20.06.2013, 17:20 157

Başbakan Erdoğan’a açık mektup -1-

 Gezi Parkı sadece Gezi Parkı değildir. Gezi Parkı tabii ki sadece bir bina ve üç ağaç meselesi de değildir. Ancak bir bina ve üç ağaç ile sembolleşen Gezi Parkı olayları ile toplumsal bir muhalefet ortaya çıkmıştır. Toplumsal muhalefetin muhalefet gerekçeleri çok değişik olmak ile birlikte muhalefetin ana gerekçelerini,
a) PKK ile sürdürülen müzakere, mütareke ve kirli barış sürecinde milli-üniter devlet yapısının tehdit altına sokulması ve Suriye politikasından duyulan rahatsızlık
b) AKP iktidarının gittikçe otoriter ve anti-demokratik bir nitelik kazanması,
c) Başbakan Erdoğan’ın buyurgan ve aşağılayıcı bir üslup ile demokratik bir tarzdan çok uzak bir üslup ile “benim valilerim, komutanlarım” söylemi üzerinden içkiden kürtaja, sigaradan çocuk sayısına kadar hayatın her alanına müdahale eden bir söylem geliştirmesi, bunun ötesinde insanların dini nasıl yorumlayıp uygulamaları gerektiğinden milli bayramlarını ellerinden almaya uzanan bir siyaset izlemesi oluşturmaktadır.
Erdoğan, Gezi Parkı ile ortaya çıkan toplumsal muhalefeti PKK ile müzakere süreci ile hoyrat Suriye politikasından dolayı kaybettiği oyu sağ seçmeni arkasında bloklaştırarak aşma ve yerel seçimler için bir araç olarak kullanma yolunu seçmiştir. Bundan dolayı, Başbakan Erdoğan süreci tırmandırmayı, toplumsal muhalefeti ötekileştirmeyi, marjinalleştirmeyi tercih etmiştir. Erdoğan toplumsal muhalefetin çok büyük bir bölümünün Marksist eylemci gruplar ile ilgisi olmadığını bildiği halde,“etrafı yakıp, yıktılar” ve “camiye ayakkabılarıyla girip içki içtiler” söylemi ile toplumsal muhalefeti düşmanlaştırmıştır. İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürü’nün polisine attığı twitte, polislerini “ikinci Çanakkale savaşı kahramanları” diye nitelendirmesi, düşmanlaştırmanın hangi boyutlara vardığını göstermektedir. Kendi seçmen kitlesini bu düşmanlaşma üzerinden kaybedilen oyları telafi edecek hatta MHP’ye giden oyları da mitinglerde MHP bayrakları ve MHP seçmenine hoş gelecek “milliyetçi” söylemler ile geri almaya çalışmıştır.
Üstelik Başbakan Erdoğan, çok kısa bir süre Gezi Parkı ile uzlaşma stratejisini benimsemiş gibi görünse de Gezi Parkı’na gereksiz ve son bir ağır saldırı ile gerilimi tırmandırma stratejisini izleyeceğini göstermiştir. Bununla da kalınmamış 5 milyon twitt ile ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü soruşturma açarken, Sağlık Bakanlığı da yaralılara tıbbi destek veren doktorlarla ilgili soruşturma açacağını açıklamıştır. Önümüzdeki günlerde cadı avlarının başlatılması, hukukun intikam operasyonlarında kullanılması, 28 Şubat’ın sivil kanadı adı altında basında geniş tutuklamaların yapılması mümkündür. Avrupa Birliği ile ilişkilerden sorumlu Bakan Egemen Bağış’ın “Taksim’deki herkesin terörist sayılacağını açıklaması” kontrollü gerilimden şiddetli baskı politikalarına geçildiğini gösterirken bir zihin haritası da vermektedir.
