Eğitim ile Yüzleşmek

EĞİTİM 11.02.2021, 21:39 Faruk
160
Eğitim ile Yüzleşmek
banner830

Yaşadığımız salgın birçok şeyi yeniden düşünmemiz ve değerlendirmemiz gerektiğini de ortaya çıkarmıştır. Bu konuda en çok etkilenen alanlardan biri de eğitimdir. Hemen her gün ”uzaktan eğitim”, “yüz yüze eğitim” gibi ifadeleri sıkça duyuyoruz. Bu süreçle ilgili şunlar söylenebilir:

                Azımsanmayacak sayıda öğrencinin uzaktan eğitimden yararlanamaması ülkemiz adına üzücü ve düşündürücüdür. Maalesef televizyon, bilgisayar, internet gibi araçlardan yoksun olan öğrencilerimiz var. Ayrıca her türlü imkânı olduğu halde canlı derslere katılmayan öğrencilerin varlığı da üzerinde düşünülmesi gereken başka bir durumdur. Umarım yetkililer bunları da değerlendirerek başta zorunlu eğitimin süresi, sınav odaklı eğitimin doğruluğu- yanlışlığı gibi ve diğer konularla da ilgili ülkemizin şartları da göz önünde tutularak daha gerçekçi adımları atarlar.

                Uzaktan eğitim, öğretim yönünden ve sınavlara hazırlanan öğrenciler için yüz yüze eğitimle kıyaslandığında belki fazla bir fark yoktur. Ancak eğitim yönüyle değerlendirirsek elbette kıyaslanamaz. Çünkü okul, sınıflar, oturulan sıralar, teneffüsler vb. öğrencilerin hem sosyalleşmeleri hem de bilgilenmeleri açısından önemi tabiî ki tartışılamaz. Ayrıca okul kantinleri çalışanları, servisçiler, kitapçı ve kırtasiyeciler vb. kesimlerin de zor durumda olduğunu ve ülke ekonomisini de olumsuz etkilediğinin unutulmaması gerekir.

                Uzaktan eğitimle ilgili söylenebilecek başka bir şey de velilerin biraz daha eğitimle yüzleşmeleri ve hatta bazı velilerin eğitimin içinde olmalarını sağlamasıdır. Bazı velilerin çocuğuyla birlikte televizyondaki dersleri veya canlı dersleri izlediğini duyuyoruz. Dolaysıyla birçok velinin de bir nevi eğitildiğini söylemek mümkündür.

Elbette eğitim- öğretimle ilgili söylenmesi gereken çok şey vardır. Bu vesileyle Akpınar dergisinin 66. Sayısında yayımlanan “Eğitimden Beklenen” başlıklı yazımı burada tekrar paylaşmak istiyorum:

“Bir insan ve ülke için eğitim ve öğretimin önemini sanırım belirtmeye gerek yok. Ama nasıl bir eğitim ve öğretim sistemi? Bu sorunun cevabını şu ana kadar bulmuş değiliz. Cumhuriyet döneminde birçok Milli Eğitim Bakanı görev yapmış, birçok değişiklikler yapılmış ama eğitimin istenilen kalite ve seviyeye ulaştığı söylenemez. Her geçen gün okullarımızın fiziksel olarak geliştiği teknolojik donanımlarının arttığı da inkâr edilemez bir gerçek.

Bizce eğitim sistemimizin en büyük eksiği insanımıza bir kimlik veremeyişi ve geçmiş kültür ve medeniyetimizden kopuk olmasıdır. Geçmişte, toprak damlar altında, ay ışığı ve mum ışığı ile nasıl eğitim-öğretim yapılmış? Gazali, Mevlana vb. yüzlerce değerin yetişme sırrı neydi? Bu sırrı anladığımızda veya en azından anlamaya çalıştığımızda epey yol almış olacağız.

Nurettin Topçu’nun eğitim ve öğretim yazılarından oluşan“Türkiye’nin Maarif Davası” adlı bir kitabı var. Bu kitabı başta öğretmenlerimiz olmak üzere bütün eğitim camiasının okuyup inceleyerek çıkarımlar yapmasının gerekli olduğunu düşünüyorum.

Yeni başlanan “Aday Öğretmen Uygulaması” nın ve bu uygulama sürecinde aday öğretmenlerimizin okumaları gereken kitaplardan birinin de“Türkiye’nin Maarif Davası” olması sevindirici bir durum.

 “Türkiye’nin Maarif Davası” Nurettin Topçu’nun eğitim-öğretimle ilgili çeşitli dergilerde yazdığı yazılardan ve yaptığı konuşmalardan oluşuyor.  İlk baskısı 1960’ da yapılmış olmasına rağmen bugün de “el kitabı” niteliğinde. Kitap 3 bölümden ve 20 yazıdan oluşuyor. Kitapta bizim maarif davamız ve zaman zaman da eğitim sistemindeki eksiklikler dile getirilmiş.

