YÖK Kuruluş Yıldönünümünde Protesto edildi

6 Kasım YÖK'ün Kuruluş yıldönümü Niğde Eğitim Sen, Niğde SES, Niğde Üniversitesi öğrencileri ve Niğdeli emekçilerin katılımıyla kitlesel basın açıklaması ve yürüyüşle protesto edildi.

EĞİTİM 07.11.2010, 16:03 07.11.2010, 16:03
591
YÖK Kuruluş Yıldönünümünde Protesto edildi
banner830
 6 Kasım YÖK'ün Kuruluş yıldönümü Niğde Eğitim Sen, Niğde SES, Niğde Üniversitesi öğrencileri ve Niğdeli emekçilerin katılımıyla kitlesel basın açıklaması ve yürüyüşle protesto edildi.
 
Niğde Eğitim Sen' in çağrısıyla 06.11.2009 Cumartesi günü saat 13.00 de Eğitim Sen binası önünde toplanan Niğde Eğitim Sen üyeleri ve Niğde Üniversitesi öğrencileri kortej halinde sloganlarla yürüyerek Niğde hükümet meydanında kitlesel basın açıklamasını gerçekleştirdiler.
 
       Atılan sloganlar “YÖK Kalkacak, Polis Gidecek, Üniversiteler Bizimle Özgürleşecek-YÖK' e Karşı Tek Yumruk Tek Barikat-Susma Haykır YÖK' e Hayır-Parasız Bilimsel Demokratik Eğitim-AKP’ nin Mollası Üniversitenin Hocası-Kurtuluş Yok Tek Başına  Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz-Parasız Eğitim Parasız Sağlık.
 
  Niğde Eğitim Sen Başkanı Göksel Rıza Özkan basın açıklamasında
  
12 Eylül Darbesi Ürünü YÖK Kaldırılmalıdır!
 
 
       “Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından üniversiteler üzerinde bir baskı aracı olarak kurulmuştur. Bu özelliğinden hiçbir şey kaybetmeden ve siyasi iktidarların üniversiteler üzerindeki denetimini 29 yıl boyunca yeniden üreterek bu işlevini kesintisiz olarak sürdürmektedir. Ancak YÖK’ ün asker postalı ile birlikte anılması her ne kadar kuruluşundaki izleri güçlü bir şekilde yansıtsa da günümüzdeki dönüşümü ifade etmekte yetersiz kalmaktadır. Çünkü YÖK, denetimi ve kontrolü tekeline alarak iktidarı bir merkezde toplayan ve bu iktidarını da hükümetlerin huzuruna sunabilen/sunan bir kurum olarak örgütlenmiştir.
       Daha açık söylemek gerekirse siyasi iktidarların üniversiteler üzerindeki hem kalemi, hem kılıcı olma işlevi görmektedir. Bu nedenden dolayı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gittiği her üniversitenin açılışında “üniversitelerin silkinerek, asli görevlerinin bilim ve teknoloji üretmek olduğunu anladıklarını” ifade ederken YÖK’ün kaldırılmasını değil yeniden düzenlenmesi vurgusunu yapmaktadır. Üniversitelerin “asli görevlerini” anlaması ile birlikte yürütülen dönüşüm politikalarının baş aktörü olan bu kurumu sadece askeri darbe ile simgeselleştirmek eksik bir tahlil olmaktan öteye geçememektedir.
        Bugün üniversitelerimizde yaşanan dönüşümü anlayabilmenin önemli bir ayağı olan Bologna sürecinin, istihdam biçimlerinden, akademik özgürlüklere kadar yaptığı tüm etkileri görmek gerekmektedir. Bu kapsamda Eğitim Sen 3. olağan Genel Kurulunda alınan karar gereğince Merkez Yönetim Kurulu tarafından Nisan 2009’ da çıkarılan yönetmelikle kurulan Yükseköğretim Bürosu’ nun Üniversite Temsilciler Kurulu ikinci toplantısını 29 – 30 Ekim 2010 tarihlerinde gerçekleştirmiştir. Türkiye’ deki birçok üniversiteden gelen temsilcilerimiz ile gerçekleştirilen toplantıda dönüşüm sürecinin farklı yönleri ele alınmış ve bir sonuç bildirgesi ile elde edilen tespitlerin, sorunların ve çözüm önerilerinin altı çizilmiştir.
        Bugün Türkiye üniversiteleri 12 Eylül askeri darbesinin etkisini, hukuksal düzenlemelerde, YÖK ve üniversite yönetimleri anlayışında büyük ölçüde taşımaktadır. Korku üreten “kışla üniversitesi” hiyerarşik yapılanması ile sürerken, devlet ve piyasaya bağımlı “güdümlü üniversite” neo-liberal renklerini üniversiteye hızla yaymaktadır.
      Üniversitelerde sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda yaşanan dönüşüme paralel olarak araştırma görevlilerinin istihdam edilme biçimleri çeşitlenmiş ve esnekleştirilmiştir. Farklı adlar altında (50/d, 33/a, ÖYP, 35, teaching asistant) aynı işi yapan, kamuda ve vakıf üniversitelerinde çalışan araştırma görevlileri iş güvencesinden yoksun durumdadır. Dahası vakıf üniversitelerinde görev yapan araştırma görevlilerinin çoğu sosyal güvenceden yoksundur.
       Son dönemlerde bunlara ilaveten üniversitelerde proje asistanlığı, öğrenci asistanlık gibi uygulamalar devreye sokulmuş ve giderek artan biçimde bu örnekler kadrolu asistanlığın yerini almıştır. Ayrıca giderek yaygınlaşan asistan öğrencilik, kısmi zamanlı öğrenci çalıştırılması gibi uygulamaların yerine, karşılıksız burslarla öğrenciye destek sağlanması amaçlanmalıdır. Asistanların farklılaştırılan statülerine bakılmaksızın, aynı işi yapmaları sebebiyle tüm asistanlık biçimlerinin iş güvencesine kavuşturulması zorunludur.
        Türkiye üniversiteleri “insanın özgürleşmesi” amacından ayrılıp, akademik kapitalizme geçişin öyküsünü trajik bir biçimde yaşamaktadır. Üniversite özerkliği ve akademik özgürlükler kavramlarının içi boşaltılmıştır. Üniversite özerkliğinin içeriği yönetişim anlayışıyla doldurulmuştur. Üniversitede gerçeği arama ve ifade etme özgürlüğü yok edilmek istenmektedir. Üniversite yönetimleri, üniversite bileşenlerinin farklı düşüncelerine ve kendilerini ifade etme biçimlerine tahammül edememektedir. Düşüncelerini özgürce ifade etmek, diğerlerine kendilerini anlatmak isteyen tüm üniversite bileşenleri üzerinde baskılar sürmektedir. Gücünü 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’ ndan alan Öğrenci Disiplin yönetmeliği ve benzer biçimde Personel Disiplin Yönetmeliği anti demokratik / baskı yaratıcı uygulamalara kaynaklık etmektedir. Öğrenci soruşturmalarının sayısı üniversiteden üniversiteye farklılık göstermekle birlikte giderek çoğalmaktadır.        
       
