14.06.2019, 22:00 40

Bu Yavrulara kim acıyacak?

“Bizim milli eğitimi sistemimizin ana prensipleri ve muhtevası Türk milletinin tarihi tecrübesi, kültürü, dünya görüşü, ahlakı, töresi, gelenekleri birinci derecede dikkate alınarak tespit olunacaktır. Hiçbir öğretim kurumu ve sistemi hazır elbise satın alınır gibi yabancılardan alınmayacak, taklit ve kopya edilmeyecektir. Ülkemizin, günün değişen şartlarına göre ortaya çıkan ihtiyaçlarına cevap verecek yeni sitem ve kurumlar, yabancı uzmanların tavsiyesiyle değil kendi aydınlarımızın araştırmalarına dayanarak hazırlanacaktır.[1]
                Profesör Doktor Necmettin HACIEMİNOĞLU, eğitim sistemimizin ana prensiplerini; hedef ve karakteri bakımından milli, metodu ve muhtevası bakımından ilmi olması gerektiği tespitinde bulunur. Konuyu geçmişten günümüze eğitim sistemimizde yaşanan değişiklikleri izah ettikten sonra bu şekilde somutlaştırır. Günümüzde de eğitim-öğretim sistemimizle ilgili sürekli yeni arayışlarla karşılaşıyoruz. Yapılan çalışmaların yansımalarını önümüzdeki yıl görme şansına sahip olacağız. Mesele ile ilgili bir cümle kurduktan sonra asıl meramımıza geçelim. Kanaatimiz odur ki merkezine öğretmenin yetiştirme sistemini ve öğretmene yönelik yüksek değer duygusunu almayan adımlar eksik kalacaktır.
Şimdi gelelim meramımıza…
Bu yazıda öğrencilerimizin tatil sürecini nasıl değerlendirmeleri gerektiği üzerinde durmaya çalışalım.
Çocuklarımızı eğitimin her kademesinde oldukça zorlu bir süreç beklemektedir. Ana sınıfını bitirenler okuma yazma maratonuna başlayacaklar. İlkokulu bitirenler farklı farklı branşlarda farklı uygulamalarla karşılaşacaklar. Ortaokul mezunları liselere geçiş sınavı ile cebelleşirken lise mezunları, iyi bir üniversite kazanmanın derdine düşecekler. Ve hatta üniversite mezunlarının pek çoğu da KPSS için terlemeye devam edecekler. KPSS’Yİ kazanmak da yetmeyecek mülakattan tutun da bir dizi değerlendirmelerle muhatap olacaklar.
İş, evlilik, verimlilik, ilmi veya bedii bir faaliyet ise emeklilik sonrasına –yaşarsa- bir umut…
Eee… Bunca koşuşturma içinde o zaman gayet somut planlamalara, yönlendirmelere, taktiklere, rehberliklere ihtiyaç olduğu aşikar değil mi?
O zaman hemen başlayalım.
Hangi seviyede olursa olsun yaz dönemi boş geçirilmemelidir. Aileler veya yeterliliğe sahip yetişkinler hiç vakit kaybetmeden kendi eksiklerini akademik olarak tamamlamaya katkı sunacak adresleri araştırmalıdır.
Dahası…
Dahası malum…
Gelsin özel hocalar, kurslar, dersler…
Mademki hayat bir yarış, o zaman oyunu kuralına göre oynamak gerekiyor.
Yaz tatili alabildiğine dolu geçirilmelidir. Mümkünse ve dahi imkanlar dahilinde matematik kursu mutlaka en iyi bir şekilde alınmalıdır. Çünkü matematiğiniz iyi olursa otomatik olarak birkaç puan önde başlıyorsunuz.
Sonrası…
 Sayısal alanda bir kariyer, okul, gelecek planlıyorsak fen bilimlerini boş bırakmamak gerekiyor. Ardından diğer alanlarda da biraz ders alırsak, seviyemiz ilkokul olmuş, ortaokul veya lise olmuş hiç fark etmeyecek ve şimdiden temeli sağlamlaştıracağız.