Yazarın “Millet Maarifi” adlı yazısında milletin eğitime ne kadar ihtiyaç duyduğu ve milli kimliğin en çok tarihin bizi eğitmesiyle oluşacağı vurgusu yapılır. Millet mekteplerinin eskilerin aksine diploma dağıtma kurumlarına döndüğünden bahsedilir. Yazarın anlatımından kısa bir bölüm: “Millet ruhunu yapan maariftir. Maarifin düşmesi millet ruhunu yerlere serer. Maarife değer vermeyiş millet ruhunun yıkılışını hazırlar. Maarif hangi yönde yürürse millet ruhu da onun arkasından gider. Şu halde millet, maarifi demektir. Fertte olduğu gibi millet vücudunda da iki unsur birleşmiş bulunur. Biri verasetle ecdattan getirdiği, öbürü maarifle getirdiği eğitimdir. Ecdadın veraseti tarih şuuru içinde saklıdır. Eğitim ise maarifin hizmetidir…”

Bir zamanlar Rusya’da Raçinski adlı bir eğitimci zamanla kendini geliştirip profesörlük unvanını kısa sürede alır. Ancak zirveye ulaşınca yaşayıp büyüdüğü “Tatevo” adlı köye tayinini ister. Raçinski’nin bu düşüncesine arkadaşları çok şaşırır ve uygun görmez. Çünkü bu kadar zirveye ulaşmışken, görevini bırakması onlara anlamsız gelir. Raçinski köye gider ve on yıllık görevinin sonunda iki sınıf mezun verir. Mezun verdiklerinden Bognadof Bielski gibi dünyaca ünlü ressamlar, Zabolotni gibi meşhur kimyagerler çıkar. Anlar ki başarı çocukların içinde. O başarıyı da gerçeğe dönüştüren Raçinski, onları eğitimsizlikten kurtaran bir kişi olur.

Nurettin Topçu’nun  “Muallim” adlı yazısı bu hikâyeyi anımsattı. Yazar bu yazısında gerçek eğitimcilerin asıl köy okullarına lazım olduğunu, Anadolu çocuklarına kim olduklarını, niçin yaşadıklarını anlatmasını bilen eğitimcilere ihtiyaç olduğunu belirtir. Bu ihtiyacı görevi okuma yazma öğretmek olan köy öğretmeni karşılayamaz.

Gerçekten de durum böyledir. Her gün doğan güneş herkesindir. Belki köy evlerinin penceresi şehirdeki villaların penceresinden daha küçüktür. Ama içindeki insanların güneşe duyduğu ihtiyaç aynıdır. Bundan dolayıdır ki şehre de köye de akıl ve gönül penceresi büyük eğitimciler lazımdır.

Kimi zaman beyindeki düşünceler deniz, kalpteki can da okyanus gibi olur. Düşünceler beyinde büyüdükçe bir çatlak bulup dışa sızar. Ancak zaman zaman kalp bu düşünceleri onaylamayabilir. Beyni belli bir sınava zorlar. O sınav vicdandır. Kimi zaman vicdanına esir olur insan. O coğrafyada kaybeder kendini. Oysa düşüncelerinin onayını en son beyinden beklese vicdana gerek duymazdı belki de. Bizim maarif davamızda da bu durum söz konusu işte. Öğrenciye önce okul sevgisi, sonra ders öğretimi verilmelidir.

Nurettin Topçu bir öğrenci salonunda verdiği konferansında (aynı zamanda kitapta da geçen) “Maarif Davamız” adlı yazısında bunun gibi birçok konuyu dile getirir. Yaptığı benzetmelerle eğitimin metotlarını açıklayarak bugünün neslinin idealsiz olduğunu, genellikle gülmek ve eğlenmekle vakit geçirdiğini söyler. Bu idealsiz oluşu da Japonlara başlayan hayranlıktan, Amerikan ruhuna dönen deneyimlere bağlar. Çünkü yeni nesil okumayı pek sevmiyor, zekâ enerjisini kullanmıyor. Tüm bunları düzeltmek de maarif davamızı anlamaktan geçiyor. Maarif davamızı anlamak için de eğitimin basamaklarını açıklar: Eğitimin ilk basamağı ilköğretim, önce okul sevgisinin ve kalp terbiyesinin kazandırılacağı yer. İkinci basamak aklın terbiyesinin ve okul bilincinin kazandırıldığı yer olan ortaöğretimdir. Kalpten sonra akıl gelerek bilinçlendirme aşılanabilir. Son basamak da yüksek öğretimdir. Yüksek öğretimin temelini de ihtisaslar oluşturur. Son olarak Nurettin Topçu’nun bugünün nesline verdiği bir mesaj var: “Siz büyük adamlarsınız halka karışmak size yakışmaz. Siz halkın önünden yürüyeceksiniz.”