      
        Sivil polis, özel güvenlik birimleri ve diğer tedbirler, güvenli ve özgür düşüncenin mekânları olması gereken üniversiteleri güvenlik gerekçesiyle baskı kuşatması altına almaktadır. Üniversitelerde öğrenme ve öğretme özgürlüklerini, güvenlik gerekçesiyle açık ve/veya örtük biçimde baskılayan bu tür uygulamalara derhal son verilmelidir. Silahların gölgesinde bilim yapılamayacağı herkes tarafından bilinmelidir.
       Eğitim Sen YÖK’ ün kaldırılarak Üniversiteler Arası Kurul türü eşgüdüm işlevi yerine getirecek yeni bir örgütlenme gerçekleştirilmesini, tüm kurul ve organların, üniversite bileşenlerinin demokratik katılımıyla oluşturulmasını, dışsal değerlendirme yerine içsel katılımı ve denetimi savunmaktadır. Bunun yolu “bilimsel, özgür, demokratik üniversite ve parasız eğitim” dir. Eğitim Sen olarak 12 Eylül ürünü YÖK’ ün kaldırılması talebimizi bir kez daha güçlü bir şekilde vurguluyor, YÖK kaldırılmalıdır diyoruz.”diyerek basın açıklamasına katılan mücadele arkadaşlarına ve diğer katılımcılara teşekkür etti.
 
banner697
Yorumlar (0)
Son Yorumlar
Ne güzel anlatmissiniz, okurken sanki yaşadım,bu gelenekle beraber insanlar arasında kaynaşma ve dayanışma vardı,insanlar birbirlerine ihtiyaçları olduğunu biliyordu,her davranışlarına her sözlerine dikkat ediyordu.Simdilerde daha bireysel yaşıyoruz
Bu iş olmaz milletin emeği onun sayesinde oluyor insan her zaman traktörle gidip gelemez ve ayrıca motorsiklet fiyatları tescilli olanlar en aşağı 4000 verin 4000 alalım kimse mağdur olmasın
Evet zahmet buyurmuşlardır hah işte Bor'un ekonomisi şimdi düzelir elhamdülillah.
TEŞEKKÜRLER...BAŞARILAR DİLERİZ...
zahmet buyurmuşlar kendileri
13°
parçalı az bulutlu
banner696
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 03 Haziran 2020
İmsak 03:27
Güneş 05:13
Öğle 12:44
İkindi 16:37
Akşam 20:06
Yatsı 21:44
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20

Gelişmelerden Haberdar Olun

@