20.05.2013, 15:47 106

Başbakan Erdoğan ABD’de Suriye konusunda neler duyabilir?

 Başbakan Erdoğan’ın ABD ziyareti sırasında gündemindeki en önemli konu; hele Reyhanlı katliamından sonra Obama’nın Suriye ziyaretini değiştirerek, Şam’da rejimi devirecek bir askeri-politik stratejiyi benimsemesi için Ankara’nın talepleri olacak. Oysa Amerikan Yönetimi ısrarla, Suriye’ye yapılacak bir Amerikan askeri müdahalesinden hatta muhalefetin silahlandırılmasından dahi uzak duruyor. Hatta, Obama kırmızı çizgi ilan ettiği “Esad rejiminin kimyasal silah kullanması” eylemi gerçekleşince, müdahale yerine yeni kırmızı çizgiyi “sistemli kimyasal silah kullanma” şeklinde değiştirdi.
ABD’nin Suriye’ye müdahaleden uzak durmasının aşağıda ele alacağımız bir çok nedeni var. Bu nedenlerin dışında üstelik, ABD ile Rusya, Amerikan Dı işleri Bakanı Kerry’nin son Moskova ziyareti sırasında Suriye’de barış sürecinin başlamasını hedefleyen bir konferans için anlaştılar. Ve Savaş Süzal’ın Yeniçağ’da 14 Mayıs’da yazdığına göre Washington’da bazı istihbarat çevreleri, Reyhanlı katliamının gerçek amacının, ABD ile Rusya’nın üzerinde uzlaştığı konferansı sabote etmek olduğunu düşünüyorlarmış. Benzer bir düşünce katliamdan hemen sonra Rusya Parlamentosu Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkan Yardımcısı tarafından da açıklandı.
Moskova ile ABD’nin üzerinde anlaştığı bir konferans olmasaydı da Washington’un Suriye’ye müdahale etme konusunda isteksiz olmasının bir çok nedeni var. Öncelikli olarak bu tür müdahalelerde karar verici olan Amerikan Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanı, CIA Başkanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı’ndan oluşan savaş kabinesi diyebileceğimiz karar mekanizmasının bütün üyeleri Amerikan ordusunun önümüzdeki yıllarda Orta Doğu’da savaşmasını Amerikan menfaatlerine aykırı görüyorlar. Sadece onlar değil, Zbigniew Brzezinski gibi Amerikan stratejik düşüncesinin temellerini oluşturan insanlar da Amerikan müdahalesinin olayları daha da içinden çıkılmaz hale getireceği düşüncesinde. Brzezinski bir Amerikan müdahalesinin ABD-İran çatışmasına neden olabileceğini, bunun da Afganistan’da Amerikan menfaatleri aleyhine sonuçlar verebileceğini söylüyor. Ayrıca Rusya ve Çin ile de sürtüşme doğuracağını düşünüyor.
ABD’nin Suriye’ye müdahale etmek istememesinin yukarıda andığımız değişik nedenlerine gelince:
1) Amerikan ordusu savaş yorgunu. Bundan dolayı Libya’ya müdahale söz konusu olduğu zaman Amerikalı generaller karşı çıkmıştı.
2) Amerikan halkı 2002’den buyana süren ve sonu görünmeyen savaşlardan çok yorgun.
3) Amerikan Yönetimi Orta Doğu’da oyalandıkça, Çin’in Pasifik’teki, Afrika’daki ve Güney Amerika’daki yükselişinin devam ettiğini görüyor.
4) Amerikan ekonomisi de savaş yorgunu ve kriz aşılabilmiş değil.
5) Afganistan’da savaş devam ediyor. Savaş hâlâ sonuç almaktan çok uzak. Amerikan ordusu çekilir çekilmez Taliban, Afganistan’ı devralacak, El Kaide muzaffer güç olarak dönecek.
6) Irak’ta Amerikan müdahalesi, gerisinde parçalanmış bir Irak bıraktı. ABD’nin gizli gündemi bağımsız Kürdistan olsa da bunun istenmeyen yan çıktısı, Şii ve İran’ın müttefiki olan bir Irak.
7) Libya’da ABD’nin müdahalesi ile Kaddafi rejimi devrildi ancak yerine Amerikan veya Batı yanlısı istikrarlı bir rejimin geldiğini söylemek mümkün değil. Aksine Libya her geçen gün biraz daha radikal Selefi güçlerin kontrolüne giriyor, ülke parçalanma sürecine doğru kayıyor. Üstelik Libya ordusunun cephanelikleri, Afrika başta olmak üzere değişik coğrafyalarda Amerikan karşıtı güçlerin eline geçiyor.