“Bugün ağla çocuğum, yarın ağlayamazsın!

Şimdi anladığını, sonra anlayamazsın!

İnsanlık zincirinin ebediyet halkası;

Çocukların kalbinde işler zaman rakkası.”

Necip Fazıl Kısakürek’in “Çocuk” adlı şiirinden bu bölüm geldi hatırıma yazarın “ilköğretim” adlı yazısı ile. Hayat, dümeni bizde olan bir gemi yolculuğu aslında. Dümen bizdeyken sorunsuzca ilerliyoruz. Ancak dümen el değiştirince geminin rotası da değişiyor. Çocukken bizim ilk rotamız Allah sevgisi, insan sevgisi ve tarihteki kahramanların sevgisi oldu. Zaman denen şiiri içimizde yaşattık çocukken. Farklı öyküler ve masallar bizi huzura götürdü. Bununla birlikte güneşin dünyaya biraz daha yakın olduğunda sıcağa dayanılamayacağını ilk güneşe çıkınca fark ettik. İlk üzüntüyü ilk oyuncağımız kırılınca yaşadık belki de. Ne öğrendiysek hayattan öğrendik. Yaşadıklarımızı kendimiz resmettik.

Nurettin Topçu’nun  “İlköğretim” adlı yazısında ilkokul çocuğuna toprak sevgisinin, tarih sevgisinin ve tarihin acılarının duyurulması gerektiği vurgulanır. İlkokulların bir Avrupa tekniği içinde olduğu, tabiat için canlı varlık yetiştirme gayesinde olduğu söylenir. Temel hayat bilgilerinin çocuğa ilkokulda verildiğinden, insanlık dersinin sevgi ve merhamet ile verilebileceğinden bahsedilir. Çocuğa hayatı öğretmenin meyvelerin ve oyuncakların adını, şehirlerle kıtaların adını öğretmekle mümkün olmadığı belirtilir. Çocuk hayatı ancak gerçeklerle görebilir.

Yazarın  “Üniversite” başlıklı yazısında da üniversitelerin eski Darül-fünun’a göre gerilediğinden, ilim hayatına yeni görüşler katamadığından bahsedilir. Çoğu zaman fakültesine uğramadığı halde maaşlarını alan profesörlerin gençliğe örnek olamayacağı vurgulanır.

 “Okulda Ahlak” adlı bir başka yazısında da okulda ahlakın işleyişinden, bu konuda en önemli örneğin öğretici olduğundan bahsedilir. Gencin vicdanının yapıcısı bugüne kadar hep aile olmuştur, sonra bu görevi öğreticiler almıştır. Verilen eğitimde de merhamet önemli olmuştur. Merhamet yerine korku verilen çocuktan ileride iyi biri olması beklenemez. Ancak merhamet ve sevgi ile ileride irade terbiyesi tam bir nesil ortaya çıkacaktır.” (Nizamettin Yıldız, Akpınar dergisi, Aralık 2016, sayı: 66)

Kaynak: TİYO AJANS
banner697
Yorumlar (0)
Son Yorumlar
Bu konuda bazı yorumları okudum; Hesaplaşmadan ne helalleşmesi falan diyorlar. Hiii ne ayıp yaaa. Helali hoş olsunnnn diyeceksiniz, olup bitecek. Nankörlük etmemek lazım. Hadi uzatmayın. Helal olsun diyinnn.
Hakikatler
Ağzına sağlık Mehmet Başgan. Keşke Kemersar a başgan olsan.
Çoğumuz yediği kazıklardan ders o da keşkeleri çoğaltır. Diyorum ki sizin yazılarını okusunlar. Başarılar diliyorum.Iyi bayramlar.
FOR RECOVERY OF STOLEN BITCOIN AND RECOVERY OF LOST FUNDS FROM SCAMMER. I truly testify about Wizard Charles that indeed they are honest and truly the best to be contacted for any cyber fraud solution mostly when it comes to funds recovering cause I made a huge mistake that almost ruined my life and that of my families whereby both my credit score and funds amounted to $346,000.00 Dollars were gone simply because I wanted to invest with a broker who made me believe I can become a multimillionaire within 6 months not knowing it was just only a way out to fraud me but all thanks to. Wizard Charles You can as well hire him Hackers. Email: ([email protected])  WhatsApp: +971 55 274 0754 Removing Bad Records from Both Public and Private internet Databases Visit website to read more about them :  https://wizardcharlesgrouphackers.com/.n/
17°
parçalı az bulutlu
banner832
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 16 Mayıs 2021
İmsak 03:45
Güneş 05:23
Öğle 12:43
İkindi 16:33
Akşam 19:52
Yatsı 21:24
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 36 63
6. Tottenham 36 59
7. West Ham 36 59
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 36 49
12. Wolverhampton 36 45
13. Crystal Palace 36 44
14. Southampton 36 43
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 36 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30

Gelişmelerden Haberdar Olun

@