Tabi zihnimiz kadar bedenimizin de bazı temel ihtiyaçları var. Ama bu işi de bir bilenle yapmak gerekiyor. Zaten pek çok kurs bu iş için biçilmiş kaftan. Eh, o ihtiyaçlarımızı da cüzi bir miktar ücretle karşılarsak dolu dolu bir yaz tatili geçirmiş oluruz. Böylece akranlarımızla giriştiğimiz bu zor yarışta oldukça ciddi bir mesafe kat etmiş oluruz.
Yok efendim yok!
Bakınız bütün bu koşuşturmacaların sonucunda aslında çocuklarımızı neye hazırlıyoruz Prof. Dr. Erol GÜNGÖR’E kulak verelim.
“İlkokul sonrası facianın başlangıcı daha yedi yaşından başlamaktadır. Nice anne-babalar çocuklarını daha tahsilin başlangıcında hazırlanmaya zorlarlar…”[2]
Erol GÜNGÖR, bu tespitinin devamında gerekli gereksiz yığınla bilginin yüklendiği çocuklarımızın durumuna çok çarpıcı bir soruyla tercüman olur:
“Bu yavrulara kim acıyacak?”[3]
Evet! Bu yavrulara kim acıyacak? Ya da bu yavrulara nasıl bir yaz tatili tavsiye etmeliyiz ki hiç olmazsa kendilerini bekleyen yeni sisteme ve yeni eğitim-öğretim yılına zinde ve istekli gelebilsinler.
Elbette hayat bir öğrenme süreci olduğuna göre yazın da çocuklarımız öğrenmeye devam edeceklerdir. Ancak bunu bir ders muhteviyatında değil de kendi doğal sürecinde gerçekleştirebilirsek hem çocuğumuzu hem de cemiyet hayatımızın geleceğini inşa etmiş olacağız. Bu gayeden hareketle kendi yaş kuşağı içinde anlamlandırarak şu çalışmaların yapılmasının doğru olacağını düşünüyoruz:
Elbette okumaya özendirecek ortamlar ve seviyeye uygun kitaplar sağlamak kaydıyla ve de ailece okumak ilkesine sadık kalarak bol bol kitap okumak olmazsa olmazımızdır. Ancak kitap okumak öylesine cazip bir hale dönüştürülmeli ki çocuk, o zamanı iple çekebilmeli. Herkesin eline kitap aldığı, nezih bir ortamın sağlandığı, okunanlar üzerinde alabildiğine geniş tahlillerin yapılabildiği, notların düşülüp değerlendirmelerin gerçekleştirilebildiği bir okumadan bahsediyoruz.
 Yine çocuklarımızın kendi anılarını, gözlemlerini, araştırmalarını, gezilerini, şiir, resim çalışmalarını kitaplaştırmaları sağlanabilir. Bunu yaparken de çocuğumuz üretmenin, başarmanın, kendine ait bir eser ortaya çıkarmanın lezzetini tatmalıdır.
Demek istiyoruz ki, çocuklarımızla yapılan kendi doğal ortamlarındaki okumalar, yazmalar, çizmeler, bağ, bahçe, tarla, hayvancılık gibi faaliyetler onları rahatlatacaktır. Fırsat buldukça tabiatla iç içe bir hayatın sunulması yeni dünyaların keşfine zemin hazırlayacaktır. Birlikte oynanan geleneksel oyunlar, yapılan sohbetler çocuğun zihin dünyasında geçmişten geleceğe bir köprü oluşturacaktır.
Çocuğun çamurdan, ağaçtan, telden, bezden yaptığı bir oyuncak; pişirdiği bir yemek, diktiği bir fidan, beslediği bir hayvan yarınları adına olumlu bir hikâyenin temelini atacaktır.
Akrabalarını ziyaret etmesi, yaşlı ve bakıma muhtaç olan insanlara yardım etmesi, dağlara çıkması, kırlarda koşması, uçurtma uçurması, çılgınlar gibi bağıra bağıra şiir okuması, şarkı, türkü söylemesi rahatlamasını sağlayacaktır.
