banner765
banner689

Bor Zürra Bankası’na Gittiniz mi?

banner663

Bağımsızlık Savaşı Sonrası kurulan ilk bankanın Bor Zürra ve Tüccar Bankası olduğunu, 43 yıl boyunca bu ünvanı taşıdığını dahası arkasından yerel rekabetten dolayı 2 banka daha kurulduğunu biliyor muydunuz? İşte size unutulmuş bir destanın tarihçesi…

Bor Zürra Bankası’na Gittiniz mi?

banner211
 Bağımsızlık Savaşı Sonrası kurulan ilk bankanın Bor Zürra ve Tüccar Bankası olduğunu, 43 yıl boyunca bu ünvanı taşıdığını dahası arkasından yerel rekabetten dolayı 2 banka daha kurulduğunu biliyor muydunuz? İşte size unutulmuş bir destanın tarihçesi…
 
Haber: Gökhan ÖZBEK
 
Osmanlı gerileme dönemi ile birlikte bankacılık sektörü ile tanışmaya başlamıştır. 19.yüzyıl ortalarında Galata Bankerleri’nin tekelini kırmak için Osmanlı İmparatorluğu bankacılık faaliyetlerine onay vererek, 1856’da Bank-ı Osmani’yinin kuruluşuna onay verir.


7 yıl sonra bu banka Bank-ı Osmani-i Şahane ile birleşir, uzun yıllar Osmanlı Bankası olarak bilinen daha sonra Garanti Bankası ismini alarak günümüzde de hizmetine devam eder.


Bu bankadan sonra 1. Dünya Savaşı’na kadar 9 banka daha kurulur. Kurulan Bankaların hepsi yabancı devletlerin Osmanlı üzerindeki iktisadi planları doğrultusunda devam eder.


Zaten 1863 yılından itibaren Osmanlı Bankası Fransız ve İngiliz devleti ile ortak olur ve milli bir banka da kalmaz!


Birinci Dünya savaşından sonra Duyun-i Umumi’nin kurulmasından sonra yani yabancı devletler Osmanlı’dan savaş tazminatları almak için devletin tüm finans kaynak ve hareketlerine el koyarlar.


Osmanlı’nın son dönemleri iktisadi bir bunalım içinde olduğundan, maaşların düzgün ödenmediğinden dahası para basma yetkisi olmadığından yerel halk ciddi mali krizin içine girer.


1911’de yerel bankacılık akımı başlamasının nedeni de Osmanlı’nın içinde bulunduğu durumdur. Sırasıyla 1911 yılında İstanbul Bankası, Konya İktisadi Milli Bankası, 1913’de Adapazarı İslam Ticaret Bankası, Karaman Milli Bankası kurulur. Osmanlı’nın son dönemlerinde kurulan bu bankalar Cumhuriyet dönemine yetişemez!
 
Avaraz Sandığı’ndan Emniyet Şirketi’ne…
 
Osmanlı’nın 19 yüzyıldan itibaren yaşadığı ağır mali sıkıntılar Niğde ve Bor’da yoğun şekilde hissedilir. Mahalleliler kendi aralarında para ödünç vermek için Avaraz Sandığı denilen bir uygulama geliştirirler.


Avaraz sandığı bir tür sosyal yardımlaşma mantığı üzerine kurulmuş ve ihtiyaç sahibinin bu sandıktan para alabilmesi için ödeme gücüne, itibarına ve işlerini inceleyen bir kurumdu.


Avaraz Sandığı’na başvuruların fazla olması, para talebinin her geçen gün artması üzerine 1909 yılında Bor Emniyet Şirketi kurulur.


Artı ihtiyaç sahiplerine bu şirket para sağlamakta, esnaf ve çiftçiye ödeme kolaylığı sağlamaktadır. Şirket kar amacı gütmemekte, bir tür kredi kooperatifi gibi faaliyet göstermektedir.


9 yıl boyunca, Osmanlı’nın tüm mali krizlerini ve de Mustafa Kemal önderliğinde gelişen Bağımsızlık Savaşı boyunca ayakta kalmış, hatta Milli Mücadele’ye para kaynağı sağlamıştır.


1920 yılında Niğde Uçağı’nın alınıp, Türk Ordusu’na verilmesinde para toplayan öncü şirket olmuştur.


