11.11.2013, 21:47

Atatürk ve Ayhan Baran

 
 Ayhan BARAN ile yıllar önce Bor'daki evinde görüştüm. Saatler süren görüşmem esnasında yanımda annem Fatma Mürşide ÇAYCI da vardı... Bu güzel hanımefendi bize hatıralarını anlatırken zaman zaman gözyaşlarımızı tutamadık. Ayhan BARAN abla da ağladı. Bana epey belge ve bilgi verdi, evinden tarihe ışık tutacak görüntüleri kameramla kaydetmeme izin verdi. Ve oldukça kolaylık gösterdi.
 
Ayhan BARAN Abla hatıralarını naklederken adeta yaşıyor gibiydi. O Atatürk’le geçen anlarını bize bir buket çiçek gibi sundu :
“En ağır şartlarda bile olsa hayat yine güzeldir. Benimle hayatımda bu güzelliğin içerdiği anılarım içinde Atatürk’ün evimizde misafir oluşuyla ilgilerini düşündüğüm zaman üzerime yığılan yıllardan Atatürk’ü görmenin ve onunla konuşmanın bir talih eseri olduğunu bana ispatladığı için bahtiyarım.”
Ki o hayatının bütün dönemlerine yayılan Atatürk’lü günlerin mutluluğunu bize de yaşattı :
Hayatımın her devresi kendi çevresi içinde çok güzel geçmiştir diyebilirim. Bunlardan biri var ki gençlik, orta yaşlılık  ve yaşlılık yıllarımdan uzanarak beni ta derinlere çeker.
Babam 1927 ve 1930 yılları arasında Van valisi idi. Bu yıllar Silan ve Başkale isyanları yıllarına rastlar. Anaokulu öğrenciliğim yıllarında, mesleğine ilk adımını okul müdiresi olarak atanan annem bana bir şiir ezberlettirmişti. Bu şiirin şairini bilmemekle beraber unutamadığım mısralarını aynen size naklediyorum;
 
“Sizi bizi, dizi dizi
Tutup kesmek istemişler.
Ah ne işler, ah ne işler...
Hemen büyük Gazi Paşa
Askeriyle geçti başa.
Yunan’ı boğdu denizde
Kurtulduk hepimizde.
Böyle geldik biz bu yaşa
Yaşa büyük Gazi Paşa.”
 
O ailesinin üstün ilgileriyle de Atatürk ve vatan sevgisini damarlarında hissettiğini her haliyle bize gösteriyordu :
“Türkçe ve Fransızca öğretmeni olan annem Fatmatüzzehra BARAN bana bu şiiri ezbetlettirirken Atatürk sevgisini ve yurdun kurtarılışının şükranını aşılamıştı. Resimli kitaplarda Gazi’ yi, İnönü’yü ve Fevzi ÇAKMAK’ ı seyreder, bu güzel vatan parçasını içime sokacağım gelirdi.”
 
Atatürk’le tanışmaya götürecek süreci de bize şu ifadelerle yansıttı :
“Bu duygularla geçen İstanbul ve Kahramanmaraş’taki okul günlerimin ardından Yozgat’ta bulunan  hayatıma damgasını basacak olan Şubat ayının ilk gününde Atatürk’ümüzün  Bala üzerinden Kırşehir’e müteveccihen hareket ettiği gün, yolları karla kaplanan ve geçit vermeyen Anadolu dağlarında kış acı bir ıslık çalarak tipileniyor, buz gibi kamçısını sırtımıza vuruyordu. Bu program Kırşehir, Kayseri, Niğde ve Adana’yı kapsıyordu. Yozgat ili bu programda yoktu. Babam Bekir Sami, Gazi’yi  Yozgat’a davet için  hazırlıklara başlıyor. Bir arkadaşı tarafından kendisine bildirilen Gazi’ nin bu yolculuğunda Yozgat’ta da konaklamasını  Yozgat’ lılarla birlikte  arzuluyorduk. Vali Konağı mütevazi ve her türlü mefruşattan yoksundu. Yozgat’lı Nizamzade Ailesinin evini hazırlattıran babam,  teçhizatlı bir müfreze jandarma ile yolları kürekle açtıra açtıra  Yerköy’e vasıl oluyor (ulaşıyor) ve Gazi’yi  Kayseri’ye götürecek olan özel trenin şefinden gelmesi gereken zamanın üzerinden birkaç saat geçtiğini öğrenince Çiçekdağı  üzerinden Kırşehir’e hareket ediyor. Gazi Hazretleri babama, ‘Yozgat’a gelirsem hasır üzerinde de olsa senin evinde misafir olacağım’ diyor. Bu haber bir görevli vasıtasıyla  ulaştırıldığı zaman gece yarısı saat 02.00 idi. Evimizi büyük  bir telaş, büyük bir heyecan, büyük  bir sevinç sarmıştı. Dışarda  gittikçe hırçınlaşan kar yağışına karşın evimizle birlikte yüreğimizi de sıcak bir heyecan  sarmıştı.”
 
