Küreselleşmeye Karşı Milli Tezlerimiz Olmalı

Eğitimci Yazar Gazi Karabulut İnegöl Ülkü Ocaklarında Küreselleşmeye dair konferans verdi

GÜNCEL 04.11.2013, 22:04 09.11.2013, 00:43
463
Küreselleşmeye Karşı Milli Tezlerimiz Olmalı
banner830
 Eğitimci yazar Gazi Karabulut İnegöl Ülkü Ocakları tarafından tertiplenen konferansta Küreselleşme ve küreselleşme karşısında takınılması gereken milli duruşları ihtiva eden bir konferans verdi.

‘Küresel Meselelere Ülkücü Bakış’ konulu konferansın konuşmacısı Eğitimci-Yazar Gazi Karabulut  selamlamanın ardından şu ifadeleri kullandı, “Daha önce de İnegöl’de bu salonda konferans vermiştim. Yine böyle işin cefasını çekmiş, Allah rızası için bu salonu dolduran insanlarla karşılaşmıştım. İnegöl’ün vefasını da daha sonra Anadolu ve Avrupa’da gittiğimiz yerlerde paylaşmıştık. Çünkü, ben İnegöl’de şunu görmüştüm; İnegöl aslında doğu ve Güneydoğu’dan göç etmiş kardeşlerimizle, Karadeniz’den, Balkanlardan ve Türkiye’nin dört bir yanından rızık kazanmak için buraya göç edenlerle, ‘biz bir Türkiye’yiz’ diyor. Aslında İnegöl büyük Türkiye demek. İnegöl aslında Türkiye’nin özeti demek. Burada söylenecek olanlar da, Türkiye’ye bir mesaj niteliği taşıdığını düşünüyorum” dedi.
KÜRESELLEŞME, 2. DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA ÇIKAN KAVRAMDIR
Ülkücü Hareketin, yerelden genele bir medeniyet tasavvuruna talip ise, dünya’da yaşanan olaylara kayıtsız kalmasının beklenemeyeceğini ifade eden Gazi Karabulut, “Dün bugün çizgisinde, kendi değerleri doğrultusunda, bölgemizi ve dünya’yı etkileyen meselelere çözüm yolları sunmak ve uygulanılmasına gayret etmek Ülkücü Fikriyatın misyonu açısından, vazgeçilemez öncelikler arasındadır. Son 20-30 yıldır daha sık duyduğumuz küreselleşme kavramı da bölgemizi ve dünyayı etkileyen en etkili tanımlamalar arasında yer almaktadır. Bu kavram ne ifade etmektedir? Küreselleşme, ekonomik, sosyal, teknolojik, kültürel, politik ve ekolojik denge açılardan küresel bütünleşmenin, entegrasyon ve dayanışmanın artması şeklinde tanımlanmaktadır. Ancak bu yaklaşım hakkaniyetli bir dünya dengesinden ziyade kuvvetli olanın haklı olduğu bir sürece devşirilmiştir. 1456'da ilk kitabın Gutenberg'in matbaasında basılması, 1896'da ilk modern olimpik oyunların yapılması ve 1965'te ilk geniş alanlı bilgisayar şebekesinin ABD'de kurulması, internetin habercisi, dünyanın küreselleşmesini hızlandıran olaylar olarak gösterilmektedir. Bana göre son yarım asırda yaşananlar iyi etüt edildiğinde, küreselleşme, dünyaya hakim olmak isteyen sanayileşmiş devletlerin, azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kaynaklarını, kendi çıkarlarına mal edebilmek için, II. Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya attıkları bir kavramdır. Bu giriş doğrultusunda küreselleşmenin ekonomik, kültürel ve siyasal üç temel tarzı ifade ettiğini söyleyebiliriz.” diye konuştu.
EKONOMİK, SİYASİ VE KÜLTÜREL POLİTİKALAR GELİŞTİRDİLER
Küreselleşmenin siyasi ayağının, 1991 yılında SSCB’nin çökmesi ile ABD’nin hakim olduğu bir dünya düzeninin altyapısını da oluşturduğunu belirten Karabulut, “Dünyada olan her şeyden etkilendiğini savunan ABD, dünyayı denetleme arzusuna kapılarak, zarar görmeme isteği ile dünyaya yön vermeye başladı. Küreselleşmenin ekonomik dayanağını ise, sermayenin uluslararası bir niteliğe dönüşmesi oluşturdu. Uluslararası sermaye demek, bir ülkenin başka ülkelerdeki yatırımları ve arkasındaki şirketler olarak karşılık bulan bir anlayıştır. Küreselleşmenin ana unsuru ABD, az gelişmiş ülkeleri ve gelişmekte olan ülkeleri kontrol altında tutmayı yeğleyen yaklaşımlarına, kültürel emperyalizmi de ekledi. Kısaca küreselleşme, dünya’daki hakim erkin hakimiyetini devam ettirmek için, her yolu meşru görmesinden başka bir anlam ihtiva etmemektedir.
Huntington’un Medeniyet Çatışması teziyle ortaya koymaya çalıştığı, West-Rest yani Batı ve Diğerleri bakışı yeni yaklaşımları da beraberinde getirmiştir. Nihayet uluslararası sosyal stratejiler, şu başlıklar çerçevesinde temellendirilmeye başlandı; tasvir, anlama ve anlamlandırma, yönlendirme.
 Bu sistematik yaklaşıma, uluslararası stratejik derinlik kazandırmak isteyen küresel güçler, ekonomik, siyasi ve kültürel politikalar geliştirmişlerdir. Bütün değerlendirmelerinde çok boyutlu süreç analizi odaklı tezler geliştirmişlerdir. Bunu yaparken de tarihi akışı ve süreci ihmal etmeyecek nitelikte stratejik yaklaşımlar sergilenmiştir.
 Mesela derinlemesine analiz ve sistematik bütünlük içerindeki en büyük küresel proje Ortadoğu üzerinde gerçekleştirilmiş ve gerçekleştirilmektedir. Petrol merkezli ekonomik politikalar ortaya koyan kıtalar arası strateji, aslında içinde tarihsel derinliği de ihtiva etmektedir. Onun için Ortadoğu toplumlarını etkileyen küresel devinim, ekonomik, sosyolojik ve siyasal yapıları da derinden etkilemektedir. İşte, burada yaşananların anlamlandırılması, tarihi derinlik ve mekân idrakine dayalı bir stratejinin tahlili ile mümkün olacaktır” dedi.
RASYONEL STRATEJİLER KURGULAYAN BİR YAPILANMAYA İHTİYAÇ VAR
‘Bütün bu değerlendirmeler ışığında Türkiye hangi konumda yer almaktadır?’ sorusunu sorup, cevabını veren Karabulut, “Üzülerek ifade etmeliyim ki, Türkiye, mesellere zaman ve mekân derinliğinde stratejiler geliştirememektedir. Çünkü, stratejik derinlik geliştirebilmek, kültürel, politik ve ekonomik tezleriniz ve tezlerinizin uygulama sahası bulması ile mümkündür. Halbuki, Türkiye’de siyasilerin ve aydınların yaşadığı zihin karmaşası ve bu karmaşanın getirdiği kaotik görünüm, tarihi ve coğrafi derinlikleri barındırmamaktadır. Dünyayı etkileyen küresel hareketlere Türkiye’nin yaklaşımı iki şekilde olmaktadır. Bir, küresel gelişmelerin anaforuna kendini kaptırıp hızlı bir dönüşüm algısı yanlısı olanlar. İki, küreselleşmeye kapılarını kapatıp içe dönük direnenler. Peki, bu iki tutumun haricinde bir başka yaklaşım mümkün değil midir? İşte orada küresel gelişmeleri iyi okuyup, milli tezler geliştirecek yaklaşımlara olan ihtiyaç gündeme gelmektedir. Kendi kimlik değerleri ile bütünleşen, tarihi ve coğrafi derinliklerinin farkında olan, rasyonel stratejiler kurgulayabilen bir yapılanmaya ihtiyaç vardır. Bu yapılanma da tarihi ile barışık, gününü iyi okuyan, geleceğe ait bir medeniyet tasavvuru olan aydınların ve akademisyenlerin sahip çıkıp, yaşanan küresel düzene kendi yaklaşımlarını aktarmaları temel temennimdir” şeklinde konuştu.