 
Bor Zürra ve Tüccar Bankası Kuruluyor…
 
Bağımsızlık savaşı sonrası İzmir’inden kurtarılmasından hemen sonra Bor Belediye Başkanı Halit Bey’in önderliğinde yeni Türkiye’nin ilk özel bankasının kurulması faaliyetleri başlar.


Bunun için Bor Emniyet Şirketi yönetim kurulu üyelerininde aralarında bulunduğu 20 kişi ile Bor Zürra ve Tüccar Bankası Türk Anonim Şirketi’ni 1922 yılında kurar ve Bakanlar Kurulu’nun onayına sunar.


24 Ekim 1922 yılında Gazi Mustafa Kemal Önderliğinde ki Bakanlar Kurulu Bağımsızlık Savaşı sonrası ilk milli bankanın kuruluş tüzüğünü onaylar ve resmen faaliyete geçer.


Yönetim yeri olarak bugün ki Tyana Oteli’nin bulunduğu bina gösterilir.


Bankanın amacı, yerel halka, esnafa ve çiftçiye hizmet vermektir.


Kuruluşu için 50 bin lira sermaye ortaya konulur. 5’er Osmanlı Lirası şeklinde 10 bin hisseli bankanın özel bir maddesi dikkatlerden kaçmaz. 5. maddeye göre banka sadece Türklere hizmet verecektir.


Kuruluş tüzüğünde belirttiği gibi 51 yıl hizmet verecek banka 1922 Ekim sonundan itibaren ticari faaliyetlerine başlar.


Kısa bir sürede 7 bin 827 liralık sermayesini esnafa dağıtır. Aralık sonuna geldiğinde 45 lira para kazanır. Bu paranın 6 lirası yönetime huzur hakkı olarak ödenir.


1923 yılına gelindiğinde 73 bin lira kredi veren banka, ortaklarına Bin 648 lira kar dağıtırken, 795 lira da banka para kazanır.
Kısa sürede büyük bir sirkülasyon yaşayan banka Niğde’ye de hizmet vermeye başlar.


1926 yılında Niğde’de kurulacak Niğde Çiftçi Bankası öncesi net karı yıllık 10 bin lirayı geçmiş ve bölge ekonomine büyük bir can vermiştir.


Bankanın kısa sürede büyük başarı yakalaması Ankara’nın dikkatinden kaçmaz.


Bankanın kurucusu Halit Bey’in Niğde’den Milletvekili olmasından sonra Ziraat Bankası’ndan destek alır.


Zaten bu bankanın ömrünün Halit Bey’in hayatı ve çabası ile eşdeğer olduğunu unutmamak gerekir.


1928 yılına gelindiğinde Bankanın kısa süredeki büyük başarısı yönetim kurulana karşı büyük bir kıskançlık oluşturur. Çolakzade Nuh önderliğinde ve dönemin Belediye Azası Kasapzade Mehmet ile 6 bin 250 liralık ikinci bir banka olan Bor Esnaf Bankası kurulur.
 
Bu banka kurulduğunda Türkiye’de ki toplam milli ve yerel banka sayısı 34’tür ve bunlardan 3’ü Niğde il sınırlarındadır. Niğde ilindeki 3 bankanın 2’si Bor’da faaliyet göstermektedir.


Özellikle ortaklarına yüksek kar vermeyi tahattüt eden Bor Esnaf Bankası kısa sürede gerekli değerlendirmeleri yapmadan yüksek faizlerle kredi vermeye başlar.


Bor Zürra ve Tüccar Bankası’nın dayanışma ruhuna aykırı olarak ticari bir gelişme kat eder. 3 yıl gibi sürede banka 10 kat büyüyerek sermayesini 50 bin liraya çıkaran Bor Esnaf Bankası 1934 yılında Cumhuriyet Savcılığı tarafından yüksek faizle para satmasından dolayı soruşturma açılır.


Bu açılan soruşturma aslında Bor’da ve Niğde’de bankacılılığın bittiği tarihtir.


Bu tarihten sonra Bor ve Niğde halkının bankalara olan güveni günden güne azalır.


Bor Zürra ve Tüccar Bankası kısa sürede büyümesi, üstelik Bakanlar Kurulu tarafından tebrik edilmesine rağmen, başta Niğde ve Aksaray’da şube açamamasından, Bor Esnaf Bankası hakkında açılan soruşturmalar yüzünden bir türlü büyüyemez!


