Buğday ile Koyun, Gerisi Oyun...

Anadolu insanı yıllardır şöyle der, “ Buğday ile Koyun, Gerisi Oyun” Geldiğimiz noktaya bakın. Türkiye Cumhuriyeti’nde tarihinde ilk kez, kurbanlık hayvan ithal ediliyor.

ARAŞTIRMA 17.10.2010, 14:17 17.10.2010, 14:17
2245
Buğday ile Koyun, Gerisi Oyun...
banner830
bakın. Türkiye Cumhuriyeti’nde tarihinde ilk kez, kurbanlık hayvan ithal ediliyor.
 Üstelik bir zamanlar koyun varlığı ile övündüğümüz,Buğday ile Koyun, Gerisi Oyun dediğimiz ülkemize. İthal konusunda ilk açıklamayı, 31 Ağustos 2010 tarihinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşarı Yardımcısı Nihat Paktil yaptı. Daha sonra Bakan Mehdi Eker “Kurbanlık fiyatlarında bir problem yaşanmasın diye bazı tedbirler alıyoruz. Bir miktar kurbanlık hayvan ithalatına imkan tanıyacak bir düzenleme yapılıyor” diye açıklamayı doğruladı.
NEREDEN VE NEDEN KURBANLIK İTHAL EDİLİYOR?
İthalat, Trakya Bölgesi ve İstanbul’un Avrupa Yakası’nın kurbanlık gereksinmesini karşılamak için Balkan ülkelerinden yapılacak. İthalat hacminin 80 bin büyükbaş ve 10-15 bin küçükbaş olduğu bildiriliyor. Ancak kimi uzmanlar, özellikle koyun ithalatının çok daha fazla olabileceğini bildiriyorlar.
Bilindiği gibi Anadolu’dan Trakya’ya hayvan girişi yasak. Nedeni şu; Anadolu’da şap hastalığı yaygın. Avrupa Birliği(AB) kendini şap hastalığından korumak için Trakya Bölgesi’nin hastalıktan ari bir bölge olmasını istedi.2008–2010 dönemi için AB destekli Şap Hastalığı Projesi devreye sokuldu. Anadolu’da ise anılan hastalıkla sonuç alıcı bir mücadele gerçekleştirilemedi. Dolaysıyla Anadolu’dan hayvan gelemeyeceği ve Trakya’da da hayvan azaldığı için günü kurtarmak amacıyla Balkanlar’dan hayvan ithal ediliyor.
ANADOLU ŞAP HASTALIĞINA TESLİM OLDU
Yetkililer nasıl cevap verirler bilemem; Trakya’daki yurttaşlarımız şapsız, Anadolu’daki yurttaşlarımız şaplı hayvan mı kurban kesecekler? Şimdi bir durum tespiti yapalım. Anadolu’da şap hastalığı yaygın. Kimse şapla mücadelenin başarılı olduğunu söyleyemez. Bu gerekçeyle, Erzurum’dan Edirne’ye kadar birçok hayvan pazarı kapatıldı ve kapatılıyor. Hayvan alım ve satımının yapıldığı pazarların kapatılması, Türkiye’de hayvancılığın durması anlamına geliyor.
Türkiye’de hayvan hastalıklarının yaygın olmasının bir nedeni de kaçakçılık. Kaçak hayvan girişi bir türlü engellenemiyor. Salt Doğu ve Güney komşularımızdan değil, Uzakdoğu’dan bile kaçak hayvan geliyor. Kaçak hayvanlar, ya kayıt dışı olarak kesiliyor, ya da kimileri numaralanarak yerli hayvan muamelesi görüyor.