Elbette imkânlar varsa sanatsal faaliyetlere de yer verilmeli, tiyatro, sinema,  tarihi kültürel gezi etkinlikleri ile farklı dünyaların keşfi sağlanmalıdır.
Yine geleceğe veya geleceğine yazacağı bir mektubu arşivlemek yıllar sonrasına bir nostaljik belgeye dönüşecektir. Hatta şu dijital yazışmalar ve dijital fotoğraflardan ziyade el yazısı ile mektup arkadaşı bulmak, hatıra defteri tutmak, çocuğun sevdiği bir alanla ilgili koleksiyon yapmasını sağlamak belli gelişimlere katkıda bulunacaktır.
En çok da akranlarıyla birlikte, toprakta, çimende, bağda bahçede vakit geçirmesi toplumsallaşmanın temelini oluşturacaktır.
Kısacası…
Geliniz çocuklarımızı bilgi yüklü bir elektronik alet olmaktan çıkarıp duygu yüklü bir nesle dönüştürelim. Zaten duygusu varsa o sorumluluk gerekli olan bilgiyi, gerektiği zaman öğrenmesine zemin hazırlayacaktır.
 
 
[1] Prof. Dr. Necmettin HACIEMİNOĞLU, Milliyetçi Eğitim Sistemi, Kamer Yayınları, 7. Baskı İstanbul, sf,184
[2] Prof. Dr. Erol GÜNGÖR, Dünden Bugünden Tarih-Kültür ve Milliyetçilik, Ötüken Neşriyat A.Ş. sy. 67 11. Basım, Aralık,2007, İstanbul,
[3] Age,sf.69
Yorumlar (0)
kapalı
banner696
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 44
2. Başakşehir 22 43
3. Galatasaray 22 42
4. Sivasspor 22 42
5. Alanyaspor 22 39
6. Fenerbahçe 22 38
7. Beşiktaş 22 36
8. Göztepe 21 33
9. Gaziantep FK 22 30
10. Malatyaspor 21 24
11. Gençlerbirliği 22 24
12. Denizlispor 22 24
13. Çaykur Rizespor 21 24
14. Antalyaspor 22 22
15. Konyaspor 22 20
16. Ankaragücü 22 20
17. Kasımpaşa 22 16
18. Kayserispor 22 15
Takımlar O P
1. Hatayspor 22 42
2. Erzurum BB 22 39
3. Bursaspor 22 39
4. Adana Demirspor 22 34
5. Keçiörengücü 22 32
6. Akhisar Bld.Spor 22 32
7. Menemen Belediyespor 22 32
8. Altay 22 31
9. Fatih Karagümrük 22 31
10. Ümraniye 22 29
11. Giresunspor 21 28
12. Balıkesirspor 22 28
13. İstanbulspor 21 26
14. Altınordu 22 24
15. Osmanlıspor 22 18
16. Adanaspor 22 18
17. Eskişehirspor 22 16
18. Boluspor 22 16
Takımlar O P
1. Liverpool 26 76
2. Man City 26 54
3. Leicester City 26 50
4. Chelsea 26 41
5. Tottenham 26 40
6. Sheffield United 26 39
7. M. United 26 38
8. Wolverhampton 26 36
9. Everton 26 36
10. Arsenal 26 34
11. Burnley 26 34
12. Southampton 26 31
13. Newcastle 26 31
14. Crystal Palace 26 30
15. Brighton 26 27
16. Bournemouth 26 26
17. Aston Villa 26 25
18. West Ham 26 24
19. Watford 26 24
20. Norwich City 26 18
Takımlar O P
1. Real Madrid 24 53
2. Barcelona 24 52
3. Getafe 24 42
4. Atletico Madrid 24 40
5. Sevilla 24 40
6. Villarreal 24 38
7. Valencia 24 38
8. Real Sociedad 23 37
9. Granada 24 33
10. Athletic Bilbao 24 31
11. Osasuna 24 31
12. Real Betis 24 29
13. Levante 24 29
14. Deportivo Alaves 24 27
15. Real Valladolid 24 26
16. Eibar 23 24
17. Celta de Vigo 24 21
18. Mallorca 24 21
19. Leganés 24 19
20. Espanyol 24 19
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@