20.05.2019, 14:11

Biz Anadolu’ya Ülkü ve İman Götürüyoruz

1919 yılı Mayıs’ının 19. günü Samsun’a çıktım.
 
Genel durum ve görünüm:
 
Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu grup, Dünya Savaşı’nda yenilmiş…
 
Ordunun elinden silahları, cephaneleri alınmış ve alınmakta…”[1]
 
Evet,
 
Bundan 100 yıl önceye ait manzarayı umumiye, tarihin akışına yön verecek olan kumandan tarafından böyle şerh ediliyordu. Üstelik o kumandanın Samsun’a ulaşma ihtimalini ortadan kaldırmayı planlayanlar vardı ve planlarından da emin olduklarını belirtiyorlardı.
 
İngiliz istihbarat subayı Yüzbaşı Bennett katıldığı bir ziyafette ağzından kaçıracaktı planlarını:
 
“Hükümet, Mustafa Kemal Paşa adında genç bir Türk generalini umumi müfettiş olarak Anadolu’ya göndermeye karar vermiş. Paşa’da bir Türk vapuruyla yola çıkacakmış amma Mustafa Kemal Paşa asla Samsun’a ulaşamayacak…”[2]
 
O öyle dese de ümitsizliğin damarda akan kana dönüştüğü, devletin başındaki iradenin çoktan teslim bayrağını çektiği, ülkenin bütün yönlerden işgal edildiği bir demde Samsun’a çıkan Gazi Mustafa Kemal Paşa, Anadolu’ya ülkü ve iman götürecek ve o gün ile ilgili hissiyatını şöyle dile getirecekti:
 
Ben, Samsun’u ve Samsun halkını gördüğüm zaman memlekete ve millete ait bütün tasavvurlarımın, kararlarımın yerine getirilebilir olduğuna bir defa daha kuvvetle inanmıştım. Samsunluların hal ve tavırlarında gördüğüm, gözlerinde okuduğum vatanseverlik, fedakarlık, ümit ve tasavvurlarımı müspet bir inanca götürmeye yeterli olmuştu.”[3]
 
Düşünün ki devletin yöneticileri bağımsızlık şuurunu yitirmişken, orduları dağıtılmışken, millet fakr-u zaruret içinde kıvranmakta iken Atatürk, Ankara Halkevinde yaptığı bir konuşmada verilen mücadeleyi şöyle ifade edecekti:
 
Ben 1919 senesi Mayıs’ı içinde Samsun’a çıktığım gün, elimde hiçbir maddi kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. İşte ben bu ulusal kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım. Samsun’dan Anadolu içlerine kırık bir otomobille gidiyordum… O kırık otomobil Anadolu içlerinde ilerlerken ben daima düşünür ve yaverime “Dağ başını duman almış” marşını söyletirdim. Ben Türk ufuklarından bir gün behamehal bir güneş doğacağına, bunun hareket ve kuvvetinin bizi ısıtacağına, bundan bize bir güç çıkacağına o kadar emindim ki, bunu adeta gözlerimle görüyordum. O marşı okutup tekrar ettirmekteki maksadım, Türk’ün bu güneşi doğunca, muvaffak olacağını anlatmaktı.[4]
 
İşte şimdi yüz yıl sonra aynı ruh ve coşkuyla Türk gençliği mesuliyetini idrak etmeli ve yeniden tarihin şeref levhasına Türk adını altın harflerle yazmalıdır.
 
Bunun için, milli bir şuura sahip olmalıdır. O şuur Türk milliyetçiliği şuurudur.
 
Peki Atatürk’ün, Türk gençliğine emanet ettiği milliyetçilik şuuru neslimizin pusulası olmuş mudur?
Ya da nedir emanet bırakılan Türk milliyetçiliği şuuru?
 
 Unutmayalım ki Türk milliyetçiliği, Türk milletine duyulan derin sevginin asırları aşan tarihi duyuş ve yaşayışının adıdır.
Milliyetçilik bir milletin hayat damarıdır.
 
Ve akla gelebilecek “Milliyetçiliğe neden ihtiyaç var?” gibi bir soru milliyetçiliğin de somut karşılığını ortaya koymaktadır.
 
 Milliyetçiliğin meydana gelmesi için:
 
Milli kültürün toplumda ve toplumla oluşması;
Aidiyet şuurunun milletin fertleri tarafından kazanılması;
 
Milli bir ülküye sahip olabilmek için ise kültürel değerlerin toplumla buluşması;
Milletin, kendi değerlerini muhafaza edebilmesi;
 Dış etkenlere karşı direnç sergileyebilmesi;
 Ortak bir tavrın oluşabilmesi milliyetçiliğe neden ihtiyaç duyulduğunu açıklar.
 
Ayrıca;
 Milletin ve millete ait değerlerin sosyal, siyasal, ekonomik birliktelik sergileyebilmesi için;
Tarih şuurunun kazanılması ve bu şuurun milleti geleceğe taşıması için;
Milli tavır ortaya koyabilmek için;
 Milletin zaferleri ile bütünleşip kederleri ile tek vücut olabilmek için;
Milletin varlığını devam ettirebilmesi ve milletler arası arenada söz sahibi olabilmesi için;
Birey değil, toplum temelli bir yaşam tarzının benimsenebilmesi için milliyetçiliğe ihtiyaç vardır.
 
