıkları tacizi ifşa etmeye ve birbirimizden aldığımız güçle birilerinin uykularını kaçırmaya devam edeceğiz.

Salgının getirdiği biz kadınlara göre hiç de yeni olmayan baskıcı düzenin ilk 8 Mart’ında baskı, şiddet ve sömürünün, derinleşen krizlerin karşısında,  dayanışmamızın verdiği güçle mücadelemizi büyütüyoruz!

YAŞAMAK VE YAŞATMAK İÇİN: YAŞASIN  8 MART, YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI!

Kadın Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları olarak Taleplerimiz:

  • Kadın mücadelesi ile kazanılan 8 Mart günü kadınlara ücretli izin olarak verilmelidir.

  • Cinsiyetçi iş bölümü nedeniyle kadınların üzerine yıkılan çocuk bakımı, ebeveynlerin ortak sorumluluğudur. Kreş,  kamusal bir hizmet olarak sunulmalıdır. Parasız, 24 saat hizmet veren,  nitelikli kreşler tüm iş yerlerinde kadın sayısına göre değil, çalışan sayısına göre belirlenmeli, çalışanlar arasında ayrım yapılmadan hizmet sunulmalıdır.

  • Sağlık ve sosyal hizmetler iş kolu tehlikeli iş kapsamına alınmalı, yıpranma payı arttırılmalı ve kadın sağlık emekçilerine ek yıpranma payı verilmelidir.
  • Nitelikli,  kadınlara uygun kişisel koruyucu ekipman ücretsiz olarak sağlanmalıdır.

  • Kadınlar fizyolojik bir döngü olan regl döngüsünün doğal belirtileri olan karın ağrısı, kramplar ve halsizlik gibi belirtileri ile çalışmak zorunda bırakılıyor ya da bu doğal süreç için zar zor “hastalık raporu” almak durumunda kalabiliyor. Oysa regl olmak hastalık değildir. Bizler kadın özgünlüğümüzle eşit ve haklarımızla çalışmalıyız, ücretli izin hakkımızı istiyoruz.

  • Fiilen uygulanan kürtaj yasağına son verilmeli,  kürtaj hakkımızı kullanmanın önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Pandemide giderek zorlaşan kadınların cinsel sağlık hizmetlerine erişimi sağlanmalıdır.

  • Doğum sonrası 24 ay ücretli izin verilmelidir. Doğum izninin anne ve bebek için biyolojik gereklilik ortadan kalktıktan sonraki kısmı, her iki ebeveynden birini kapsayacak şekilde düzenlenmelidir.

  • 3600 ek gösterge hakkı, sağlık hizmetleri kapsamında yer alan tüm personel için uygulanmalıdır.
  • Çalışma hayatında kadına yönelik şiddetle mücadelede, Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO)’nün 190 sayılı "Çalışma Yaşamında Şiddetin ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesi" imzalanmalıdır.
  • Kadın çalışanların yoğun olduğu sağlık alanında, kadına yönelik her türlü şiddet ve taciz durumunda kadınların güvenle başvurabileceği bağımsız kadın birimleri oluşturulmalıdır.

  • Çalışan kadın emekçileri  arasındaki ayrışmaya son verilmesini istiyoruz.

  • Bizler yaşamak, yaşatmak istiyoruz. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasa tam ve istisnasız uygulanmalıdır.

Taleplerimiz için mücadele etmeye, yaşam hakkımızı savunmaya devam edeceğiz. Yaşasın 8 Mart, yaşasın kadın dayanışması!

Kaynak: TİYO AJANS
Yorumlar (0)
Son Yorumlar
Başarılar dilerim
Türkiye'nin patates üretiminde 1. Sırada bulunan Niğde'nin utanılacak durumdaki Cips veya patates işleme fabrikası yok en azından patates köyleri kooperatif oluşturup kendileri kurabilir organize edilebilirler de yoksa Patates ambarlarda çürür siyasilerden yardım dilenilir.
Ulen Ömer Fethi bey de olmasa ülkede olanlardan haberimiz olmayacak diğer vekiller yok 20 yılda şukadar şunu yaptık bunu yaptık nediye seçildiniz sanki cebinizden harcadınız aynı partili diye çevre illere uğraştığınız kadar buralara ugraşsaydınız işsizlik önlenirdi ne yaptırdınız hani çalışan insanlar yarın sizde Erdoğan Özegen, Alparslan Kavaklıoğlu gibi koltuk bulur gidersiniz sizden memlekete fayda gelmez
Bir ilin topraklarının binde 5 inden fazlası yabancılara satılamaz kanunen
Güzel kardeşim eline sağlık hizmet peşindesin. Ancak; haberlerinizi sitenize kimler yazıyor ise yazım kuralları, anlatım bozuklukları hatalari yapiyor. Lütfen dikkat ediniz. Örnek; yorum yazdığım haber " Niğde'de kar yağışı kaç sürecek.." Hizmetiniz için tekrar teşekkür ederim.
kapalı
banner832
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 12 Nisan 2021
İmsak 04:38
Güneş 06:03
Öğle 12:47
İkindi 16:26
Akşam 19:21
Yatsı 20:41
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 32 63
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Gaziantep FK 31 50
6. Alanyaspor 32 49
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 32 35
16. Malatyaspor 31 33
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 31 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 29 60
2. Samsunspor 29 57
3. Adana Demirspor 29 55
4. Altay 29 53
5. Altınordu 29 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 29 49
8. Ümraniye 29 41
9. Tuzlaspor 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 29 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 29 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 29 47
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 30 36
15. Burnley 31 33
16. Brighton 30 32
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 30 21
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 29 58
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 29 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23

Gelişmelerden Haberdar Olun

@