TÜRKİYE’DE HAYVANCILIK İFLAS ETTİ
Türkiye’de hayvancılık iflas etti. Doğru bir tespit, ancak eksik. Türkiye’nin tarımı iflas etti. Neredeyse tarımsal ürünleri, sebze ve meyve dışında hepsini  dışarıdan alıyoruz.Bu durumu ,Türkiye’de uygulanan politikalarla,bir başka deyişle yalnız iç dinamiklerle açıklamak mümkün değil.Günümüzde dış dinamiklerin,Batı’nın rolü daha ağırlıklı bir şekilde ortaya çıkmış bulunuyor.Batı (ABD/AB ülkeleri),doğayı,iç ve dış emeği aşırı bir şekilde sömürerek gereksinmesinden daha çok tarımsal ürün ve girdi stokları oluşturdu.Bunlara pazar bulmak için çevre ülkelerinin tarımlarını çökertiyor,çökertmeye devam ediyor.Bu şekilde onların gıdalarını denetliyor ve tam bağımlılık yaratıyor.Amacına erişmek için dampingler yapıyor ve ekonomik tetikçiler kullanıyor. Batı, gerektiği zaman da işgal ediyor ve savaşlar çıkartıyor.
Türkiye’de de hayvancılık, bu uygulamanın sonucu olarak iflas etti, daha doğrusu ettirildi. Bunun için çiftçilerin büyük bir çoğunluğunu oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmeler para kazanamaz duruma getirildi. Hayvan sayısı hızla düştü. Otuz yıl önce 40 milyon olan koyun sayısı neredeyse 20 milyona, keçi sayısı 16 milyondan 5 milyona düştü. Eskiden yetmez olan meralarımız hayvansız kaldı.
Hayvan kalmayınca ithalatçılara gün doğdu. İthalat kapısı ardına kadar açıldı. Hayvancılık böyle kalkınır fikri, herkese aşılanmaya çalışıldı. Bu bağlamda hayvancılığın kalkındırılması için sığırcılık öne çıkarıldı. Dünya Bankası aracılıyla sığırlar ithal edildi. İthal edilen sığırların bir kesimi hastalıktan, bir kesimi de çiftçilerin para kazanmaması nedeniyle kesime gitti. Örneğin son dönemde çiğ süt fiyatları, Avrupa’dan ucuza getirilen yağsız süt tozu nedeniyle 35 kuruşa düşürüldü. Bu nedenle çiftçiler, 1 milyona yakın hayvanını kasaba göndermek zorunda kaldılar. Kırmızı et ve süt üretimi azalınca referandum öncesi ani bir kararla, 1 Ağustos 2010 günlü bir kararnameyle ise sıfır faizli krediler devreye sokuldu. Ancak bu kredilerden de gerçek çiftçilerin yararlanamadığı bildiriliyor. İç piyasada hayvan bulamayan yeni çiftçiler ise dış piyasadan hayvan toplamaya yönelmişler. Kısaca, hayvan ithalatı sürekli bir duruma gelmiş bulunuyor.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın uyguladığı tarım politikaları, hayvancılık dahil iflas etmiştir. Ancak bu sorumluluk, salt Bakan’a ve bürokratlara yüklenemez. Onlar sadece sistemin uygulayıcısı olmuşlardır. Sistemi sorgulayamadığımız sürece çıkış yolu bulunamaz. Çıkış yolu, sisteme, bir başka deyişle dışa bağımlı politikalara tavır göstermek ve ulusal tarım politikalarını uygulamaktan geçiyor.
Çıkış yolu, küçük ve orta ölçekli tarım işletmelerinin dirliğini artıracak önlemlerden geçiyor. Bunlar neler? Biraz açalım;
·    Sıfır faizli krediler, tarım dışı sektöre ve büyük çiftçilere değil,  küçük ve orta ölçekli işletmelere verilmeli.
·    Girdilerden KDV ve ÖTV alınmamalı.
·    Kooperatif örgütlenmeyi teşvik edecek ve güçlendirecek önlemler alınmalı, ürettikleri malların KDV’leri düşürülmeli.
·    Desteklemelerde sığır kadar, koyun ve keçi öne çıkarılmalı.
