Eğitim ile Yüzleşmek

EĞİTİM 11.02.2021, 21:39 Faruk
172
Eğitim ile Yüzleşmek
banner830

Yaşadığımız salgın birçok şeyi yeniden düşünmemiz ve değerlendirmemiz gerektiğini de ortaya çıkarmıştır. Bu konuda en çok etkilenen alanlardan biri de eğitimdir. Hemen her gün ”uzaktan eğitim”, “yüz yüze eğitim” gibi ifadeleri sıkça duyuyoruz. Bu süreçle ilgili şunlar söylenebilir:

                Azımsanmayacak sayıda öğrencinin uzaktan eğitimden yararlanamaması ülkemiz adına üzücü ve düşündürücüdür. Maalesef televizyon, bilgisayar, internet gibi araçlardan yoksun olan öğrencilerimiz var. Ayrıca her türlü imkânı olduğu halde canlı derslere katılmayan öğrencilerin varlığı da üzerinde düşünülmesi gereken başka bir durumdur. Umarım yetkililer bunları da değerlendirerek başta zorunlu eğitimin süresi, sınav odaklı eğitimin doğruluğu- yanlışlığı gibi ve diğer konularla da ilgili ülkemizin şartları da göz önünde tutularak daha gerçekçi adımları atarlar.

                Uzaktan eğitim, öğretim yönünden ve sınavlara hazırlanan öğrenciler için yüz yüze eğitimle kıyaslandığında belki fazla bir fark yoktur. Ancak eğitim yönüyle değerlendirirsek elbette kıyaslanamaz. Çünkü okul, sınıflar, oturulan sıralar, teneffüsler vb. öğrencilerin hem sosyalleşmeleri hem de bilgilenmeleri açısından önemi tabiî ki tartışılamaz. Ayrıca okul kantinleri çalışanları, servisçiler, kitapçı ve kırtasiyeciler vb. kesimlerin de zor durumda olduğunu ve ülke ekonomisini de olumsuz etkilediğinin unutulmaması gerekir.

                Uzaktan eğitimle ilgili söylenebilecek başka bir şey de velilerin biraz daha eğitimle yüzleşmeleri ve hatta bazı velilerin eğitimin içinde olmalarını sağlamasıdır. Bazı velilerin çocuğuyla birlikte televizyondaki dersleri veya canlı dersleri izlediğini duyuyoruz. Dolaysıyla birçok velinin de bir nevi eğitildiğini söylemek mümkündür.

Elbette eğitim- öğretimle ilgili söylenmesi gereken çok şey vardır. Bu vesileyle Akpınar dergisinin 66. Sayısında yayımlanan “Eğitimden Beklenen” başlıklı yazımı burada tekrar paylaşmak istiyorum:

“Bir insan ve ülke için eğitim ve öğretimin önemini sanırım belirtmeye gerek yok. Ama nasıl bir eğitim ve öğretim sistemi? Bu sorunun cevabını şu ana kadar bulmuş değiliz. Cumhuriyet döneminde birçok Milli Eğitim Bakanı görev yapmış, birçok değişiklikler yapılmış ama eğitimin istenilen kalite ve seviyeye ulaştığı söylenemez. Her geçen gün okullarımızın fiziksel olarak geliştiği teknolojik donanımlarının arttığı da inkâr edilemez bir gerçek.

Bizce eğitim sistemimizin en büyük eksiği insanımıza bir kimlik veremeyişi ve geçmiş kültür ve medeniyetimizden kopuk olmasıdır. Geçmişte, toprak damlar altında, ay ışığı ve mum ışığı ile nasıl eğitim-öğretim yapılmış? Gazali, Mevlana vb. yüzlerce değerin yetişme sırrı neydi? Bu sırrı anladığımızda veya en azından anlamaya çalıştığımızda epey yol almış olacağız.

Nurettin Topçu’nun eğitim ve öğretim yazılarından oluşan“Türkiye’nin Maarif Davası” adlı bir kitabı var. Bu kitabı başta öğretmenlerimiz olmak üzere bütün eğitim camiasının okuyup inceleyerek çıkarımlar yapmasının gerekli olduğunu düşünüyorum.

Yeni başlanan “Aday Öğretmen Uygulaması” nın ve bu uygulama sürecinde aday öğretmenlerimizin okumaları gereken kitaplardan birinin de“Türkiye’nin Maarif Davası” olması sevindirici bir durum.

 “Türkiye’nin Maarif Davası” Nurettin Topçu’nun eğitim-öğretimle ilgili çeşitli dergilerde yazdığı yazılardan ve yaptığı konuşmalardan oluşuyor.  İlk baskısı 1960’ da yapılmış olmasına rağmen bugün de “el kitabı” niteliğinde. Kitap 3 bölümden ve 20 yazıdan oluşuyor. Kitapta bizim maarif davamız ve zaman zaman da eğitim sistemindeki eksiklikler dile getirilmiş.