banner697
Yorumlar (0)
kapalı
banner832
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 44
2. Başakşehir 22 43
3. Galatasaray 22 42
4. Sivasspor 22 42
5. Alanyaspor 22 39
6. Fenerbahçe 22 38
7. Beşiktaş 22 36
8. Göztepe 21 33
9. Gaziantep FK 22 30
10. Malatyaspor 21 24
11. Gençlerbirliği 22 24
12. Denizlispor 22 24
13. Çaykur Rizespor 21 24
14. Antalyaspor 22 22
15. Konyaspor 22 20
16. Ankaragücü 22 20
17. Kasımpaşa 22 16
18. Kayserispor 22 15
Takımlar O P
1. Hatayspor 22 42
2. Erzurum BB 22 39
3. Bursaspor 22 39
4. Adana Demirspor 22 34
5. Keçiörengücü 22 32
6. Akhisar Bld.Spor 22 32
7. Menemen Belediyespor 22 32
8. Altay 22 31
9. Fatih Karagümrük 22 31
10. Ümraniye 22 29
11. Giresunspor 21 28
12. Balıkesirspor 22 28
13. İstanbulspor 21 26
14. Altınordu 22 24
15. Osmanlıspor 22 18
16. Adanaspor 22 18
17. Eskişehirspor 22 16
18. Boluspor 22 16
Takımlar O P
1. Liverpool 26 76
2. Man City 25 51
3. Leicester City 26 50
4. Chelsea 26 41
5. Tottenham 26 40
6. Sheffield United 26 39
7. M. United 26 38
8. Wolverhampton 26 36
9. Everton 26 36
10. Arsenal 26 34
11. Burnley 26 34
12. Southampton 26 31
13. Newcastle 26 31
14. Crystal Palace 26 30
15. Brighton 26 27
16. Bournemouth 26 26
17. Aston Villa 26 25
18. West Ham 25 24
19. Watford 26 24
20. Norwich City 26 18
Takımlar O P
1. Real Madrid 24 53
2. Barcelona 24 52
3. Getafe 24 42
4. Atletico Madrid 24 40
5. Sevilla 24 40
6. Villarreal 24 38
7. Valencia 24 38
8. Real Sociedad 23 37
9. Granada 24 33
10. Athletic Bilbao 24 31
11. Osasuna 24 31
12. Real Betis 24 29
13. Levante 24 29
14. Deportivo Alaves 24 27
15. Real Valladolid 24 26
16. Eibar 23 24
17. Celta de Vigo 24 21
18. Mallorca 24 21
19. Leganés 24 19
20. Espanyol 24 19
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@