Eğer Türkiye, İspanya’nın olduğu İberya Yarımadası’nda olsa idi, demokratik siyaset açısından olağanüstü sorunlu hatta kabul edilemez olsa da bir siyaset stratejisi kabul edilebilirdi. Anadolu Yarımadası’nda ise bu siyaset, özellikle ulaşılan aşamada bir milli güvenlik tehdidi oluşturmaktadır. Çünkü, kendi içinde Başbakan’ın ifadesi ile birbirine karşı bilenmiş, sokağa çıkmaktan zor alıkonulan, % 50-%50 ikiye ayrılmış bir toplum, kendisini dış tehditlere karşı savunma yeteneğini kaybetmiş bir toplumdur. “Türkiye bizimle savaşamaz çünkü iç savaşa sürükleniyor” diyen Suriye Başbakan Yardımcısına kızmamak gerekir.
Reyhanlı katliamı, Türk toplumunun psikolojik açıdan ne kadar tehlikeli bir süreçten geçtiğini göstermektedir.
Sağlıklı bir toplumda Reyhanlı gibi alçakça bir katliamın bir yandan faile karşı ortak bir tepki öte yandan milli yas atmosferi doğurması gerekir. Oysa, Reyhanlı katliamına toplumun büyük bir bölümünün verdiği tepki, katliamı düzenleyen Suriye Hükümetine değil, AKP Hükümetine karşı olmuştur. AKP Hükümetine karşı tepki o kadar sert olmuştur ki Suriye’nin sorumluluğuna geniş katmanlarda inanılmamış, toplum bir yas etrafında dahi birleşememiştir. Eğer MİT, Reyhanlı katliamından sonra Başbakan Erdoğan’ın önüne bu toplumsal bölünmüşlük ile ilgili bir rapor koymadı ise işini yapmamış demektir.
Yorumlar (0)
banner833
kapalı
banner696
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 19 41
2. Fenerbahçe 19 37
3. Başakşehir 19 36
4. Trabzonspor 18 35
5. Alanyaspor 19 35
6. Galatasaray 19 33
7. Beşiktaş 19 30
8. Göztepe 19 29
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 19 24
11. Çaykur Rizespor 19 24
12. Denizlispor 19 22
13. Gençlerbirliği 19 21
14. Konyaspor 19 18
15. Antalyaspor 19 17
16. Kasımpaşa 19 15
17. Ankaragücü 19 13
18. Kayserispor 19 11
Takımlar O P
1. Hatayspor 19 40
2. Erzurum BB 19 34
3. Bursaspor 19 33
4. Keçiörengücü 19 29
5. Adana Demirspor 19 28
6. Akhisar Bld.Spor 19 28
7. Ümraniye 19 28
8. Menemen Belediyespor 19 28
9. Altay 19 27
10. Giresunspor 19 27
11. Fatih Karagümrük 19 24
12. Balıkesirspor 19 24
13. İstanbulspor 19 20
14. Altınordu 19 20
15. Osmanlıspor 19 17
16. Adanaspor 19 14
17. Boluspor 19 14
18. Eskişehirspor 19 10
Takımlar O P
1. Liverpool 23 67
2. Man City 24 51
3. Leicester City 24 48
4. Chelsea 24 40
5. M. United 24 34
6. Tottenham 24 34
7. Wolverhampton 24 34
8. Sheffield United 24 33
9. Southampton 24 31
10. Arsenal 24 30
11. Crystal Palace 24 30
12. Everton 24 30
13. Burnley 24 30
14. Newcastle 24 30
15. Brighton 24 25
16. Aston Villa 24 25
17. West Ham 23 23
18. Bournemouth 24 23
19. Watford 24 23
20. Norwich City 24 17
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 46
2. Barcelona 21 43
3. Sevilla 21 38
4. Getafe 21 36
5. Atletico Madrid 21 36
6. Real Sociedad 21 34
7. Valencia 21 34
8. Villarreal 21 31
9. Athletic Bilbao 21 31
10. Osasuna 21 28
11. Granada 21 27
12. Real Betis 21 27
13. Levante 21 26
14. Deportivo Alaves 21 23
15. Eibar 21 23
16. Real Valladolid 21 22
17. Mallorca 21 18
18. Celta de Vigo 21 17
19. Leganés 21 15
20. Espanyol 21 15
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@