Yazarın “Millet Maarifi” adlı yazısında milletin eğitime ne kadar ihtiyaç duyduğu ve milli kimliğin en çok tarihin bizi eğitmesiyle oluşacağı vurgusu yapılır. Millet mekteplerinin eskilerin aksine diploma dağıtma kurumlarına döndüğünden bahsedilir. Yazarın anlatımından kısa bir bölüm: “Millet ruhunu yapan maariftir. Maarifin düşmesi millet ruhunu yerlere serer. Maarife değer vermeyiş millet ruhunun yıkılışını hazırlar. Maarif hangi yönde yürürse millet ruhu da onun arkasından gider. Şu halde millet, maarifi demektir. Fertte olduğu gibi millet vücudunda da iki unsur birleşmiş bulunur. Biri verasetle ecdattan getirdiği, öbürü maarifle getirdiği eğitimdir. Ecdadın veraseti tarih şuuru içinde saklıdır. Eğitim ise maarifin hizmetidir…”

Bir zamanlar Rusya’da Raçinski adlı bir eğitimci zamanla kendini geliştirip profesörlük unvanını kısa sürede alır. Ancak zirveye ulaşınca yaşayıp büyüdüğü “Tatevo” adlı köye tayinini ister. Raçinski’nin bu düşüncesine arkadaşları çok şaşırır ve uygun görmez. Çünkü bu kadar zirveye ulaşmışken, görevini bırakması onlara anlamsız gelir. Raçinski köye gider ve on yıllık görevinin sonunda iki sınıf mezun verir. Mezun verdiklerinden Bognadof Bielski gibi dünyaca ünlü ressamlar, Zabolotni gibi meşhur kimyagerler çıkar. Anlar ki başarı çocukların içinde. O başarıyı da gerçeğe dönüştüren Raçinski, onları eğitimsizlikten kurtaran bir kişi olur.

Nurettin Topçu’nun  “Muallim” adlı yazısı bu hikâyeyi anımsattı. Yazar bu yazısında gerçek eğitimcilerin asıl köy okullarına lazım olduğunu, Anadolu çocuklarına kim olduklarını, niçin yaşadıklarını anlatmasını bilen eğitimcilere ihtiyaç olduğunu belirtir. Bu ihtiyacı görevi okuma yazma öğretmek olan köy öğretmeni karşılayamaz.

Gerçekten de durum böyledir. Her gün doğan güneş herkesindir. Belki köy evlerinin penceresi şehirdeki villaların penceresinden daha küçüktür. Ama içindeki insanların güneşe duyduğu ihtiyaç aynıdır. Bundan dolayıdır ki şehre de köye de akıl ve gönül penceresi büyük eğitimciler lazımdır.

Kimi zaman beyindeki düşünceler deniz, kalpteki can da okyanus gibi olur. Düşünceler beyinde büyüdükçe bir çatlak bulup dışa sızar. Ancak zaman zaman kalp bu düşünceleri onaylamayabilir. Beyni belli bir sınava zorlar. O sınav vicdandır. Kimi zaman vicdanına esir olur insan. O coğrafyada kaybeder kendini. Oysa düşüncelerinin onayını en son beyinden beklese vicdana gerek duymazdı belki de. Bizim maarif davamızda da bu durum söz konusu işte. Öğrenciye önce okul sevgisi, sonra ders öğretimi verilmelidir.

Nurettin Topçu bir öğrenci salonunda verdiği konferansında (aynı zamanda kitapta da geçen) “Maarif Davamız” adlı yazısında bunun gibi birçok konuyu dile getirir. Yaptığı benzetmelerle eğitimin metotlarını açıklayarak bugünün neslinin idealsiz olduğunu, genellikle gülmek ve eğlenmekle vakit geçirdiğini söyler. Bu idealsiz oluşu da Japonlara başlayan hayranlıktan, Amerikan ruhuna dönen deneyimlere bağlar. Çünkü yeni nesil okumayı pek sevmiyor, zekâ enerjisini kullanmıyor. Tüm bunları düzeltmek de maarif davamızı anlamaktan geçiyor. Maarif davamızı anlamak için de eğitimin basamaklarını açıklar: Eğitimin ilk basamağı ilköğretim, önce okul sevgisinin ve kalp terbiyesinin kazandırılacağı yer. İkinci basamak aklın terbiyesinin ve okul bilincinin kazandırıldığı yer olan ortaöğretimdir. Kalpten sonra akıl gelerek bilinçlendirme aşılanabilir. Son basamak da yüksek öğretimdir. Yüksek öğretimin temelini de ihtisaslar oluşturur. Son olarak Nurettin Topçu’nun bugünün nesline verdiği bir mesaj var: “Siz büyük adamlarsınız halka karışmak size yakışmaz. Siz halkın önünden yürüyeceksiniz.”