1936 yılında Niğde’de şube açma girişimi büyük tehditlerle engellenir, 1930’ların sonuna doğru Mustafa Kemal Atatürk tarafından başlatılan Milli Bankacılık hareketi ile İş Bankası, Etibank, Sümerbank gibi bankalar ülke çapında devlet eliyle büyür.


1949 yılına gelindiğinde Bor Esnaf Bankası olağanüstü genel kurul ile kendisini fesh eder.


Niğde Çiftçi ve Tüccar Bankası ise 1942 yılında kendisini fesh eder.


Bor Zürra ve Tüccar Bankası 1965 yılına kadar Bor’da faaliyetlerini sürdürmüştür.


1940’lardan sonra Bor ilçesinde ulusal banka şubeleri açılmasına rağmen, banka büyük karlar elde ederek revaçta kalmaya devam eder.


1960 darbesinden sonra faaliyetleri durdulan Yeni Türkiye’nin İlk Bankası 5 yıl sonra büyük banka tekellerinin kötü örnek oluyor gerekçesiyle kendisini fesh etmesi istenir.


Mal varlığını ve karının hepsini Kızılay’a bağışlayarak bir destan sonra erer.


Cumhuıriyet Tarihi’nde Niğde Örneği olarak okutulan bu faaliyetler bugün bir çok akademik çalışmada değerlendirilmesine rağmen, gerek Bor’da, gerekse Niğde’de bu değere sahip çıkılmaması dikkat çekmektedir.


En önemli tespit ise hiç kuşkusuz, isminde Bor olmasından dolayı sürekli engellenen bu banka, eğer Niğde ve Aksaray’da şube açmış olsaydı, bugün Türkiye’nin önemli bankalarından birisi olacak ve Bor’u finans merkezi haline getirecekti.


Üzücü olan nokta ise kolektif kültürden yoksun olan ilimiz Bor’da kurulan Bor Zürra ve Tüccar Bankası’na ve onun başarılı yöneticisi Halit Bey’e gereken değeri gösterip, kıskançlık yapmayıp, 2 banka daha kurulmasaydı bugün Niğde farklı bir yer olacaktı.
Basit bir kıyaslama ile Niğde’nin neyi kaçırdığını ifade etmek gerekirse, türkiye’nin ilk özel milli bankası olan İş Bankası Atatürk önderliğinde kurulduğu 1924 yılında sermayesi 50 bin liraydı ve toplam yönettiği mevduat ise ilk yılda 82 bin lira! Aynı yıl Bor Zürra ve Tüccar Bankası ise kuruluşu 50 bin sermayesi ve dağıttığı 67 bin lira kredi ile toplamda 100 bin liranın üstünde aktif ve pasife sahipti…


Gerisini siz düşünün…


Bor Belediye Başkanı Sayın Sıtkı Erat’a ve Bor Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nurettin Eriç’e konu ile ilgili akademik çalışma ve bilgilendirme yapmasını temenni ederim…
 
 
 
 
 

Kaynak: Gökhan ÖZBEK - TYN Haber

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ahkamzade - 3 yıl önce
gökhan özbek i uzun süredir basında görmüyorduk, böylesi bor çalışması ile dönmesi güzel, araştırma güzel
Avatar
xyz - 3 yıl önce
güzel bir ironi, son bölüm yorumları daha dikkat çekici.
Avatar
Yunus Onurlu - 3 yıl önce
bor ilçesinin zenginliği demekki geçmişe dayanıyor. zenginli güzel bir şey ama kıskançlık ve haset bor'un kalkınmasına mani olmuş ne yazıkki. bu olay güzel bir ibret vesikası. ibret almalı ve kıskançlıktan uzak bir şekilde borun kalkinmasi için zenginler koşturmali. tatli rekabet bor'u tarihteki konumuna çıkarır.
Avatar
borlu yakup öztürk - 3 yıl önce
teşekkürler gökhan özbek, güzel araştırma
Avatar
Gökhan Özbek - 3 yıl önce
eleştiri ve yorumlar için teşekkürler...
ne mutlu bize eğer saklı kalan, unutulan bir tarihi çıkarmışsak eğer...