8) Nihayet Pakistan, artık Amerikan strateji literatüründe Afganistan ile birlikte “AfPak” olarak anılacak kadar iç içe geçmiş ve istikrarsızlaşmış bir ülke. Üstelik ABD’nin müttefiki görünmesine rağmen kendi stratejik gündeminden dolayı El Kaide liderlerini saklayan bir ülke.
Amerikan karar alıcıları böyle bir ortamda Suriye’ye müdahale fikrine çok cazip bakmıyor. Suriye, İran ve Rusya açısından sırası ile yaşamsal müttefik ve çok önemli müttefik iken, Amerikan menfaatleri açısından çok büyük bir önem taşımıyor. Ayrıca ABD, Suriye’de Esad rejiminin devrilmesi durumunda bütün Suriye’yi kontrol edebilecek bir siyasi güç olmadığını görüyor. Üstelik Esad rejimi de düşünüldüğü kadar zayıf değil. Son aylarda rejim güçlerinin, büyük bir atağa geçerek bir çok şehri kontrol altına aldığı görülüyor. İran ve Hizbullah, 16 bin kişilik elit birlikler ile Esad rejiminin yanında savaşmaya başladı. Bu sırada İsrail’in Esad güçlerine saldırması, Esad’ı Arapların ortak düşmanı “İsrail’e karşı savaşan lider” konumuna oturttu. Esad güçleri toparlanırken, Özgür Suriye Ordusu’nun zayıfladığına dair güçlü veriler var. Özgür Suriye Ordusu’ndan ayrılanlar El Kaide’ye geçiyor.
Üstelik El Kaide öncülüğündeki muhalefetin Şam’ı ele geçirmesi durumunda iki ihtimal var. Bunlardan birisi; Esad güçlerinin bu durumda Akdeniz kıyısında Lazkiye’den başlayıp güneye doğru inen Nusayristan’a çekilmesi ve burada Nusayriler, Hıristiyanlar ve laik Sünniler ile yeni bir savunma hattı kurması. Diğer ihtimal ise Nusayrilerin ve Hıristiyanların imha edilecekleri kaygısı ile güneye, Lübnan’a kaçmaları. Bu da Batı başkentlerinde konuşulan bir ihtimal. Bu durumda istikrarsızlığın Lübnan’a taşınacağı düşünülüyor. Bütün bu ihtimaller Washington’u, Suriye’ye müdahale fikrinden uzak tutuyor.
Brezinski’nin gündeme getirdiği bir ihtimal daha var; Amerikalı stratejist, Amerikan ordusunun kuzeyden Türk ordusunun da desteği ile Irak tipi büyük bir güçle müdahale etmesinin hızlı sonuç alacağı için bazı olumsuzlukları ortadan kaldıracağını veya azaltacağını ifade ediyor. Ve ekliyor, “Ancak bu, Türkiye’nin özellikle Kürt azınlıkla olan sorunları başta olmak üzere iç sorunlarından dolayı pek muhtemel değil” diyor.
Eğer PKK, Kuzey Irak’a çekilip, oradan Suriye’nin kuzeyine geçer ise Suriye’de rejime karşı Türkiye-ABD-El Kaide-PKK ittifakı oluşur mu? Bu ihtimal dışında Erdoğan’ın Washington’dan bu aşamada, çok güçlü bir Suriye politikasına destek çıkarması mümkün görünmüyor.
Yorumlar (0)
banner833
kapalı
24_09_2013_02 Image Banner 142 x 60 24_09_2013_02 Image Banner 142 x 60
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 18 24
11. Çaykur Rizespor 18 23
12. Denizlispor 18 22
13. Gençlerbirliği 18 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 18 31
3. Bursaspor 18 30
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Keçiörengücü 18 28
6. Ümraniye 18 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 18 27
9. Altay 18 24
10. Balıkesirspor 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 22 64
2. Man City 24 51
3. Leicester City 24 48
4. Chelsea 24 40
5. M. United 24 34
6. Tottenham 24 34
7. Wolverhampton 23 34
8. Sheffield United 24 33
9. Southampton 24 31
10. Arsenal 24 30
11. Crystal Palace 24 30
12. Everton 24 30
13. Burnley 24 30
14. Newcastle 24 30
15. Brighton 24 25
16. Aston Villa 24 25
17. West Ham 23 23
18. Bournemouth 24 23
19. Watford 24 23
20. Norwich City 24 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Granada 20 27
11. Real Betis 20 27
12. Levante 20 26
13. Osasuna 20 25
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@