Ayhan BARAN bize Atatürk’ümüzü karşılama hazırlık ve heyacanlarını da şu şekilde anlattı :
“Annemin nezaretinde büyük bir kalabalığın yardımlarıyla ev Atatürk’ü kabule müsait hale getirilmişti. 3 Şubat günü Yozgat’a gelen Gazi Hazretleri lüzumlu daireleri ve o yıllarda Orta Anadolu çocuklarını yetiştiren Yozgat Lisesi’ni ziyaret etti. Bu ziyaret esnasında  Yozgat’ta görevli olan bir hakimin oğlu Gazi’ nin  fotoğrafını çekmiş. Gazi öğrenciye “ müsaadem olmadan nasıl resmimi çekersin?”  sorusuna öğrenci “ bu fırsatı elime bir daha ne zaman geçireceğim Paşam?” diye cevap vermiş.
Akşama doğru Gazi Hazretleri vali konağını şereflendirmişti. O tarihte Anadolu’da maden kömürü yakma adeti henüz yerleşmemişti. Konak sac sobalarla ve meşe odunu ile teshin ediliyordu. Gazi’yi karşılamak üzere hazır bulunuyorduk. Bizlerle tokalaşan Mustafa Kemal kendilerine hazırlanan odaya değil sanki yüreklerimize giriyordu. Annem bize büyüklerin arasında dolaşmamızın ayıp olacağını söylediği için Sağlık eski  Bakanı olan kardeşim Doğan Baran’ı büyüten  dadısı Emine bizi dört kardeş olarak başka bir odada hikayeler anlata anlata oyalıyordu. Evin içindeki büyük coşku, saz  heyetinin nameleriyle kara kışın dondurduğu Yozgat semalarında ışıklı bir ok gibi yükseliyordu. Birara babama isim verileceği anda bizim de huzurda bulunmamız haberi verilmişti. Emine’nin nezaretinde odaya girdiğimiz  zaman Gazi Hazretleri ve babam  ayakta idi. Babama  ‘Bekir Sami’ öz adı yerine “şahika” anlamına gelen “BARAN” adı, donmaktan kurtarılışının bir nişanesi olarak Gazi tarafından tevcih edilmiş ve hala evimizin en değerli bir parçası olan ve babama  hitaben düzenlenmiş olan 03.02.1934 tarihli mektup da tevdi edilmiştir. Bu mektubun ilaç içinde muhafaza edilen aslı bugün inkılap müzesinde saklı bulunmaktadır. Fotokopisi ise evimizi süslemektedir.
Aradan dakikalar geçmiş, saatler dolmuş ve çocukları çok seven Gazi’ nin bizlerle konuşacağı haberi verilmişti. Gazi’ nin huzurunda o tarihte 4 yaşında olan kardeşim Doğan, onu takiben diğer kardeşim Mete Baran sırasıyla yerini almıştı. Ben ve ablam sıramızı beklerken sonradan Gaziantep kahramanı olduğunu öğrendiğim Kılıç Ali benim belime  sarılarak  ‘Gazi’ yi sever misin?’ diye bana seslendiği zaman,  ilkokul öğrencisi olan ben, iki kolumu yana açarak  ‘bu kadar’ diye cevap vermiştim. Fakat bu soru tevali edip gitmiş ve ben verdiğim  cevapların  karşılık  teşkil etmediğini anlayarak büyük bir titreme içinde  ‘büyük sevgilerim onun  içindir’ sözcüklerini sıralayabilmiştim. Kılıç Ali eğilip Gazi’ nin kulağına bir şeyler fısıldamıştı. Sıra bana gelmişti. Gazi ellerimden tutarak beni kendisine çekti. Çelik mavisi gözlerini kahverengi  bakışlarımla birleştirerek ‘beni sever misin?’ diye sordu. Gür kaşları arasından sızan çelik bakışları gözlerimi kamaştırmıştı. “Bütün sevgilerim sizin içindir” cevabını verirken başım önüme düşmüştü. Biraz sonra Gazi’ ye baktığım zaman yanaklarından  pırlanta gibi gözyaşları  döktüğünü gördüm. Dünyanın en büyük insanı Mustafa Kemal Paşa, Gazi sevgisiyle ışınlanan bu Türk çocuğu karşısında ağlıyordu.
Oradan nasıl ayrıldım bunu uzun yıllar geçmesine rağmen hatırlamıyorum. Bu büyük anın etkisinden bir lahza bile olsa kurtulamıyorum. Babam bunu takip eden üç yıl süre içinde balo tertip ederek Gazi’ nin evimize gelişini kutladı. Atatürk’ün ebedi hayata intikalinden sonra da babam her şubat ayında bizleri etrafında toplar o geceyi anlatırdı. Odada Yozgat’lı  sanatkarlardan oluşan bir saz heyeti de bulunmuştu. Gazi o gece kendi sevdiği şarkıları ki bunlardan; şahane gözler, kırmızı gülün alı var,  gibi olanlarını  saz eşliğinde  söylemiş, sarı zeybek’i oynamış  ve bizim manasını anlamamız için Türkçe ezan okumuştu. Yemekler arasında annemin yaptığı çerkez  tavuğunu da çok severmiş. Bir ara annemin kulağına eğilerek : Hanımefendi, hayatımda ilk defa samimi bir aile sofrasında bulunuyorum, demişti.”
 