Milletin varlığının, bireyin kendi varlığına da güç kattığını fark ederek fertten topluma, toplumdan millete uzanan bir şuur için milliyetçilik vazgeçilmez bir gereksinim olarak görülmektedir.
 
Öyleyse Milli mücadelenin 100. yılında 100 yıl önceki milli şuura hatta yüz yıl önceki milli şuurun çekirdeğini oluşturan 1284 yıl önceki Bilge Kağan yazıtındaki şu satırları hiç unutmamak gerekmektedir:
 
““Ben, Türk Bilge Kağan, Tanrı irade ettiği için hakanlık tahtına oturdum. Ey milletim, ey hanedanım! Sözlerimi dikkatle dinle…
Tanrı yardım etti, Türk kağanı oldum. Dağılmış milletimi bir araya topladım. Fakir milletimi zengin ettim. Azalmış milletimi çoğalttım. Atalarım Bumin Kağan’a ve İstemi Kağan’a layık bir evlat olmaya çalıştım…
Sonradan bilgisiz, kötü kağanlar Türk tahtına oturdular. Onların kötü idaresi ve Çinlilerin hilesi yüzünden Türk milleti zengin ülkelerini kaybetti. Türk kağanlarının cihanı tutan şevketi mazi oldu.
Bu yüzden Çinlilere beylik eden Türk kişizadeleri köle, Türk kızları cariye oldu. Türk beyleri şanlı isimlerini bıraktı, Çince isim kullanmaya başladılar. Türkler, Çin kağanına tabi olup elli yıl onun acıklı ve utandırıcı idaresinde yaşadılar…
Ey Türk Oğuz Beyleri! Üstten gök çökmedikçe, alttan yer delinmedikçe bil ki,  Türk milleti, Türk yurdu, Türk devleti, Türk töresi bozulmaz.
 
Ey Ölümsüz Türk Milleti!
 
Titre ve kendine dön.
 
 Su gibi akıttığın kanına, dağlar gibi yığdığın kemiklerine layık ol.” [5]
 
 
 
[1]   Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Gençler İçin Fotoğraflarla Nutuk, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Mart 2017, İstanbul, s,1
[2] Ümit Doğan, Çarpıtılan Tarih Hesaplaşma, Kripto Yayınları,s,42, Aralık 2018, Ankara
[3]  İlber Ortaylı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kronik Kitap, Ocak, 2018, İstanbul, s, 167
[4] Atatürk’ün Söylev Demeçleri, C:ıı, s,284 (Düşünce ve Tarih Aylık Tarih Dergisi, Mayıs,2018, Yıl,4, Sayı,44 s,49)
[5] Prof. Dr. Muharrem Ergin, Orhun Abideleri, syf, 23 Hisar, 2003
Yorumlar (0)
banner833
parçalı az bulutlu
24_09_2013_02 Image Banner 142 x 60 24_09_2013_02 Image Banner 142 x 60
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 11 21
2. Fenerbahçe 11 20
3. Trabzonspor 11 19
4. Alanyaspor 11 19
5. Başakşehir 11 19
6. Galatasaray 11 19
7. Malatyaspor 11 18
8. Beşiktaş 11 18
9. Gaziantep FK 11 15
10. Çaykur Rizespor 11 14
11. Göztepe 11 13
12. Konyaspor 11 13
13. Kasımpaşa 11 12
14. Denizlispor 11 11
15. Antalyaspor 11 11
16. Gençlerbirliği 11 10
17. Ankaragücü 11 9
18. Kayserispor 11 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 11 21
2. Fatih Karagümrük 11 19
3. Ümraniye 11 18
4. Balıkesirspor 11 18
5. Akhisar Bld.Spor 11 18
6. Erzurum BB 11 18
7. Keçiörengücü 11 18
8. Bursaspor 11 17
9. Menemen Belediyespor 11 17
10. Altay 11 15
11. Adana Demirspor 11 12
12. İstanbulspor 11 12
13. Giresunspor 11 12
14. Boluspor 11 10
15. Osmanlıspor 11 10
16. Adanaspor 11 8
17. Altınordu 11 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Liverpool 12 34
2. Leicester City 12 26
3. Chelsea 12 26
4. Man City 12 25
5. Sheffield United 12 17
6. Arsenal 12 17
7. M. United 12 16
8. Wolverhampton 12 16
9. Bournemouth 12 16
10. Burnley 12 15
11. Brighton 12 15
12. Crystal Palace 12 15
13. Newcastle 12 15
14. Tottenham 12 14
15. Everton 12 14
16. West Ham 12 13
17. Aston Villa 12 11
18. Watford 12 8
19. Southampton 12 8
20. Norwich City 12 7
Takımlar O P
1. Barcelona 12 25
2. Real Madrid 12 25
3. Atletico Madrid 13 24
4. Sevilla 13 24
5. Real Sociedad 13 23
6. Athletic Bilbao 13 20
7. Getafe 13 20
8. Granada 13 20
9. Valencia 13 20
10. Osasuna 13 19
11. Villarreal 13 18
12. Levante 13 17
13. Real Valladolid 13 17
14. Deportivo Alaves 13 15
15. Eibar 13 15
16. Mallorca 13 14
17. Real Betis 13 13
18. Celta de Vigo 13 9
19. Espanyol 13 8
20. Leganés 13 6
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@