13.06.2016, 14:24 253

Erol Güngör'ü Anarken

“Yeni bir İslam medeniyeti de elbette ilim, fikir ve sanat eseri yaratanların omuzlarında yükselecektir.” (Erol Güngör, İslamın Bugünkü Meseleleri, S.248)
 
Ülkemiz ve İslam dünyası bir yığın sorunla uğraşıyor. Bu sorunların çözümü iddiasıyla bazı oluşumların ortaya çıktığını görüyoruz. Ortalıkta kulaktan dolma bilgiler, menkıbeler, doğruluğu - yanlışlığı üzerine düşünülmemiş ve nesilden nesle aktarılmış nakiller dolaşıyor. Ve olaylara slogancı yaklaşımlar söz konusu. Karşılaştığımız sorunların çözümü için çıkış yolumuz veya bakış açımız ne olmalıdır?

“Türkiye'de hiç bir dini doğma, aydınların vehimleri ve peşin hükümleri kadar tehlikeli olmamıştır...” diyerek farklı bir aydın profili çizen 1983 yılında kaybettiğimiz değerli bilim adamı Prof.Dr. Erol Güngör’ün eserleri ve bu eserleri meydana getirirken izlediği yol bize birçok konuda ışık tutmaktadır. Onun “İslamın Bugünkü Meseleleri” ve “İslam Tasavvufunun meseleleri” adlı eserlerinden edindiğim bilgilerden yola çıkarak Erol Güngör’ün bazı düşünceleri ve izlediği yöntem konusu üzerinde duracağım.

Genel olarak, onun, önce meseleleri bilimsel olarak ele aldığını ve olayların köküne indiğini, karşılaştırmalar yaparak mevcut anlayışlara aykırı da olsa kendi düşüncelerini cesaretle ortaya koyduğunu görüyoruz. Bu eserlerden yola çıkarak şunlar söylenebilir:

“İslamın Bugünkü Meseleleri” adlı eserinde; İslam, Hıristiyanlık, Brahmanizm, Budizm vb. milyonlarca mensubu olan dinlerin özünü ve mesajını ortaya koyuyor. Sonra da bu dinler arasında karşılaştırmalar yaparak gelecekleri hakkında düşüncelerini belirtiyor. İslam’ın özünün çok sağlam olduğunu, eskimez bir kitap olan Kur’ana dayandığını, insanlığı kurtuluşa ulaştıracak tek din olduğunu ifade ediyor.

Günümüzde bunları yapacak aydın kadroların ve kurumların yetersizliğini belirtiyor. İçtihat kapısının kapalı olduğu algısını eleştirerek bu anlayıştan dolayı “hukuk” alanında toplumsal gelişme ve değişmelerin beraberinde getirdiği sorunların çözümü için yeni kanunların yapılamadığını ve zorunlu olarak Batı hukukuna yöneliş olunduğunu dile getiriyor. Özünü Kur’an, sünnet ve geçmiş tecrübelerden alan yeni kanunların yapılması gerektiğini ama bunun yapılamadığını vurguluyor.
Tanzimat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerine eleştiriler getirerek şunları söylüyor: “Osmanlılarda Tanzimat'tan itibaren Batı tesirinin sâdece kültürel, siyasî veya iktisadî münâsebetlerle dolaylı bir şekilde değil, doğrudan doğruya diplomatik kanallarla da geldiğini hepimiz biliyoruz. Modern Türkiye'nin kurucularının ise Lozan Konferansında İ'tilâf devletlerine Batı tipi bir devlet nizâmı vâdettikleri anlaşılmaktadır.” (S.92)

Bizce Hukuk fakültelerinde “İslam Hukuku” na da yer verilmesi hukuk alanında yaşadığımız sorunlara bir çıkış yolu getirebilir. Ancak bu bugüne kadar yapılamadı. Erol Güngör’ün belirttiği gibi Türkiye’de hukukçuların büyük çoğunluğu Avrupa kanunlarını müdafaa etti ve İslam hukukuna objektif olarak değil de duygusal olarak karşı çıktı.  