·    Çiftçilerin kooperatifler aracılığıyla mallarını pazarlamaları için satış yerleri sağlanmalı.
·    Özelleştirilen Tarımsal Kit’ler yeniden kamulaştırılmalı.
·    Güneydoğu’da kooperatifleşmeyle birlikte toprak reformu yapılamalı,burada özellikle koyunculuğa ayrı bir önem verilmeli.
·    Kayıt dışı ekonomiyle etkin mücadele yapılmalı.
·    Her türlü tarımsal ürünlerin ithalatı engellenmeli.
Değerli okurlar...
Dünyanın en çok koyununa sahip ülkelerinden biriydik. Koyun ürünleri kötülendi. Koyun eti yağlı ve kokuyor denildi. Koyun sütünden yapılmış yoğurdumuzu çocuklarımız bilemez duruma geldi. Kentlerde oturanlar koyuna yabancılaştırıldı. Bu şekilde kültürümüz değiştirilmeye çalışıldı. Kovboy kültürü neredeyse egemenliğini ilan etti.
Sahi, kültür bağlamında üzerinde durduğum bir konu da var. O konu da törenlerimizde yapılan saygı duruşunda dinlediğimiz ti müziği hakkında. Bu ti müziği Amerikalılara ait. Çoğumuz bilmiyor olabilir. İkinci Paylaşım Savaşı’nda ölen savaşçılar için bestelenmiş. Bununla ilgili bir öyküde de var. Bir önceki ABD başkanı, Irak Fatihi(!) Buş’a, Türkiye’ye geldiğinde yine bu ti müziği eşliğinde bir tören yapılmış. Başkan, bunu dinlediğinde müziklerinin ne kadar evrensel olduğunu görmüş ve sevinmiş. Bu yazımı okuma lütfunda bulunan yetkililere bir önerim var. İvedilikle bir Türk bestecisini görevlendirsinler. İstiklal Marşı’ndan önce yapılan saygı duruşunu, kendi bestecimizin bize ait konulardan yaptığı ezgilerin eşliğinde yapalım. Bu arada yazımı okuyanlardan da bir ricam var. Bu konudaki duyarlılıklarını başkalarına da aktarsınlar.
Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı
 
Yorumlar (0)
banner833
kapalı
banner832
Günün Anketi Tümü
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
BOR'da Hangi Yatırım Gerçekleştirilmeli... Geliştirilmeli...
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 18 40
2. Başakşehir 18 36
3. Trabzonspor 18 35
4. Fenerbahçe 18 34
5. Alanyaspor 18 32
6. Galatasaray 18 30
7. Beşiktaş 18 30
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 18 24
11. Çaykur Rizespor 18 23
12. Denizlispor 18 22
13. Gençlerbirliği 18 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 18 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 18 31
3. Bursaspor 18 30
4. Akhisar Bld.Spor 18 28
5. Keçiörengücü 18 28
6. Ümraniye 18 28
7. Menemen Belediyespor 18 28
8. Adana Demirspor 18 27
9. Altay 18 24
10. Balıkesirspor 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 18 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 18 16
16. Adanaspor 18 13
17. Boluspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 22 64
2. Man City 24 51
3. Leicester City 23 45
4. Chelsea 24 40
5. M. United 23 34
6. Wolverhampton 23 34
7. Sheffield United 24 33
8. Tottenham 23 31
9. Southampton 24 31
10. Arsenal 24 30
11. Crystal Palace 24 30
12. Everton 24 30
13. Newcastle 24 30
14. Burnley 23 27
15. Brighton 24 25
16. Aston Villa 24 25
17. West Ham 22 23
18. Bournemouth 24 23
19. Watford 24 23
20. Norwich City 23 17
Takımlar O P
1. Barcelona 20 43
2. Real Madrid 20 43
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 20 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 20 30
9. Villarreal 20 28
10. Granada 20 27
11. Real Betis 20 27
12. Levante 20 26
13. Osasuna 20 25
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 20 16
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 20 14
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@