“Bugün ağla çocuğum, yarın ağlayamazsın!

Şimdi anladığını, sonra anlayamazsın!

İnsanlık zincirinin ebediyet halkası;

Çocukların kalbinde işler zaman rakkası.”

Necip Fazıl Kısakürek’in “Çocuk” adlı şiirinden bu bölüm geldi hatırıma yazarın “ilköğretim” adlı yazısı ile. Hayat, dümeni bizde olan bir gemi yolculuğu aslında. Dümen bizdeyken sorunsuzca ilerliyoruz. Ancak dümen el değiştirince geminin rotası da değişiyor. Çocukken bizim ilk rotamız Allah sevgisi, insan sevgisi ve tarihteki kahramanların sevgisi oldu. Zaman denen şiiri içimizde yaşattık çocukken. Farklı öyküler ve masallar bizi huzura götürdü. Bununla birlikte güneşin dünyaya biraz daha yakın olduğunda sıcağa dayanılamayacağını ilk güneşe çıkınca fark ettik. İlk üzüntüyü ilk oyuncağımız kırılınca yaşadık belki de. Ne öğrendiysek hayattan öğrendik. Yaşadıklarımızı kendimiz resmettik.

Nurettin Topçu’nun  “İlköğretim” adlı yazısında ilkokul çocuğuna toprak sevgisinin, tarih sevgisinin ve tarihin acılarının duyurulması gerektiği vurgulanır. İlkokulların bir Avrupa tekniği içinde olduğu, tabiat için canlı varlık yetiştirme gayesinde olduğu söylenir. Temel hayat bilgilerinin çocuğa ilkokulda verildiğinden, insanlık dersinin sevgi ve merhamet ile verilebileceğinden bahsedilir. Çocuğa hayatı öğretmenin meyvelerin ve oyuncakların adını, şehirlerle kıtaların adını öğretmekle mümkün olmadığı belirtilir. Çocuk hayatı ancak gerçeklerle görebilir.

Yazarın  “Üniversite” başlıklı yazısında da üniversitelerin eski Darül-fünun’a göre gerilediğinden, ilim hayatına yeni görüşler katamadığından bahsedilir. Çoğu zaman fakültesine uğramadığı halde maaşlarını alan profesörlerin gençliğe örnek olamayacağı vurgulanır.

 “Okulda Ahlak” adlı bir başka yazısında da okulda ahlakın işleyişinden, bu konuda en önemli örneğin öğretici olduğundan bahsedilir. Gencin vicdanının yapıcısı bugüne kadar hep aile olmuştur, sonra bu görevi öğreticiler almıştır. Verilen eğitimde de merhamet önemli olmuştur. Merhamet yerine korku verilen çocuktan ileride iyi biri olması beklenemez. Ancak merhamet ve sevgi ile ileride irade terbiyesi tam bir nesil ortaya çıkacaktır.” (Nizamettin Yıldız, Akpınar dergisi, Aralık 2016, sayı: 66)

Kaynak: TİYO AJANS
banner697
Yorumlar (0)
Son Yorumlar
ALLAH Katili Cehennem ateşlerinde yaksın soyu kurusun
Para nın ne önemi var başkan; Önemli olan BEKA meselesi.
O KADAR ŞEHİR TAKIMI 2. LİGE ÇIKMAK İÇİN YILLARCA MÜCADELE EDERKEN BİZ ŞEHRİN TAKIMINA SAHİP ÇIKAMADIK İZMİRLİYE NERDEYSE DAVUL ZURNA EŞLİĞİNDE SATTIK. BU TAKIMI NE YÖNETİM NEDE FUTBOLCULAR SEVDİ. BU TAKIMIDA ŞEHİR SEVMEDİ.BİRAZ İLGİ VE İYİ TRANSFERLERLE TAKIM TARAFTAR BÜTNLEŞİP BAŞARI GELEBİLRDİ.ŞİMDİ ONLARDA BAŞLARINDAN ATMAK İSTİYORLAR. HAZIR STADIDA YIKTILAR BU TAKIM İLİGDEN DEĞİL DÜNYADAN ÇEKSELER KİMSE FARK ETMEYECK ARTIK . YAZIK OLDU BURALARA KOLAY GELİNMEDİ ....
LAFI ÇOĞALTMA.GECİŞ YAPMIŞINDIR. HEMEN ÖDE.
Cehapeden des yok yuh size
18°
açık
banner832
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 28 Temmuz 2021
İmsak 03:54
Güneş 05:33
Öğle 12:53
İkindi 16:43
Akşam 20:03
Yatsı 21:34
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30

Gelişmelerden Haberdar Olun

@