“Kanun ve Laiklik” başlıklı, 1966 yılında yayımlanmış bulunan bir yazısında lâiklik adına nice traji-komik hâdiselerin meydana geldiğini belirten E.Güngör bu konuda da şunları söylüyor: “Biz lâikliği bugün dahi dinle devletin ayrılması gibi korkunç bir basitlik içinde anlıyoruz. ... Lâiklik din ve devletin ayrılması demek olursa önce bu ayrılığın yapılması, sonra dinin ve devlet işlerinin sınırlarının bilinmesi ve en mühimi, dinin ne olduğunun iyice bilinmesi gerekir. Evvelâ Türkiye’de din ve devlet birbirinden ayrılmış değildir; bütün dinî gruplar kendi işlerini cemaat teşkilâtıyla yürüttükleri halde Müslümanların din işleri devletin elindedir, yani Başvekâlete bağlı bir Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülür: Bu hâdise hukukî bakımdan siyasî kuvvetin dinî kuvveti elinde tutması, yani dinle siyasetin birbirine karıştırılması demektir:..”

“İslam Tasavvufunun Meseleleri” adlı eserinde de “Tasavvuf” düşüncesini bilimsel bir metotla irdeliyor. Tasavvufun tarihi gelişimini, doğu ve batıdaki düşüncelerden hangi derecede etkilendiğini ve bu etkilenme sonucu ortaya çıkan durumları belirterek şöyle diyor: “İslam tasavvufu, kaynağında ve seyri esnasında birtakım yabancı tesirler almış olsa bile esas itibariyle İslam karakteri taşımaktadır. Bu haliyle tasavvuf bizim medeniyetimizin çok kıymetli bir parçasını teşkil eder.” (S.220)

Bunun yanında tasavvufla birlikte gelen atalet ve şeyhin sözünden çıkmamanın getirdiği sorunlara dikkat çekerek; “İslâmcı genç kitlelerin sâhip bulundukları büyük potansiyeli tasavvuf girdâbında hebâ etmeleri tehlikesine karşı uyanık olmak zorundayız.” der.

 Cüneyd-i  Bağdadi veya Beyazıt-ı Bestami’ye ait olduğu söylenen “Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır.” Sözünü de doğru anlamak gerekir. Burada şeyhten kast edilen “rehber, kılavuz” olmalıdır. O kılavuzlar da Kur’an, Peygamberimiz ve alimlerdir. “Allah bir, kapısı bindir.” diye bir söz vardır. Bir insan, alim, ahlaklı ve insan-ı kamil derecesinde  bir tarikat şeyhine bağlanarak da hakikate ulaşabilir. Bunu anlayış ve saygıyla karşılamak gerekir. Başka bir insan da fizik, kimya, biyoloji veya tabiatı gözlemleyerek oralarda gördüğü olağanüstü durumlardan dolayı hakikate ulaşabilir. Dolaysıyla tasavvuf bağlıları ve tasavvuf karşıtları birbirlerine saygı göstermeli kendilerinin tek hakikat olduğu yanlışına düşmemelidirler.

Her iki eserin sonundaki dipnotlar ve konuyla alakalı alimlerin eserlerinden seçkilerin, bu kitaplara farklı bir boyut ve ciddiyet getirdiğini de belirtmemiz gerekir.

Değerli bilim adamı Erol Güngör’ü rahmetle anıyor ve ülkemiz ve İslam dünyasının böyle aydınlara çok ihtiyacının olduğunu ve bu gibi aydınların yetişmesi için gerekli çalışmaların yapılmasının şart olduğunu düşünüyoruz.

 
Yorumlar (0)
banner833
kapalı
24_09_2013_02 Image Banner 142 x 60 24_09_2013_02 Image Banner 142 x 60
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 18 24
11. Çaykur Rizespor 18 23
12. Denizlispor 18 22
13. Gençlerbirliği 18 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 18 31
3. Bursaspor 18 30
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Keçiörengücü 18 28
6. Ümraniye 18 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 18 27
9. Altay 18 24
10. Balıkesirspor 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 23 67
2. Man City 24 51
3. Leicester City 24 48
4. Chelsea 24 40
5. M. United 24 34
6. Tottenham 24 34
7. Wolverhampton 24 34
8. Sheffield United 24 33
9. Southampton 24 31
10. Arsenal 24 30
11. Crystal Palace 24 30
12. Everton 24 30
13. Burnley 24 30
14. Newcastle 24 30
15. Brighton 24 25
16. Aston Villa 24 25
17. West Ham 23 23
18. Bournemouth 24 23
19. Watford 24 23
20. Norwich City 24 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Granada 20 27
11. Real Betis 20 27
12. Levante 20 26
13. Osasuna 20 25
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@