Ayhan BARAN’a ALLAH’a (C.C.) kavuştuğu gün ne Bor Kaymakamı, ne Niğde Valisi, ne de Bor Belediye Başkanı O’nun tarihi kimliğine, yıllarca süren  Bor’da HazineAvukatlığı hizmetlerine, bölgemizde mahalli gazetelerde yazarlık faaliyetlerine ve Atatürk sevgisine saygı ifadesi olarak sahip çıkmadılar! Elbette devleti ikinci plana atarak, siyasîleşerek,  Atatürk karşıtlığıyla beslenen emperyalist güdümlü AKP yöneticilerinin güdümüne girenlerden bu türlü sadakat ve vefa duygusu beklenmeyeceğini de biliyoruz.
 


Yorumlar (1)
vefa 6 yıl önce
gözlerim doldu, içim burkuldu. bu vesi̇le i̇le gazi mustafa kemal ve silah arkadaşlarının, ayrıca ebediyete intikal etmiş olan baran aile büyüklerinin ruhları şad olsun.
banner833
açık
banner696
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 11 21
2. Fenerbahçe 11 20
3. Trabzonspor 11 19
4. Alanyaspor 11 19
5. Başakşehir 11 19
6. Galatasaray 11 19
7. Malatyaspor 11 18
8. Beşiktaş 11 18
9. Gaziantep FK 11 15
10. Çaykur Rizespor 11 14
11. Göztepe 11 13
12. Konyaspor 11 13
13. Kasımpaşa 11 12
14. Denizlispor 11 11
15. Antalyaspor 11 11
16. Gençlerbirliği 11 10
17. Ankaragücü 11 9
18. Kayserispor 11 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 11 21
2. Fatih Karagümrük 11 19
3. Ümraniye 11 18
4. Balıkesirspor 11 18
5. Akhisar Bld.Spor 11 18
6. Erzurum BB 11 18
7. Keçiörengücü 11 18
8. Bursaspor 11 17
9. Menemen Belediyespor 11 17
10. Altay 11 15
11. Adana Demirspor 11 12
12. İstanbulspor 11 12
13. Giresunspor 11 12
14. Boluspor 11 10
15. Osmanlıspor 11 10
16. Adanaspor 11 8
17. Altınordu 11 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Liverpool 12 34
2. Leicester City 12 26
3. Chelsea 12 26
4. Man City 12 25
5. Sheffield United 12 17
6. Arsenal 12 17
7. M. United 12 16
8. Wolverhampton 12 16
9. Bournemouth 12 16
10. Burnley 12 15
11. Brighton 12 15
12. Crystal Palace 12 15
13. Newcastle 12 15
14. Tottenham 12 14
15. Everton 12 14
16. West Ham 12 13
17. Aston Villa 12 11
18. Watford 12 8
19. Southampton 12 8
20. Norwich City 12 7
Takımlar O P
1. Barcelona 12 25
2. Real Madrid 12 25
3. Atletico Madrid 13 24
4. Sevilla 13 24
5. Real Sociedad 13 23
6. Athletic Bilbao 13 20
7. Getafe 13 20
8. Granada 13 20
9. Valencia 13 20
10. Osasuna 13 19
11. Villarreal 13 18
12. Levante 13 17
13. Real Valladolid 13 17
14. Deportivo Alaves 13 15
15. Eibar 13 15
16. Mallorca 13 14
17. Real Betis 13 13
18. Celta de Vigo 13 9
19. Espanyol 13 8
20. Leganés 13 6
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@